gereksiz bilgiler kütüphanesi. aslında bilginin gereksizi yoktur. bir konuyla ilgili birşeyler yazarken başta ne dediğini anlamasanızda sonunda ağzınız açık "haaaaaaa" tepkisi vererek kalırsınız.
bir dikkat çeken yanı da alakasız konuları birbirine bağlama yeteniğidir. bu gibi durumlarda da "nasıl yani" tepkisi verebilirsiniz.
araştırmayı olağandışı sever, hatta okumaktan gözleri bozulduğu için film izlerken alt yazıları okumakta zorlandığından ingilizcesi gelişmiştir.
biraz sivri dilli, biraz çok bilmiş bir yazar.
(bkz: ukala)
velhasılkelam (yazıldığı gibi okuyunuz) kendi ceviz kabuğunda çok büyük bir dünyaya sahip (hatta bazen içinde kendi kaybolur), bakıldığında gökkuşağının renklerine bir renk katan, ama sorulduğunda o rengin ne olduğunu kendisi bile bilmeyen çok şenlikli bir yazar.
bu fazla uzun bir "velhasılkelam" oldu. affola.
her gördüğü kişiye "ben bu ülkenin başına başbayan! olmak istiyorum, seçimlere girsem bana oy verir misiniz?" diyerek kendi çapında kamu yoklaması yaparak harbiden bayan,
bir gün ama bir gün başbakan, başbakan olamazsa milletvekili, milletvekili olamazsa belediye başkanı, belediye başkanı olamazsa en azından muhtar olacağına inanan, bu konuda pembe hayallere dalıp kendini kandırmaya devam eden itü sözlük yazarıdır.
ayrıca, gün içerisinde eline gazete almış ise yanına yaklaşılmaması gereken kişidir. tesadüfi olarak yanında bulunanların ise kulaklarını vakit geçirmeden herhangi bir madde ile tıkaması gerekir. yoksa her okuduğu haberden sonra bir hışımla dönüp yorumlarını aktaran, makalede takıldığı paragrafları o cırlak sesiyle okuyan, bu (işkence) yetmezmiş gibi karşısındaki kişiden yorum bekleyen ivrençç, çekilmez kişiliğine bürünür...
şu sıralar gündüz 3 aylık bebeğiyle ilgilenen, işini yetiştirmek için geceleri bilgisayar başında göz altı torbalarını büyütmeyi göze alan, zombi gibi dolaşan annedir.