açık fikirli, hür vicdanlı, aydın ve akıllı gençler olarak böyle hutbelere itibar etmemeliyiz. onun yerine batı dünyasında bize daha çok saygınlık kazandırabilecek
muaşeret kaidelerine uymalıyız.
kaşık sağ elle tutulur, çatal da yanına bıçak kullanılacaksa sol elle; gerek yoksa sağ elle tutulur. kadeh sağ elle tutulur ve kaldırılır. sağ elle tokalışılır...
bi dakka ya? nedir bu sağ el takıntısı???? lağğğn!!! vay şeriatçı yobazlar. buraya kadar sızmışlar. tutmuyom amına koyiim. istediğim elle yerim. baktım olmuyor, köpek gibi tasımdan yalarım. doğuda ve batıda binlerce yılda gelişmiş sağ el kültürü umrumda değildir benim. çoğunluğu sağ elini kullanan bir dünya da doğuda ve batıda, islamdan önce ve sonra; kılıç tutmak, alet tutmak, kaşık tutmak gibi koordinasyon gerektiren işlerin sağ elle yapılma alışkanlığı olduğunu bilmem. bilmezden gelirim. elimin anatomik yapısını bile değiştirdim fareyi sol elle tutmak için. cezve ile zaten işim olmaz.
selamlama eli, iletişim kurma eli olan sağ elin yanındaki sol el hep ezik kalmıştır. tuvalette kıç silmek için, köpek saldırırken kendimizi korumak için, kılıç sallarken kalkanı taşımak için binlerce yıldır o el kullanılmıştır.
elbette bunun bir kültür öğesi olan dine yansıması da olacaktır. avrupa'da solakları, içine şeytan giren kişiler olarak görüp hiç de exorcist'teki gibi olmayan yöntemlerle ıslah etmişlerdir. islam'ın bu konuya yaklaşımı ise çok farklıdır. peygamberi öğüt etmiş; temizlik için, kirli işler için sol elinizi kullanın, sağ eliniz temiz kalsın. yemeğinizi de onunla yiyin. o vakitler tuvalet kağıdı icat edilmiş miydi, anti bakteriyel protex sabun var mıydı bilemiyorum. göremedim.
her neyse. bizler açık fikirli, hür vicdanlı, aydın ve akıllı gençleriz. dinci, yobaz ve salak görünmemek için bir sofraya oturduğumuzda ilk iş kaşığı sağ taraftan sola alıyoruz. çorbamızı da sol elle içiyoruz. pilavı da... çünkü böööööyle din istismarcılarının hayatımızla bu kadar oynamaları çok yanlış. çok taşak geçilecek bişey. bu hususta gireceğim 100 girinin ilki hayırlı uğrlu olsun.
breh breh breh...