''yemeğin sağ elle yenilmesi konusundaki temel kabul ise hadislere dayanır. ancak bilinmelidir ki hutbelerimiz birer tavsiye niteliği taşır. isteyen uygular isteyen uygulamaz'' gibi son derece açık cümleler içeren , buna rağmen çok bildiğini düşünen tipler tarafından tiye alınan hutbe. ayrıca bununla da yetinmemiş ''elbette solaklar sol elleriyle yemek yiyecektir'' cümlelerini de eklemişlerdir ki kıt anlayışlı insanlar bunu tiye almasın ama kurtulamamışlardır.
istanbul müftü yardımcısı ismail ipek diyor ki;
yemek yemenin de bize ait bir üslubu vardır. bizim üslubumuza göre de yemek sağ elle yenir. yemeğin sağ elle yenilmesi konusundaki temel kabul ise, hadislere dayanır. ancak bilinmelidir ki hutbelerimiz birer tavsiye niteliği taşır. isteyen uygular isteyen uygulamaz.
ben yukarıdaki, bu cümlelerde, mantığa aykırı bir yan göremiyorum. bir dayatma hiç göremiyorum.
acaba yarması** için dinle dalga geçmeyi matah bir bok mu sanmak lazım?
beni cidden bunları mı düşünüyor, bunlarla mı ilgileniyor bu adamlar diye düşünmeye sevkeden hutbe. hayır kullanmayacaksak allah baba neden bize sol el vermiş ki o zaman??
kimseye zorla yaptırılamayacak bir eylemin neden bu kadar insanlara battığı konusunda içimde merak uyandıran hutbe. kardeşim insan inanıyorsa , peygamberin hadislerinden yola çıkarak istediği gibi yemek de yer , istediği gibi peygambere de uyar bundan kime ne ki. bunu bir anlasak asıl o zaman çıkacağız fezaya.
-bak coni , bu et bıçağı , bu salata bıçağı , bu tatlı bıçağı.
-hmm tamam mamiii!
-bu çorba kaşığı , bu et çatalı , bu salata çatalı.
-hmm okeyyyyyy!!
-sol eline alacaksın çatalı , bıçak sağda.
-oooooooooook
-heh aferim coni öğrendin işte bak ne kolay. olur da bir gün pis müslümanlar hutbe falan verdirir aman ha uyma tamam mı canım.
-tamam mamiiii
eğer bu, hutbenin ana konusu ise yanlıştır, fakat söz arasında yani gelenek çerçevesinde işlenmiş ise doğaldır. hürriyetin nasıl bir gazete olduğu aşikar, bu gazete emperyalin bıçağı dediğimiz bıçağın en keskin taraflarında ülkemiz adına, o yüzden; bunu duygu sömürücü sözlerle savunmak yersizdir.
bu konu da ana konu olacak mahiyette değildir zira gerçekten de hem islam dünyasının hem de ülkemizin çok daha vahim gündemleri vardır.
özetle "isteyen istediği elle yer" denilmiş hutbedir. adamlar gayet açık bir şekilde biz sağ elle yemek yenilmesini tavsiye ediyoruz demişler; bundan sonra sağ elle yemek yenilecek, aksini yapanların tez kellesi uçurula gibi bir şey görmedim ben.
ancak, bu hutbenin "şimdi onlar öyle dedi diye sağ elle mi yiyeceğiz lan, eller havaya hoba" şeklinde taşak malzemesi yapılması abesle iştigaldir. aynı şekilde "kesinlikle sağ elle yemek yemeliyiz, sol elde çatal sağ elde bıçakla yemek yemek günahtır, batılılaşmadır ottur boktur" demek de abesle iştigaldir.
sen sağ elinle ye, o sol eliyle yesin, ben ayağımla yiyeceğim. kimseyi ilgilendirmez.
batı medeniyeti nasıl yemek yiyor diye değil solak olduğum için tek çatalla yediğimde de sol elle yiyorum. acaba artık diyanetin başka işi gücü kalmadı da bunlarla mı uğraşıyor dememe sebebiyet vermiş bir saçmalıktır bu, hutbe olarak adlandırılması dahi komik bence.
açık fikirli, hür vicdanlı, aydın ve akıllı gençler olarak böyle hutbelere itibar etmemeliyiz. onun yerine batı dünyasında bize daha çok saygınlık kazandırabilecek muaşeret kaidelerine uymalıyız.
kaşık sağ elle tutulur, çatal da yanına bıçak kullanılacaksa sol elle; gerek yoksa sağ elle tutulur. kadeh sağ elle tutulur ve kaldırılır. sağ elle tokalışılır...
bi dakka ya? nedir bu sağ el takıntısı???? lağğğn!!! vay şeriatçı yobazlar. buraya kadar sızmışlar. tutmuyom amına koyiim. istediğim elle yerim. baktım olmuyor, köpek gibi tasımdan yalarım. doğuda ve batıda binlerce yılda gelişmiş sağ el kültürü umrumda değildir benim. çoğunluğu sağ elini kullanan bir dünya da doğuda ve batıda, islamdan önce ve sonra; kılıç tutmak, alet tutmak, kaşık tutmak gibi koordinasyon gerektiren işlerin sağ elle yapılma alışkanlığı olduğunu bilmem. bilmezden gelirim. elimin anatomik yapısını bile değiştirdim fareyi sol elle tutmak için. cezve ile zaten işim olmaz.
selamlama eli, iletişim kurma eli olan sağ elin yanındaki sol el hep ezik kalmıştır. tuvalette kıç silmek için, köpek saldırırken kendimizi korumak için, kılıç sallarken kalkanı taşımak için binlerce yıldır o el kullanılmıştır.
elbette bunun bir kültür öğesi olan dine yansıması da olacaktır. avrupa'da solakları, içine şeytan giren kişiler olarak görüp hiç de exorcist'teki gibi olmayan yöntemlerle ıslah etmişlerdir. islam'ın bu konuya yaklaşımı ise çok farklıdır. peygamberi öğüt etmiş; temizlik için, kirli işler için sol elinizi kullanın, sağ eliniz temiz kalsın. yemeğinizi de onunla yiyin. o vakitler tuvalet kağıdı icat edilmiş miydi, anti bakteriyel protex sabun var mıydı bilemiyorum. göremedim.
her neyse. bizler açık fikirli, hür vicdanlı, aydın ve akıllı gençleriz. dinci, yobaz ve salak görünmemek için bir sofraya oturduğumuzda ilk iş kaşığı sağ taraftan sola alıyoruz. çorbamızı da sol elle içiyoruz. pilavı da... çünkü böööööyle din istismarcılarının hayatımızla bu kadar oynamaları çok yanlış. çok taşak geçilecek bişey. bu hususta gireceğim 100 girinin ilki hayırlı uğrlu olsun.
diyanet işlerinini görevi dinin emir ve tavsiyelerini, dinle ilgilenen kişilere aktarmaktır. onların işi budur yani evet adamlar cidden bunlarla uğraşıyor ve bunun fezaya gidip gidememekle zerre alakası yoktur.
şimdi; yukarıda linki verilmiş fetvadan;
- sağakların, solaklardan fazla sevap kazanacağı
- karanlıktan aydınlığa çıkma
- resmi toplantılardan içkinin kaldırılması
- şekilcilik
çıkarımları yapmak için, ya dinle dalga geçmek için yırtınmak ya da okuduğunu anlama meziyetine vakıf olamamak gerekmektedir.
kaç kere yazdım kitaplarımda. hiç okumuyorsunuz. bana böyle şeylerle gelmeyin. ömründe iki rekat namaz kılmamış adam zaten istediği eliyle istediği şeyi yer. sol elle yemek şöyledir, böyledir ifadeleri bu konuda hassasiyet gösterenler içindir. yoksa üstünlük yemekte değil, vermekte almaktadır. zira veren el alan elden üstündür.
bu hutbeyi verenlerin beyninin sol lobunu çalıştırmayan insan modellerinden oluştuğu göz önüne alınırsa - ki başka türlüsünü düşünemiyorum - çok da tartışılacak bir yeri kalmayan düşüncedir. ancak mantıktan yoksun olan bünyelerin sarf edebileceği türden.
hutbeleri bir stand-up gösterisine çevirerek gençlerin de camiye katılımın sağlanmasının amaçlandığını düşünmek istediğim hutbe.
bir de millet yemek için ekmek bile bulamazken hiçliği yedirmek için insanın sol elini haram kılmak nasıl bir anlayıştır merak ediyorum doğrusu. devlet yetkililerimiz önce bize yiyebileceğimiz yemeği versin de ben sonra düşünürüm nasıl yiyeceğimi.
güldürürken düşündüren, düşününce de dehşete düşüren hutbedir. bu tip saçmalıkların haber olduğu ve ilgi gördüğü bir toplumun mayısta seçilecek cumhurbaşkanından ve kasımda seçilecek başbakan, hükümet ve meclisinden hizmet ve toplumsal gelişme beklemek en az bu hutbe kadar gülünçtür.
-halkımızın yemek ile ilgili herşeyi dörtdörtlük, bir de sol elle yemese- şeklinde bir düşünce sonucu hazırlanmış hutbedir zannımca. çal, çırp, başkasının hakkını gözetme; hile, hurda, alavere, dalavereyle keseni doldur; çalışmadan maaş, hakkını vermeden ücret al; milleti kazıkla, rüşvet al, dolandır ammaaaa bu kazandıklarınla aldığın haram yemekleri zinhar sol elle yeme. sayın hocalarım, millet birbirini yiyorken sağla solla uğraşmak, constantinople kuşatma altındayken din adamlarının meleklerin cinsiyetini tartışmalarına benzemiyor mu?