yazarlığını yakın çevresine teyit ettiren insan modelidir.
yayınevine vermeden önce hissi duygularını en yakını ile paylaşır. bundan daha normal bir şey yoktur.
kitap okumanın zevkine varamamış ve son kitabını uyumadan önce annesinden dinleyen insan modelidir.
(dzingis, 20.09.2007 22:28 ~ 22:28)
ardından şu değişiklikleri yapmış insan modelidir:
orijinali:
odaya süzülen ışık hüzmesi göz kapaklarını kaşıyordu. kalksam mı? diye düşündü bir an, içinden geçen eskilerin kanamalarını durduramamıştı henüz. içeriden mürebbiyenin sesi işitildi "tobyas kahvaltıya inmiyor musun?" diyordu kendisine. evet dedi! tobyas benim, o zaman içimdeki kim?
anne editi:
ışık gadasını aldığımın odasına sızıveriyordu, gözü kamaşmıştı. galkıverem diye düşündü, midesi sirke gibi olmuştu akşam zıkkımlandığı rakı yüzünden. içeriden havva ninenin sesi duyuldu "gurban olduğum gelde bal gaymak yi" diyordu kendisine. evet dedi gidip de yiyim, yoksa komşunun oğlu piç irfan yir.
orijinali:
hayır! dedi doktor manuel, hayır her istediğiniz an çıkıp gidemezsiniz evden, akciğerleriniz size ihanet edebilir. aslında haklıydı doktor, zaten zor nefes alıyordu. ya yolda bir başınayken kriz gelirse ne yapardı. isabella'ya seslendi, "çıkalım" dedi, bugün beraber gezelim eşsiz güzellikteki pembe tabanlı orman içlerini. elele tutuşmak, tatlı bir kaç söz eminim sana da iyi gelecek dedi. beraberce yürürken gözleri birbirini arasa da kafaları dönmemek için inat ediyordu yüzyüze...
anne editi:
du bakem nereye dedi baytar, du bakem gafana göre gaptırıp gidemezsin evden, ciğerin çürümüş ölüverirsin! aslında haklıydı baytar zaten tık nefes olmuştu. ya sarı musaların tarlasında yığılıverirse ne bok yerdi. hamide'ye ünledi "gidiverek" dedi, bugün beraber gezelim şehitlik çayırını. elimizi tutuşalım, bir iki lafın belini kıralım sağa da iyi gelir dedi. gafaları başka başka yerlerde gezi geziverdiler.
orijinali:
redingotunu arıyordu ışıl ışıl, iri mavi gözleriyle. anne çıkmam lazım redingotumu gördün mü dedi. portmantodadır yavrucuğum! dedi annesi evet oradaydı giyindi ve çıktı.
anne editi:
gocuğuna bakınıverdi fıldır fıldır, fel fecir okuyan gözleriyle. ana! çıkacam gocuğum nerde dedi. nerde çıkardıysan ordadır diye ünledi anacığı. sinire kesti incecik kazakla vurdu kendini kahvenin yollarına.