sosyalist türkiye de ilk yapılacaklar 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. bugün küreselleşmiş dünyanın %15 i gelişmiş ülke olarak kabul ediliyor. bu ülkelerin en belirgin ortak özellikleri sömürücü olmalarıdır.

    bugün küreselleşmiş türkiye'nin %15 i ekonomik ve sosyal olarak iyi standartlara sahip. bu %15 in ekonomik olarak en güçlülerinin en belirgin ortak özellikleri, kalan %85 i sömürüyor olmalarıdır.

    kimse kendisini kandırmasın. küresel düzende birey olarak %15 in içine girebilirsiniz ancak siz bu gruba dahil olduğunuzda, birisini de %85 in içine iteceksiniz.

    demek istediğim şu ki; önemli olan topyekün kalkınma. bunu sağlamanın tek yolu küresel argümanları elimizin tersiyle itmek, var olan alternatifleri görüp değerlendirmektir. küresel dünyada %15 i genişletmenin olanağı yoktur.
    (ulysses i anlamadım, 16.05.2008 17:13)
  2. sosyalizm, komünizm, liberalizm, kapitalizm, faşizm, teokrasi, emperyalizm vb. siyasal sözcüklerin ne olduğunu bile bilmeden "ağzım var konuşurum" diyenlere dahi sadece insan olduğu için saygı gösterilecektir.
    emperyalist ülkeler dışındaki, kuzey avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerin, siyasi terminolojideki adının sosyalizm yani toplumculuk olduğu cahillere öğretilecektir. sosyal adalet ağırlıklı bu ülkelerde paylaşım emek üzerindendir. komünizmi proleterya diktatörlüğü ile deneyen ülkeler tamamen farklıdır ve oralarda paylaşım ihtiyaca göre yapılmıştır.
    üç kitap okuyup, beş önyargı ekleyerek içindeki kini ve nefreti karmakarışık laf salatası şeklinde kusanlara sadece gülünecektir.
    türkiyede kurtuluş savaşından sonra elde edilenleri anlayamadığından dolayı, tam bağımsızlığı ütopya sananlara acıyarak bakılacaktır.
    sosyalizme, faşizmdeki toplama ve çalışma kamplarını monte edenlere ise, tepkisiz kalınacaktır.
    kapitalizmdeki bankamatik memurlarının, emeğe dayalı sosyalizmde barınmalarının mümkün olmayacağı, anlatılmaya çalışılmayacaktır.

    sadece tarihin ileriye doğru akışı için çalışılacaktır. zevkle...
    (çekirdekailem, 16.05.2008 19:22 ~ 02.07.2008 20:50)
  3. sadece iktidar değişmiş olacağı için iktidarın özü gereği sosyalistler de zamanla ütopyalarından uzaklaşıp iktidarın kaymağını yemekle meşgul olacaklardır. sosyalizm güzel değildir. sosyalizm ütopyası güzeldir.
    (hatun yoksa ben gidicem, 16.05.2008 19:40)
  4. sanırım elimizde kalan az buçuk özgürlüğü de kaptıracağız. demekki sosyalist türkiyede atılan her adımda devlete bağlı kalacağız, herşeyin hesabını devlete vereceğiz. herşeyimizi başkaları belirleyecek. arı gibi çalışıp, karınca gibi takılacağız. kendi kafamıza göre ticaret yapamayacağız. küresel dünyadan kopacağız, yeni bir gezegene taşınmış gibi olacağız.

    bu ülkede sadece sosyalistler mutlu olacak. zaten ilk başta diyanet kaldırılır, sonra ezan sesinden rahatsız olanlar dava açmaya başlar filan. doğuştan gelen tüm kazanımlar elden alınır. ülkü ocakları yasaklanır. iyi de bunca insan ne yapacak? herkesin bir anda sosyalist olmasını mı bekliyorsunuz?

    şu an türkiyede bunu isteyen %2 ye yakın insan var. bu da demek oluyor ki sosyalist türkiye halkının %98 ini hazmecedek. elde kalan kaynaklar da geri kalan sosyalistlere fazlasıyla yeter zaten. geçelim.

    hep 1 mayıs kutlanacak. ne güzel. öbürü turan bayramı kutlamak isterse ne yapılacak. devletin sosyalist polisi biber gazı sıkmayacak mı onlara? ya da resmi eğitimden din dersi kaldırılınca dindarlar sokağa çıkıp izinsiz gösteri yapınca polis panzerlerle boya sıkmayacak mı onlara? o zaman tukaka polis olmayacak mı? ama olmaz. o polis sosyalist. iyi yani, çok başarılı. ama polise de gerek kalmayacak.

    yok abi ya böyle iyi valla. halkın %98 i polisten dayak yiyeceğine şimdiki gibi %2 si yesin. en azından daha fazla huzur var. ulan ben karımı kızımı askere yollar mıyım ya. sikeler öğle işi. neymiş neymiş kadınlar askere gidecekmiş. oldu. isteyen şimdi de yollasın.

    türkiyenin sosyalist olması için stalin ya da mao gibi bir sosyalizm sever diktatörün gelip önce halkın çoğunu öldürmesi sonra da tarım reformu adı altında halkın elindek,i mahsüle el koyması, halkın devletten kaçırmak için zulaladığı mahsüllerin askerler tarafından yapılan ev ve ambar aramalarında bulunması gibi sonuçlar çıkabilir.

    sosyalizm bir diktatörlüktür. teorik açıdan insanlara cazip gelir. film gibidir. ya da kantır oyunu gibi. ama iş uygulamaya gelince memleketin çivisi kayar. denenmemiş politikalar insanları deneme tahtasına çevirir. o ara en az iki nesil yok olur. herkes sosyalizmden bahsederken güzel şeylerden örnek verir. ama kimse çıkıp rusyada devletin tarım araşlarınandan tohumluğa kadar el koymasının ardından aç kalarak birbirlerini yemeye başlayan milyonlardan bahsetmez.

    dünyada bir insanın kişisel mal varlığı edinememesi ve bu mal varlığını çocuğuna aktaramaması kadar büyük bir dikta yoktur. böyle bir uygulamanın olduğu ülkeden hızla uzaklaşılması gerekir. ömür boyu çalış elde yok avuçta yok. ne güzel. nere gitti? başkalarına. yemişim başkalarını. herkes çalışıp geçinsin işte gül gibi.

    sosyalizmin mutluluk getireceği bir ülke yok. çünkü insanlar o kadar iyi varlıklar değil. kimse öyle bir düzenin içinde dürüst çalışmaz. şimdiki gibi kimse böyle bir şeye sadık kalmaz. herkes kendini düşünür. öyle de olmalıdır.
    (bayermuhen, 16.05.2008 20:55)
  5. tabi ki insanın insana kulluğundan ve yoksulluktan mutlu olanlar sosyalizme saldıracaktır.
    saldırmak zorundalar.
    onların uyduruk bir yabancı üretim arabaları, lap topları, kredi kartları ve işyerlerinde köpek çektikleri yanlarında çalışanları ile küçük mutlulukları vardır.

    öyle zavallı düşleri vardır ki kendi mutlulukları dışında bir şey düşünmezler.
    tek gözyaşları kendi acıları için dökülür.


    %98 özgürlükten bahsedilmiş.
    kimin özgürlüğü bu...
    nasıl hesaplanmış bu oran...
    uydurma olduğunu anlatmak için oranlar verelim... hem de kendi "özgür" ve "mutlu" kapitalist ülkesinin kurumlarından oranlar...

    tüik açıkladı işsizlik oranlarını...
    tüm türkiye'de kurumsal olmayan nüfusta %11 olarak açıklandı.
    genç nüfusta işsizlik oranı her geçen gün artıyor. oran %21 olarak basına duyuruldu.

    5 gençten biri "özgür" ve "mutlu" olarak işsiz. aç da olabilir?

    anadolu hayat reklamından bir alıntı yapalım. 6 dakika da bir eve hırsız giriyor.
    suç oranlarındaki patlama neyi ifade ediyor.
    çeteler ve mafya nedir?

    özgür bir türkiye'yi mi anlatıyor??

    aç nüfusun oranlarını onlar versin?

    hayır yıkılan ve mahvolan bir ülkeden bahsediliyor.

    3-4 kadınlı evlilikler... 14 yaşında kızlara tecavüz.. terör...
    6 dakika da bir hırsızlık...
    şiddet... cahillik...
    istenen budur. özgür kapitalist türkiye ne yazık ki budur. değişmesi gerekmektedir.

    eşine kızına güvenmemek ve üstlerinde ben göndermem şeklinde otorite kurmak ne komiktir.
    bayanları sokağa salmamak ve türbana kapatmak da böyle başlar.
    namus bekçiliğinin komik yüzüdür. erkekler üstündür ya...


    problem "bugünün kapitalist türkiye'sinde işsizliğin, suçun, yoksulluğun ve terörün yarattığı hayattan mutluyum" denmektedir. ben "insanların mutsuzluğundan mutluyum " denmek istenmektedir. bir yerde psikiyatrik bir yanı vardır. acı çekenlerin hissettiklerinden zevk almak patolojiktir.

    bu arada sosyalist türkiye'de sosyalist olmayan milyonlar yaşayacaktır.
    milyonlarca dindar yaşayacaktır.
    dinlerine kimse karışmayacaktır. ama töre cinayeti, din cinayeti de kesinlikle olmayacaktır. 4 eşlilik veya 9,11,14 yaşında kızlar ile evlilikler gündem bile olmayacaktır.

    sosyalist türkiye kimse kimseyi öldürmeyecektir.
    hem de kimseyi...
    rejim karşıtı dediğiniz kim?
    s. demirel mi? bence sosyalist türkiye'de yaşadığı her gün emekçilerin mutluluğunu görmek ona daha da çok eziyet verecektir.

    sosyalist türkiye dejenere olan yıkılan ve kendine zarar veren bir toplumun yegane kurtuluşudur.
    (gustaveflourens, 16.05.2008 21:23)
  6. sosyalist türkiye'de herhalde ilk olarak ülkenin adı değiştirilir. şimdi sen sosyalist ekonomi düzenini benimsemişsin resmen, hayat tarzını da uyduruyorsun, ülkenin adında ırk ismi geçmesi yakışıkalmaz, cıkcık! sosyalist anadolu cumhuriyeti falan olur ülkenin yeni adı. açıklamamı da yapayım: ülkemin adından memnunum ayrıca sosyalizm iyi hoş da klasik anlamda eşşek kadar ülkeye uygulanması çok zor. ordan birisi "anaa ne güzel hadi eyaletlere bölelim" demesin kafasında marmaris şeklinde yarık açarım.
    (akarui, 16.05.2008 21:53)
  7. umut sarıkaya karikatüründeki sosyalizmi aşureyle yıkmaya çalışan adam sığlığında bireysellik güzeldir diyenler ve sosyalizmin üstüne oturup titreşime almışçasına bok attıkça zevke gelenler, buyrun. ilk yapılacak sizin attığınız boklara rağmen sosyalizmin gerçek yüzü görülünce size bakarak yarılana kadar gülmek olacaktır. ama utancınızı azaltmak için birkaç yanlışınızı şimdiden düzeltelim.

    önce şunu aklınıza sokun, sosyalizm diktatörlük değildir. sermayenin önünüze çıkardığı her karalama kampanyasına balıklama atlamayın. en azından önce gönülsüzce etrafında dolaşın, sonra atlayın.

    ayrıca denenmiş politikalardan sermaye dışında kime ne hayır geldiyse beni aydınlatan olursa sevinirim.

    sosyalizmde hep iyinin örnek verildiğini, kötünün görülmediğini söyleyenler, birleşin ve voltranı oluşturun*. bir iki örnek üzerinden genelleme yapmayın. evet, sosyalizm tarihinde bazı yanlışlar yapılmış olabilir. ancak kapitalizm gibi neresinden tutsanız elinizde kalan, düzinelerce örneği istisnasız kötü olan bir sistemin yanında ufak bir bedeldir. sosyalizm pratiği arttıkça mükemmelleşecektir.

    herkes çalışıp geçinsin gül gibiymiş. kazın ayağı öyle değil. emek çalışıyor, sermaye geçiniyor.

    katliam olacağı söyleniyor. olmayacak, sadece bugüne kadar yapılanların hesabı sonuna kadar sorulacak. masumsan, ellerin kızıl kanlarına boyanmadıysa tek suçu güzel bir yaşam isteyen insanların, korkma. yok değilsen, grup yorumdan geliyor: "meydanlarda sorulacak hesabımız vardır bizim".
    (bulletproof, 16.05.2008 21:57)
  8. sosyalist türkiye de ilk yapılacaklar başlığına yazılan yorumları okuyarak başlanabilecek bir "yapılacaklar" listesidir. sosyalizmin doktrini mantıklıdır. içerisinde anarşizm dışında marksizm ve reformizmi barındırır. "sosyalist bir türkiye" teriminden anarşist bir anlam çıkarmak pek mantıklı değil. keza sunulan mantıklı düşüncelere buram buram milliyetçilik kokan düşüncelerle cevap vermek de öyle.

    ortada bir sorun varsa o sorun görmezden gelinebilir. bu yapılamıyorsa çözüme dair bazı tezler oluştururulur. siyasi, sosyal ya da ekonomik herhangi bir çözüme ulaştığını düşünen her canlı, bulduğu çözümü belirli doktrinlere dayandırarak bir tez olarak sunabilir.

    olaya ve sosyal soruna bir başka açıdan bakan bir diğer canlı, başka kaynaklar ve sebepler sunarak, düşüncesini dayandırdığı doktrini açıklayarak önceden sunulmuş olan teze karşı bir antitez oluşturabilir.

    sonuç irtibariyle farklı yönde düşünen insanlar tarafından sunulan iki tez değerlendirilir. akıl ve mantığa hangisi daha yatkınsa kabul edilir. yapılan tartışmalar belirli bir saygı çerçevesinde sürdüğü sürece her birey tezini istediği şekilde açıklayabilir.

    ama nedense bazı tartışmalarda olay büyür işin içine şiddet ve hakaret girer. hepimizin rahatlıkla gözlemleyebileceği bir gerçek olarak önümüzde duran verilere göre; yapılan siyasi tartışmalarda köşeye sıkışan, düşüncelerinin mantıklı açıklamalarının olmadığını farkeden, fikirlerinin dayandığı doktrinlerin yeterli olmadığını anlayan çoğu birey tartışmanın boyutunu hakarete ve şiddete taşır. demek ki tartışmanın içine hakaret ve şiddet sokan bireyin çözümü zayıftır.

    sosyalistlerin ve milliyetçilerin yaptığı siyasi ve sosyal tartışmalarda nedense bir taraf her zaman sinirlenir. nedense o taraf genellikle şiddete ve hakarete başvurur. şiddet yanlısı olan tarafın hangisi olduğuna dair fikir yürütmeye gerek yok, belirli bir gözlem yeteneğine sahip olan herkes; konuşurken nefret kusan bir insanla, mantıklı konuşan bir insanı ayırt edebilir.
    (nietzsche der kopfschmerzer, 16.05.2008 22:34 ~ 22:38)
  9. öncelikle, şimdi sosyalizm için, ütopya bunların hepsi canım kardeşim deyip kestirip atanlar, isteriz tabi ama mümkünatı yok diyen yılgın umutsuzlar ve yıllarca yenilmiş ve de sindirilmiş solla dalga geçen zavallılar, devrimin sımsıcak ateşinden harlanıp mızmızlıklarını devrim hamlelerinin uygulanabilme sahası üzerine yönlendireceklerdir. işte kapitalin sırtını dayadığı kapılardan biri de bu "olmaz ki" ci, tek başına hiç bir şeyin yapılamayacağı, bu "adam sen de" ci anlayıştır. umutsuzlukla yıldırılır halk. bu noktada örgütlü toplum devreye girer, örgütlü toplum her şeyi olanaklı kılar. bu örgütlenme, devrimi de olanaklı kılar, devrimin getirdiği yenilikleri de eğretiliklerden kurtarır. yani bugünün ütopyası, örgütlenmiş ve kenetlenmiş bir toplumun ellerinde cilası hala parlayan yepyeni bir oyuncağa benzer, halk bu oyuncaktan istediği dünyayı yaratabilir, mesele inanmak ve yaşamak meselesidir. yeni kurulmuş sosyalist devlet, milyonların el birliğiyle zorlukları imkansızlıkları ve tedirginlikleri de beraberinde sürükleyerek yıllar içinde sistemini oturtabilir. bu yolda karşımıza çıkacak sorunlar elbette tartışılmalı çözüm yolları aranmalı, devrimciliğe polyannacılık oyunu olarak bakanlara mantıklı yanıtlar verilmeli ve bu zengin tartışmalardan "ne yapmalı" sorusu adına sosyal ve ekonomik imkanlar dahilinde yanıtlar alınmalıdır. fakat bu güzel rüyaya, olacak iş mi lakırdısı hiç yakışmaz. ayrıca insan özünde kötüdür argümanı da çok sığ bir genelleme olmakla birlikte teslimiyetçiliğin de daniskasıdır. insan dediğini kötü yapan, doğuşundan, özüne kötülüğü katana kadar geçen sürede içinde yaşadığı, bencillikle harmanlanmış ve yozlaşmanın dibine vurmuş bir toplumdur. hiç birine inanmayanların da yüzlerine güneşli günlerin o göz kamaştıran ışıltısı, cıvıltılı bir tebessüm olarak düşecektir, inanıyorum. çünkü mesele aynı zamanda da insanları sevme meselesidir.
    (lanç, 16.05.2008 23:15 ~ 23:17)
  10. sosyalist türkiyenin kurulması halinde tecavüzün, efendime söliğim 3-4 eşliliğin, hırsızlığın biteceği söyleniyor. anlamamakta ısrar ediyor bazı arkadaşlar. toplumda oluşan ahlaksızlığın sebebi ülkenin yönetim biçimi değildir. bırakın sosyalizmi, bu ülkeye duble sosyalizm gelse de, bu ülke konümizmle yatıp kalksa da her zaman tecavüz, cinayet, hırsızlık ve arsızlık olacaktır. tüm bunların suçunu mevcut rejime atıp bunun üzerinden sosyalizm probagandası yapmak bi nevi o tecavüzlerden çıkar sağlamak, nemalanmaktır.

    et kokarsa tuzlarsın, peki tuz kokarsa ne yapacaksın diye bir söz vardı. bu olayı özetliyor.

    gördüğüm kadarıyla sosyalist türkiyede bir insanın etrafındaki kadınlara, mesela karısına, mesela kızına sahip çıkması, koruma güdüsü takınması zorbalık olarak tanımlanıyor, güvenmemek olarak tasfir ediliyor. mesele güvenmemek değildir. herkesin yapabileceği işler vardır. askerlik kadınlara göre değildir. çok mu klişe oldu? bir kadının askerlik yapabileceğine ihtimal vermiyorum. gerçekçiyim. yemekhanede patates soymak da askerliktir, koğuşları temizlemekte diyenler olabilir. haklılardır ama gerek yoktur. bu memekette bu kadar genç nufus varken kadınları askerliğe bulaştırmak gereksizdir. yani eşitlikliğin de bokunu çıkarmamak lazım. bence türkiyede bırakın kadınların da askere alınmasını, erkekler için zorunlu olan askerlik kalkmalı.

    eğer sosyalizmin geleceğine ve yaşayabileceğine inansaydım desteklerdim. ama inanmıyorum insanların bu kadar dürüst olabileceğine. inanmıyorum sosyalist türkiyenin faşist düşünceye sahip insanlara saygı gösterebileceğine. onların dernekler kurmasına izin vereceğine. ne dindarına, ne de bir başkasına. tüm sistemler kendilerinden olmayanları yok etmedikleri sürece ayakta kalamazlar. kaostan başka bir şey olmaz. ya kedi köpeği, ya da köpek kediyi parçalar. bu her zaman böyle olmuştur. cumhuriyet kurulurken de böyleydi. şimdi de böyle. bu yüzden öldü gazeteciler. tüm dünyada böyle. kimse kendi kuyusunu kazanın nefes almasına izin vermez. tutamayacağımız vaadler vermeyelim.

    bugün türkiyede özgürlük vardır az buçuk. ülkücüsü de, dindarı da, komünisti de, travestisi de yürüyüş yapabiliyor. pankartını açıyor. dergisini gazetesini basıyor. kitabını yazıyor. sanmıyorum ki şimdiye kadar sosyalist ya da komunist bir ülke üzerinde herhangi bir faşist grup yürüyüş yapabilmiş olsun. bugün türkiyede gerekli izinler alınıp devletin gösterdiği yeri mesken tutmak kaydıyla ister elinde orak çekikçi isterse heil hitler işaretli (bi adı vardı ama unuttum) ister haç işaretli bir pankartla yürüyebilirsin. peki şu an kübada bir grup insan heil hitler işraretli pankartlarla yürüyebilir mi? sanmam.


    yine sosyalist ülkenin başına bir lider veya bir grup insan geçecektir. bu insanlar tüm ülkenin sahibi olacaklardır. fabrikaların, işyerlerinin... ve kafalarına göre takılacaklardır. kuralsız yaşayabileceklerdir. sonuçta yeni anayasayı da bu adamlar yazmayacak mı? tamam eşitlik olacak ama 70 milyon insana birer tane anayasa maddesi yazma hakkı verip sonra da bunları birleştirip kitap haline getiremezsin. sosyalizmin bir anayasa kitabı var mıdır ki direk alıp kabul edeceğiz? yineticiler olmayacak mı? onlar da kendi çıkarlarının peşine düşmeyecekler mi? düşmeyecek diyenlere sormak isterim. kim bu adam. tanıyor musunuz?

    devlete hiç bir zaman güvenmedim. daha doğrusu kendim dışımdaki insanlara çok fazla güvenmedim. bu yüzden mülkümü devlete vermek istemem, onun üzerinde ki haklarımı kendim dışımdaki insanlara teslim etmemek isteyişim mantıklı olandır.

    sosyalizm 150 yıl öncenin avrupasına biçilmiş bir elbisedir. bu yüzden farklı kültür ve zamanlarda giyenin üzerinde patlamıştır. bu açıdan bu ideolojinin peşinden gitmek ömrü boşa harcamak, insanları deneğe çevirmekten başka bir şey değildir. onun için kübanın yelkenleri suya inmeye başlamıştır, onun için kapitalizme karşı savaşmış maonun tüm mirası dünyanın yeni kapitalisti olan çin ülkesine kalmıştır, onun için rusya bugün böyledir.

    bu ülke insanı hiç bir zaman sosyalizmi benimsemeyecektir. bu ülkede komünizm hep uç bir kavram olarak kalacaktır. bundan eminim. o yüzden sözlükte osbir çekiyoruz bu konu hakkında.

    bugün kapitalizm dünyayı ele geçirmiştir. kapitalistin arabasını alacaksın, kapitalistten aldığın mazotu koyacaksın ve kapitalistten aldığın silahla kapitalisti yok edeceksin bu topraklarda. geçin bunu.
    (bayermuhen, 17.05.2008 08:08 ~ 08:27)
  11. "gerçekçi olun, imkansızı isteyin" sözüne uygun davranılacaktır.
    sosyalizmin yerleşmesi ve emek sisteminin kurulması yani insan sevgisine dayalı eşitlikçi anlayışın yerleşmesinden sonrası için, gerçekçi olunacaktır.
    imkansızı istemek yani ütopya kurmak öyle her yiğidin harcı değildir. gelmiş geçmiş en güzel ütopyalardan biri yeryüzünü cennet gibi yapabilmektir. yani herkes ihtiyacını, başkalarına zarar vermeden giderecek, özgür olacak, yasaklar ve baskılar kalmıyacaktır.
    tüm dünya sınır ve ayırım olmadan herkesin olacaktır. ancak bunun denenebilmesi için tüm ülkelerde önce tam anlamıyla sosyalizmin yerleşmiş olması gerekir. insanlık; ümmet, millet aşamalarını geçmiş ve evrensellik aşamasına ulaşmış olmalıdır. diktatörlükle ve şiddetle bunu başarmak düşünülmemelidir çünkü ruhuna aykırıdır, kendisiyle çelişir. ayrıca değişen koşullara göre yenilenmesi gerekir, çünkü özü değişimdir.
    sıkı durun, öfkelenmeyin ve korkmayın; bu anlattığım ütopyanın sahibi komünizmin fikir babası olan marx'dır.
    (çekirdekailem, 19.05.2008 12:35 ~ 21.05.2008 17:45)
  12. bol bol kamulaştırma.
    halktan alınanı halka geri vereceğiz.
    (gajo, 19.05.2008 16:27)
  13. tuzla tersaneler bölgesi' ni işçilerin risksiz bir ortamda çalışması için düzenlemek, zira sosyalizm gelmeden bu tersanelerin sahiplerinin, insanların hayatları için önlem alması imkansız gibi görünüyor. normal bir iş yeri olsa 100lerce kez kapıları mühürlenmişti şimdiye kadar.
    (korn, 19.05.2008 17:02)
  14. maalesef (ve doğal olarak) yapılacakları saymak onları gerçekleştirmekten çok daha zor olacaktır. ve asıl önemli olan bu stratejileri de geliştirmektir.
    bu arada sistem dışı kalacakları ve dışlanacakları korkusu taşıyanlar, mevcut sistemin dışladıkları ile empati kurabilirler. insanların birbirlerini boğazladıkları korkusu taşıyanlar ise ülkenin mevcut durumunun aslında daha kötü olduğunu kısa bir beyin egzersizi ile algılayabileceklerdir.
    (ursula, 21.05.2008 10:31)
  15. “ toplumda oluşan ahlaksızlığın sebebi ülkenin yönetim biçimi değildir.”
    ne yazık ki yanlış bir önermedir. yanlış önermeden daha da kötüsü %98’i “özgür” olarak nitelendirilen bir ülke de varolan suçu kalıcı olarak görmektir. adli ve ahlaki suçların kalıcı olarak algılanması bu ülkeden umudunu kesmek anlamına geliyor. üzücüdür.

    sosyalistler neden toplumsal suçları kapitalizme yüklüyor? bahsedildiği gibi nemalanmak mı oluyor?

    kapitalizm artı değer sömürüsü üzerine dayanır. sistem olarak mülkiyet hakkı kutsanmıştır. sınıflar mevcuttur kapitalizmde... sömürülen milyonlar vardır. bir yanda ada sahibi olan, sabah kahvaltısını italya’da, akşam yemeğini londra’da tüketen aileler. diğer yanda ise açlık ve yoksulluğun vurduğu milyonlar doğal karşılandığı bir sistemdir.
    sömürü üzerine dayanan bir sistem nasıl suç üretmez. sömürü üstüne bir sistem kuruyorsanız ve açlık, piyasa anarşisi bu sistemin doğal sonucu ise önlemler almanız gereklidir. iş cinayetleri işliyorsanız önleminizi almanız gerekir. çeteler, mafya, tarikatlar, faşist örgütler ve doğal olarak suç bu sistemin doğal parçasıdır. toplumun adalet duygusunu yıkmak için dejenere etmeniz gerekir.
    abd’de harlem’de kara panter örgütüne karşı siyahlar arasında uyuşturucu yaygınlaştırmak bir yoldur. kapitalizme özgüdür. siyasal mücadele aracı olarak muhalifi bastırmak için abd’de kullanılmıştır.

    beşte biri işsiz olan ve açlık sınırının altında milyonlar olan bir ülkede suç kavramı nedir? ülkenin yoksulları suça kanıksanmak istenmektedir. artık alışmaya başladık 6 dakika da bir eve hırsız girmesine, ruhsatsız silahlara, şiddete, tinercilere ve kap kaça...

    uzakdoğu ülkelerinde küçük kızların seks ticareti amacı ile kullanılmasına şimdi de ülkemizde kanıksatmaya çalışıyorlar. yakında ikinci sayfa haberi olacaktır.

    kapitalizm bünyesini suça itmeye çalışır. çünkü suç işleyince bu kapitalist düzenin daha anlamlı bir savunucusu oluyorsunuz.

    sağlık alanına bakalım. döner sermaye uygulaması sağlık çalışanlarını ahlaksızlaştırmak için vardır. suça teşviktir. her yerde yalan yanlış ameliyatlar ve girişimler devlete faturalandırılmaktadır. sağlık bakanlığı bunu farkındadır ve müdahale etmemektedir. sağlık alanında özelleştirmeler ve piyasanın hakimiyetini amaçlayan akp hükümeti hekim muhalefeti olmasın diye doktorları suça itmekte ve döner sermaye ödemeleri ile sus payı vermektedir. durumun vehameti bir ara her batın operasyonuna örnek olsun, mide kanseri ameliyatına apendektomi ve kolesistektomi eklenmesidir. her yapılan apendektomi perfore yazılmıştır. yapılmayan onarımlar veya rezeksiyonlar yapılmış gösterilmiştir. acile başvuran her travma hastasına periton lavajı girilmiştir. abse drenajları yazılmış ve faturalar şişirilmiştir. bunlar suçtur. bakanlık bilmekte ve göz yummaktadır. bu dejenarasyondur. ne yazık ki bunlarla uğraşan hekim siyasal iddiasını kaybetmektedir.

    kapitalizm artı değere el koyduğu ve sömürüye dayandığı için suça işseldir. suç ile anılacaktır. sosyalistlerin bunu göstermesinden doğal bir şey yoktur.

    kadınları korumak ayrıdır onların hakimi olarak kendini görmek ayrıdır. kadınlara askerlikte sadece koğuş temizliğini veya patates soymayı uygun görenler günlük yaşamlarında da bunu beklerler. problem burdadır. “ben göndermem” nedir? “ben yaptırmam”. “ben izin vermem”. ben kim? kadınlar ve kızlarımız eşlerini veya babalarını koruyamaz mı? suç ile ilişkili kapitalizm elbette bu kadar korkutur bizleri. yakınlarımıza bir şey olmasından endişeleniriz.

    türkiye’nin zorunlu askerliğe ihtiyacı vardır. profesyonel ordu gibi nato güdümlü bir oluşum türkiye için tehdittir. silah fabrikalarına ihtiyacı vardır. savunma sanayisinin emperyalist kurumlardan bağımsızlaşmasına ihtiyacı vardır.

    askerliği zart zurt olarak görenler algılayamazlar. savaşlarda veya savunmalarda kadınların rolü nedir? askerlik sadece kışlaya kapanmak mıdır? bu ülkede okuma yazmayı kaç kişi askerde öğrenmektedir. iş kursları kaç kişi almaktadır. büyük şehirleri askerlik sayesinde kaç gencimiz görmektedir. ülke üretimine katkı koymak siyasallaşmak ve ülke yönetiminde söz sahibi olmak en alt kademesinden üste kadar askerlerinde hakkıdır. kışlalara kapanmış bir askerlik değil toplum ile iç içe ve üretim sürecinin parçası bir askerliktir bahsedilen...

    “inanmıyorum insanların bu kadar dürüst olabileceğine.”

    ne güzel bir önermedir. demek ki sosyalizmin dürüst insanların yönetimi olduğunu en cepheden karşı olanlar bile biliyorlar. “-desteklerdim” vurgusu ne güzeldir. evet biraz da bizim sorumluluğumuz tartışa tartışa ikna etmek üzerine olacak. birlikte kuracağımız için herşey bize bağlı olacak. bu ülkenin insanına biz güveniyoruz. değişebileceğine ve dürüst olacağına inanıyoruz. kandırıldığını biliyoruz çünkü…

    hata yaparsak da birlikte yapacağız. sevinirsek de birlikte üzülürsek de birlikte…
    "yarin yanağından gayrı
    her yerde her şeyde hep beraber" diyoruz.

    yeterince hata yapılmıştır. deneyimler vardır tarihin getirdiği... hatalarımız bile değerlidir ders almak için... türkiye küba değildir. rusya veya çin de değildir. bu ülkenin insanlarına özgü olacaktır kuracağımız. emin olun sosyalist iktidarın sürekliliğinden veya yönetsel kademelerde yaşanabilecek dejenarasyondan bizde sizin kadar endişeleniyoruz ve önlemlerini alıyoruz.

    sosyalist iktidarımız, egede efevari olacaktır. kardenizde hamsi gibi kıvrak... doğu da nemrut’un tepesindeki heykeller gibi durağan ve gururlu... bize ait olacaktır.

    komünizm veya sosyalizm özgürlüktür. küba’da bugün kiliseler vardır. bazen abd propagandasına alet olsalar da ülke de varlıklarını sürdürmektedirler. kimse engel olmamaktadır. incelemek gerekir.

    evet sosyalist küba’da yasaklar vardır.
    “-abd askeri ve üsleri yasaktır.
    - 4x4 jeepler yasaktır.
    - açlık ve aşılanmamak yasaktır.
    - onursuz bir dış politika yasaktır.” emin olun sosyalist bir türkiye’de de bunlar yasak olacaktır.

    feodalizmden kapitalizme geçiş doğrusal mı olmuştur. feodalizmin yıkılış ve kapitalizme geçiş dönemlerinin sancılarını okumak gerekir. burjuva devrimlerini işçi sınıfı ve devrimciler desteklememiş midir? soyalizmin 150 yıl öncesi avrupa ya biçilmiş olduğundan bahsetmek için biraz tarih bilmek gerekir. sınıfların varlığı kapitalizmde her gün daha da derinleşmektedir. sınıfların varlığını hiç bir burjuva, siyasetçi veya sosyolog red etmemektedir. ayak takımı demektedirler.

    ama ilginçtir bazı ayaktakımları o kadar utanmaktadırlar ki varlık şekillerinden efendilerin en sadığı olmak için uğraşmaktadırlar.

    sosyalizm paris komününden beri iktidar denemeleri yapmaktadır. 70 gün 70 yıl veya daha azı... tarih parçalı ilerler. kopuşlar ile seyreder. sosyalizmin alternatif olması bu ülke için bir şanstır. umut olacaktır çünkü tek seçenektir.

    sosyalizm isteyenler bu ülkenin insanlarının ve kendilerinin neye ihtiyaç duyduklarına göre hareket ediyorlar. bu poliklinikte 3 ay sonrasına randevu almak zorunda kalan bir hastaya sosyalizmi anlatmak olabilir. veya metro çıkışında gazete satmak. ortak okumalar yapmak veya tartışmak olabilir.

    sosyalizmin iyi bir yönetim şekli olup da imkansız olacağını düşünmek ayrıdır. toplumsal olarak anlamlı olan adalet, eşitlik ve özgürlük gibi kavramlara saldırmak ayrıdır.

    yok derdiniz anlamlı tartışmalar ise tamam...
    yok mastürbasyon yapmak ise bizim başka işlerimiz var. size kolay gelsin.
    (gustaveflourens, 22.05.2008 00:34 ~ 00:35)
  16. grup yorum 'un tüm elemanlarına devlet üstün madalyası verilir..tabi onlar buna da isyan eder mi bilmem..
    (eyvah vecihi geldi, 22.05.2008 01:00)
  17. ülke adının sovyet sosyalist türkiye cumhuriyeti olarak değiştirlmesi. akabinde milli maçlarda cccp yazısındaki karizmayı anmsatan bir yazıyla (cctc) türkiye’nin temsil edilmesini sağlıycak durum..elli yıl (rakamla 50) sonrada tikilerin tişörtlerinde görülebilir. (bkz: ironi)
    (placebo adl, 22.05.2008 04:08)
  18. tv kanalllarından yeni düzen hakkında halk biilinçlendirilmelidir.
    ilk olarak şöyle bir giriş yapılmalıdır örneğin;
    sosyalizm, bugüne kadar emeğimizi sömüren, hakkımızın 4'te1'ini bize uygun gören patronlara karşı katı'dır, bundan ziyade herkes fikrini belirtmekte ve gerektiğinde örgütlenip mevcut düzene karşı çıkmakta özgürdür.
    (scraby, 22.05.2008 05:05)
  19. işin aslı dış borcu siktir etmeye çok da gerek yoktur. biliyorum iktisatçılarımız ağzıma sıçacaktır ama mbdeki döviz rezervleriyle ödeme yapmak bi nebze mümkündür. bunun sonucunda kur pek güzel hareketler sergiler ama sosyalist bi ülkeden bahsediyorsak gayet rahat şekilde döviz de yasaklanabilir.
    zaten sscb bile bazı borçlarını ödeyebilmek için o altın yumurtları satmıştı zamanında. borcunu ödemedi diye de ambargo uygulamak kolay değildir. en kötü moratoryuma gidiyorum arkadşaım borcum borç yaz tahtaya al haftaya der kapitalist ekonomiyle bi nebze taşak geçersin bi süreliğine. sonrasını bilemiyorum . bm nin bile taşak oğlanı olduğu bir dünya düzeninde , amerika imf adına tahsilata falan gelirse mevzu çıkar mahalleyi toplarım.
    (pelin87, 27.05.2008 01:12 ~ 01:12)
  20. miras hakkının kişilerden devlete doğru yönelmesi yapılacak ilk şeylerden biri olacaktır.
    (pakanajuhla of boreat, 27.05.2008 01:24)
  21. kendini bir sosyalizm yonunda "öncü", "parti","çekirdek" olarak görererek "sosyalist türkiye'de ilk yapılacaklar" diye maddeleri sıralayıp, insanları bu maddeleri yapacak "kitle" ve "yığınlar" olarak görürsen bu yöntem ve anlayışla ne kadar disiplinli kurallar olurlarsa olsunlar "bu yöntemle gerçekleşmeyecek olan hayalin" kuralları toplamıdır.

    yok ben sovyetlerden hiç ders çıkarmadım sosyalizm olacaksa gene öyle kurarım "sosyalist devletimde" cihana ibret 20 sene gitse bana yeter diyorsanız kolay gelsin.

    (bkz: olmaya devlet cihanda)
    (bkz: ruhumuzdaki iktidar kaygısından kurtulmak)
    (bkz: devrimi yapamazsınız, devrim olabilirsiniz)

    edit:
    sosyalizm gelirse "varolan(!)" özgürlüğünü kaybedeceğini düşünenler için: (bkz: özgürlük)
    sosyalizmin ne olduğunu bilmeden ahkam kesenler için mümkünse bir zahmet (bkz: das kapital)
    (duny, 27.05.2008 01:29 ~ 01:59)
  22. hemen karşı devrimci olunur. devrimin, muahlif duruşun ruhlarına işlediği bünyeler için neyin, neye devrileceği pek mühim olmayabilir. muhalefetse bu sisteme de muhalefet.

    (bkz: doldurdum, anketi alabilirsiniz)

    edit: imla
    (yazıyorum fütursuzca, 27.05.2008 02:07 ~ 02:09)
 sayfa  / 2