kafa yoran ile yormayan arasındaki ince çizgiyi belirleyen, birikimleri bazı olaylar karşısında aşırı tepkiye neden olan, basit ama doğru olanı yapana nadide yazardır.
(bkz:
buyrun benim)
(bkz:
amına koyayım)
yok neymiş saçmalıyormuşum."ayh kendimi belli ettim. madem ettim şuradan başlayarak kaygılarımı yazayım".
buralara ipinizi koparıp gelip "ahahaha
tavuk sikilmiş" goygoyculuğu yapmak siz basit fikirli, herşeyi bilen
soytarıların kolayına giden bir iş. konuyu saptırıbilecek kabilileyet nasıl yazacağını bilemeyen insanda olur, mesaj verme kaygısı güdende değil. " ayh laf sokuyor"(bkz:
ne sandın yarrağım). siz konuyu(bkz:
@3712904) saptırınca biz birşey diyor muyuz?(bkz:
@3703963 )sevgilinizi gözümüze sokunca sizi " sevgilisini dağlara taşlara saçan yazar" kalıplandırıyor muyuz? bizene sizin sevgilinizin size "ok" diye mesaj atmasından. durum yazarı " ayh durum yazarı diye sınıflandırdım". mesaj kaygısı güdene laf eder bunlar birde lan siz daha mesaj bile veremiyorsunuz. sevgilinizin mesajını ancak verebiliyorsunuz. konu dağılıyor neyse (bkz:
@3698522 )bir de bu var tabi. (bkz:
@3698320 )sözlük erkekleri bunu gözardı etmeyin mesaj var. bir de bir grup var böyle. mesajı aldınız (bkz:
yirim). biraz daha irdelersek (bkz:
@3686899) nerede tesla nın bilgileri. tabi herkes biliyor ne yazacaksınız ki. yazında biz görelim tesla kim neyin nesi. ha bir örnek vereyim:" takıntılı olması ,herşeyi üçerli gruplar halinde bölmesi , saplantılı biri olması ve fobileri olması ..." bir tane verdim dört tane değil. son bir ek daha yapıp bu paragrafı kapatayım.. insan önce kendine bakar sonra çevresine. daha kendinizi düzeltemeden etrafınıza mesajlar, ayarlar saçmayın, saçmalamayın.
dahası giri yazmak için kasılır. siz kelimeleri düşünerek değil, götünüzden yazarsanız evet kasmış olmazsınız ama yazdıklarınızda o
kıllı götünüze benzer oda başkalarının ilgi konusu. sonra siz bir de gider "bilmem ne yazarının girilerinin ne kadar sevilmesi" başlığını da açarsınız. sonra onun altında da ne çekersiniz bilemem. (bkz:
@3702981) hak veriyorum kesinlikle haklı. birde 3-4 paragraftan oluşan bir giri göremiyoruz bazı arkadaşlarda. tabi bu arkadaşlar için şunlar söyleniyor: o kadar kasmıyorum ki birer cümle ile herşeyi anlatıyorum. aslında çok öz ve kelimelerin üstadıyım. bir cümlede onlarca satıra bedellik şeyler anlatıyorum. " aferim utku akşam madalyanı takarım". bir mesaj kaygısı yaşadım hemen bildiriyorum (bkz:
beyrut reporting in) kısa ve net yazabilmek bir marifettir ama kısa yazacağım diye ne yazdığını bilememek gaflettir. (sycokiller lvl 3 atasözü üreticisi )
bastırma,
bilinç düzeyine ulaşan uygunsuz uyaranların ve düşüncelerin iradesizce ve otomatik olarak bilinçdışı alana gönderilmesidir. dolayısı ile insan bu tip şeyleri yazıya dökmeye çalışmaz. zaten bunları bilinç düzeyinden uzaklaştırmak için istemsizce belirli bir enerji sarfedilmektedir. biraz daha ilerletirsek bastırılan düşüncülerin ve bununla ilgili olan şeylerin bilinç ile ilişkisi tamamen kesilir. eğer bir düşünce çok güçlü ise tekrar bilinç düzeyine dönmeye çalışır. dolayısı ile filmlerde gördüğünüz ve duyduğunuz o bilinçaltı, bilinçüstü kavramları pek de öyle sandığınız gibi değil. o yüzden merak etmeyin mesaj kaygısı güden insan bilinç düzeyinden ulaştırdığı bilgileri size sunmazlar, bu tip hayallere kapılmayın. anlatmak istediklerini zaten mesajları ile iletirler. kaygılı insanlar kaygılarını iyi dile getirirler.
birde hiç
kitap okumayan bir insan olduğum için mesaj verme kaygısını o kadar güdüyorum ki cahilliğim anlaşılmasın. gidiyorum misal kitap başlığına yazdıklarım hemen anlaşılıyor dammit! "kitap okumak faydalıdır, okuyalım, okutalım" yazıyorum olmuyor. anlatamıyorum. ne yazacağım bir bilebilsem. çünkü ben sadece mesaj verebiliyorum. tanım yapamıyorum. ifade yeteneğim kısıtlı. kitap başlığına kitap tanımı yapılır, kitap okumak faydalıdır yazılır. kitabın tanımını buraya 500 farklı dilde yazayım da. "awww ne sikik adam sol frame i sikiyor sanki biz kitabın tanımını bilmiyoruz" diyin entellerim benim. (bkz:
yirim). bazı entellerde bunu şu şekilde söyler " takıl kafana göre kardeşim. kimse senden mesaj beklemiyor. yaz gitsin." bir yandan da şunu yapar (bkz:
@3706077) yaz gitsin. altına verilen mesaj da şu "yea ağbi aslında hiç böyle değilim ben kasmıyorum normal halim bu" yada şu da olabilir (bkz:
@3485285) hiç mesaj vermiyorum ironi ile karışık laf sokuyorum. şehitler bik bik hedesi. bir yandan da komkçilik çabaları (bkz:
@3697443) veya (bkz:
@3484540) bunun vb. onlarcası heryere saçılmış."ayh ne salaksın necati, ben orada süleymana laf sokmak için komikçiyim" (hell yeah ne diyalog kurdum ). bir de şu var aslında yazıların genelini ele aldığımızda daha farklı bir çıkarım da yaparak ve (bkz:
@3473349) bu gibi girileride referans alırsak her durumu yaşayan ne bilgili bir diyalog yazarlarımız olduğunu da anlarız. "yavrum sen git kurtlar vadisine aşk senaristi ol" ayrıca insan kalıpçısı (bkz:
@3452675) bu giriyi de seçerek buldum en güzeli. "yeaa yavrum siz diyalog kurup duruyorsunuz, zerre faydanız yok bize biz size fitil olunca tüüü kaka dimi " tabi anlayışlı olmak lazım ne de olsa yaz gitsin yazarı neden kassın ki.
biz
zavallı mesaj verme kaygısı güden yazarlar çok rahatsız durumdayız. bize
özgürlük verilsin. ha bir de bir mesaj kaygısı daha güdeyim. " sizi herkes anlıyor üüü bizi anlamıyorsunuz"
-süleyman gördün mü mesajı nasıl koydum?
-abi çok eziksin, mesaj verme kaygısı güdensin!
-(bkz:
ne sandın yarrağım)