1. son kullanma tarihinin ne kadar geçtiği ve tüketilecek ürünün hangi kalite standartlarında üretildiği önemli bir husustur. son kullanma tarihleri genelde ürünün teorik bozulma süresinden ya da bünyeye zararlı bozulma yüzdesine ulaşma teorik süresinden bir veya iki yıl öncesi olarak yazılır. bu hem kazara tüketimler hem de tarihi geçen ürünlerin piyasadan toplatılması için gerekli zamana sahip olma açısından böyle yapılır. ama bu uygulamalar haccp iso vs kalite standartları seviyesinde üretim yapan ciddi kuruluşlar için geçerlidir. sezai marka bir kaşar peyniri ya da merdiven altında imal edilen bokella lar için bu durum geçerli değildir.
  2. öğrenci evlerinde uygulanan bir yöntemdir. en azından kendi dönemim böyle geçti. bakkala iade için götüremezsin, çünkü yazdırmışın deftere hacı. olmadı yüzsüzlük ettin götürdün bakkal daha bir ay geçmiş ıkı sene daha bişi olmaz. o zaman ne yapıcan tüketicen hacı. ölmedik yaşıyoruz ama artık tüketmiyoruz. makarna süzerken lavaboya dökülen makarnayı yemiş ve bişi olmamış arkadaşlarımı tanıyorum.. makarnayı kim yapmıştı?
    (bkz: sözlük yazarlarının itirafları)
  3. tembellikten yapılabilendir.

    zaman : yıllar önce
    yer : vadi yurtları

    almışız reşitpaşadan biraları, hava buz gibi. girmişiz sıcacık yurdumuza, biralarımızı keyifle höpürdeticez.tam açarken kapakları farkettik son kullanma tarihlerinin geçmiş olduğunu. üşendik dönmeye, bi güzel içtik biraları, son kullanma tarihinin biranın çarpma kuvvetine etkisi üzerine hipotezler üreterek.
  4. şayet söz konusu ürün prezervatifse, penisinizin 2 ila 3 saat arası uyuşması gibi sonuçlar doğabilir. tabi ereksiyon falan da direk gider. saatler sürecek heyecan fırtınası başlar. hadi azabını, çilesini geçtim yapacağınız seksten de olursunuz.
  5. yedikten sonra fazla bir anlam ifade etmeyen ürün.

    m: lan yusuf bunun son kullanma tarihi geçmiş a.q zehirlenmeyek
    y: hacı açtık doyurduk karnımızı, zehirlenirsekte onun caresina o zaman bakarız
  6. dikkat ettim de marketten alınan gıda ürünlerini son kullanma tarihine kadar bir türlü tüketemiyorum. hayır çok alsam anlarım bitmemesini fakat tek kişilik almama rağmen tükenmeyen bu ürünleri okuyup üflüyolar mı nedir ye ye bitmiyo arkadaş.

    sonra karnımın en aç olduğu zamanlarda yüzleşiyorum -bu acı gerçekle- bu tarihi geçmiş meyvelerle, envai çeşit gıdalarla. e haliyle noluyo birbirimize 10 saniye kadar baktıktan sonra alıyorum beynimi elime ve düşünmeye başlıyorum:

    ? şimdi bunu yesem zehirlenirim. sonra hastaneye git, eczaneye git filan bi dünya iş,
    ?? bunu yemesem, karnım aç olm ne yicem o zaman,
    ??? bunu yesem belki hemen hasta olmayacağım böyle yavaş yavaş etkisini gösterecek,
    ???? şimdi bunu yemesem bi dünya para verdik olm yemesek israf olur, ziyan olur,
    ????? şimdi bunu yiyip sınav arefesinde karın agrısıyla ugraşmak var,

    o kadar çok soru oluşuyo ki kafamda pascal üçgeni yalan yani o derece.

    yaklaşık 1 dakika kadar düşündükten sonra son kullanma tarihi geçmiş gıda maddesiyle çok taze olan başka birisi kombine ederek yemeye karar vermiştim.

    demek ki neymiş, önemli olan bayatlığın etkisini bastırabilmek. taze olanla bir karışım yapınca işte ortalama bir tazelik katıyorsun olaya. oh mis.

    eve gelen arkadaş: abi ya sen ne süper yemek yapıyosun? değişik metotların mı var olm?
    ben: ...

    (bkz: ölmeden önce söylenen son sözler)