1917'de 6 kasımı 7 kasıma bağlayan gece
bolşeviklerin çarlığı devirmesiyle doğan, ve 8 aralık 1991'de rusya, ukrayna, ve beyaz rusya devlet başkanlarının
belovej antlaşmasını imzalayıp birlikten ayrılmasıyla dağılmasının ilk adımı atılmış en son olarak da kazakistan'ın bağımsızlığını ilan etmesiyle son bulmuş birliktir.
birliği oluşturan sovyet sosyalist cumhuriyetler şöyledir;
rusya sovyet federatif sosyalist cumhuriyeti(rsfsc)
azerbaycan sovyet sosyalist cumhuriyeti
beyaz rusya sovyet sosyalist cumhuriyeti
ermeni sovyet sosyalist cumhuriyeti
estonya sovyet sosyalist cumhuriyeti
gürcistan sovyet sosyalist cumhuriyeti
kazak sovyet sosyalist cumhuriyeti
kırgız sovyet sosyalist cumhuriyeti
letonya sovyet sosyalist cumhuriyeti
litvanya sovyet sosyalist cumhuriyeti
moldova sovyet sosyalist cumhuriyeti
özbek sovyet sosyalist cumhuriyeti
tacik sovyet sosyalist cumhuriyeti
türkmen sovyet sosyalist cumhuriyeti
ukrayna sovyet sosyalist cumhuriyeti
bunların dışında özerk cumhuriyetler, özerk bölgeler, özerk yöreler ve ulusal köy sovyetlerine varan idari yapılar mevcuttu.
bu cumhuriyetler birlikten ayrılma hakkına sahiplerdi, 1924 ve 1936 anayasalarında bu güvence sağlanmıştır. her cumhuriyetin sovyetler birliği komünist partisi yanında kendi kp'si, kendi anayasası, kendi parlamentosu, kendi hükümeti, bilimler akademisi vb vardı. yalnızca rusya'nın kendi kp'si ve bilimler akademisi yoktu, bu organlar sbkp ve sscb bilmler akademisi içinde erimişti.
mart 1991 referandumu tam bu noktada çok önemli bir veri haline geliyor. sscb'nin yıkılmasından 9 ay önce yapılan bu referandumda halktan birliğe devam ya da bağımsızlık arasında bir tercih yapması istenmiş, 147 milyon oyun %76.4'ü birliğe devam etme yönünde olmuştu. ayrı olarak vurgulamak istediğim nokta ise türki cumhuriyetlerde halkın %90'ının birliğe devam yönünde oy kullanmasıdır.
bunun yanında sovyetlerin ruslaştırma politikasına göz atacak olursak; (burada bir kafa karışıklığı vardır, sovyetler birliğiyle rusya'yı karıştırma problemidir bu, bunun en önmeli etkeni de rusya
*nın sovyetlerin merkez gücü olmasıdır, bu nedenle burayı incelerken sbkp'yi ve rsfsc'yi refere ediyorum)
rsfsc kendisine atfedilen rus milliyetçiliğiyle adını rusya(rus değil) sovyet federatif sosyalist cumhuriyeti koyarken, örneğin kazakistan'da kurulan ssc kendine kazak ssc adını almaktadır, halbuki o yıllarda kazakistanda kazaklardan başka diğer uluslar yaşamaktaydı ve 1990lara kadar kazaklar azınlıktaydı. doksan sonrası uygulanan bağımsızlık politikalarıyla ve son on yılda yaşanan kazak olmayan ulusların göçleriyle kazakların nüfusu %56 çoğunluğa ulaşmıştır. sonuçta şu an kazaklar rus olmamışlardır, sovyetlerde yaşayan onca ulus gibi. (şimdi burada çıkıp 70 yıl bir arada yaşamış ulusların birbirleriyle etkilenişini kültür emperyalizmi olarak algılarsa, türkiye'de türk diye bir milletin yaşadığını kimsenin iddia etmemesi gerekir çünkü tamamiyle amerikandır.)
ruslaştırma politikasına en önemli noktasından bakalım; eğitim:
efendim çok sıkı bir ruslaştırma politikası uygulanmıştır ve sovyetler birliği altındaki halkları ruslaştırmak için akla hayale gelmeyen işler yapılmıştır. örneğin çarlık rusyası döneminde çarlığın egemen olduğu bütün topraklarda(sovyetler birliğinden büyüktür) rusça dışında eğitim veren okul kurulması mümkün değilken, çarlık rusyasını deviren bolşevikler bunu öyle akla hayale gelmeyecek şekilde değiştirdiler ki, artık birliği oluşturan ülkelerde o ülkenin anadili dışında eğitim vermek yasak hale gelmişti o kadar ki şehirlerinde rusça konuşulan ve rusçanın bir lehçesi gibi olan ukrayna’da beyaz rusya’da artık aileler çocuklarını rusça eğitim veren okullara yollayamıyorlardı; düşünün şu vahşeti şu zulümü, işte bütün sovyet halkı bu çağ dışı yollarla ruslaştırılıyordu. bakın şimdi hepsi ne halde hiçbiri kültürlerinin gereklerini yerine getiremiyor hepsi dillerini falan unutmuş