|
|
- romada ilk isyankar,kölelige karşı ayaklanma çıkarır ve çarmıha gerilerek öldürülür..
*
- roma ordusunu 2 yıl boyunca uğraştırmış fakat sonunda crassus tarafından yenilmiş ve öldürülmüştür.
- köleliğe baş kaldıran ilk kişinin savaşını konu alan film, 60 yapımı stanley kubrick filminde kirk douglas başrol
- bir zamanların bir demet tiyatrosu'nda oynayan ve acayi gıcık kaptığım karakter
- -the international 'yellow pages' travel guide for gay men- olarak yorumlanır kendince.
eşcinsel erkekler için özel hazırlanmış, dünyanın hemen hemen her tarafında, bu kişilerin nereye (bar, hotel, disko, vs.) ve hangi nedenle (flört, sohbet, sex, vs.) gitme isteklerine göre kendilerine mekan tavsiye eden rehber
- "kara murat benim" repliği bu filmden araktır. craccus ile savaşın sonunda spartacus un köle ordusu yenilir. craccus spartacus u ortaya çıkarıp onu halka örnek olsun diye öldürmek istemektedir. toplu duran esirlerin yanına gider ve "spartacus u bana gösterecek olan ölümden kurtulup özgür olarak yoluna devam edecektir" der. spartacus ayağa kalkıp "spartacus benim" diye bağırır ondan sonra tüm köleler ayağa kalkıp "spartacus benim" "spartacus benim "diye bağırırlar.
ayrıca filmin sonuda ayrı bir güzel ayrı bir hislidir.
- tarihte bilinen ilk devrimci.
aynı zamanda stanley kubrick in 1960 yılı yapımı filmi.
- spartaküs tarkyalıdır, ancak bir çok ilk çağ tarihçisi bu devrimci şahıs için 'o barbar olmaktan çok yunan kahramanlarına benzemekte ve onda hellen uygarlığının ihtişamı var denilmektedir''.yapmış olduğu devrim hareketi roma imparatorluğunu az kalsın çöküntüye uğratacak kadar etkili olmuş ve kendi kumandasındaki 100 bin köleyle düzenli bir ordu kurmuştur ardından romayı ele geçirmek için romaya yürümüştür.hatta savaş sırasında kendisinin binmesi için bir at getirilmiş ve spartaküs o atı kılıcıyla öldürdükten sonra orduya dönerek ''savaşta kazanırsam kendim kazanırım,kaybedersem zaten ata ihtiyacım olmaz'' diyerek roma ordusunun içine dalmış ve öldürülmüştür. kendi kurduğu ordusu ise dağılmış ve yakalanan 6 bine yakın köle öldürülerek romaya giden bir yolda sıra ile ibreti alem için dizilmiştir.
- şu dakikalarda girilerinden dolayı ya avukat ya da hukuka giriş vizesini yeni atlatmış bir öğrenci olduğunu düşündüğüm yazar. * * *
- şu dakikalardaki girilerinden mezarlıklar müdürlüğü nde göreve başladığını düşündüğüm yazar
(depresif, 29.05.2007 11:06 ~ 06.06.2007 12:40)
- çok özel bir kemal burkay şiiri.
hayat bir türküdür spartaküs
avutucudur geçicidir
güneş tepeler üstünde yükselirken
ve kıyıları döverken mor dalgalar
hayat bir türküdür spartaküs
köylü kadınların küçük çocukların söylediği
orda trakya ovalarında
özgürlük uçan kuşlara benzer
ağaç yaprağına yağmur damlasına benzer
varinia'nın gözyaşlarına spartaküs
o britanyalı köle kadının, o kır çiçeğinin
bir gladiyatörün acı gülüşüne benzer
kanları toprağa belenirken
onlar dostluğu bilirler mi
kardeşliği bilirler mi
başkası için ölmeyi hiç
onlar bilirler mi spartaküs
ayağa kalkınca makedonya'nın
lombardiya'nın taşı toprağı
yaşlıları, hastaları, genç kızları
özgürlük için saçları bayraklaşan
onlar, roma'nın uygar efendileri
dövüşken horoz yetiştirir gibi
avrupa'nın, asya'nın, afrika'nın
o, kölelikten başka hakkı olmayan
en güçlü insanlarını meydanlarda
birbirine öldürtüp kahkahalarla gülen
eğlenceye ve elmaslara çılgınca düşkün
onlar, roma'nın uygar efendileri
frigya ovasında yetişen buğday
acem ipeği, mısır pamuğu
besili sığırları afrika'nın
finike'nin sedir ağaçları
ve genç kızları normandiya'nın
herşey, hatta dalgalar, gökyüzü
dağlar, esen yel ve gün ışığı
güya bu efendiler içindi.
köle doğmak boynunda bir zincirle
sırtında bir kamçıyla
yüreğinde bir damgayla spartaküs
uşaklık edeceğin saraylar yapmak
geçemiyeceğin köprüler, sürüneceğin yollar
çürüyeceğin zindanlar yapmak
ve taşımak olmayan günahlarını sırtında
doğduğun günden öldüğün güne kadar
zincirleri kırmak güzeldir spartaküs
gökyüzü gibidir, yaşamak gibidir
aşk gibidir
çıkmak geceden güne
zincirlerden öte uzundur dünya
duvarlardan öte yaşamak geniştir
besbelli sevginin en güzeli
zincirleri kırmaktır yeryüzünde
hiç unutabilir misin spartaküs
yüzünü afrikalı zencinin
gözlerini unutabilir misin
ancak bu denli sevebilir insan
kılıç, kan ve romalılar arasında bile
gönlü böylesine sevgiyle taşan
bu adam
seni öldürmemek için kendi öldü
sen o zaman vurulmuştun işte
ölüm güzeldir böyle yaşamaktan
bir romalı yüreği gibi değil
ezik bir köle yüreği gibi çiçek yetiştiren
ak bulutların öptüğü
makedonya dağlarından
cins atlar büyüten, yapağı veren
macar ovalarından
çıkıp karlı alp dağlarını
köle toprakları bir boydan bir boya aşan
bir su gibi içip özgürlüğü
mızrağının ucunda
alınteri ve sevgi taşıyan
sen ki o mermer saraylarda yaşıyan
kölelerin bayrağı spartaküs
kan ve kemikler üstüne şanları kurulu
parayla, döneklikle soylu olmuş kişilerin
bilmediği bunca şeyi bilirdin
sen ki bir çocuk için yaşamayı
bir kadına gönül vermeyi
eğilip toprağı öpmeyi bilirdin spartaküs
"biz kölelerin de bir tanrısı vardır..."
bunu bilmiyordun işte
çünkü kölelerin tanrısı yoktur spartaküs
yoksulluk kötüdür spartaküs
bilgisizlik kötüdür
ama hiçbir şey boyun eğmekten
daha kötü değildir
sen de yenildin sonunda
bir çarmıhta can verdin
ama bir türkü gibi çağdan çağa
erkekçe savaşmayı öğrettin insanlara
adını öğrettin spartaküs.
- sadece "emeğe saygı"dan bile izlenesi olan kubrick filmi.
- nazım hikmet'in şu dizeleriyle adını andığım ilk devrimci:
sevgiyle
saygıyla,
gülerek
haykırarak
sus!..
dinle bak:
zincirlerini kırıyor
roma'nın varoşlarında spartakus!..
- rodoplarda özgür bir trak olarak doğmuş fakat daha sonraları roma askerlerine esir düşmüş ve gladyatör olarak satılmış insan. milattan önce 73 te 70-80 kadar köle arkadaşıyla kaçmış romayı temelinden sarsacak bir köle ayaklanmasının önderi konumuna gelmiştir.
aslında -başlangıçta- spartakus'ün ve çevresindekilerin tek niyetleri sadece kaçıp kurtulmak, tadını bildikleri özgürlüklerine yeniden kavuşmaktır. buna karşın, yaşadığı dönemin koşulları sonucu spartaküs ve diğer kaçak gladyatör yoldaşları bir anda efsaneleşmişlerdir. saflarına yeni yeni kaçak köleler katılmaya başlamıştır. aileleri ile birlikte peşlerine takmış oldukları bu yeni kişilerin sorumlulukları, spartaküs'ü bağlamıştır. spartaküs, 70- 80 bin kadarı silahlı olan ve diğerleri ile birlikte sayıları yüz bini aşan kölenin başında büyük bir isyanın liderliğine sürüklemiştir kısa sürede. roma'yı temellerinden sarsacak olan isyan ancak i. ö. 71'de bastırılabilmiştir.
spartaküs ve arkadaşları başlangıçta sadece kaçmayı düşündükleri için taktik hatalar yapmışlar ve en zayıf anında roma'nın üzerine yürümemişlerdir. yaptıkları bu taktik hatalar, roma'ya zaman kazandırarak toparlanma olanağı sağlamıştır. spartaküs ve yoldaşlarının yenilgilerinin temel nedeninin bu olduğu düşünülebilir.
yukarıda özetlenen önemli hatanın yanıda, değişik kültürlerden gelmiş olan köleler arasında sürekli bir birlik ve disiplin sağlanamamıştır. özellikle toplumsal gelişmenin çok daha alt basamaklarından gelmiş olan galyalı (fransızların atalarının birkısmı, kelt'ler olmalı) ve germen (alman) kökenli köleler, disiplin altına alınamamışlardır. spartaküs'ü "roma'yı diriltmekle" ve "tiranlıkla" suçlayan bu kölelerin birlikten kopmaları, yenilgi üzerinde etkili olmuştur. diğer yandan köle olarak doğmuş olanlar, özgürlüğün anlamını ve tadını bilmeyen köleler olaylara seyirci kalmışlardır. böylece, geniş bir köle kitlesinin isyana seyirci kalması da yenilgide etkili olmuştur.
- bir zamanlar istiklal caddesinde böyle bir cafe vardı. galatasaray lisesinin karşısındaki sokakda idi ve cafeye değilde mahzene girermiş gibi bir merdivenden çıkılırdı kendisine.
- 23 haziran pazartesi saat 20:30 itibariyle ( hatırladığım kadarıyla ) ntv ekranlarından belgeseli sunulacak olan " ilk isyankar " .
- dün belgeseli ntv'de yayınlanan romalı kahraman.köle olupta yaşamına devam edebilirdi,ama o daha onurlu işlerin peşinden koşmaıydı ve böylece diğer kölelerle birlikte isyan ateşini yaktı.
- ------------spoiler-----------
bir köle hikayesi spartacus, özgürlüğünü isteyen bir adamın hikayesi babası köleydi, dedesi de sıradan bir köle. romalılar onun bir asil olmasını çok istiyorlardı sıradan bir köleye yenilmeyi gururlarına yediremiyorlardı. trakyalı köle spartacus'ün "ben hayvan değilim" diyerek haykırmasıyla benliğini buluyor hikaye. kitleleri peşinden sürüklüyordu kadınlı, çocuklu istediği ise özgür olabilmekti roma'ı yıkmak değil. sonunu da bu hazırlıyordu. çünkü romanın entrikası, platon'un devletinde bahsettiği ve bugün de silahı, gücü elinde tutan erklerin bunu sürdürebilmek için düşman yaratma, korkuyu kullanarak dikta rejimi oluşturma politikası bunu gerektiriyordu. spartacus bunu için bir araç oldu, ve güçlü roma ordusu tarafından yok edildi. spartacus'ün varlığı bir başka dikdatörün doğumuna da vesile oldu. julius caesar (sezar). ben hayvan değilim dedi ve özgür olarak öldü.
spatacus, 1959 yılında çekilen ben hur filminin bir karşılığı. ben hur' da da bir özgürlük mücadelesi vardır fakat bu görecelidir. en vurucu repliklerinden birinde" eskiden bir köleydim , köle olduğumu hissetmiyordum, şimdi ise özgürlüğü hissetmiyorum" ertesi yıl gelen spartacus 'te ise özgürlük bulunduğunda kaybedilmemesi gereken bir an bile sahip olunduğunda ölmeye değecek bir hazine niteliğinde. "judah benhur" intikam için özgürlük istiyordu, spartacus ise sadece özgür olabilmek için savaşıyordu.
not: filmin en vurucu sahnesi yeniden köle olmamak veya daha az acı çekerek ölmesi için iki dostun birbirini öldürmeye çalışması.(saki, 12.01.2009 02:38 ~ 02:38)
|