okulun son dönemi iyice
semptomları kendini belli eden hastalıktır..kaçınılmaz belli başlı değişimlere vücut karşılık vermeden uyum sağlamaya çalışır..artık okul bitmektedir, ve
beyin bunu anlasa bile
kalp anlamayacaktır..başlıkta sözü geçen vurdumduymazlık da dahil olmak üzere çoğu duygunun kaynağı da bu hiçbirşeyden anlamayan ve sorun olan kalp olacaktır..
dedik ya okul bitiyor zaten..
bitirme de alınmış, hafiften yazılmaya başlanılmış..keyifler yerinde, eşşek değiller ya bu dönemde adam bırakmazlar diye garip bir kendine güven söz konusu..
normal şartlar altında bahara gelen son aylar, haftalar, günler..geyşeyen bünyeler eşliğinde artan vurdumduymazlık hissiyatı..
bu vurdumduymazlık; son sınıf olmaktan çok hayatın yeni bir evresine atılmayı bekleyen bireyin nereden geldiği hakkında en ufak bir fikri olmadığı bir duygunun mümessili olabilir..veyahut elle tutulur bir adam olmanın verdiği o olgunun zararlı yan etkilerinden biri olabilir..başta dediğim gibi, son dönemde öğrenci bırakılma ritüelinin sağlayacağı sahte güven duygusunun yansımaları olabilir..öte yandan, başka bir bakış açısından düşünülürse, yılların verdiği bir yorgunluğun öğrenci üzerindeki haklı oluşumlarından biri olabilir..belki bir daha böylesine bir kantin ortamını yakalayamayacak olmanın verdiği endişenin nedeni ile kalan dakikalara sıkı sıkı sarılmanın verdiği bir izlenim olabilir..aa, boşvermişim dersleri, oturur kantinimde, yaparım geyiğimi, oynarım son el king'lerimi en sevdiklerim ile beraber..bir daha kimbilir nerede bulacağız böylesine nezih bir ortamı..
kısaca altında yatan gerçekler binbir türlüdür bu vurdumduymazlığın..ondan dolayı, son sınıf psikolojisine sahiplerin daha da iyi anlayabileceği bu duruma olumsuz ve negatif yaklaşmamak gerek..haklı nedenleri de vardır bazılarının..