|
|
- ahmet necdet sezer'in 16 mayıs 2007 sonrasına dair kaygılarını, türkiye ve dünya koşullarından dolayı içine düştüğü sıkıntıyı ifade eden tanımlama. bir geçiş dönemi sancısının diğer adı. farkına varılması gerektiği öne sürülen "tehlike" gerçekleştiği takdirde, geçmiş dönemin son temsilcisinin son dönemlerini tasvir etmek için kullanılacak tabir.görsel ifadesi için,
http://www.youtube.com/...
- olmayan bişeydir. son kemalist cumhurbaşkanı daha doğmamıştır, çünkü bütün gelen ve gelecek cumhurbaşkanları kemalisttir. kemalistlik nedir önce onu çok iyi sorgulamak gerekir. solcuların kemalistliği için hiçbir tartışma yapılmazken, sağcıların da kemalist olabileceği unutulmamalıdır. pekala koyu dindar bir insan kemalist olabilir ya da tam tersi ateist bir insan kemalist olabilir. önemli olan sağ-sol, dindarlık, ya da gündem yaratılarak tartışılan vs. konular değildir, önemli olan düşüncelerdir. kimse bu ülkeyi şeriatla yönetmek istememektedir zaten ya da herhangi bir başka yönetim biçimi ile. ara sıra kendi iş çıkarları için 28 şubatı yaratan kesim, yine ortalığı karıştırarak kendilerine fayda sağlamak istemektedir ve böyle kemalistlik gibi konuları gündeme getirmektedirler ve insanlar da medyanın gücünün etkisine kolayca girmektedirler.
laiklik kemalistliğin baş maddesidir. laiklik nedir peki? din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil midir? yani kimseyi dini yüzünden devlet işlerinden mahrum bırakmamak ta lazım gelmez mi? dindar bir insanın cumhurbaşkanı olması, eşinin başının kapalı olması neden bu denli sorgulanmaktadır ki? laiklik bu mudur? kemalistlik bu mudur? bence değildir! atatürk böyle düşünen bir adam değildir çünkü. kuvvetle muhtemel bu tarz yapay konularla gündemi meşgul edilen ülkemizi görünce kemikleri sızlıyodur.
neymiş? son kemalist cumhurbaşkanının dramıymış. ne dramı? neyin dramı? gerçekten çok merak edilesi bir dramdır bu dram. bugüne kadarki bütün cumhurbaşkanları kemalistti bazılarına göre. peki noldu ülkemizde bugüne kadar. süper güç haline mi geldik? kaldı mı atatürk zamanındaki ivmeli büyüme? günden güne azalmadı mı? önce bunların cevabını vermek gerekir. insanları başları kapalı olduğu için hiçbir resepsiyona davet etmemekle kemalist cumhurbaşkanı olunamaz, bu da değildir zaten iş! iş ülkeyi kalkındırmaktır, muhasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktır. lafta, gündemde, manşetlerde kalan kemalistlikle de bu işin olmayacağı aşikardır.
sözün özü magazinsel kemalist olmamak lazımdır, onu iyi anlayıp, kavrayıp uygulamak lazım gelir. bize de bu gereklidir.
- inkar edilemeyecek bir realitedir. şeriatla ya da başka yönetim biçimleriyle yönetmek-yönetilmek isteyen birilerinin pekala var olduğu ve 28 şubat ortamının hiç de iş çıkarları için yaratılmadığının bilindiği bir ülkede, son kemalist cumhurbaşkanının dramı, yaşanan vakıadır. zira kemalistlik gelmiş ve gelecek bütün cumhurbaşkanlarına ait bir nitelik değildir. mesela ahmet necdet sezer, turgut özal, fahri kotutürk (cumhurbaşkanları), recep tayyip erdoğan ve bülent arınç (olası cumhurbaşkanı adayları) tümden kemalistlerse eğer, "kemalizm" sözcüğü her anlama gelmektedir. her anlama gelen bir sözcüğünse aslında hiçbir anlama gelmediğini herkes gayet iyi bilmektedir. gelmiş-geçmiş-gelecek herkese "kemalizm" atfetme tavrının oldukça "magazinsel" olduğu aşikardır. bu "magazinsel kemalizm" çin'deki "magazinsel sosyalizm"e benzemektedir. orada kapitalist gelişim keskin sosyalist sloganlarla ve söylem düzeyinde sosyalizmden taviz vermeksizin yürütülmektedir. burada ise -mevcut iktidar dahil- kimse atatürk'e toz kondurmamakta, ancak birbiriyle çelişen bin türlü düşünce ve bol miktarda saçmalık atatürkçülükle-kemalizmle özdeşleştirilmektedir. son bir not; mevcut iktidar cesur davranamaz ve seçimi kendi inisiyatifi doğrultusunda sonuçlandıramazsa eğer, bir başka deyişle çankaya ezankaya olmazsa, son kemalist cumhurbaşkanın dramı 2014'e ertelenmiş olur! tabii aynı siyasi geleneğin, milli görüş ekolünün egemenliğinin sürdüğü koşullar altında söz konusu olabilir bu. bu da sonu belli olmayan bir çankaya kabusu demektir!
|