merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.

sokakta yaşamak

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. şimdiye kadar şahit olduğum en zor yaşam biçimidir.

    bursa’da okudum ben, 4 yılımı da görükle’de geçirdim. malum son yıl staj yapıyoruz. haftada dört tam gün, yaz-kış demeden, tüm sene boyunca. staj yerim de çok uzaktı. gerçi görükle’ye her yer uzaktı anasını satayım. sabahın altısında tek gözüm kapalı evden çıkardım.

    ocak ayının ortalarında, sümüğün burunda donduğu bir sabah ayazında yine yola çıktım. pantolonumun altında yün içlik vardı, yine de adım atamıyordum soğuktan, dizlerim kitleniyordu. üstümü görseniz lahana gibiydim zaten, xxl görünümlü m beden bir insandım. o gün biraz geç uyanınca, her zaman bindiğim otobüsü de kaçırdım. tam saatinde yetişmek için osmangaziden aktarma yapmak geldi aklıma. metrodan osmangazide indim. başka otobüse binmek için yürürken, o soğukta kartonlara uzanıp uyuyan bir sürü insan gördüm. “ben bu halde donuyorum lan.” diye aklımdan geçirirken aralarında bir tane de çocuk gözüme ilişti, 12-13 yaşlarındaydı, uyanıktı, göz göze geldik. onu görünce içim nasıl acıdı anlatmamın imkânı yok. neyse staj yerine gittim ama aklım o çocukta kaldı, staj bitiminde yine aynı güzergâhı kullandım, yalnız bu kez çocuğu göremedim. diğer staj sabahlarında da hep aynı yolu kullanmaya başladım, çocuk sabahları her defasında o soğukta orda oluyordu da iş çıkış saatlerinde yoktu.

    koydum kafaya, öğrenim kredisi yatsın bu çocuğa bir çorba ısmarlayıp iki muhabbet edecektim. 3 hafta falan geçti, öğrenim kredisi yattı. ertesi gün, sırf çocuk için osmangaziye gittim, stajım falan yoktu. çocuk beni 3 haftadır düzenli gördüğü için, “gel lan sana bi çorba ısmarlayayım.” teklifimi geri çevirmedi.

    konuşmaya başladık. dediğine göre ismi murat’mış, tanıdığı akrabası da yokmuş. “bu soğukta zor olmuyor mu sokakta yatmak?” dedim. yüzüne öyle bir alaycı ifade takındı ki, bu da soğuk mu der gibi. “alıştık be abi.” dedi. “tehlikeli değil mi? diye sordum. hiçbir şey söylemeden önce kolundaki kesiği, sonra da cebindeki çakıyı gösterdi. “iş çıkışlarında göremiyorum seni, nerde oluyorsun?” dedim. pet şişe topladığını söyledi. git gide afalladım, onun hayatı karşısında ezildim resmen. en son tam hatırlamıyorum da, “çok zor lan sizin hayatınız.” diye bir şeyler geveledim. önce sustu. sonra çorbasından bir kaşık içti, yüzüme baktı ve gülümseyerek “hayat be abi, sadece hayat.” dedi. karşılık bile veremedim, sustum kaldım. hatta bu yaşıma geldim hala bir cevabım yok çocuğun o sözüne. düşünüyorum, her yaş civarından adamla konuştum, çalıştım. kimsenin bir lafından bu kadar etkilendiğimi ve cevapsız kaldığımı hatırlamıyorum. ve ne zaman, bir problemim olsa kendimi kötü hissetsem, çocuğu ve o sözünü hatırlatıyorum kendime…

    demek istediğim, daha kötü bir duruma düşmeden, kendi hayatınızın güzelliğinin farkına varın. ve her gördüğü sokak çocuğunu aşağılayan tiplerden olmayın. ya da bir şeyler satmaya çalışan çocukları görmemezlikten gelmeyin. hayat bazıları için gerçekten çok ama çok zor.

    not1: uzun oldu gençler kusura bakmayın. aslında yazsam dahası da var da...
    not2: bunu hatırlatan ılık bir eylül rüzgârına teşekkürler.