anna-baba ikilisinin çocuklarının istikbalini düşünürken; planlar, hayaller kurarken onlar hakkında; kendilerinin de buna ne kadar maddi-manevi katkıda bulunabileceklerini tartışırken gece karanlığında; çocukları uyumuşken ve kendileri de harap olmuş, yorulmuşken.. belki de tek ortak, ne olacağı muamma olan bir cevabın sorusudur. aslında onlar kendilerini düşünmezler pek; çocuklarını düşünürler. o yüzden ''
sonumuz ne olacak?'', diyerekten birbirlerini suratlarına yanık bir umut ve umutsuzlukla karışık ifadeyle bakarlar. ''
ben kimim?'',
''neden ben?'' v.b. sorularının ötesinde bir tat..