görseller
sosyalizm 
  
belki ilginizi çeker
  1. · finlandiya
  2. · komünizm
  3. · kapitalizm
  4. · sosyalizmin alfabesi
  5. · sosyalizmin abcsi
  6. · sosyalizmi seviyorum
  7. · sosyalizmde ısrar insan olmakta ısrardır
  8. · komünist anne babanın kızıyla arkadaş olmak
  9. · serbest piyasa ekonomisi
  10. · devletçilik
gündem
  1. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  2. · aşk
  3. · hz ayşe günümüzde yaşıyor olsaydı ugg giyerdi
  4. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  5. · annelerin yakışıklı anlayışı
  6. · colin kazım richards
  7. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  8. · küçük çocukların topunu kesen amca modeli
  9. · hepiniz hrantsınız aman öyle kalın

sosyalizm  

 sayfa  / 4
  1. toplumculuk anlamına gelen kelime.
    (esdora, 27.04.2004 02:02)
  2. planlı ekonominin esas alındığı eşitlik ilkesine dayanan yönetim biçimi. abd de yıkılacağını 1940 larda öngörenler olmuştur. avantajları: yönetimin hızlı karar alabilme ve uygulayabilmesine olanak verir. dezavantajları: ecnebilerin 'specific knowledge' dedikleri olgudan (bir işi sahip olduğu özel bilgi nedeniyle ancak o işi yapanın en iyi bileceği gerçeği) yararlanmak imkansız hale gelir. zira üretim ve kıt kaynakların dağılımı gibi konularda direk olarak merkezi otorite karar vermektedir. diğer bir sorun ise yan yatan ve çamura batanın bir olduğu, rekabeti teşvik etmeyen, bir toplumun oluşumuna olanak sağlamasıdır. netekim bugün abd de karda kışta piyasaların açık olmasının nedeni halkın daha fazla çalışmasının halka daha fazla para olarak geri dönmesidir. bu nedenledir ki marx amcamız yanılmıştır. marx a göre bir gün sermaye ve emek arasındaki uçurum iyice açılacak ve toplumsal patlamalara neden olacaktı. fakat 11 trilyon dolarlık abd de gelirlerin yüzde yetmişi emeğe ve sadece yüzde otuzu sermayeye gitmektedir. o nedenle de abd zengin olmak ayıp değil tc dekinin aksine takdir edilen bir şeydir.
    ey bana zamanında sermaye uşağı diyerek beni küçümsediğini zanneden (ucuz geyiklerin adamları) sosyalist kardeşlerim, sermayeye uşak olmayan uluslar başka uluslara uşaklık etmeye mahkumdur. zaten siz de bir işe girip de bitiniz kanlanana kadar sosyalist değil miydiniz?
    (bkz. türkçe tuşlara toptikileyerek alın teri bea)
    (fidelmiyo, 27.04.2004 04:03 ~ 04:06)
  3. kısaca; bireyin sarf edeceği emek nispetinde üretimden pay alabileceğini öne süren beşeri sistem.*ancak yapılan tüm uygulamalar sistemin ütopik bir düşünce olarak kalacağı izlenimi vermiştir.
    (fempusay, 27.04.2004 10:34 ~ 10:36)
  4. maalesef günümüzde hiçbir kapitalistin korkulu rüyası değil.bir ütopyaydı ve denendi,başarısız bulundu ve tarihte yerini aldı.şimdi sıra kapitalizmde.o da birgün çökecek.
    (rotten, 05.05.2004 14:37)
  5. herkese emeği kadar ilkesini prensip edinmiş toplum düzeni. kısacası çalışmayan yiyemez. kapitalizmden bir sonraki aşamadır. hala burjuva bir adalet anlayışı vardır çünkü kalıcı bir toplumsal sistem değildir. bir geçiş aşamasıdır mutlaklaştırılmaması gerekir. ideal toplum düzeni değildir olabilecek bir toplum düzenidir. bu noktada ütopya değildir.
    (gelecegim, 06.03.2005 00:27)
  6. finlandiyada mükemmel şekilde uygulanan sistem.
    (lord andurien, 13.04.2005 22:31)
  7. tam sosyalizm teoride mükemmel olmayan (teoride mükemmele yakınsak olan komünizmdir) ama pratikte uygulanması son derece mümkün bir yönetim şeklidir. herkes eşit değildir, mutlak eşitlik saçma bir şeydir zaten. bunu söyleyenler sosyalizmin abcsi diye bir kitap var 50 sayfa falan; onu dahi okumamıştır. bugünkü sistemden farkı devletin üretim araçları üzerindeki mülkiyeti yasaklayıp kendi üzerine almasıdır.
    serbest piyasa ekonomisi, kapitalizmin ilk aşamalarında geçici bir süre yaşanmış bir anlık durumdur. bugünkü durum tekelci piyasa ekonomisidir. bu da bir grup şirketin hem istediği kalitede istediği malı satması hem de sömürü oranlarını katlaması anlamına geliyor. bugün rekabet çok sınırlı işlemektedir. küçük bir şirketin sıfırdan başlayıp tekellerle aynı sektörde onlara kafa tutması mümkün değildir. piyasa parsellenmiş durumdadır. kapitalizmde amaç insan refahı değil yalnızca para kazanmak olduğu için insan sağlığı ve güvenliği rahatlıkla boşverilir. mesela işçi sağlığının hiçe sayıldığı fabrikalarda üretilen kanserojen gıdalar en güzel paketlerde insanlara gönül rahatlığıyla yedirilir.
    ekonomi bir bilim değildir bunu ekonomistler dahi söylüyor. gelgelelim mühendisimize. sosyalist toplumda çöpçü ile mühendis aynı ücreti almaz. kafa emeği ile kol emeği arasındaki ayrımı yok olana kadar da böyle bir durum söz konusu olamaz.
    abd serbest piyasa ekonomisi ile değil tam tersine tekelci ekonomi ile sağa solu sömürerek savaş çıkartıp insanları katlederek bugünkü durumuna gelmiştir. bugünkü durumu nedir derseniz 30 milyon yoksul 10 milyon aç insandır. ırak'ta her türlü teknolojiyi kullanan abd katrina kasırgası sonrası haftalarca new orleans'a girememiştir. oradaki insanların yardımına küba ve afganistan'dan doktorların koşması ise traji-komiktir.
    çalışmayan yiyemez işte sosyalizmin ilkesi budur.
    (gelecegim, 24.09.2005 21:28)
  8. insan doğasıyla ortusmedigi icin dünya üzerinde çok rastlanmayan bir sistemdir.çünkü insanlar daima birbirlerinden üstün olmak istemişlerdir,böylesine bir eşitlik mümkün gözükmemektedir.
    (kurabiye, 14.11.2005 04:07 ~ 04:07)
  9. sosyalizm, ferdî mülkiyyet düşmanlığı, bütün istihsâl vâsıtalarının ve ticâretin devletleşdirilmesi, diktatör idârenin kurulması, din düşmanlığı, bütün çalışanların işçi, ırgad hâline sokulması, din, târîh, millet, vatan ve devlet düşüncelerinin yok edilmesidir. ferdin ölmiyecek kadar kabûl edilen, çok az yiyecek, giyecek ve ev eşyâsından ve bir iki odadan başka, bütün gelir ve kazançları elinden alınır. böylece, insanlar, her çeşid teşebbüs, rekâbet, buluş, inanış ve inkişafdan mahrûm bırakılır. bütün kâbiliyyetleri ve şahsiyyetleri söndürülür. zâlim, merhametsiz olan tek bir merkezden, sıkı bir baskı ve işkence ile idâre edilen bir esîr, bir robot hâlinde, gücü gidinceye kadar çalışdırılır.
    (karahisari, 25.03.2006 12:54 ~ 06.05.2008 11:11)
  10. "sosyalizm, yetkinlik getirmeyecektir. bir cennet yaratmayacaktır. insanlığın karşı karşıya olduğu sorunların tümünü çözmeyecektir. günahkârların evliya oluvermesi, cennetin yeryüzüne inivermesi, tüm sorunlara bir çözüm bulunuvermesi, ütopyacı sosyalistlerde olduğu gibi, sadece sunî olarak yaratılmış hayalî toplum sistemlerinde olur. marksist sosyalistlerin böyle hayalleri yoktur. sosyalizmin, sadece, insanlığın belirli gelişme aşamasındaki belirli sorunları çözümleyeceğini bilirler. bundan daha fazlasını da iddia etmezler. ama bu kadarının bile hayat düzenimizi geniş ölçüde iyileştireceğine inanırlar."

    (bkz: sosyalizmin alfabesi)
    (lethromar, 16.04.2006 16:24)
  11. sosyalizm'i özetleyecek olursak, sosyal teşkilatlanmayı eşitlik ölçüsüne göre düzenlemeyi amaç edinmiş kurallar barındıran bir teori diyebiliriz.

    çağdaş toplumsal hayatın odağı, sınıf mücadelesidir. bu mücadele sırasında, her sınıfa, kendi ideolojisi yol gösterir. burjuvazi, kendi ideolojisine, sözde liberalizm'e sahiptir. proletarya da kendi ideolojisine sahiptir ki bu, çok iyi bilindiği gibi, sosyalizmdir.

    liberalizme, bütün ve bölünmez bir şey olarak bakılmamalıdır. burjuvazinin farklı tabakalarına tekabül eden farklı eğilimlere bölünmüştür.
    tabiki sosyalizm de, bütün ve bölünmez değildir. onun içinde de farklı eğilimler vardır. bu eğilimler üç ana başlık altında toplanabilir. sosyalizm'in bu üç ana eğilimi: reform, anarşizm ve marksizm'dir.

    sosyalizm, objektif tarih şartları içinde kapitalizmi takip ederek onun yerine geçecek olan bir düzendir. sosyalist düzende şu üç unsur bulunur:
    1) üretim araçlarının toplumun malı olması;
    2) üretimin insan ihtiyacına göre yapılması;
    3) bunların tamamının demokratik bir yol ile gerçekleştirilmesi.

    ortak gaye, çalışan zümreyi (işçi sınıfını) cemiyete hakim kılmak ve emek sahiplerinin hakkını vermektir. toplumda sınıf farklarının ortadan kaldırılması ve toplu çalışma ile elde edilen kazancın emek sahibi olan topluluğa ait olması bütün sosyalistleri birleştiren ana fikirdir.
    (adanus, 28.04.2006 16:15)
  12. üretim araçlarının sosyal mülkiyetiyle ve insanın insan tarafından sömürülmesinin ortadan kalkmasıyla, oldukça gelişmiş üretim araçları temeli üzerinde esas olarak artan ihtiyaçların karşılanmasıyla karakterize olunan sosyal rejim.
    (somonfume, 31.01.2007 15:25)
  13. (bkz: sosyalizmi seviyorum)
    (madbrother, 04.03.2007 00:40)
  14. olduğu gibi ülkemize almak yerine bu ideolojiyi kendi kalıbımıza uydursak pek uygun olur. gerçekten de anti kapitalist duruşu takdire değer ezilenin yanında olması vesaire...fakat sadece ekonomik adaletsizlikle uğraşan, uzun uğraşlar sonunda elde edilebilecek (büyük ihtimalle de elde edilemeyecek) düzen olmakla beraber tekrar devrimle değil ama insanın nefsi ve büyük olma arzusu neticesinde muhakkak yıkılacak ya da başka kalıplara sokulacak veya uzun yıllar var olamayacak sistemdir.

    devrimde başrol ekonomik reform mu olmalıdır? bunun cevabı çok önemli ama ne cevap verilirse verilsin, şovenizmden arınmış birçok ideoloji, düzen insanlık yararınadır ve unutmadan da şu gerçeği hatırlatmak isterim:

    hz muhammed sav bile önce putları yıkmadı, putlara tapmaya zemin hazırlayan fikri ve ahlaki altyapıyı değiştirdi ve doğru yolu böyle gösterdi. ardından putları zaten yapanlar yıktı...
    (defacto, 04.03.2007 00:52 ~ 00:53)
  15. bireysel kar için bireysel çaba yerine, ortaklaşa yarar için ortaklaşa çaba harcamaktır...
    (oldu mu ki, 02.04.2007 20:57)
  16. sosyalizm,
    yani şu demek ki dayı kızı
    sosyalizm
    senin anlayacağın yani
    el kapısının yokluğu değil de
    imkansızlığı.
    ekmeğimizde tuz
    kitabımızda söz
    ocağımızda ateş oluşu hürriyetin
    yahut, başkası yel de
    sen yaprakmışsın gibi titrememek
    bunun tersi yahut...
    sosyalizm
    devirmek dağları elbirliğiyle
    ama elimizin öz biçimi
    öz sıcaklığını yitirmeden.
    yahut, mesela
    sevgilimizin bizden ne şan, ne para
    vefadan başka bişey beklemeyişi...
    sosyalizm
    yani yurttaş ödevi sayılması bahtiyarlığın
    yahut, mesela
    -bu seni ilgilendirmez henüz-
    esefsiz
    güvenle
    emniyetle
    gölgeli bir bahçeye girer gibi
    girebilmek usulcacık ihtiyarlığa
    ve hepsinden önemlisi
    çocukların ama bütün çocukların
    kırmızı elmalar gibi gülüşü...
    `nazım hikmet ran
    `
    (01101001, 14.04.2007 19:49)
  17. (bkz: devletçilik)
    (la mer, 14.04.2007 22:17)
  18. fr (bkz: socialisme)
    al (bkz: socialismus)
    ing (bkz: socialism)
    it (bkz: socialismo) olarak geçer.

    bir insanın en iyi biçimde nasıl yetiştirileceği sorusunu sorarak işe başlayan düşüncedir. insanın en iyi şekilde gelişmesi için ilk olarak belirli bir toprak parçasına bağlanması gerektiğini söylemiştir. göçebe olan toplumların birbirleriyle değil doğayla savaş halinde olduklarını söyler. bu durumda insanlar birbirleriyle birlik içinde, doğaya karşı bir olarak karşı koyduklarından birbirleriyle uğraşmak gibi bir dertleri yoktur. bilgi de bu nedenle doğaya karşı korunma yöntemi olarak kullanılıyordu. yerleşik düzene geçildikten sonra ise insanlar toprak parçalarını koruma ve ona sahip çıkma isteği ile birbirleriyle savaşır duruma geldiler ve sosyalizm doğdu.

    sosyalizm bu temelde ikiye ayrılır. düşçü toplumculuk ve bilimsel toplumculuk. insanın kendi gelişmesini engelleyen toplumsal düzensizliğe karşı zorunlu olarak verdiği tepki düşsel, ütopik bir tepkidir.

    iş bölümüne dayanan, ilk toplumsal düzen platon tarafından devlet'te kurulmuştur. thomas more' un ütopya sı da sosyalist devlet yapısına örnektir. bunun dışında francis bacon, thomas campanella, valantin andrea, barclay, gabriel mably ve adını hatırlayamadığım nice filozof da sosyalist devlet düzenini savunan eserler vermişlerdir. fakat bu filozoflar yeni bir toplum gereğini savunmalarına rağmen bunu gerçekliğe, fiziksel ve bilimsel gerçekliğe oturtamamışlardır.

    bilimsel sosyalizmin kurucuları arasında yer alabilecek ilk isim engels'tir. engels bilimsel sosyalizmin kurulması için bu ütopik sosyalist dönemin ve eserlerinin gerekli olduğunu savunur, ona göre karmaşa içindeki topluma yeni ve kusursuz bir devlet düzeninin var olabileceğini göstermek için yazınsal eserlere ihtiyaç vardır. ortada olmayan bir devlet düzeni hakkında yazılan eserler de detaylara inildikçe daha fazla hayali ve ütopik görünmeye başlarlar. bilimsel toplumculuk temelde marx ve engels'in birlikte kurdukları diyalektik materyalizm ilkesine dayanır. tarihte bakıldığında üretim yapan ile üretimden faydalananın eşit dengelenmiş olmaması toplumsal dengenin de bozulmasına neden olmaktadır. kölelik veya feodalite düzeni örnek olarak gösterilebilir. bu sistemlerde üretimi yapanlar değil, bunları yönetenlerin geliştirildiği bir sistem oluşmuş bu sistem de altta kalanın gelişmemesine doğal olarak da bir kısırdöngüye sebep olmuştur.

    bu düşüncede tüm özel mülkiyet kavramının ortadan kalkması değil sadece üretim araçlarına dair olan beylerin veya zengin kesimin üretim araçlarını elinde bulundurmasına dair ortaya atılan bir üretim araçlarının genel kullanıma açılması anlayışı vardır. bu yasalarla gerçekleştirilmesi zorunlu hale getirilmiş bir düzendir. bu düzende toplumun sadece belirli bir kesiminin lüks içinde yaşaması değil toplumun tamamının ihtiyaçlarının karşılanması, belirli malların sahiplenilmesi yerine ortak kullanımı temel alınmıştır. burada özel mülkiyetin olmaması kimsenin o haktan yararlanamaması değil, herkesin yani tüm toplumun yararlanması şeklinde olacaktır. sırf belirli bir kesimin geleceğinin garanti altına alınması değil tüm toplumun rahatı ve refahı amaçlanmalıdır, elde edilen ürünler insanlığın gelişimi için kullanılmalıdır. bu durumda zaten kültür ve refah seviyesi de doğru orantılı olarak artar. bilim ve kültürün gelişmesi daha mantıklı ve bilinçli bir toplum oluşmasını sağlayacağından bu durumda israf ve gereksiz tüketimden uzaklaşılacaktır. bu da birey olarak insanın daha rahat gelişmesine olanak sağlayan bir düzeni elde etmemizi sağlar. makineleşme böyle bir durumda daha fazla üretmek için değil, insanların daha fazla gelişmesi, daha rahat bir yaşam sürmesi için kullanılır. üretim tüm toplum için yapılacağın ortada bir fiyat sistemi yerine bir plan sistemi bulunmaktadır. aynı zamanda sosyalizm temelinde savaşlara neden olan toplumsal sorunları ortadan kaldıracağı, toplumsal sınıf ayrımlarına bir son vereceği için toplumsal bütünlük ve huzur da sağlanmış olur.

    marx'a göre insanlık tarihinde 5 ana dönem vardır;
    ilkel komünizm
    kölecilik
    feodalizm
    kapitalizm
    komünizm

    işte sosyalizm kapitalizm ile komünizm arasındaki geçiş dönemini oluşturan dönemdir. bu dönemlerin tamamlanmasının ardından da gerçek insana ulaşılacaktır.
    (kolektivist kedi koleksiyoncusu, 04.05.2007 20:38)
  19. şu an için olmayacak duaya amin demek;
    ancak liberal ekonomi doğanın içine sıçıp bıraktıktan sonra, dünyanın istese de, istemese de , uygulayacağı ekonomik sistem.
    ki o zaman dahi marx'ın öngördüğü sistem gibi olmayacak. hem birebir öyle olmak zorunda da değil, din mi bu?.
    ama bir gün toplum göt zoru, ortak payda için çalışacak, bunun da ardında kişisel çıkarlar yatacak, fakat bu sefer, toplumun ortak çıkarı, karın tokluğu olacak.
    (hemokudumhemyazdim, 06.07.2007 16:51 ~ 16:56)
  20. işi artık vahşet boyutlarının ötesine taşımış olan ilk bakışta mantıklı gibi gelen ama pratiğiyle beraber boktanlığı anlaşılan sistemdir.kollektivizasyon gereği herkesin malına el konulur,özel teşebbüs kalkar.her şey devlet tekelindedir.propaganda filmlerinde mutluluktan yudum ayçiçek yağlı yemek yemiş gibi uçuşan insanlar gösterilir.ama gerçekte bu sistemde insanlar 'ben'kelimesini unutmuş,tek düzeleştirilmiş,mutluluğun m sini unutmuş insanlardır.tarihte sosyalist sistemin tek bir memnun edici yönü gösterilemez.her türlü gelişim için 'biz'den evvel 'ben' şarttır.bunu söylemek bir bencillik değil gelişim için elzem olan bir şeydir.
    (namaste, 23.07.2007 11:55)
  21. bir zamanların güzel rüyası.
    onu sonradan kim kabusa çevirdi ben onu merak ediyorum.
    (betatron, 08.09.2007 01:00)
  22. "emperyalist bir ideolojidir."
    (recai pengül, 19.11.2007 03:51)
  23. galiba yanlış anlaşılmaya makum bir rejim bu. sürekli komünizmle karıştırıllır. bazen de cumhuriyet-demokrasi farkının komünizm-sosyalizm arasında da olduğu zannedilir. efendim naçizane açıklamak isterim:

    -sosyalizm bir yönetim şeklidir. şimdiye kadar uygulanan şekillerinde diktatörlük olarak görülmüştür. demokratik bir yönetimle de uygulanacağını diktatörlüğün şart olmadığını savunanlar vardır.
    -sosyalizmde devlet vardır ve çok önemlidir.
    -sosyalizm devrimle gelir.
    -sosyalizme, komünizme geçiş aşaması da diyebiliriz. bu geçiş aşamasında belli başlı olarak toprak reformu, iş araç gereçlerinin kamulaştırılması, sınıf farkının ve mülkiyetin ortadan kalkması gibi uygulamalar yapılır. şartlar sağlandıkça toplum kendi içinde komünizme evrilir, devlet kendini yok eder. en azından doktrin olarak bu böyle.
    -sosyalizmde herkes çalıştığının karşılığını alırken, komünizmde herkes her koşulda eşit alır. (bir işçi ve bir düşünür eşit muamele görür.)
    -sosyalizm kapitalist altyapısı olan ülkelerde rahat uygulanır. bu noktada örnek vermek isterim; çarlık rusyası az kapitalist daha çok feodal yapıda bir ülkeydi ve sosyalist devrim çerçevesinde ortadan kalkması gereken işçi - işveren probleminin yanı sıra köylü - toprak ağası uçurumu da vardı, ki zaten ssbc bu iç meselelerle fazlasıyla meşgul olmuştur. ayrıca kapitalist altyapısı güçlü olan ülkelerde fabrikası şusu busu hazırdır bir nevi. vakti zamanında almanya'da devrimci hareketler vardı ve lenin bundan çok umutluydu çünkü almanya güçlü bir ülkeydi ve devrim olması ihtimalinde ssbc'nin yükünü hahfifletecekti. fakat kanla bastırıldı bu hareket. (bu maddenin daha mantıklı gerekçeleri vardı. tam olarak açıklayamıyorum şu an.)
    -sosyalizm pekala tek ülkede uygulanabilir. (yazar burada troçki'ye sesleniyor.) marx ve engels doktrinlerini oluştururken avrupa devrimini düşünmüşlerdir hep. çünkü o zaman şartlar öyleydi.
    -son olarak, sosyalizm ölmemiştir efenim. ("baboş sosyalizm bitti yeaa.")
    (çılgın orman meyvesi, 24.12.2007 01:10 ~ 01:12)
  24. türk gençleri dışarıdan sokulacak olan ideolojilerden her zaman şüphelenmelidir.

    gazi mustafa kemal
    kaynak: millet mecmuası yıl: 2 sayı: 91 sayfa: 8


    atatürk'ün kurucu sıfatıyla ettiği yukarıdaki kelam ile bir nebze olsun hakkında gençlere tavsiyede bulunduğu -izm'dir. ha denir ki; "mustafa kemal atatürk de bir insandı hatalı bir teşhis koymuş olabilir." evet derim. kendisi peygamber olmadığına göre hata yapma lüksü en baştan beri vardır. benimkisi bir nev'i bilgi vermek.
    (kara hilal, 24.12.2007 01:30 ~ 01:35)
  25. kitap üzerinde iyi olan sistemdir. komünizm ütopyasından bir önceki aşamadır. fakat gerçek hayatta işe yaramamış, kitap üzerinde kalmıştır. bunun en önemli sebebi ise insanların böyle bir sistemi varedecek kadar bilince, gelişmişliğe sahip olmamasıdır. gerçekte sosyalizm uygulandığı ülkenin insanları tarafından bitirilmiştir. insanın doğasında olan açgözlülük, eşitsizlik isteği doğrultusunda insanlar çöküşe doğru "devlet malı herkesin! dalalım, talan edelim!" gibi bir tazyikle işi halletmişlerdir. adamakıllı uygulanması ve komünizme geçilmesi gibi bir ütopya anca izlanda gibi çeyrek milyonluk ülkelerde belki gerçekleşir, bilinç önemli; dayatılmayla eninde sonunda çöküyor efendim.
    not: izlanda sosyalist bir ülke değildir.
    (keyif pezevengi, 20.01.2008 15:46 ~ 15:46)
 sayfa  / 4

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil