taksiye verilecek bir miktar ücrete ve bir ton sinir bozukluğuna gebe eylemdir.alternatif olarak aileye söylenebilecek güzel bahaneye de konu olur.arkadaşa gidilir iki tek atılır.
insan deliye dönüyormuş bunu öğrendim az önce. hatta 5 saniye önce durağa ulaşmış olsaydınız kaçırılan otobüse binmiş olabileceğiniz ihtimali aklınıza geldiğinde ise yaşanan o karmaşık duyguları tarif etmek mümkün değil. ve sonuç bir sürü sıkıntılı,bunalım dakikalardan,bir sürü vesait değiştirme işlerinden ve normalde eve gidilmesi gereken saatten 1 saat sonra eve ulaşmaktan ibarettir. akbilinizin de size yetecek kadar dolu olmaması gibi olayın can alıcı bir noktası da var ama ondan işi dramatize etmemek için hiç bahsetmeyelim daha iyi...
önce küfretmeye yol açan sonra bilimum arkadaşları arayıp aga otobüs mort oldu sende kalıorum şeklinde diyaloglar doğuran hiç çare yoksa taksiye bi dünya para bayılmayı gerektiren durumdur.bazen yürümek de imkansızdır. **
son otobüse bindikten kısa bir süre sonra kokpite usulca yaklaşılır. seyir esnasında şöförle konuşmak yasak olduğundan şöföre işaretlerle "otobüsü kaçırıyorum, vatikana çek" denir. budur.
şöför dile gelip "vatikandan geçmez" derse, "yakınında indir o zaman" diye sertçe tepki gösterilir ki kaçırma, kaçırmaya benzesin biraz. değil mi?
ilk otobüsü beklemek kaderiyle karşı karşıya bırakır insanı. son ve ilk kavramlarının birbirlerini bu kadar mecbur bırakması da ancak hayatın ironikliğiyle açıklanır sanırım.
en talihsiz durumlardan biridir bazen, hele ki istanbulda yaşanıyorsa ve istanbulun her köşesine otobüsler belli saatlerden sonra kalkmıyorsa...
geçenin bir vakti tüm yorgunluğunuzu atmak için sızdığınız tv karşısındaki koltuğunuzdan ani bir telefon sesiyle uyanırsınız, gözleriniz açılmak istemez, yarı kısık gözlerle telefonunuzu ararsınız bulursunuz, karşınızdaki en sevdiğiniz dostlarınızdan biridir, son otobüsü kaçırmışım size gelebilir miyim yatıya der, uykunuzdan uyandırılmanın verdiği asabiyetle tamam ama taksiye bin dersiniz, karşınızdaki insan noluyor triplerine girer, tabi sinir ne arkadaşınıza ne de başka şeyedir, sadece mis gibi uykunuzun bölünmesinedir...