her boku götüyle savunan adamlar her zaman çıkıyor. tohumuna para da saymıyoruz onların ama, kısmet demek ki.
konu hemen ıssız adam'a çekilmiş. lan götünüzle mi okuyorsunuz amına koyayım ya. kim ıssız adam iyi film diyor? safsata yapmaya mı meraklısınız? ayık mısınız lan, kafanız yerinde mi? fesüphanallah yarabbi.
the dark knight diye bir film var, haberdar mısınız?
danny boyle çok değişik bir senaryo yazmış. harbiden de çok değişik amına koyayım. hayatımda hiç bu denli etkileyici bir senaryo görmedim. yarışma var yaa, evet, acayip değişik. mal mısınız lan?
sonra oscar en iyi uyarlama senaryo'ya verilmiş. oscar törenini de götüyle izlemişler. best motion picture ve best adapted screenplay diye, iki ayrı dalımız var yavrum. ayrı ayrı ödüller bunlar,
kapiş? biri "en iyi filme", diğeri "en iyi uyarlama senaryoya" veriliyor. bu film ikisini birden aldı, nasıl oluyorsa.
bugüne kadar hiçbir boş filme oscar verilmemiş: 1994'te sinema tarihinin en iyi filmlerinden kabul edilen
the shawshank redemption ve
pulp fiction yerine
forrest gump'a; 1998'de
saving private ryan yerine
shakespeare in love'a; 1999'da
the green mile yerine
american beauty'e; 2004'te
the lord of the rings: the two towers ve
the pianist yerine
chicago'ya ödül veren adamlar başkası sanki.
yahu, bir şeyi savunurken, götünüzle ve işkembenizle yorum yazmayın be. bir bakın bakalım, son 20 yılda ne yapmış oscar jürileri.