ülkelerde, oy almak ve iktidar olmak için yarışan parti sayısına göre isim alan sistemlerdir.
duverger'nin teorisidir. tek partili, iki partili ve çok partili sistemler olma üzere üç ana grupta incelenebilir.
1.
tek parti sistemi: tek bir partinin baskın ve hakim olduğu sistemdir. "
gerçek tek partili sistem" ve "
karmaşık tek partili sistem" olmak üzere kendi içinde ikiye ayrılır. yönetimde
diktatoryaya benzer bir yapı vardır. genellikle halk başka alternatifi olmadığı için bu partiyi seçmiştir. oylama da genellikle
plebisit şeklinde yapılmıştır; yani demokratik bir oylama olamamıştır.
1a. "gerçek tek partili sistem"deki parti "
totaliter tek parti" ise bu parti genellikle yoğun bir ideolojiye dayanan bir partidir veya parti büyük kitleleri peşinden sürükleyen karizmatik bir lidere sahiptir.
komünist ve
faşist düzenlerin tek partileri buna örnek gösterilebilir. misal çin'deki
mao'nun ya da italya'daki
mussollini'nin partileri, almanya'da
hitler'in
nasyonel sosyalist partisi vb. örnek verilebilir. bu partilerin en belirgin özelliği sağlam bir programa dayanmalarıdır. örgütlenmeleri de merkeze sıkı sıkıya bağlı sağlam bir hiyerarşi içinde olur. yine gerçek tek partili sistemde yer alan "
otoriter- pragmatik tek parti" de aynı şekilde tek parti iktidarı demektir. ama burdaki tek parti daha çok ulusal birliği gerçekleştirme ve halkın yararına olacak şekilde merkezi otoriteyi kurma, ekonomik kalkınmayı sağlama amaçlarına yöneliktir. buna verilebilecek en tipik örnek 1946'ya kadar olan türkiye cumhuriyeti tek partili dönemindeki
cumhuriyet halk fırkası'dır.
1b. "
karmaşık tek partili sistem"e gelince. bu da kendi içinde "hakim parti" ve "hegemonya partisi" olarak ikiye ayrılır. ikisinde de ikinci bir parti kurmaya sistemde engel yoktur. "
hakim parti" sisteminde seçimler özgürce yapılır ama halkın oylarıyla bir parti çok uzunca süre iktidarda kalır. buna en tipik örnek hindistan'daki
kongre partisi'dir. "
hegemonya partisi" nde ise, kurulan diğer partiler iktidardakinin uydusu gibidir ve asla iktidara gelemezler. sistem görünürde çok partilidir ama esasında tek partilidir.
saddam hüseyin'in
baas partisi de buna örnek gösterilebilir.
aslında cumhuriyetin ilk yıllarındaki cumhuriyet halk fırkası'nı karmaşık ve gerçek tek parti sistemlerinin bir karması olabilecek başka bir sistemin içine oturtmak da mümkün olacaktır. başka bir partinin kurulmasına bu dönemde engel olunmamıştır. tam tersine, atatürk eliyle kurdurulan ilk muhalefet partisi
terakkiperver cumhuriyet fırkası, chf'yi gerçek tek partili sistemden uzaklaştırır. yorumu şu şekilde sonlandırmak mümkün o zaman: döneminde chf, zorunluluklar gereği ve uygulamada "gerçek tek partili sistem", ama esasında kanunen ve bazı uygulamaları özelinde "karmaşık tek partili sistem" partisi olmuştur; ikisinin karması bir sistemin ürünüdür kısacası.
2.
iki parti sistemi: iktidar için yarışan iki büyük parti vardır. aslında sistemde çok parti kurulmasına izin verilmiştir ama örgütlenme iki temel parti etrafında olmuştur. buna
başkanlık rejiminin uygulandığı abd örnek verilebilir. abd'de birden fazla partinin seçime girmesi yasak değildir, tam tersine başka partiler de aday gösterebilirler ama uygulamada iki büyük güçlü parti galebe çalar; yani "
de jure" ve "
de fakto" arasında fark vardır. de fakto olarak
cumhuriyetçiler ve
demokratlar'dan oluşan iki büyük parti etrafında şekillenen demokraside halk özgürce oy kullanabilir. keza, ingiltere'deki
işçi partisi ve
muhafazakar parti de buna örnektir. bu sistemin partileri genellikle
kadro partisine örnek gösterilebilir. temel bir ideolojiden yoksun, belli kimselerin destekleriyle ve yoğun lobicilik faaliyetleriyle işleri yürüten, en büyük desteğini sermayeden ve dolayısıyla yüksek statüye sahip kişilerden alan partilerdir bunlar. tek bir lider yerine, o liderin etrafta toplanan kadro önemlidir bunlarda; lider değişir, değişmeyen tek şey ise partiye destek veren kesimlerdir. partiler seçim faaliyetlerini sadece kampanya dönemlerinde yoğunlaştırırlar bu sistemde. yılın diğer zamanlarında partiler pek faal değildirler.
3.
çok partili sistem: ikiden fazla partinin iktidar için yarıştığı sistemdir. "ılımlı" ve aşırı" olmak üzere iki grupta değerlendirilebilir. ılımlı olanında partiler arasında koalisyon benzeri ve ideolojik olmaktan uzak kutuplaşmalar görülür. aşırı olanında ise tam bir bölünmüşlük hakimdir sistemde. partiler arasında çok yoğun bir ideolojik ayrım vardır.
çok partili sistem, siyasal istikrarın sağlanmasını zorlaştırır. diğer iki sistem de demokrasiyi sağlama hususunda sorun yaratabilir.
temelde, uygulamada bu sistemlere bire bir uyan parti sistemleri yok denecek kadar azdır. artık siyaset uygulamalarında karma sistemlere doğru yönelinmektedir. örneğin günümüzde türkiye bu sistemlerin hiçbirine saf haliyle uymaz. büyük çoğunlukla iktidar olan akp, çok partili sistemden çıkıp gelmiştir. ama bu çok partili sistem de ne tam olarak ılımlı, ne de tam olarak aşırıdır. aynı zamanda akp, aldığı büyük oy oranıyla hakim tipi tek partiye de örnek gösterilebilir. diğer partilerin belirsizliğini düşünürsek ve yorumu çok da zorlarsak sistemi chp- akp eksenli iki parti sistemine de benzetebiliriz. keza, akp'yi ve aynı şekilde chp'yi iki partili sistemin alışılan parti modeli kadro partilerine de yakın bulabiliriz. ama diğer yandan baykal'ın ve erdoğan'ın karizmatik liderliklerinin ve değişmez/ devredilmez iktidarlarının bizi kitle partisi yorumuna götürdüğü de aşikardır.
anlaşıldığı üzere türkiye, bu anlatılan tasniflerde tek bir yere oturmamakta, tanımdan tanıma geçip anlatanı ciddi sıkıntıya sokmaktadır. bu yazı bilmem kaç satır daha uzamadan burda kesmekte yarar olduğunu zannediyorum bu sebeple.
not: abd'nin "iki partili sistem"deki ve chf'nin "gerçek- karma tek partili sistemler" arasındaki özel konumları ile ilgili yerleştirmelerde yardımcı olan
recai pengül'e teşekkür ediyorum.