|
|
- daha köşe başını döner dönmez sokağın öbür tarafında ortada sıçan ya da futbol oynayan ufaklıkları görmeyle birlikte başlayan büyük bir gerilimdir.
eğer kişi benim kadar şansızsa, o top kesin gelir, güzelim kafanın tam orta yerine yapışıverir. çoluk çocuğun maskarası olunur iki saniyede.
- bazı kibar ufaklıklar oyunu keser,geçmenizi beklerler.sevgi pıtırcıklarıdır onlar.
- siz aralarından geçerken, çocukların gayri ihtiyari sizede pas attıkları durumdur. hatta sağlam asist yapanı da vardır bu çocukların içinde. o anda yaşınızı başınızı unutup o topa koştururken bulursunuz kendinizi. golü atar, sonra tekrar büyürsünüz ve devam edersiniz yolunuza.
(cinephile, 23.04.2007 22:25 ~ 24.04.2007 03:12)
- artık çok nadir gerçekleşen bir eylem.
- eğer açıktan geçebilecekken denyo gibi aralarına girerseniz sağlam küfür yersiniz. zamanında etmişliğimiz var.
(coban, 23.04.2007 22:28)
- bu çocukların içinde kesin bir adet tuttuğu takımın formasını giyen, önüne geleni çalımlayan, iyi futbol oynuyan bir tanesi vardır. sakın gaza gelip '' ehe dur lan şuna bir çalım atayım '' demeyin hareketin allahı'ını görürsünüz. balkonda veya yolda bulunan kızlara rezil olma riskiniz yüksektir.
- "at abinin kıllı göğsüne" diyesi gelir insanın.çocukluğuna dönersin falan.en büyük derdinin el yazısı yazmak olduğu günlere....
- top bazen sizin ayağinizın ucuna kadar gelir topa vurmanızı beklerler hatta bundan emin gibi bakarlar vurmıyım şöyle sıvışıyım diye düşünürsünüz, her seferinde acırsınız; yazıktır çocuklara pisliği başka gün yapıyım bugün iyi günümdeyim dersiniz.
- küçük sokakların vazgeçilmez ayrıntısı olan sokakta top oynama eyleminde orta hakemi misali kalakalmaktır. gole giden topun* size çarparak patlaması sonucu adınız uzun bir süre arkadaşlarınızın arasında ''top patlatan'' olarak kalabilir.*
- zaman tünelinden geçilir sanki, 10-15 saniyeliğine de olsa ... hemen alışılır, şimdiki zamanı kendi geçmiş zamanı olan mekanın coşkusuna...ve görülür ki ruh hep aynı ruhtur...değişen ne peki?
- bir dakikalığına herşeyden uzaklaşmak, varolmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamak için muhteşem bir fırsattır. tam ordan geçerken top birden önünüze düşer. zarif bir hareketle topu havalandırıp sektirmeye başlarsınız. elinizdeki çok işim var çantasının sapı kopacak gibi olur bir an. o anda topu kalecinin böğrünü delecek gibi bir şut çekmek üzere bir adım önünüze doğru atarsınız. kaledeki masum yavrunun 2 yıllık kısa futbol kariyeri gözlerinin önünden geçedursun, ani bir hareketle topa basar vakur bir duruşla etrafı kesersiniz. bu arada veletlerden biri "abi versene topumuzu yaaa!" diye çemkirince tüm tad kaçar. bir topuk pasıyla topu o veledin ters tarafına gönderir sessizce yolunuza devam edersiniz.
sokakta top oynayan çocukların arasından geçmek; sokağın sonuna varana kadar iş, para, okul, aile, kız arkadaş, vs. tüm problemler için pause tuşuna basılmasıdır, topa ayağınız değmese bile.
- (bkz: gençler çekilin bakalım abiniz bi şut çeksin)
- olayın diğer taradından bakmaktır. küçükken mahallede top oynarken iyi top oynayan abiler geçerken kendimi göstermek için yırtınırdım. koşuştururdum. bir gün belki biri görür de "gel lan bizimle oyna sen bunlar senin için çok kötü " der diye umardım belki. gerçi zamanla oldu. hayal ettiğim gibi değil ama olsun. o mahallede futbollarına hayran olduğum abilerle top oynama fırsatım olmuştu. bizim top neredeyse, herkes orada felsefemiz yoktu onlarda. herkesin görevi vardı. "erkek gibi" oynuyorlardı onların deyimiyle. ve başka birgün mahallede yine arkadaşlarımla oynarken o abilerden biri gelir selam verirse gururlanırdım. "bana selam verdi olum biz aynı takımdayız onunla " derdim. geçen yaz sitede çocuklar top oynuyorlardı. bizim futbol oynadığımız sahanın yanında. maçımız bitti yanlarından geçerken biri geldi dedi ki : " abi sen süper oynuyosun bizimle de oynasana" ... çocukluğuma döndüm ve olayın diğer tarafındaydım artık. abiye hayran olan çocuk dönemim bitmiş hayran olunan abi olmuştum. gittim küçük çocuklarla da oynadım. ertesi gün sitede bisiklet sürerken gördüm çocuğu " naber rıdvan dedim"... "iyiyim" dedi. ben oradan uzaklaşırken yanındakilere dönüp "olum o abi benim arkadaşım bizim takımda oynuyo o " dedi... sokakta top oynayan çocukların arasından geçmek budur işte. yıllarca bir tarafından baktığınız olayları tam karşıdan izlemektir.
- tam göbeğinden geçmek zorunda kalırsam "aha şimdi top kafama gelecek kepaze olucam" korkusunu yaşadığım an
- çocuklar iyidir, güzeldir, ben pek sevmem, oyun oynamaları ruhsal bedensel gelişimleri için gereklidir.
lakin size doğru seyirten topun ardından o çocuk güruhundan "aabi toop! top aabi ! aabi aabi tooop ! top abiii tooop! hekor hekor hekekekekeke !" kahkahaları yükselirse mevzu bahis çocukların gelişimine peşleri sıra kovalayarak katkıda bulunmak boyun borcudur.
zamane veledi diye bir tür var arkadaş. bunları anaları babaları imal etmemiş, resmen müstehcen sitelerden download etmiş.
- - istopppp
+ aha el var el var el var
- hadi nan nerde el var abi geçiyo baksana istop dedim.
+ banane nan annamam ben el var
- istop dedim istop nan mehmet duymadın mı
+ abi mabi geçiyo anlamam top benim el var ver topu(dna, 28.04.2007 03:31 ~ 03:31)
- (bkz: çocuklarla girilen komik diyaloglar/@814273)
- bahar geleli hemen her gün bizim sokakta karşılaştığım canımı sıkan durumdur. çocukların oyununu engellemeden, top bana çarpmadan nasıl geçerimin hesabını yaparım zira bilerek popoma şut çekmişleri de vardır bu veletlerin.
- (bkz: estetik hareketlerle aralarından sıyrılmak)
- iyi oyun takibi olan kişiler için pek de sorun olmayan eylemdir. gidişata bakar, ölü bir kaldırım tarafını seçip pozisyonun el verdiği zamanda geçişi tamamlar. ha oyun çok hızlı, kestirmek zor ise, topun taca çıkması filanda beklenebilir.
geçiş her durumda dikkatli olmalıdır bir velet topu atarsa kişi yapabildiği kadar top kontrolünü gerçekleştirmelidir. yine olmadı top çarptı ise ani hareketten kaçınmalı, mümkünse hiçbir şey olmamış gibi devam edilmelidir. ama bu devam edişten çocukların "aha bu tırsak!" imajı kapmamaları önemlidir, zira özür dilemek üzere olan velet oyunu bozduğunuz için kafa tutabilir, tepki gösterebilir.
önemlidir ya sokakta top oynamak. anlayışlı olun azıcık onlara. gençseniz bir kenardan koşarak kaçın işte, bilsinler oyunlarına saygı gösterdiğinizi, aynı safı tutmayın kapısının önünden çocuk kovalayanlarla. inatlaşmayın hele ki inatlaşmayın onlarla.
o zaman biri, kesinlikle olmasa da büyük ihtimalle biri sizi görür ve durdurur oyunu. çocuklar öyledir, aralarından biri "dur" dediğinde dururlar emin olun. teşekkür edip geçin, bir dahaki sefere ya siz ya da başka biri geçtiğinde yarışacaklardır birbirleriyle ilk "dur" diyen olmak için. (ilk "dur" diyen olmak önemlidir bilirim.)
yıl olmuş 2008 daha kaç yıl göreceğiz sokakta top oynayan çocukları? sayın ki bir müzeden geçiyorsunuz. mümkün mü yerdeki tarihi mozaiği gösterip "ben bunun üzerinden geçeceğim" demek?
- bazen aralarına girerek oyunlarını hafifçe bozmamla sonuçlanan durumdur. tam geçerken top önüme düşer, ben de "off abi yaaa", "huoop" sesleri arasında bir kaç veledi çalımlamaya çalışırım. sonra yalvaran gözlerle bakarım onlara:
"iki taş koyup adımlarla kaleyi sayan çocuk!üç kornerin penaltı olduğu,hakemin olmadığı,dolarların olmadığı maça beni de al.beraber oynayalım."*
- akla gelenin başa geldiğinin ispatı için basit bir deney. kafama çakar mı demeye kalmayın, yıldızlar uçuşsun.
(heidi, 06.07.2008 17:39)
- rıdvan dilmen'e göre ispanyol orta saha oyuncularının çocuklarla pas alış-verişi yapacağı geçme, geçiş.
|