görseller
space 1999space 1999
space 1999space 1999
belki ilginizi çeker
  1. · martin landau
  2. · ay üssü alfa
  3. · uzay 1999
  4. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  2. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  3. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  4. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  5. · google wave
  6. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  7. · ezel
  8. · the king of queens
  9. · bilge aktaş

space 1999  

  1. ayın her yıl dünyadan beş milimetre uzaklaşması gerçeğinden hareketle günün birinde başını alıp çekip gideceği öngörüsünde bulunan birkaç senaryo yazarı ve yapımcının bir araya gelip çektikleri dizi.

    çekildiği yıllarda ayın başını alıp çekip gitme tarihi 1999 olarak görülmüştü ki insanlık onlara göre bu tarihte çoktan aya üs, üs ne, şehir kurmuş, orada koloniler yaşamaya başlamış, kartal bir, kartal iki serisiyle sıralanan uzay araçları dünyalar arasında yolculuk yapabilecek denli gelişmiş olacaktı. hatta hiç unutmam bu dizilerden birini izlerken teyzeoğlum, "ulen çok merak ediyorum, acaba gerçekten 1999'da bunlar olacak mı?" demişti. eğer karşılaştırma olanağı verecekse 1999'un son günü istiklal caddesini takip ederek tünel'e doğru yürüken bu sorunun aklıma gelip beni gülümsettiğini de söylemeliyim.

    ardılı olduğu star trek'ten etkilenmişti tabi (bu arada kaptan kirk'i emmy'de görüp hasret giderdik), nasıl ki onların vulcanlı elemanları var, bunlar da gezegenin birinden maya adında bir hatun bulmuşlardı kılıktan kılığa girebilen. öyle arsen lüpen gibi değil, misal gerektiği vakit tak diye hamam böceği olabiliyordu bu hatun da şaşıp kalıyordunuz.
    (muzevir, 20.09.2005 14:27)
  2. 1975 yılından (star trek - star wars arası dönem*) iki sezon sürmüş ingiliz bilim kurgu dizisi. bizde de seksenli yıllarda bir ara uzay 1999 adıyla trt'de gösterilmişti. bilim kurgunun yükselen değer olduğu zamanların güzel bir hatırası.

    olaylar 1999 gibi uzak bir gelecekte geçer, yani tam milenyum dönümü öncesinde. buradan da anlıyoruz ki, 1975 yılından bakıldığında, 2000 yılı telaffuzu bile zor bir geleceğe işaret ediyormuş. ay'a taze ayak basıldığı sıralarda insanlar, çok değil on beş -yirmi yıl sonra, ay'da kalıcı bir üs kurulacağı, hatta lazer tabancaları ve çeşitli antin kuntin teknolojilerle bir takım galaksiler arası aksiyonlara girişileceği ihtimaline o kadar soğuk değillermiş. 23. yüzyılda ışık hızını aşan gemiler tasavvur eden star trek'ten bile daha iddialı hedefler aslında bunlar. bizim grunge sorunlu ortamlarda şekillenmiş yılansı fare kafalarımızın bu derece iyimserliği alması kolay değil tabi.

    neyse, laf kalabalığını burada kesip imdb switch'ini açarsak, işbu gelecekte insanoğlu nükleer atıklarını ay'da depolamaktadır. hem bu işlemleri denetlemek, hem de çeşitli uzay araştırmaları ve soruşturmaları yürütmek maksadıyla ay yüzeyinde üç yüz küsür personele sahip hayvansı bir uzay istasyonu kurulmuştur. takvimler 1999'u gösterdiğinde işler birden çığırından çıkar, bilinmeyen bir radyasyon yayılması nedeniyle nükleer atık depoları patlar, patlamanın şiddeti ay'ı dünya yörüngesinden çıkararak derin uzay'a savurur. uzaydaki çeşitli gravitasyonlar marifetiyle kafasına göre ilerleyen dev bir uzay gemisi tadı yakalayan ay, sistemler, galaksiler aşar; o nebula senin, bu kara delik benim, ortamlara akar. ay üssü alfa'da mahsur kalmış personelimiz, bir yandan hayatta kalmaya çalışacak, bir yandan kendilerine yaşanacak yeni bir gezegen arayacak, bir yandan da yolculukları esnasında karşılaştıkları çeşitli mendebur uzaylı ırkların bitmez tükenmez sorunlarıyla boğuşacaklardır.

    ana karakterler şöyle oluyor: komutan john koenig (martin landau), dr helena russel (barbara bain), baş pilot alan carter (nick tate), prof victor bergman (barry morse), ikinci komutan paul morrow (prentis hancock), sonraki ikinci komutan tony verdeschi (tony anholt), uzaylı elemanımız maya (catherine schell).

    kah aksiyonla, espriyle coşan, kah metafiziğe, varoluşsal meselelere dalan bu güzel dizi, herhalde ingiliz yapımı oluşunun da etkisiyle, star trek'e göre biraz daha kötümser, biraz daha acı bir tona sahipti. galaktik durumlar karşısında çoklukla çaresiz kalan, korkuları ve kuşkularının esiri olan, hatalarla dolu karakterleriyle, iyi bir dramaydı aynı zamanda.
    (tembel, 09.01.2009 12:21 ~ 13:43)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil