küçükken hepsi tecavüze uğramış sonra terapi grubunda tanışmış adamlardan oluşan müzik grubu. yalnız adamlar erhen güleryüz tarzında çıkmış bizim müziğimizle ilgilenin kim olduğumuz önemli değil havası vermeye çalışıp maskeler takmışlardır yalnız tabikide tam tersi olmuştur
9 kişiden oluşmasına rağmen 3 tane çok yetenekli müzisyenin (vokalist, baterist, gitarist) işi götürdüğü, gaz verme olayını başarıyla gerçekleştiren, iowa kökenli amerikan grup.
muhafazakar, kapalı bir tarım kenti olan iowa’da ikamet eden metalci gençler 90’lı yıllarda garajlarından çıkıp bu unutulmuş yerde aktif bir müzik piyasası oluşturmaya başladılar. müzikleri tabi ki yaşamak zorunda oldukları koşulları delip geçen bir isyan niteliğindeydi. bu gençlerden bir kısmı, slipknot adıyla 1996’da mate feed kill repeat albümünü çıkardı. şimdiki slipknot’tan oldukça farklı bir kadroydu bu (sadece 3 isim aynı):
ne var ki bu albüm metal, funk, caz ve elektronik türlerinin biraz bilinçsizce karıştırıldığı, sound açısından oldukça ham, deneysel bir çalışma olmaktan öteye gidemedi (zaten ileriki yıllarda knot üyeleri kendilerini gerçekten ifade etmediği gerekçesiyle bu albümün fazla yayılmasını istemeyecekti). yine de albümdeki yeni fikirler (grubun beyinlerinden biri olan shawn’ın kadroda olduğunu hatırlatırım) ve agresif canlı performansları (bu da knot’ın en önemli özelliklerinden biridir) dikkat çekmeyi başarmıştı. zaten bu albüm sonrasında shawn’ın provalara getirdiği palyaço maskesine özenip diğer üyeler de maske takmaya başladılar. bölgesel bir grup kapışmasında finalde (corey taylor’un rock sound’una daha yakın duran grubu) stone sour’u yenerek birinci olduklarında da, yapımcılar slipknot’ı görmeye iowa’ya gelmeye başladılar. roadrunner records’un ünlü yapımcısı ross robinson yine geleceği görerek imzayı kaptı ve grubu yeniden şekillendirmeye başladı. bob rock ve metallica geliyor akıllara evet, yalnız robinson rock’a göre oldukça kökten davrandı, stone sour’dan corey taylor’u da alarak slipknot’ı 9 kişilik kadrosuna (james root yerine josh brainard ile) ulaştırıp slipknot albümünü kaydetti. kayıttan hemen sonra kadroya stone sour’dan james root dahil oldu. grup, bu albümü gerçek ilk albümleri olarak görüyordu, dinleyiciler de albümü dinledikten sonra böyle kabul edecekti.
sonrası hızlı gelişti. müzikleri, maskeleri ve tulumlarıyla knot ozzfest 99’a damgasını vurdu. 2000’de birçok ünlü grupla abd turneleri yaptılar, akabinde dünyayı da gezdiler. 2001’de ise beste, albüm birlikteliği ve sound açısından slipknot albümüne göre çok daha olgun olan iowa geldi. iowa klasik metale daha yakın duruyor, ancak “yeni” olan slipknot özünü de yoğun biçimde barındırıyordu. mfkr’den gently aynı adla, killers are quiet ise iowa adıyla yeniden yorumlanmıştı. iowa’dan sonra dopdolu bir setlist ile dünya turnesine çıkan knot, 2002’de londra’da efsanevi disasterpieces dvd’sini kaydetti. 30’un üzerinde kamera ile çekilen konser, baterist joey jordison’un yere 90 derece dik halde kendi ekseni etrafında dönen platforma bağlı haldeki solosu; gently’de yağan yapay kar ve spit ıt out’ta tüm seyirciyi yere oturtup aynı anda zıplatma organizasyonu gibi, müzikle alakasız insanların bile izlemekten zevk aldığı anlarla doluydu.
iowa turnesinden sonra 2 yıl ara veren ve diğer gruplarıyla ilgilenen slipknot üyeleri, 2003’te tekrar bir araya geldi ve metallica’nın 2007’de çıkması beklenen albümü için birlikte çalıştığı rick rubin ile vol 3: the subliminal verses albümünü kaydetti. albüm mayıs 2004’te piyasaya çıktı. slipknot az önce ismi geçen grup gibi yine “yeni” birşeyler yapmıştı. sound’daki değişiklik corey taylor’ın vokal tekniğindeki değişiklik ile iyice pekişmişti. ayrıca vermillion part 2, danger (keep away) ve circle gibi tamamen akustik şarkılar da ilk defa bu albümde yer almış, maggotları (knot fanlarına joey tarafından verilen isim) şaşırtmıştı. bu albümün turnesinin kayıtları 2005’te 2 cd’lik 9.0: live albümünde toplandı. the nameless ve skin ticket gibi şarkıların bir canlı albümde bulunması güzel sürprizlerdi.
çok farklı türlerde, çok farklı temalarda çalışır slipknot. bu grubu değerlendirmek için şarkı sözlerinin, maskelerin, kostümlerin, barkodların, numaraların, yani grubu oluşturan öğelerin bütününe ve nedenlerine, bağlamına bakmak gerekir. şöyle bir ipucu vereyim: slipknot'ı anlamak için fight club filmini anlamak gerek şart olabilir ama yeter şart değildir (the blister exists şarkısındaki "chemical burns and the end of a lesson" sözlerine dikkatinizi çekerim bu noktada). sanayi ve bilgisayar toplumları konusunda mutlu değil bu insanlar (bkz: new abortion).
slipknot’la ilgili bazı yanlış bilinenleri ve bilinmeyenleri de açıklığa kavuşturmak isterim:
1. perküsyonlar neden 2 kişi? shawn gerçekten gerekli mi?
perküsyonlar bazı şarkılarda çok güzel işler yapıyorlar, genel olarak şarkıların sound’unda büyük etkileri var. evet 2 kişi olmaları belki müzikal açıdan gereksiz, ama shawn kişisi aslında ne perküsyon ne de vokal için o grupta. grubu ve konsepti kuran, fikri ortaya atan, insanları organize eden, başlangıçta gerekli parayı bulan kişi shawn, o yüzden vazgeçilmez bir kişi, grubun beyinlerinden biri. ayrıca çağdaş sanatla ilgili bir insan, grubun sanat yönetmenliği konusunda da etkili.
2. gitaristler kesin kazmadır, o yüzden bu tür müzik yapıyorlar.
gitaristlerin teknik yetenekleri ve solo atabilme kapasiteleri ile ilgili şüphesi olanlar oturup paşa paşa son albümü (vol 3: the subliminal verses) dinlemeliler.
3. slipknot dağıldı mı?
her turneden sonra mutlaka slipknot dağıldı söylentisi dolaşır ortalıkta, çünkü slipknot üyeleri stone sour, murderdolls gibi diğer gruplarıyla ilgilenirler. inanmayınız, dağılmak gibi bir niyetleri yok.
4. numetal değil mi bu? hayır hayır hardcore galiba…
slipknot günümüzün birçok grubu gibi tamamen özgün bir tarz yaratmış. artık rock ve metal hemen kalıplara ve isimlere sokulamıyor, birçok grup birçok yeni şey deniyor, harmanlıyor ve yaratıyor. işin garibi insanlar kulaktan dolma bilgilerle hepsine hardcore diyor veya numetal diye yeni ve geniş bir terime sokuyor. numetal new metal den gelir, yani yeni metal, eski tarzlara uymayan metal. sınırları pek belli olmasa da korn ile özdeşleşmiş olduğu için knot’a numetal demek pek yerinde değil. hardcore ise bambaşka bir konu, her gaz şarkıya hardcore deme eğilimi var insanlarda, sanırım porno terimiyle eşleştiriyorlar kafalarında. hardcore o kadar da geniş bir tarz değil, biraz araştırırsanız göreceksiniz. illa bir isim koyacağım diyorsanız slipknot için metalcore en iyisi.
5. o maskelerle insan fenalık geçirir ayol? (babaanne sorusu)
evet maskelerle fenalaşıyorlar, ve böylece o agresif performansı verebiliyorlar. yaptıkları müziği gözönüne aldığımızda anlaşılabilir bir şey bu (corey taylor'ın açıklamasıdır bu, benim fikrim değil yani).
6. psikopat oğlum bunlar. ruhsal terapi merkezinde tanışmışlar zaten.
yalan. farklı gruplarda çalan müzisyenler hepsi, oradan burdan toplanıyorlar zamanla. hepsinin gruplarının soyağacı var elimdeki bir slipknot kitabında, ilgilenen olursa koyarım. ha, craig kişisinin “bu grupta olmasaydım herhalde katil olurdum” sözü vardır evet, ama bu abartılacak, klinik teşhis koyulacak bir durum değildir. o işler lafla olmaz, efendi gibi müziğini yapan adam ciddi değildir katil olmak konusunda. katillik oldukça ciddi bir iştir evet.
7. bu adamları maskesiz görmek mümkün değildir.
vokal corey taylor ve gitarist james root stone sour, baterist joey jordison ise murderdolls grubunda (gitarist olarak) maskesiz görülebilir, dinlenebilir. diğer elemanlar için internette dolaşan bazı fotolar ve videolar vardır, ancak bunların çoğu sahtedir, dikkatli bir maggot gerçek olanları ayırt edebilir.
8. metallica & slipknot? ne iş?
sowhat! 12.3’te lars müzik piyasası hakkında konuşurken farklı şekillerde 3 kere "slipknot ve system of a down albümleri dışında dikkate değer hiçbirşey yok" diyor. james'in slipknot sevgisi de “şu anda müzik işine girsem kesinlikle slipknot’ta olurdum” sözleriyle ortada. lars’ın sağlık sorunları nedeniyle çıkamadığı 2004 download fest’te birçok şarkıda joey jordison metallica’ya eşlik etti.
diskografi
mate feed kill repeat (1996)
1 - slipknot (sic’in eski hali)
2 - gently
3 - do nothing/bitchslap
4 - only one
5 - tattered & torn
6 - confessions
7 - some feel
8 - killers are quiet (ıowa’nın eski hali)
9 - dogfish rising (hidden track)
slipknot (1999)
1 - 742617000027
2 - (sic)
3 - eyeless
4 - wait and bleed
5 - surfacing
6 - spit it out
7 - tattered and torn
8 - me inside
9 - liberate
10 - prosthetics
11 - no life
12 - diluted
13 - only one
14 - scissors
15 - eeyore (hidden track)
iowa (2001)
1 - (515)
2 - people = shit
3 - disasterpiece
4 - my plague
5 - everything ends
6 - the heretic anthem
7 - gently
8 - left behind
9 - the shape
10 - i am hated
11 - skin ticket
12 - new abortion
13 – metabolic
14 - iowa
vol 3: the subliminal verses (2004)
01 - prelude 3.0
02 - the blister exist
03 - three nil
04 - duality
05 - the opium of the people
06 - vermillion
07 - pulse of the maggots
08 - welcome
09 - circle
10 - before i forget
11 - the nameless
12 - vermillion part 2
13 - the virus of life
14 - danger, keep away
9.0: live (2005)
disc one:
1. the blister exists
2. (sic)
3. disasterpiece
4. before i forget
5. left behind
6. liberate
7. vermilion
8. pulse of the maggots
9. purity
10. eyeless
11. drum solo
12. eeyore
disc two:
1. three nil
2. the nameless
3. skin ticket
4. everything ends
5. the heretic anthem
6. iowa
7. duality
8. spit it out
9. people = shit
10. get this
11. wait and bleed
12. surfacing
slipknot bu aralar 9.0 adlı konser albümüyle gündemde. benim wait and bleed le tanıdığım günümüzün en iyi gruplarından biri. piyasa olduklarına kesinlikle katılmıyorum. karşılaştırıldıkları gruplar (bkz: limp bizkit) (bkz: linkin park) işte size piyasa iki grup.
tek yamukları turntable olan fakat sırf bu yüzden yabana atılmayı hak etmeyen grup.hatta nu-metal sınıfında anılmasından da hazzetmem pek.zira joey-corey-mick-paul-jim gibi 5 güzide elemanı olan,tarzıyla linkin park adlı saçmalar topluluğunun yaptığı müziğin yakınından bile geçmeyen bir gruptur slipknot.
yeni albümleri yolda ve yamulmuyorsam bu sene sonuna doğru piyasaya sürülecek.severim ve linkin park,limp bizkit gibi gruplar dinleyenlere onları bırakıp bu grubu dinlemelerini şiddetle tavsiye ederim.
öfkeli,gürültülü,böğürtülü anti-depresan.dinledikçe hıncını çıkarıyor insan,mutlu oluyor.birini dövmek gibi rahatlatıyor .corey taylor clean vokallerde de çok başarılı aynı zamanda.(bkz: vermillion part 2)
people=shit=love üçleminin en sağlam en metal kokan grubudur.ilk konser deneyiminde çuvallayabileceğiniz,nefessiz kalıp sonraki iki günü arkadaşlarınızla 'hebele hübele'sesler çıkartarak iletişim kurabileceğiniz ve 'yaw neden ben bu çuvalı önceden giymemişim'diyeceğinize emin olduğum ilk boğaz ağrısı gruptur.(bkz: ölmeden önce dinlenebilecek şarkılar)
gary moore dan sepultura ya,depeche mode dan megadeth e kadar birçok grupla çalışmış yabancı bir teknisyenle tanışmıştım.ardı arkası kesilmeyen sorularımdan biri de çalıştığı grup ve sanatçılardan performans olarak en beğendiği hangisiydi.bana bruce springsteen ve slipknot isimlerini vermişti.the boss(springsteen)ismine tebessüm edip takdir ettiğimi belirtmiş,slipknot için ise joey jordison haricinde haz duymadığımı söylemiştim.hala da öyle düşünürüm.çok iyi bir bateriste sahip,bunun yanında gereksiz elemanlar barındıran bir grup.
"arcs and circles and shapes and colors. madness and adrenaline and intensity and war. nine men on a stage every night, every day pushing the chaos so far past the limit all the onlookers can do is scream and hold on for dear life. searing guitars and spit flying, drums that pummel and shrieks of melody, manmade noises that chill the blood and eighteen eyes that glare, daring you to join them, knowing you can't, smiling like a slash of insanity across their faces, reaching for what is only out of arms length: immortality.
the heat is thick, the air heavy and moist, yet the energy keeps flowing like a circuit between the audience and the band, through the band back to the audience, a palpable cycle you can almost touch if you could keep your hands from shaking and your body from losing complete control.
this is slipknot." - slipknot (9.0: live albümü kitapçığından)
hayırlı olasıca yeni dvdleri "voliminal: inside the nine"da hepsinin maskesiz röportajı var uzun uzun, filinta gibi çocuklar hep. bir tek craig beyimiz uyuzluk yapmış yine: belli belirsiz uzak bir görüntü ile "evinin arka bahçesinde kaç kişi yatıyor?" sorusuna sessizlikle karşılık vermesi görünüyor birkaç saniye, o kadar. biraz spora falan yönlendirmek lazım bu çocuğu, sivilce yapacak hep.
before i forget'e çektikleri klipte maskelerini çıkarıp askıya asmış kalabalık ötesi grup fakat yüzlerini hala net bi şekilde göstermemişlerdir.kendileride korn gibi ortaokkullu mor converseli gençliğin idolü olmuştur.bean sert müzik severim berkecaan.
5-6 senedir aralıksız dinleyip hastası olduğum güzelim gruptur. evet ayağa düşmüş olabilir ama bu durum onların suçu değildir! nerede özenti gençlik var maalesef slipknot dinlemektedir ben ezelden beri dinliyorum ben özentimiyim? hiç sanmıyorum. ama nedense ülkemizini metal dinleyen toplumunda slipknot dinleyen=özenti gibi aşırı yanlış bir bilinçlenme bulunmaktadır ki aynı durum dimmu borgir, cradle of filth ve children of bodom vb. gruplar içerisinde geçerlidir. bir diğer sinirlendiğim nokta müziğine laf edilmesidir. bu kelamı eden arkadaşlar lütfen mümkünse subliminal verses vol.3'ü oturup adam gibi dinlesinler. unutmayın ki slipknot sadece surfacing, before i forget, duality ve wait and bleed'den ibaret değildir! bir three nile, bir welcome, bir opium of people, bir pulse of the maggots, bir oiluted, bir tattered and torn, bir left behind, bir sıc, bir nameless adamı alıp götürür. ama naparsın insanlar taasuptan kurtulamıyor
"nerede çokluk, orada bokluk" sözü slipknot için geçersizdir; evet, çok iyi müzisyenlerin yanında tek yeteneği sahneden izleyicilerin üstüne uçmak olan "insanımsılar"ı da barındırır bünyesinde ama sahne şovunu da bu elemanlar kurtarır ("is my dj ok?" lafını corey bu nedenle pek bir sevmektedir). brutal'dan clean vokale hiç sorunsuzca geçen corey ve sololarıyla kendisinin insan olmadığını düşündüren joey, başlıca hayranlık vesileleridir. tam anlamıyla bir konser grubudur, kayıtların aynısını çalmak için kasmaz, buna harcayacakları enerjiyi milleti gaza getirmek için harcarlar ki ziyadesiyle de başarırlar; disasterpieces'ı evde tek başınıza bile izleseniz pogo yapmak için dayanılmaz bir istek duyabilirsiniz. yine de tek amaçları "gaz olmak" değildir, vermilion pt.1-2 gibi şarkılar yazabilecek potansiyele de sahiplerdir.
dinleyen insanların profillerinin gittikçe kötüleştiği 15-16 yaşındaki gençlerin abi ben agresif insanım uçarım sıçarım triplerine ek olarak dinleyip insanı soğuttukları ama aslında taş gibi müzik yapan, doğru dürüst dinlememiş insanların bunlarda müzikmi yapıo tırt bu diyip bok attığı, herşeye rağmen büyük bir sevgi beslediğim ve gaz bi şekilde dinlediğm büyük bir umutla konserlerini beklediğim (atinaya geldiniz istanbulada gelin!!!) çok sağlam müzik yapan ve dünya çapında büyük bir hayran kitlesine sahip grup ( ozzfest cd,t-shirt vs. satışlarında slayerla birlikte zirveyi paylaşmıştır kendileri) ama yakın bi zamanda bırakın türkiyeye gelmeyi genel bi turne bile yapamaz durumdaki grup çünkü grup üyeleri yan projelerine yoğunlaşmış durumda(stone sour ve murderdolls örnekleri gibi)
çok dinlendiinde baımlılık yapan bazılarının kuru gürültü die tabir ettiği ama benim bu düşünceye katılmadıım dinlenesi grup.maske takmalarının nedeni:maskenin içinde havasız kalınca daha çok agesif oluolarmış da.hani bağırma açısından falan.
eğer konser boyunca mosh yapıp,inleyip,pogo için fırsat kollayan 0-3 yaş arası bir metal dinleyicisi değilseniz,sizin için o kadar da kalabalık olmayan grup.elemanların yarısı çalıyo diğer yarısı sahnede maymunluk yapıyo zaten.
piyasa olduğunu söylenen ve harbiden de piyasa olan grup.fakat bu durum müziklerine de yansıdı mı bilemiyorum.zaten sırf gaz olan,öyle çok kompleks yapılara sahip olmayan parçaları vardı,piyasa olmaları ne kadar yansıyabilir yani müziklerine,ama yine de dinleyip kararınızı siz verin.
serkan altuniğne'nin kolunda bir adet wait and bleed dövmesi vardır ayrıca,böyle kolunun iç tarafında,öyle söyliyim dedim