herkesin tuttuğu kendine mantığından yoksun kişilerin, ancak bok atacam diye bok çukurunda nefes almaya çalışanların en trajikomik savunmasında sarfedeceği cümledir.
napıyoruz biz bu durumlarda? kıçımızı bıraktık gülmek için. diğer uzuvlarımızı kullanıyoruz.
feministtir sadece, peygamber değil. öbür yanağını uzatmaz elini kaldırırsan. öyle öğrenmiştir çünkü.
küfür kadına yakışmaz derler ama ağzını ne zaman bozacağını bilen kadın iyidir. nasırına basarsan çakar çakmaz çakan çakmak olur.
iyi tanışlarım oldu zamanında, hâlâ da var ya. maç bile seyredersin bunlarla, arada ağızlarından küfür kaçırırlar. candırlar yani. muhabbetleri büssürü kadından ve tabi ki bissürü erkekten (ahanda, kafayı kaldırınca görüyorsun) iyidir.
bu yaftayı yapıştıran kişilerde görülen temel bozukluklar şöyle sıralanır;
1. çocukluklarını yaşayamamışlardır.
2. 1.maddeden ötürü çocuk kalmak istemektedirler.
3. 2. maddeden ötürü iletişimin özellikle karşı cinse hakaret ederek kurulacağını sanmaktadırlar.
4. 3. maddeden ötürü götlerinden uydurdukları sıfatları gerçek sanırlar.
5. 4. maddeden ötürü ergenliğe geçmelerini sabırla beklemek gerekir.
6. 5. maddeden ötürü bu geçen zamanda bilmedikleri konulardaki beyanatlarını ciddiye alıyormuş gibi gösterip kalplerini kırmamak gerekir.
7. tüm 5 maddeyi geçip 1. maddeyi tekrar düşünmek gerekebilir.
adres göstermenin, sözlükte zühur etmiş hali. he gülüm he, böyle herşeyibendoğrubiliyorum diyerek karşısındakine ithamlarda bulunmak harikulade bir şey olsa gerek. sözde feministsin, sen sosyalist misin lan, sen ancak türksolu abonesi olabilirsin falan. ithamlara bak hele, neresinden tutsa elinde kalacak, kaldığı gibi de altını dolduramayacağı için kalakalacak işte.
aslında; şahsım bu sözlükçokbilmişlerinin ağır tahriklerinden tahrik olmakta; tüm bunları da ondan yapmakta. sizleri kötü emellerime alet etmek için sözde(!) feministmişçesine davranıyorum. süferim ben!
doğru bir yargı da olsa günlük anlamda yani pratikte geçerlliliğini yetiren yargının kişisidir.günlük yaşamda edilen küfürlerin gerçek anlamından çıkıp sadece laf kalıbı olarak kullanılması durumu geçersiz kılmıştır.her m..a koyım tarzı küfürler kullanıldığında amaç orda bulunan nesne ya da şahsa direk eylemi gerçekleştirmek için kullanılmaz.kızgınlık ifadesidir,bazen şaşkınlık ifadesidir,bazen sevinç ifadesi bilen olabilir.
bir de şöyle bir durum var ki gerçekte sokmalı olaylardan rahatsız olan güruha had bildirmenin derecesi olarak da bu tarz kalıplar kullanabilir.aha sen bundan tırsıyon ya al işte sana girsin babında.yoksa doğanın kuralı olan süper ötesi bir olayı kimse aşağılamak istemiyor.
aşağılayan varsa hah işte onlara da girsin(olay budur)
dinine küfreden adam müslüman olsa içi yanmazdı bu feministin. iktidarı ve onun yan ürünlerini eleştirirken onun kirli, terli, yapış yapış eril dilini kullanan insan kalkıp idealizmden falan bahsedince tuhaf oluyor.
- sokmalı çıkarmalı göndermeler yapan sözde feminist hakkında ne diyorsun necati abi?
* o "sözde" kısmını kaldıralım nuriciğim, ayıp oluyor.
- aaa abi, ne iş?
* çüküm var diye feminist olamıycak mıyım, feministliği ne sanıyon lan mal?
- ee abi kadınlar değil mi onlar?
* diyelim ki kadınlar. eee?
- abi ama çük görse keserler, düşman onlar. erkeklik karşıtılar falanlar ya hani
* nuri, her şeyi sözlükten öğreniyorsun dimi?
- ee abi çok güzel şeyler yazıyorlar ama. meme falan var hehe
* hı hı evet. sen takip etmeye devam et, bak şu yandaki başlıkta da hiç taraf okumamışlar taraf'a sallıyor; onlara takıl biraz da.
- tamam abi.
* koyun.
- nereye koyalım abi?
* sürü.
- abi?
* nuri defol!
sokmalı çıkarmalı göndermeleri yapmaya en çok hakkı olandır. şöyle açıklamak yerinde geliyor bana: nasıl ki siyah olmadığınız halde "nigga" derseniz ırkçı durumuna düşersiniz, eş cinsel olmayıp ipne, kadın olmayıp am, sik, orospu dediğinizde de seksist yaftasını yersiniz.
bu kadar basit.
edit: yukarda açıklanan sebepten dolayı, sözde olmayan feministlerdir.
sokmalı çıkarmalı göndermeler yapan feminist, birilerine sokup çıkardığında, sokulan kişi tarafından yediği yaftadır. sanki sokup çıkarmaya hizmet eden tek şey kendi sahip olduğu sikidir bu sokulanın. neyse alışık diilmiş, alıştırırız efenim.
aslında sokamayacağı hâlde "sokarım." diyen sözde feminist ile isim ve nik belirterek birisine açıkça "göt" diyemeyeceği hâlde ortaya göt lafını atan insan arasında fark göremiyorum.
sokuyorum, çıkarıyorum, muamele çekiyorum, alıştırıyorum, çıkarmıyorum alıştırıyorum, içinde tutuyorum. bazen sikerim seni yerine amarım seniyi kullanacak kadar seviyesizleşebiliyorum ama bu benim davama zarar vermiyor. burada sokmak tabirini metafor olarak kullanıyorum, halbuki egemen erkek toplumunun spermaları bunu bir fiil olarak kullanıyor. onlar ne anlar metafordan zaten. dilleri alışmış, hepsi aşağı seviyede. ben böyle kullanınca çok işlevsel oluyor, kimisi ironi sanıyor şakşakşakşak toplanıyor. şakşak mevzusu, göte kasıkla vurunca çıkan sesi kast ediyorum. göte göt deniyor ya bu memlekette, kimisi alınıyor. çok da seviyorum böyle aforizmal nitelikleri. dediğim gibi, sokmak çıkarmak erkeklerin siki zemininde algılanmamalı, ben sokunca ironik sokuyorum, çok soktun çıkar deyince diriliveriyorum. bir de alışık olmayanları alıştıran metod var, alıştıran cinsten, o işten alışmışlar anlıyor. şakşakşak müptelaları.
"sokma" ve "çıkarma" kelimelerini dilerse mecazi, dilerse gerçek anlamlarıyla kullanabilir bu feminist. "sikmek" kelimesini kullanmadığı sürece sığındığınız mesnetsiz argümanlarla eleştirmeniz saçma olur.
mecazi kullanım açısından bir itiraz yoktur herhalde. malum içinde bu kelimeleri barındıran pek çok deyimimiz var; "itin götüne sokmak" ve "bokunu çıkarmak" gibi.
fakat "sokmak" ve "çıkarmak" kelimelerinin gerçek anlamlarıyla eylem ifade ettikleri durumlarda da aslında pek büyük problem yok. bahsettiğiniz feministin eline şöyle uygun boyutlarda bir çubuk verirseniz onu dilediğiniz yere sokabilecektir muhtemelen. zira basit eylemler bunlar; alt tarafı eliyle çubuğu kavrayacak ve memnun olacağınız şekilde sokup sokup çıkaracak. herkes yapabilir, kadını erkeği yok.
belki de bahsi geçen durumun özünü oluşturan şey, erkek diline hapsolmuş olan "sokma, çıkarma" (uzatılabilir tabi: haz duyma, sikme ...) türünden kavramların o kadar da fazla erkeklere bağlı olmadığını ve en nihayetinde bir kadının da pekala bunları alıp kendi dişil diline dönüştürebilmesinden, kullanabilmesinden duyulan rahatsızlıktır. ama sayın baylar, femme ve feminine arasındaki fark değil mi bu yani? kadın doğulmaz, kadın olunur dememiş mi ablanın teki zamanında? bu durum tam da kadın-oluş'u ifade etmez mi a canlar?
aslında konuya vakıf falan değilim -yani sanırım bir tartışma dönüyor ortada ve epeyce ayrı kaldığım için kim kimdir, ne tartışırlar bilemiyorum tam- lakin bu "sözde feminist" abla gönderme yapmakla kalmamış, muhatabının bir yerine sokmuş da olabilir birşeyleri. kavramlar hareket eden şeylerdir ve bundan dolayı dikkatli olmak gerek. her an biryerlere girebilir ve belki bir penisten daha sarsıcı sonuçlara yol açabilir.
feminist olduğunu iddia edip, erkek egemen bir dünyaya başkaldırıyorsa, erkek egemen deyimleri de boykot etmesi gerektiğini bilmesi gerekir.
feminizm ne zamandan beri toplumun "erkek gibi kadın" iltifatını (!) hak etmekten geçmeye başladı?
feminizm ne zamandan beri doğanın kadına has özelliklerini inkar etmeyi gerektirdi?
bir dişi kediyi izleyin, bir de erkek kediyi... dişi kedi saatlerce yalanır, erkek kedi gibi temizlenmek için yapmaz bunu, süslenir adeta...
kadın doğurgandır, zariftir, naiftir, ayrıntıcıdır, işvelidir, özenlidir...
eğer kadını ve erkeği aynı şekle büründürmekse amaç, bırakın erkekleri aşağılayarak feminist ayaklarına yatmayı... kadın olduğunuzu inkar ederek kadın haklarını savunamazsınız. erkek gibi görünüp, erkek gibi davranıp, erkek gibi konuşarak kadın kalamazsınız. kadının sadece göğüslerden ve vajinadan ibaret olmadığını söyleyip, erkeklerden tek farkınız göğüs ve vajinaya sahip olmakmış gibi davranamazsınız...
bu demek değil ki, kadın küfretmez... küfreder efendim. ama kadına has zerafetini kaybetmeden...
feminist olmak için kadın olmak şart değildir, doğru...
ama kadın olduğunu söyleyip, feminist olduğunu iddia etmek için önce "kadın" gibi davranmaktan utanmamak gerek...