belki ilginizi çeker
  1. · gats
  2. · sosyal güvenlik reformu
  3. · 2 nisan 2008 fenerbahçe chelsea maçı
  4. · milletvekillerinin yüzde 50 zam istemesi
  5. · genel sağlık sigortası
  6. · 8 mayıs 2008 abdullah gül ün ilk vetosu
  7. · bir ülkenin boka battığının anlaşıldığı anlar
  8. · ssgss
gündem
  1. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  2. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  3. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  4. · cehennemin girişinde yazan söz
  5. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  6. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  7. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  8. · gora
  9. · her izmirli kız güzel değildir

sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası yasası  

  1. çıktığı takdirde devletin sosyal devlet olmaktan uzaklaşacağı aşikar olan yasadır.

    sosyal güvenlik; sağlık hizmetleri, gelir güvenliği, yaşlılık, işsizlik, hastalık, iş kazası, maluliyet, analık ve temel gelir kayıpları karşısında korunma unsurlarını içermektedir. temel insan haklarından biri olan sosyal güvenlik hakkı ise çıkacak bu yasa ile piyasanın insiyatifine bırakılmaktadır.

    yasaya olan ihtiyaç açık olaran şöyle söylenebilir: artan ve ödenemeyen borçlar ve imf'nin bu konuda öngörüleri. imf ve dünya bankasının söylemlerinden çıkamayan -cari açığı kontrol altında tutamayan- akp hükümeti bu yasayı çıkararak, bir türlü denkleştiremediği bütçeden sosyal güvenliğe ayırdığı payı çıkararak bu yükü halkın üstüne yüklemekte. başka bir deyişle ise halkın sağlığı borçlar uğruna piyasalara bırakılmaktadır.

    akp hükümeti çıkarmayı planladığı bu yasayı sosyal güvenlik kurumlarının tek bir çatı altında birleştirilmesi, toplumun tümünün sosyal güvenlik sistemi kapsamına içerilmesi, sosyal güvenlik sistemindeki eşitsiz yapının kaldırılarak yurttaşların tümüne eşit olarak hizmek sunacak bir sosyal güvenlik sistemi söylemiyle bu yasa tasarısını meşrulaştırmaya çalışmakta.

    oysa ki; sosyal güvenlik sistemi piyasalaştırılmakta, sermayenin istediği gibi at koşturacağı bir alana dönüştürülmekle birlikte böylece akp'nin neo-liberal politikaları hayatın her alanına sirayet etmiş olacaktır. sonuç olarak da; sosyal güvenlki sisteminde zaten yapılması zorunlu olan reformun iktisadi ve sosyal maliyeti sermaye sınıfı ve onun uşağı akp hükümeti tarafından emekçi sınıfların sırtına yıkılmış olacaktır.

    parası olanın daha iyi hizmet alacağı, parası olmayanın ölüme terk edileceği özelleşmiş bir sağlık sistemi bizi beklemekte.

    ayrıca; (bkz: genel sağlık sigortası).
    (aglaures, 06.01.2008 22:12)
  2. yasa yürürlüğe girdi takdirde;

    *mevcut durumda kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak.

    *emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5000'den 7000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9000 güne yükselecek.

    *emekli yaşları %23 ila %33 arasında düşürülecek.

    *bütün sağlık hizmetleri paralı olacak.

    *aylık geliri 139,6 ytl'den fazla olan bütün vatandaşlar aylık 73 ila 475 ytl tutarında genel sağlık sigrotası primi ödemek zorunda kalacak.

    *sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de "katılım payı" adı altında para ödenecek.

    *"katılım payı" gerektiğinde beş katına kadar artırılacak.

    *sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası genel sağlık sigortası primi yatırmak, hatta bir de "katılım payı" ödemek yetmeyecek. bunların üzerine bir de "ilave ücret" adı altında para ödemek gerekecek.

    *bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken türkiye'de "sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter" mantığı geçerli olacak. daha önce doğum yaoan sigortalılara altı ay süreyle verilmesi öngörülen emzirme yardımı bir aya düşürülecek.

    *hastalanan sigortalılara verilen iş göremezlik ödeneği %16 oranında azalacak.

    *bağ-kur emeklilerinin maaşından 10 yıl süreyle %10 oranında genel sağlık sigortası primi kesilecek.

    *primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak, hastane kapılarından geri dönecek.

    *primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konacak.

    *diş protez giderlerinin karşılanmasına kısıtlama getirilecek. 18-45 yaş arası diş protezi yaptırma hakkı kaldırılacak, 18 yaşını doldurmamış veya 45 yaşından gün almış kişiler içinse belirlenecek tutarın sadece % 50'si devlet tarafından karşılanacak. sağlık hizmetlerinin tür, miktar ve kullanım sürelerine kısıtlama getirilebilecek.

    gibi gibi.... (bkz: herkese sağlık güvenlik gelecek platformu
    )
    olmuş bitmiş üzerine epey fikir beyan eden sözlük yazarı arkadaşlarımın geleceğimizi etkileyecek, biçimlendirecek bu yasa hakkında da fikir üretmeleri çok yerinde olacaktır. *
    (aglaures, 07.01.2008 14:07)
  3. kısacası emekli olmak tam bir hayal olacak, vasat bir sağlık hizmeti için de ilave para ödenecek.60 yaşına kadar çalışacak iş ve çalışma enerjisi bulabilenin sigorta primlerinin sürekli ve eksizsiz yatırılması durumunda bile şimdiki komik emekli aylıklarından daha da düşük bir emekli aylığı bağlanacak.bizden bir şey beklemeyin, özel sigorta yaptırın demek isteniyor.iş hayatına yeni atılacak genç nesile çok uzak bir konu gibi geldiği için sanırım, kimsenin sesi çıkmıyor.
    (arapbebek, 07.01.2008 15:06)
  4. (mayakovski, 07.01.2008 15:23)
  5. (damda deli var, 07.01.2008 15:33)
  6. "sosyal devlet" olgusuna tamamen tezat teşkil eden bir anlayışın yaşamımızda at koşturduğunun önemli bir kanıtı olan yasadır. bizleri bile "oh lan beni yaştan çok vurmadı bu emeklilik, yırttım ben" edalarıyla sevinerek, hayvani dürtülerle bencilleşmeye iten temel güç; insanları "insan olmak" kavramından uzaklaştırarak "yaşamak için öldür" düsturuyla hayatta kalma mücadelesi veren yaratıklara dönüştüren bu zihniyettir ve bu zihniyetin her türlü uygulamasıdır.
    (abdurrahmanshowtv, 07.01.2008 15:42)
  7. işsizlik sorununun tavan yaptığı ve genç nüfusun çoğunlukta olduğu bir ülke için sonuçlarının tam bir fiyasko olacağı açıkça ortada olan yasa tasarısıdır. şöyle ki emeklilik yaşı 65e çekilmeye çalışılıyor ama hali hazırda çalışan ve emekliliği geldiği halde emekli olmayan kişilerde zorunlu emekliliğe tabii tutuluyorlar ki yaşları henüz 65 olmadığı halde. zorunlu emekliliğe tabii tutulmalarının nedeni; işsizlik ve istihdam sorunu. 'kendi içimizde tezata düşmüyor muyuz beyler' diye sorası geliyor insanın.

    emekli olmalılar mı peki bu kişiler gerçekten? eğer 'ben emekliliğimi doldurdum bundan sonra ineceğim derece ve kademe kalmadı, kimse bana dokunamaz, iş isteyen olursa ceketimi alır giderim' diyen mantıkla bir gün mesaiye geliyor üç gün gelmiyor, gelse bile hiçbir işe el sürmüyorlarsa evet.

    peki emeklilik yaşını 65e çektiğinizde kişideki bu mantığı nasıl engelleyeceksiniz ve kurumlarda koşturacak, işi yapacak genç nüfusu hangi kadroya alacaksınız soruları geliyor ister istemez akla.

    ama devlet büyüktür, sanırım benden önce bunları düşünüp önlemini almıştır diyerek avutuyorum kendimi.
    (jassmine, 07.01.2008 16:46)
  8. içine sosyal güvencesi olmayan ve gelecek kaygısı taşıyan milletvekillerimizin de dahil olduğu yasaymış.

    http://www.hurriyet.com.tr/...
    (jassmine, 08.01.2008 10:46)
  9. sosyal devlet olgusunun bir kenara itilip, böyle bir kavramın türkiye için üstünü kapatmak anlamına gelecek olan yasadır. üniversiteler paralı olsun diyenler, sosyal güvenliğin paralı olmasını savunanlar...

    yeni mezun, işsiz ve üstüne üstlük henüz sigorta primleri hiç ödenmemiş bir birey olarak 65 yaşında falan emekli olmak istemiyorum ben. o ne öyle? türkiye'de ortalama ömrün 67 yıl olduğu istatistiklerde yerini almışken mezarda mı emekli olup, tonton nine yaşamımı sürdüreceğim?

    sürekli gelen eksi oylar üzerine de, bir hususun üstünde ayrıca durmak istiyorum. liberalizm savunucusu olabilirsin, her şeyi piyasaların eline bırakılmasını da savunabilirsin. ancak; sağlık diyorum, sosyal güvence diyorum, bilmem bir şey ifade ediyor mu?

    sözün kısası, bu yasa ile beraber emek dünyasının şimdiye kadar kazandığı tüm haklar budanmaktadır. (şu giride yazıyor neyin ne hale dönüşeceği:(bkz: @2173775) ).

    bir hafta içinde meclisten geçip, o hızla cumhurbaşkanı tarafından onaylanacağını takdir edersiniz ki tahmin etmemek komik olur. yine de, bir şans olur da toplumsal muhalefet denen olgu şöyle bir ayaklanır da, yürürlüğe girdiğini görmeyiz bu yasanın.

    not: kadıköy'de 13 ocak'ta saat 13'te bu yasayla ilgili bir miting olacak, ilginenler vardır belki diye belirtmeyim dedim, yani umarım.

    düzeltme: tüik bilgisi yanlış imiş doğrulandı.
    (aglaures, 09.01.2008 14:08 ~ 26.04.2008 12:04)
  10. dün gece (6 mart 2008) plan ve bütçe komisyonundan geçen, önümüzdeki günlerde meclis genel kuruluna gelecek olan sosyal güven(siz)lik yasasıdır. şimdiye kadar elde edilmiş olan hakların bu yasa ile bir kısmının geri alınması söz konusudur.
    (aglaures, 07.03.2008 13:40)
  11. tüm tepkilere rağmen, milletvekillerine katkı payı ödemeden tedavi olma ayrıcalığının sağlandığı yasadır aynı zamanda.
    (arapbebek, 07.03.2008 14:15)
  12. (aglaures, 11.03.2008 14:40)
  13. "sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası yasa tasarısı hakkında emek platformu ortak açıklaması

    tbmm genel kurulu'nda görüşülecek oları sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası yasasında değişiklik öngören tasarı, çalışanlar, emekliler, hak sahibi durumundaki aile fertleri ile dul ve yetimler için sosyal sigortalar ve sağlık alanında ağır hak kayıplarına neden olacaktır.

    emeklilik ve sağlık alanında köklü değişiklikler yapan ve kazanılmış hakları geriye götüren tasarı, sosyal devlet ilkesine de aykırıdır.

    tasarı ile yapılan düzenlemeler, ülkede yaşayan herkesi olumsuz etkileyecek; sosyal sigorta ve sağlık haklarına erişimlerini güçleştirecek ve giderek daha da olanaksız kılacaktır.

    oluşturulmak istenen sistemle, mevcut sistemdeki hakların korunduğu iddia edilmektedir. ancak bu iddia, tüm çalışanlar için gerçeği yansıtmamaktadır, çünkü, bu tasarının yasalaştığı tarihten itibaren herkes bu yasa kapsamında çalıştığı süre oranında yeni düzenlemelerden etkilenecektir. ayrıca, tasarı yine iddia edildiği gibi, çalışanlar arasında norm ve standart birliği sağlamamakta, aksine var olan farklılıkları derinleştirmektedir.

    tasarıyla yapılan düzenlemeyle;

    1- bugün, emeklilik için kadınlarda 58, erkeklerde 60 olan yaş sınırı kademeli olarak kadın ve erkeklerde 65'e; prim gün sayısı 7 binden 9 bin'e yükseltilmektedir.

    2- halen fiili hizmet zammından yararlanan çalışanların bu haklan bazı sektörlerde ellerinden alınmaktadır.

    3- malûllük ve ölüm aylığı hak etmek için aranan 5 yıllık hizmet süresi 10 yıla; 900 günlük prim gün sayısı ise 1800 güne yükseltilmektedir.

    4- aylık bağlama oranı her 360 prim gün sayısı için yüzde 2'ye indirilmektedir.

    5- emekli aylıklarının hesaplanmasına ilişkin kazançların güncel erimesinde kullanılacak katsayının belirlenmesinde gelişme hızının (refah payının) yüzde 100'ü yerine, yüzde 30'u dikkate alınacaktır.

    6- iş kazacı ve meslek hastalığı sonucu yüzde 25 ve daha yüksek oranda sakat kalan çalışanlara bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin alt sınırı kaldırılmaktadır.

    7- alt sınır aylığı düşürüldüğünden, özellikle mevsimlik, geçici süreli ve yarı zamanlı çalışanlar, daha az aylık almakla karşı karşıya kalabilecektir.

    8- çalışan ve ölüm geliri-aylığı alan çocuksuz dul eş aylığı, yüzde 75'den, yüzde 50'ye düşürülmektedir.

    9- emekli aylıklarının yükseltilmesinde yalnızca enflasyon oranındaki artış dikkate alınacağından, emekli, dul ve yetimlere refahtan pay verilmemektedir.

    10- asgari ücretin üçte biri tutarında, altı ay süreyle verilmesi kabul edilen süt emzirme yardımı, bir defaya mahsus olarak düzenlenmektedir.

    11- asgari ücretin üç katı tutarında verilmesi kabul edilen cenaze yardımı bir asgari ücret tutarına indirilmektedir.

    12- yetim kız çocuklan için ödenmekte olan evlenme yardımı (çeyiz parası) yetim aylığının 24 katı tutarından, 12 katına düşürülmektedir.

    13- çalışanlar ile emekli, dul ve yetimlerin yararlanacakları sağlık hizmetlerine ilişkin tedavi yöntemleri, ilaç ve tıbbi malzemelerin miktar ve sürelerinin belirlenme yetkisi kurum yönetimine bırakılarak belirsizlik yaratılmaktadır.

    14- diş protezlerine yaş sınırı getirilerek 18 yaşını doldurmamış veya 45 yaşından gün almamış kişiler protez bedelinin yüzde 50'sini cepten ödeyecektir.

    15- çalışanlar ile emekli dul ve yetimler, özel hastanelerden yararlanmak için sağlık hizmeti bedelinin yüzde 20'sini cepten ödeyecektir.

    16- sosyal güvenlik kurumu'nun oluşturacağı bir komisyonun belirleyeceği tedavi yöntemleri dışındakilere, üç katına kadar fark ücreti ödenmesi öngörülmektedir.

    17- muayene ve tedaviler için şimdilik 2 ytl; protez, ortez ve ilaç bedelleri için yüzde 10 ve yüzde 20 oranında değişen oranlarda katılım payı ödenecektir.

    18- çalışması sona eren sigortalılardan, önceki yıl içinde 90 gün prim ödeyenlerin kendileri, 120 gün prim ödeyenlerin ise kendileri ile birlikte bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, 6 ay süreyle sağlık yardımlarından yararlanma hakkı kaldırılmaktadır.

    19- genel sağlık sigortası primlerini devletin ödeyeceği kişiler için asgari ücretin üçte biri olarak belirlenen yoksulluk sınırı, nasıl elde edildiğine bakılmaksızın hanenin tüm gelirlerini dikkate alacağından, toplumun büyük bir bölümü sağlık sigortası primi ödemekle yükümlü tutulacaktır.

    sosyal güvenlik hakları açısından yarınları tamamıyle güvencesiz bırakan ve amaçlanan norm ve standart birliğini çalışanların aleyhine daha da bozan bu düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir.


    emek platformu
    türk-iş, hak-iş, disk, kesk, türkiye kamu-sen, memur-sen, bask türkiye işçi emeklileri derneği, tüm işçi emeklileri derneği, tüm bağ-kur emeklileri derneği, tmmob, türkiye barolar birliği, türk tabipleri birliği, türk diş hekimleri birliği, türk eczacıları birliği, türk veteriner hekimleri birliği, türmob"
    (eleanor, 14.03.2008 20:58)
  14. eşitlik sağlamaya çalışıyor gibi gözüken bir tasarı olsa da insanların emeklerinin eşit olmadığının gözardı edildiği yasa tasarısıdır. neymiş efendim, eğer emekli maaşınız size yetersiz geliyorsa ve bu sebeple emekli olduktan sonra başka bir işte çalışırsanız emekli maaşınız düşürülecekmiş. bunun adı da haksız kazancın önüne geçmek olacakmış. buna resmen programlı fakirleştirme denir.

    bu konuda recep tayyip erdoğan'ın "sendikalar yalan söylüyor, bize güvenin." temalı mesajının güvenden ne kadar uzak olduğunu eklememe gerek yok sanırım. geçen sene ilk kez uygulanan vergi iadesi düzenlemesi geçmeden önce sayın başbakan: "bize güvenin, zararınız olmayacak!" diye hepimizin yüreğine su serpmişti. o sırada isyan edildiği gibi birçok insan mağdur duruma düştü. ve şimdi yine aynı senaryo uygulanıyor.

    ama tabii, sizin can-ı gönülden sevdiğiniz vatandaşınız da yalan söylüyor, değil mi sayın başbakan?
    (bosvermis bunye, 14.03.2008 21:05 ~ 21:06)
  15. bugün 14 mart 2008 de yani tıp bayramında istanbul cerrahpaşa tıp fakültesi önünden saraçhane parkına kadar süren bir yürüyüş, miting yapıldı bu emekçi ,halk düşmanı tasarıya karşı. uzun zamandan beridir belki de ilk defa bu kadar katılımı yüksek ve neredeyse tüm sendikaların tüm emekçi birliklerinin yer aldığı bir birlik oluşturuldu, amaç bu tasarının, tasarı olarak kalmasını ve yasalaşmamasını sağlamaktır.artık en azından çalışanlar -emekçiler- akp nin halk düşmanı sermaye köpeği bir parti olduğunun farkına varmıştır. çıkarılmaya çalışılan bu tasarıyla artık sağlık tam anlamıyla özleştirilmeye çalışılmakta ve resmen parası olmayan ölsün denmektedir, çünkü hastaneye attığınız adımla beraber "katkı payı" adı altında soyulmaya başlanmaktasınız. zaten bunun temelleri atılmaya ve varolan sistemin altı oyulmaya başlanmıştı bir süre öncesinden. bir örnek ,araştırma hastaneleri yani tıp fakültelerine giden memurlar için devlet tarafından ödenmesi gereken pay kasıtlı olarak ödenmemektedir, nasıl mı? önce özel hastanelere giden memurlar adına ödenmesi gereken devlet payı ödenmekte, sonra eczanelere ilaç payları ödenmekte , ödenekte para kalırsa araştırma hastanelerine ödeme yapılmaktaydı. yani devlet hastaneleri kasıtlı ödeneksiz bırakılmaktaydı . amaç bu tasarının geçmesi için destek alabilmekti tabii.ama bugün sendikalar için "yalan söylüyorlar" diyen başbakan, cevabını aldı diye düşünüyorum.

    sanki veteran toplummuşuz ya da yaşama süresi ortalaması 70-80 e dayanmışmış gibi 65 yaşında emekli olmanın dayatılmasına karşı bugün alanlardaydı milyonlar ve olacaklar da. çünkü bu tasarı halk düşmanıdır, işçi- emekçi, öğrenci düşmanıdır. çünkü bu tasarı geleceğimizi ipotek altına almaktadır. çünkü kimse mezarda emekli olmak istememektedir . çünkü bu tasarının ucu herkese dokunmaktadır. artık uyanma vakti gelmiştir.iş bırakmayla, mitinglerle basın açıklamarıyla başlayan süreç genel greve kadar gitmektedir. bugün uyarıyı vermiştir çalışanlar gidişat genel grevi göstermektedir. zannedersem uyuyan dev uyanmaya başlamıştır.işbirlikçi akp nin ve kasımpaşa imamının bilmesi gereken bir şey var ki , bu tasarının yasalaşmaması için herkes elinden geleni yapacaktır. artık insanların kaybedecek bir şeyi kalmadı çünkü ,kömür dağıtmalarla kazanılan oylar bir yere kadar getirir sizi, zafer sarhoşluğu içinde ben yaptım oldu mantığı halka rağmen olamaz . o dev bir uyanırsa işte karşısında hiçbir güç tanımaz.siz de er geç öğreneceksiniz bunu

    gün gelecek, devran dönecek
    akp halka hesap verecek
    (eleanor, 14.03.2008 21:32)
  16. hükümet ile emek platformunun bir türlü anlaşamadığı yasa oldu. ne gündemler geldi, ne gündemler gitti üstüne. ergenekonlar, parti kapatmalar, ler, lar... filler tepişti, olan yine emekçiye oldu. kötüye giden ekonomi, demokrasi nutukları, yenilenen ulusal kahramanlarımız.

    yasa emekçilerin ve emekten yana olanların talep ettikleri gibi geri çekilmiyor ne yazık ki. ne de olsa imf emrediyor, akp meclisten geçiriyor. sendika olduğunu son zamanlarda iyiki hatırlamış bazı sendikalar bir araya gelip eylemler, toplantılar, eylemlilikler gerçekleştirmeseydi şayet o eski mendebur haliyle geçecekti yasa meclisten. ama bu kadar baskıya dayanamayan meclis yasada düzeltmelere, iyileştirmelere gitmeye başladı.

    her ne kadar türk-iş başkanı % 90 olarak yasa üzerinde anlaştık dese de, kuşlar söyledi bana yasa geri çekilene kadar eylemler ve dahi çalışmalar devam edecekmiş.
    (aglaures, 25.03.2008 21:58)
  17. sigortalı çalışan çocuk sayısında patlama yaşanmasına neden olmuştur.
    (damda deli var, 21.04.2008 16:30)
  18. çalışanlarda aranan prim ödeme gün sayısı 7200'e çıkacak, 2048 yılında kadın ve erkeklerde emeklilik yaşı 65'e yükseltilecek. (bkz: mezarda emeklilik)
    (emre1905, 08.05.2008 03:05)
  19. sözlük yazarlarının eğer yasa çıkarsa ne olacağına dair gerçekten yararlı bilgiler sundukları , ki çok faydalı olmuştur kanımca, sosyal devletin nasıl olmayacağını gösteren yasamsı şeydir.ben sadece, yasayı çıkartanların zihniyetinin, duruşunun, isteklerinin net ortaya çıkması bakımından, niyetlerinin anlaşılması bakımından da bu yasanın bize bir sürü şey söylediğini düşünüyorum..

    devletin iflası denilen şey budur..ya da şöyle söylemeliyim, iflas ettirilen, iflastaymış gibi davranmak budur.:sen vergini ver, benim için çalış, devletine zeval gelmesin, sus konuşma, la kime diyom bak atarım seni, ne yapıcan emekli olup da çalış biraz daha, e zaten o yaşta ikramiyeyi ne yapıcan biz senin yerine birine veririz, e hasta olma bak kendine ben mi dedim hasta ol diye, bak bir de param yok diyo, ödeyeceksin sigortanı,ne, zaten vergi mi veriyon?! la olm bölücümüsün sen vergini veriyon da biz arab'a, dubailiye amerikalıya mı satıyoz sanki fabrikaları, hem verdiysek biz verdik sanane özgürlük var memlekette sen mi ödedin yolun-köprünün parasını, la olm bak hala evet ben ödedim diyo ya alın la bunu içeri sık gözüne gözüne biberi suyu sık, sık da unutmak neymiş görsün en büyük bayrağın bizde olduğunu ,çalışmak insanı özgürleştir hiç mi okumadın allahsız seni, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalış, biz sana ibadeti öğretiyoz sen anlamıyon hala, istediğin acil serviste ölebilirsin özgürlük getirdik biz daha ne istiyon, üniversiteler paralı mı, ya var ya valla asıcam bak seni, parasız olsun da çiftçinin köylünün işçinin oğlu-kızı da mı okusun, onlardan adam çıkmaz ayak takımı yönetemez bilmiyon mu bunu sen...

    yasanın çıkma nedenlerinini tamamı haksızdır, tamamı devletin emeği kapitale sunmasından ibaret bir geçiş sürecidir, mahkemelerden dönecektir kanımca yasa..ya da yasayı çıkaran amcaları öğreten adama havale etmek gerekecek ki bu duruma sevinir öğreten adam..
    (zeushera, 08.05.2008 15:34 ~ 15:36)
  20. 2008 yılı içerisinde, meclisten geçirilen ve de haziran ayı itibariyle hükümlerinin çoğunun geçerli olacağı yasaydı; toplumsal muhalefetin ise ne zamandır üzerinde serili olan ölü toprağını silkelediği bir olaydı belki de. ama toplumsal muhalefetin çabalarıyla ancak prim gün sayısı geri çekilmesine karşın; kalan hükümlerin çoğu olduğu gibi geçti bile denilebilir meclisten.

    emeklilik yaşının kademeli de olsa 65 yaşına çıkması, aylık bağlama oranının düşmesi, emeklilikten sonra sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışma hakkının kaldırılması... ilk akla geldiğinde sayılabilenler; ee şu ünlü lafımız vadır ya hani demokrasilerde çare tükenmez diye; 2008 haziran ayından itibaren geçerli olacak bu hükümler için nisan ve mayıs aylarında 3 aylık bebeği dahi sigortalı yapmışlardı. nisan ve mayıs aylarında sigorta primlerini ödemeye başlayan 864 bin kişi ise iki ayın sonunda sistemden ayrılmış. bundan devletin kazancı ise tam olarak 300 milyon ytl olmuş; dahası?

    televizyona çıkıp da sosyal güvenlik uzmanı olarak kendini tanıtanları ve de bu tavsiyelerini unutmamak elde değil ki. herkes sigortalı olunca sorun çözümlendi kurtulduk sanki. ee ya haziran ayından itibaren doğanlar vesaire diye çoğaltılabilecek örnekler?? işte tam bu noktada haykıracağımız slogan; yaşasın pasifizm olacaktır!!
    (aglaures, 03.09.2008 09:44)
  21. eveeeet! 25 yıldır yürürlükte olan ve maddi imkansızlıklar içerisinde olan öğrencilere "çalışma bursu" adı altında üniversitelerin sağladığı, öğrencilerin ayda 32- 80 saat çalışmaları suretiyle aldıkları 80 - 200 ytl civarındaki parayı bu yeni yasa ile baltaladılar. istanbul'da en az 20.000 öğrenci bu çalışma bursundan yararlanıyordu. ankara'da da bir o kadar olduğunu varsayarsak ve diğer şehirleri de düşündüğümüzde çok yüksek rakamlara ulaşacağı kanaatindeyim mağdur olan insan sayısını.

    25 yıllık bu güzel sistemde, hem üniversite kütüphane, bilgisayar salonları, spor salonları, yemekhane vs. gibi çalışanlarına ve öğrencilerine hizmet sağladığı bölümlerinde çalıştıracak öğrenci bulamayacak, bulsa öğrencilerine eskisi gibi çalışma bursu adı altında verdiği bu -kimilerine göre cüzzi- parayı ödeyemeyecek. maddi sıkıntılar içerisinde olan öğrenciler ise ya devlet, üniversite, vakıf vb. yerlerden yeni burslar bulmaya çalışacaklar ya da bütün günlerini makarna yiyerek geçirecekler.

    bu yasa ile birlikte:
    -üniversitelerde çalışan öğrenciler, ailelerinden yararlandıkları sağlık karnesi kapsamından çıkartılıp kendilerine yeni ssk kaydı yapılacak.

    -30 günü doldurmadan ssk primleri başlamayacak, primleri başladığında ise hakları olan paranın %100 ü prim olarak ssk ya ödenecek

    -zaten haftada 2 günden ayda 6 gün çalışan öğrenciler, 5 ay boyunca çalışıp bir bok alamayacaklar, 5 ayın sonunda ise hak ettikleri 80 ytl ssk primi olarak devlete gidecek.

    -hükümet, kendi seçmeninin olduğu yerlerde 50kg lık kömür paketleri dağıtmaya devam edicek ve öğrencilere dağıtılan bu paralar yıllar boyu içine ettikleri sosyal sigorta sistemini telafi etmek için diğer emekçilerden kırpıldığı gibi öğrencilerden de kırpılacak ve...

    durmak yok, yola devam!

    ümüğünü sıktırmıyordun imf ye, değil mi? c.başkanı'nın, kabine üyelerinin, milletvekillerinin maaşları artıyor, negzel.

    iş sahibi kesimin ümüğünü sıkıyosun, oldu. ailelerimiz yaptığın kıyaklar sayesinde okuttuğu çocuklarına gönderdikleri harçlıkları arttıramıyorlar, sikindirik tostlar 1.5 ytl, 2 ytl. karın doyurmak bile zorlaştı.

    hadi burs da çıkmıyor, herkes kendi akrabasını, tanıdığını, partilisini destekliyor. kalanlar ise cidden çok zor durumda olanlara gidiyor. hepsine helal olsun.

    ya, 3 kuruş burs niteliğinde parayı da üniversitenin bölümlerinde emek harcayarak, gece 01.00-06.00 saatleri arası bilgisayar salonunu organize eden, kullanıcılarla ilgilenen öğrencilerin ayda aldığı 80 ytl yi niye kırparsın be adam! 25 yıldır üniversitelerde işleyen ve hiç aksamayan bir sistemdi bu. 800 ytl ye tam zamanlı 2-3 kişi çalıştıracağına 10 tane öğrenciyi ayda 32 saat çalıştırıyordu ve onlara destek babında bir para veriyordu. helal olsun ona da sulandınız.

    sözün bittiği yerdeyiz. bakalım sonu nereye gidiyor.


    (bkz: ananı da al git burdan)
    (bkz: demiştin de şaka sanmıştım)
    (bkz: türban ve terör ile uyutulan halk)
    (bkz: her halk hakettiği şekilde yönetilir).
    (bab the kenk, 03.12.2008 20:45)
  22. şu anda sadece türkiye'de değil dünyanın pek çok ülkesinde benzer politikalar uygulanmaya çalışılıyor. devletler sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarını azaltma çabasındalar. fransa ve yunanistan'da büyük grevler ve yürüyüşlerle bu yasalar engellenmeye çalışılıyor. şu an yasanın getirecekleri ile ilgili yeterli farkındalık yok. biz de bu yasayı engelleyebiliriz. biz karşı koyarsak bu yasayı geçiremezler!

    ama türkiye gibi devletin meşruluğunun had safhada olduğu bir ülkede devletin tepesindekilerin uygulamalarını bir miyop gibi seyreden ve geleceğini göremeyen bir halk söz konusu olduğundan geçmememesi konusunda hiç bir umudumuzun kalmadığı yasa..kaldı ki geçti büyük kısmı...

    ve gün gelecek bu yasanın acı meyvelerini tattığımızda bu yasa geçiriliken -aziz nesin'in bir hikayesinde geçtiği şekilde- du bakali nolicek şeklindeki pasif bekleyişimizin acısını yalnızca biz değil çocuklarımız da çekecek..

    ülkenin maliye bakanı çıkıp pişkin pişikin sırıtık bir ifade ile "yawu ne komunist bir ülkeymişiz, sat sat bitmiyor" derken özelleştirmeye sesini çıkarmayanlar elbette liberal kapitalizmin bu gidişine sesini çıkaramayacaklardır. artık insanlar yargılayamayacaklardır hiç kimseyi..kişileri artık yalnız ve yalnız tarih yargılayacaktır. tek temennim en kısa zamanda bu zihniyette olanların hepsinini tarih çöplüğünde yer almasıdır. tıpkı 94 yılında 5 nisan kararları'nı alan tansu ciller gibi bunlar için de tarihin çöplüğünde rezervasyon yapılmıştır. kendilerini tarihe havale ediyoruz.
    (asayisberkendal, 12.01.2009 20:48)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil