faydalı olduğu hastalıklar: soğuk algınlığı, nezle, öksürük, boğmaca, akut sinüzit iltihabı, gırtlak nezlesi, ses kısıklığı, bronşit, astım, romatizma.
kullanım alanları: soğanın öncelikle biz türklerin yaşamındaki yeri çok özeldir. ama onu pişirerek ve kızartarak yararsız hale getirmekte de üstümüze yoktur doğrusu. halbuki soğanın doğal haliyle tüketilmesi gerekir. çünkü soğan, sarmısak kadar olmasa da, insanoğluna oldum olası lezzet ve sağlık sunmuş önemli bir sebzedir. ama onu yalnızca sebze olarak tanımlamak herhalde haksızlık olurdu.
günümüzün soğanı, batı asya kökenli yaz soğanı ve güney sibirya kökenli kış soğanı olarak tanımlanabilecek iki ayrı türün kaynaştırılmasından türetilmiştir. yaz soğanı yakıcı, kış soğanı ise daha az yakıcı özelliğe sahiptir. ama yararlılık açısından farkları yoktur.
soğan, zengin vitaminler içeren, güç ve sağlık kazandıran bir sebzedir. onu elden geldiğince çiğ tüketmek gerekir. çiğ soğanın öz suyu sütle karıştırılarak da içilebilir. çiğ olarak tüketildiğinde, mideyi güçlendirir, sindirim sistemini uyarır ve idrar söktürür. şeker hastalığını tedavi edemez ama kan şekerini düşürebilir. mukozanın kan dolaşımını uyarır. grip, nezle, gırtlak iltihabı ve öksürüğü önleyici olarak kullanılabilir. soğuk algınlığında çocuklara, ince kıyılıp ezilerek balla karıştırılan soğan yedirilmelidir. öksürük ve hatta boğmacada soğan şurubu çok rahatlatıcıdır.
ateşte pişen her sulu yemeğe katılması zaruri olan, toplum içine çıkılacak düşüncesiyle kendisinde mahrum olunan, müsait zaman bulunca elma gibi ısıra ısıra yenilen bitki.
ciğerin pezevengi olan yiyecek. özellikle sumakla karıştırılarak kullanıldığında pek bi lezzetli olur. ayrıca cüneyt arkın ın türkiyeyi gezip orayı burayı tanıttığı programının bir bölümünde bir tarlaya girerek topraktan çıkarıp şekil olsun diye ne kadar tazeymiş amnında vatanımın bitkisi hanimiş diyerek toprağı üstünde ve kabuklu olarak tükettiği sebze.
yemeklere katılmadan önce mutlaka ama mutlaka pembeleşmesi(başka renk kabul edilemez) gereken, koku bombası ve gözyaşartıcı bomba gibi çeşitli alanlarda da kullanılmaya uygun sebze
ersin karabulut bir keresinde arkadaşının evine gittiğinde çocuğun annesi tarafında önüne koyulan soğanı (bildiğimiz yumrukla parçalanmışından) anne ve çocuğun ekmekle katık ederekten katır kutur yediğini çizerek anlatmıştı. öyle gerçekçiydi ki her şey. midem nasıl da kalmıştı. zaten o günden sonra bu sebzeyle arama kesin sınırlar koydum. (ersin de öyle yapmış) yemeklerden en küçük parçaları bile özenle seçerek çıkarmayı sonrasında afiyetle yemeğimi yemeyi huy edindim. işte ersin'e de bu yüzden biraz kızgınım ama, canı sağolsun.
sosyal yaşamda bıraktığı izlere rağmen tuza bandıra bandıra elma gibi ısırılarak yenilesi yiyecek.cesaret işidir soğan yemek hem acısına dayanmak,hemde kokusunu kamufle edebilmek büyük ustalık ister.
bir kaşık kuru fasulyenin yanında dişleriniz arasında soğanı hissetmekde güzel olur ama.değer yani her şeye..
yemek yapmak için gerekli malzemelerin başını çekiyor anneme göre. önce soğan kavrulur, sora x y ve z sırasıyla ilave edilir. illa çekicez yani yemek yapmak istiyosak soğanın pis kokusunu.
çoban salatası'nın olmazsa olmazı sebze. beyaz soğan , kırmızı soğan , kuru soğan , şeker soğanı, arpacık soğan ve taze soğan gibi çeşitleri vardır. yemek yaparken en gerekli malzemedir. patates salatası , piyaz , balık ve kuru fasulyenin yanında da çiğ olarak tüketilebilir.
insanı hüzünlere gark eden sebzedir.o soğanı doğrarken insanın hayatı film şeridi olur da geçer gözlerinin önünden.madem ağlıyorum bari boşa gitmesin diye acıklı hatıralara odaklanılır." ne acılar çekmişim ben be " der insan.
ev arkadaşını da alıştırdığım yiyecek. iki sap her gün 2 baş soğan yiyoruz. allah sonumuzu hayır etsin, hayır adam da diyor 'abi bak ara verelim, yiyoruz yiyoruz n olucak bunlar?'
yararlı yiyecek biz yiyelim de gerisini vücut düşünsün.
doğrandığında havaya lachrymatoryfactor isimli bir enzim yayılıyor ve bu da göz kaşıntı yapıyor. göz ise kendini savunmak için gözyaşlarını kullanıyor.