1. duygusal dayanılmazlıkların başı döndürdüğü, vücudun herhangi bir nedenden dolayı gerginleşip kontrolden çıkmak için uğraştığı, sinirlerin maksimum gergin olduğu durumlarda unutulmaması gereken ve bir şekilde duyguları kontrol altına alıp gerekli olan adımları atmayı sağlamak için gerekli olan kendine hakim olma ve işlerin daha da berbat olmasını engelleyen duygu.
    bazen duyguların sel olup akması ve soğukkanlı olun(a)maması önceki kayıplardan daha büyük kayıplar verilmesini sağlar.
    türk milleti (yani biz) genelde duygu insanları olduğumuz için bunu pek beceremeyiz ve olayın oluş anında bütün sinirimizi ortaya döküp kısa süre sonra da küfürler yağdırdığımız olgunun beterini yaşarız.
  2. duygularıyla değilde mantığıyla hareket eden insanlarda görülen, kritik durumlarda her zaman olmamakla beraber doğru karar verilmesini sağlayan, bazı durumlarda karışınızdaki insanı çıldırma noktasına getirebileceğiniz olgu. eğer haddinden fazla soğukkanlı olursanız yüzde yüz duygusuzlukla suçlanacağınız için, yeri geldiğinde duygusal olamasanız da en azından normalden farklı görünmeniz, her türlü açıdan size faydalı olur.
  3. bazı durumlarda elden bırakılmaması gerekir. babam hastalandığında ben telaş yapıp çırpınmaya başlayınca " ben bir gün düşersem sakın telaşa kapılma, soğukkanlı ol ki beni yerden kaldıracak birinin olduğunu bileyim " demişti, nitekim doğrudur da...
  4. bugün gördüğüm olayla gerçekten büyümüşüm lan ben dedirten,gerçekten dünden bugüne ne kadar fark olduğunu göstermiştir bana soğukkanlı olmak. ankaradaki dışkapı köprüsünün altındaki yol çok tehlikelidir bilenler bilir..bir sürü kazaya sebep olur her sene.bugün de onlardan birine şahit oldum. elinde sağlık karnesi,hastaneye gitmeye çalışan genç bi kıza araba çarptı gözümüzün önünde..ayakkabıları savruldu yolun ortasına, annem hemşire olduğundan hemen koştuk yardıma nefes alıyordu ama beyninde bi problem vardı ve ödem oluşmuştu anında..insan anatomisinin çok değişik olduğunu gördüm o anda..ve eğildim nabzına baktım ,nabzı vardı..serinkanlılıkla yardım etmeye çalıştım anneme ve uzun uzun baktım suratına..kim bilir neler düşünerek,ne şikayetiyle hastane yollarındaydı,elinde sağlık karnesiyle..ismine baktım adı gülnizam dı..ve kendime şaşırarak ambulans onu alana kadar başında bekledik..belki de bu anlattıklarım hayatın acı gerçek kısmı ve enteresan bir yanı yok ancak kişisel olarak eskiden olsa ağlar,biyerlere kusar,elim ayağım titrerdi ama nedendir bilmiyorum gayet sakindim..
    hayat insana her dakika bişeyler öğretiyor ve gün geçtikçe daha da şaşırmamaya ve soğukkanlı olmaya başlıyorum..büyümek dedikleri bu mu?
  5. kıskandığım durum.ben olamıyorum abi.olaylar karşısında saman alevi pozisyonunu alıyorum hemen.hani diyorlar ya bi otur, bi soluklan, sakin düşünmeye çalış, derin derin nefes al.yah bırak alasen nasıl olcak o iş ? dirimi gör söyle sözlük.sanki yüreğim ağzıma gelmiş de yutmamak için direniyormuş gibi, karıncalar içimde titreşim yapıyormuş gibi bir hal içindeyim.hayır ille doğal ya da yapay bi afet gelmesi gerekmiyor başıma.yaradılış itibariyle bu böyle.her gereksiz bok için heyecan yapan ama en gerekli şeylere gelince donup kalan bir skalada seyrediyorum.hayata karşı gözünü dört açan insanlar daha soğukanlı bense görmem gerektiği kadarını bile görmüyorum bazen.sonrası bazı şeylere alışmadığın için olayların akabinde gösteriğin paniksel tepkiler.vs vs.değilim soğukkanlı olmak istiyorum ama.
  6. soğukkanlılık bazı yerde iyi, bazı yerde kötüdür.ancak ben kötülüğünü görmedim sadece bazen karşımdaki insanın suratıma karşı çok duygusuzsun dediğini duydum ancak bu duygusuzluk değil soğukkanlı olmaktı.çünkü duygu beynin içinde, soğukkanlılık ise dışıma vuruyor elimde değil.her insanda olmaz diye tahmin ettiğim özelliktir çünkü bazı insanlar olaylar karşısında heyacanlanıyolar ve aşırı tepki veriyorlar.aslında aşırı tepki veren ve heyecanlı olanlar soğukkanlı olanlardan daha çok hata yaparlar.