büyükadada bulunan görkemli ahşap otel. bir dönem hatırla sevgili ekibindeniz diyip kalınabilen ekstralarınızı ödeyip gecelemeyi ödemeden kaçabileceğiniz otel.
kendisiyle konuşurken, hayata karşı benimsediğimi hissettiğim edilgen, tepkisiz ve umursamaz tavırdan utandığım yazardır.
bir de; hayatının hangi düzlemde yönleneceğini, yeni zirvelerde ve sohbetlerde görerek, duyarak, öğrenerek gururlanacağımı hissediyorum. öyle hisli bir insanım.*
bir kez karşı karşıya geldiğim güzel yazar. şanslıydım ki ankarada olduğu bir dönemde zirve vardı ve o da gelmişti. bir içim su saçları, ömre değer gülümsemesi, düşüncelerini ortaya koyuşundaki mantığı nedeniyle sohbetine doyamadım. umarım yolumuz daha çok kesişir.
hani sizinle aynı kaderi paylaşan birini, ya da yaşadıklarınızı anlayabilecek diyeyim, tanıyınca mutlu olur ya insan. bana bu mutluluğu yaşatmış yazardır kendisi. aynı zamanlarda aynı mekanlardaymışız da haberimiz yokmuş. olsaymış keşke.
özgürlüğünü kanatlarında taşıyan beyaz güvercinim. yüreğimin gonca gülü. iyi ki tanıdığım. her konuştuğumuzda daha da çok sevdiğim. kısaca ömre bedel olandır.
ömrümün 8 senesini çürütmüş kişidir. bazen kaybolur bazen belirir ama o böyle güzeldir böyle sevilir tarafımdan, özgür ruhu ve vejeteryanımsı tavırlarıyla kalbimde yer etmiş, şimdilik hayatımın ileride dünyanın en çok tanınan ama ne yaptığı belli olmayan aktivistleri arasına birlikte girecğimize inandığım yeni nesil yoko ono dur kendileri. iyiki varsın iyiki hayatımdasın ki bütün dengesizliklerimizi bir dengeye oturtabiliyoruz, şimdi bir düşünüyorumda çok fazla anıya imza attığımız ve daha çok daha fazlalarına imza atacağımız diğer yarım olan sözlük yazarı.
bu sözlükte tanıdığım en iyi, en orjinal insanlar top5 listesine rahatlıkla girebilecek olan bazen hümanist, sevgi kelebeği bazen sadece düşünüp kendini kapatan ama yine de kesin çok farklı düşündüğünü hissettiren* güzel insan.konuşmanın 30. dakikasında konuşmaktan sıkan insanlarla dolu olan çağımızda nadir bulunanlardan. insanlık namına sibirya'ya falan gitmeye çalışmazsa, daha çok zirve yapacağız, hem de daha çok konuşçak şeyimiz var. gitme lan! **
insan görünümüne bürünmüş kedi. bildiğiniz kedi yahu. hani özellikle süt döktükten sonraki takıntıkları bakış* yok mudur yavru kedilerin, işte öyle ürkek ve sevgi açlığı ile bakıyor ki gözlerinize, içinizi eritip yüreğinizin ve kucağınızın orta yerine yerleşiveriyor.
oturup tanışmışlığımız yoktur,ama girilerini takip ettiğim,severek okuduğum bir yazardır.
her duyurum sonrasında mutlaka yardımını gördüğüm,yeri geldiğinde ekonomik açıdan ufkumu genişleten yeri geldiğinde uzaklardan gelen kahreden müziklerle müzik arşivimi genişleten yazar aynı zamanda.bir konuşmamızda yaptığım tespitlerle kendisini sıktığımı düşünmekteyim.
gitmediğimiz,görmediğimiz savaşların ve hep saçlar kadar uzun olmasını dilediğimiz barışların bizim olmadığını düşünmektedir sanırım ve bu yüzdendir gitmekten korkmamaktadır uzaklara.*
tam dadoktor olası, hattacerrah olası bir arkadaşmış ama işte hayat yan çizmiş.
kurban bayramı zamanlarında yeteneğini ortaya koyuyormuş.
cerrah olamayan psikopat olur diyenler de var ama.*
eğer kabul ederse yeni kurulacak küp şeker fabrikasında kalite kontrolden sorumlu kişi... öyle gerçeği kadar olmasa da bir charlie'nin çikolata fabrikası disiplini var içimde
gecenin şu saatinde yarım fincan soğuk çayıma, anne yardım ve yataklığıyla çorduğum tek dal baba sigarasına umarsızca ortak etmek istediğim, halden anlayan, güzel insan. oturur dertleşirdik karşılıklı. fena mı olurdu ha sözlük? ne güzel de anlaşıyoruz. ankara ankara... seni görmek ister her bahtı kara... öyle miydi o? üç nokta falan da koydum sonuna ama. şehir nerde bitiyor biz nerde başlıyoruz ki hem. zor işler bunlar. hay mk. öyle tabi... saygılar, sevgiler...
uzaylı olmasından şüphelendiğim yazar.* korkuyorum hatta acayip tırsıyorum kendisinden. gözlerinizin içine öyle bir bakıyor ki içinizden geçirip dile getiremediğiniz tüm duyguları bir bir yüzünüze haykırıyor.
kısa cevaplarıma karşı siteme bulanık bir şeyler beyan etti.çok açık sözlü yahu.bir iki dakika afalladım ama sonra toparladım.şimdi iyiyim. uzun cümleler sunmaya çalışıyorum. bu sefer kafamı kırar herhalde.sert biri gibi geliyor bana; meraklı komşu için istekleri beni bir tırstırdı.*
aynı sorunu yaşıyor olmak tanışmama vesile olmuştu onunla;s.o.sçığlığıma cevap vermişti.o çığlık oluyordu dimi?!
ha bir de çok renkli biri. bir bakıyorsun en uç konuda yazıyor, bir bakıyorsun sıradanlığa cümle kuruyor.
hep burcunun işgüzarlığı bunlar.bir gel bir git.en azından bana hep gitmeleri rastgeliyor veya çaktırmıyor.karşımda içinden geldiği gibi konuşan biri var gibi geliyor.ben hislerimin yalancısıyım.**