mp3 player, walkman, cep telofonu, pilli radyo, ipod, v.s, farketmez. ne vasıtasıyla olursa olsun kafayı sıyırmıştır bunu yapan. kimsenin onu anlamadığına, buralara dar geldiğine inanır. elinde olsa çekip gidecektir bu ülkeden ama şartlar el vermiyordur. yabancılaşma çeker buram buram. çevresini, yaşantısını, kendini ait ne varsa küçümser, yurt dışı fantezileriyle yoğrulmuştur.
ulan bi insan yolda yürürken canı mı sıkılır be, sanırsınız bir kış öğlen üstü sendromuna yakalanmış pinekliyor evde, ne bileyim kedi var köper var yolda, belki çıkar karşına onlara bakarsın, sonra sağda solda mağazalar, bakkal, pastahane, eczane, ne bok varsa artık gözüne takılır, kafanı çevirirsin bilinçsizce, deniz havuz kenarlarına özgü belli belirsiz insan sesleri duyarsın, sokaktasın lan işte allahın manyağı, neyin hesabını yapıyorum ya.
senin yahu o alet de içindeki şarkılar da. çok sancın varsa git evine yahut da çök bi köşeye de dinle, neyin peşindesin diye sorarlar insana.
müziksever insandır.yolda yürürken yürümek ve nefes almak dışında başka aktiviteler de yapabilen,
-ayrıca dolaşırken şarkı dinlemek bazen daha farklı duygulara sevkedebilir kişiyi- korna sesleri yada buna benzer bir sürü rahatsız edici ses yerine beğendiği müziği dinlemeye çalışan, yürüyerek geçirdiği boş zamanı iyi bir şekilde değerlendirmek isteyen, ancak bu kadar sebebi olmasına rağmen gene de yanlış tespitlere maruz kalan kişidir.
itüsözlük'ün bir üniversite gençliği portalı olduğunu, üniversitelilerin de evlerinin uzakta olma ihtimali karşısında, yollarda müzik dinleyebileceğini, özellikle istanbul gibi bir şehirde bazen yürümek gerektiğini görmezden gelerek yolda müzik dinlemeyi garip görenlerin beyhude sınıflandırmasıdır.
bir genelleme yapmak doğru olmasa da, "sizinle ilgilenmiyorum", "ilgi alanıma girmiyorsunuz" gibi mesajlar vermek isteyen bunalımlı ergen ve onun tavrıdır kimi zaman.
yolda gördüğü kedi köpeği izleyerek, eczane pastahane vitrinlerine bakarak eğlenemeyecek kadar zeka yaşı büyümüş olan insandır. ayrıca müziği sadece canı sıkıldığı için değil, verdiği haz için dinleyebilen insandır. ayrıca bunu anlayamayan insanların kendisi hakkında yaptığı "allahın manyağı" tespitlerinede maruz kalan ve şaşıran insandır, yazıktır!
omzuna teyp koyup yehh diye müzik dinleyemeyeceğine göre elbet kulaklıkla dinleyecek şahıstır. yada doğan görünümlü şahin aracında bangır bangır caddelerde gezmeden güzel güzel keyfine bakan şahıstır. bana nedir, sana nedir.
yürümek güzel bir eylemdir, fakat istanbul gibi bir yerde yürümek bazen zorunluluğa hatta işkenceye dönüşmektedir. işte bu durumda devreye portatif müzik çalarlar girer. kulaklığınızı takarsınız, mis gibi hayatınıza o anda koymak istediğiniz fon müziğinizi açarsınız ve sıkıntıyı keyfe dönüştürürsünüz.
yürümediğiniz zamanlarda ise korna sesleri ve ikarusların motor gürültüleri yerine müzik dinlemiş olursunuz, kimi zaman yeni bir şarkıcı ya da grup keşfedersiniz. bulunduğunuz ortama göre önceden o kadar da sevmediğiniz şarkıda aslında farklı güzellikler olduğunu farkedip mutlu olursunuz...
etrafıyla alakasını kestiğinden, gündemimizde olan bilimum kapkaç, her türlü saldırı ya da benzeri olaylara kolaylıkla kurban olabilecek, dikkat etmesi gereken insan modeli..
kulaklıkla alıp veremediği olmayan insanlardır.zira bazıları sorunludur (bkz: kendimden biliyorum) bunlar türlü hilelere başvursalar da nafiledir,sonuç vermez.parmaklarla desteklemeden aynı anda iki kulaklığın da kalabilmesi için,bir kulağın üzerine yatmak gerekir,diğer kulak için neyseki yerçekimi yardımcı olur.
müzik dinlemekten hoşlanan, sokaktaki insanların ve taşıtların gürültülerini dinlemek yerine hoşuna giden bir kaç şarkıyı dinlemek isteyen insandır. ayrıca kime nedir
karşı olanları anlamlandırmak zor olur. girip çıkan birşeyler var mıdır merak etmekteyimdir. tek başınıza yürüyorsanız gayet normal bir durumdur. lakin ezilme ve tanıdıklar sizi çağırdıgı zaman duymama gibi bir sorununuz olabilir. (bkz: kendimden biliyorum)