son bölümünde
abhazya ve
güney osetya'nın bağımsızlığının tartışıldığı program. hükümet ve ana muhalefet partilerinden iki milletvekili (chp'den sayın şükrü elekdağ katıldı; akp'den katılan sayın milletvekilinin adını bir türlü hatırlayamadım), bir gürcü gazeteci, gürcü dayanışma bi'şeysinin başkanı bir gürcü bey daha, oset diyasporasından bir stk yetkilisi, kafkas dernekleri federasyonu başkanı sayın
cihan candemir,
abhazya'nın dostları platformu sözcüsü sayın
sezai babakuş, abhazya parlamentosu üyesi sayın
soner gogua programa katılan isimlerden bir kaçını oluşturuyor. sonda bir güzel abhazca ve bir güzel osetçe şarkıyla tartışmaları nihayete erdiren etkili yorumcu sayın
hava karadaş*'ı ve onun akordeoncusu yetenekli arkadaşımızı da sayarsak, program kadrosunu neredeyse tamamlamış olacağız.
gelelim programa. başından sonuna kadar gerek oset, gerek abhaz konuşmacılarla sık sık karşı karşıya gelen gürcü gazetecinin hemen her konuda "yok o doğru değil", "ama ben onun savunmasında değilim ki..","ben öyle desem ne olur? bunların cevabını benim size vermem neyi değiştirir?" deyip durması, uluslararası hukuk profesörü kesilip katılımcılardan birinden "siz uluslararası hukukçu değilsiniz, bırakın şimdi bunları.." çemkirmesini alana kadar buna devam etmesi ama bir yere de varamaması, bunları yaparkenki endişeli vücut dili, sık sık lüzumsuz yere gülmesi, cevap veremediği şeyleri duymazdan gelmesi, gözlerindeki "ben kendime bile inanmıyorum ki sizi nasıl inandırayım bunlara" mealli bakış.. tüm bunlar programda hafızada kalan kareler oldu.
programa abhaz bayrakları ve "abhazya bağımsızdır" baskılı tişörtlerle katılan "abhazya'nın dostları platformu" üyeleri, görsel olarak da vermek istedikleri mesajı pekiştirdiler.
abhaz ve adige konuşmacıların hiçbiri rusya'ya karşı sempati duyduğunu ifade eder tek bir laf etmedi. bu da "
çerkesler artık rusya'ya minnettar" saçmalığına güzel bir cevap oldu.
gürcistan'ın uzun yıllardır o coğrafya'da neden olduğu tabir yerindeyse soykırımı gözler önüne seren konuşmacılar, gürcü katılımcıların bu konularda yeterince savunma getiremediğini de göstererek haklılıklarını kanıtladılar. "tarihin hiç bir evresinde gürcü'ye bağlanmayan (sscb döneminde, 1930'larda stalin tarafından abhazya gürcistan'a bağlanmaya çalışılmış ama 1990'lara kadar sürecek uzun bir çekişmeye de engel olamamıştır. nihayetinde 1992'de çıkan büyük savaşla da gerek g. osetya gerekse abhazya, tam bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. ), hep gürcistan'ın tacizlarine maruz kalan, gürcistan'ın üniter olma sevdasına hiç bir haklılık emaresi olmaksızın alet edilen bu iki bağımsız devlet, en temelde zaten gürcü toprağı içinde bulunmamışken girişilen müdahalelere soykırım ve oralarda yiten sivillere soykırım şehitleri adını vermek yanlış olmasa gerektir." mesajı verildi.
abhazya parlamentosu üyesi sayın soner gogua'nın "bu saatten sonra g. osetya ve abhazya'nın gürcü toprakları içinde düşünülmesi artık mümkün değildir.." sözleri üzere gürcü konuşmacı tarafından söylenen "bu sözleriniz beni çok üzdü; türkiye'deki soydaşlarınıza kötü örnek oluyorsunuz." cümlesi cidden komikti. gürcistan içindeki ahıska türkleri'nin yerlerinden edilmesi ve onların yurtlarına geri dönüşlerinin, bu doğrultudaki kararlara rağmen sağlanmaması hususunda da sıkıştırılan gürcü konuşmacıların söyleyecek pek fazla sözleri yoktu.
kısacası bu programda başta sorulan "kim haklı? rusya mı gürcistan mı?" sorusunun cevabı zımnen de olsa "rusya" yani "abhazya ve güney osetya" şeklinde verilmiş oldu.