görseller
siyah sütsiyah süt
  
belki ilginizi çeker
  1. · ideefixe
  2. · sylvia plath
  3. · postnatal depresyon
  4. · elif şafak
  5. · evde kalmış kız manifestosu
  6. · mahrem
  7. · haydarpaşa garı
  8. · okunmaması gereken kitaplar
  9. · adalet ağaoğlu
  10. · baba ve piç
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · boylumlama
  2. · disko kralı
  3. · the twilight saga new moon
  4. · yılmaz özdil
  5. · domuz gribi
  6. · günün tek kelimelik özeti
  7. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  8. · erkeğin kıçının çatalını göstermesi
  9. · türk filmlerinde şarampole uçan oyuncak araba

siyah süt  

 sayfa  / 2
  1. elif şafak'ın yeni kitabı. kitabın yazım aşaması tamamlanmış olup bayağı ilginç bir tasarımı varmış. elif şafak'ın diğer kitaplarından farklı olarak otobiyografik bir kitapmış. elif şafak kitabında on ay hiç bi şey yazamaması üzerine o dönemini anlatmış. raflarda yer almasını beklemekteyim.
    (nulette, 30.09.2007 00:57)
  2. acaba elif şafak massive attack dinliyor mu dedirten kitap adı. zira (bkz: black milk)
    (cherryblossomgirl, 30.09.2007 01:30)
  3. elif şafakla sabah gazetesinin yaptığı bir röportajda kitabına siyah süt ismini vermesinin nedenini şu şekilde açıklıyor:

    "kadın literatüründe tartışılan, özellikle fransız feminist kuramcıların sorduğu bir soru var: süt mürekkebe dönüşebilir mi, kadınlıktan beslenerek kadın yazarlar ayrı bir edebiyat, ayrı bir yazın türü geliştirebilirler mi diye... o mürekkep imgesine de, depresyona da bir gönderme olsun diye bu ismi verdim."
    (aglaures, 30.10.2007 23:23)
  4. kitabın konusu elif şafak'ın kendi kelimeleri ile şu şekilde:

    "bu depresyon üzerine bir kitap yazıyorum; bitmek üzere. zaten onun benden çıkması için benim onu yazmam gerekiyordu, cin çıkartmak gibi! kitapta da bir cin anlatılıyor, lohusaya dadanan bir cin! eskiden lohusa kadın yalnız bırakılmazmış, sürekli başında birileri beklermiş, çünkü kadının evhama, depresyona, bunalıma yakalanmak için en uygun, en açık olduğu dönem. ilginç olan; eskiler, anneanneler bunları biliyor zaten ve kendilerine ait önlemleri var.

    'postnatal depresyon'u anlatıyor. bir tarafta müthiş kutsallaştırılmış bir annelik anlayışı var, öbür tarafta da biraz kadın dergilerinin pompaladığı başka bir şey: 'süper dişi, süper anne' imajı... 'kariyer de yaparım, çocuk da, her şeyi mükemmel yaparım' diyen ikinci bir söylem. ne bu söylem, ne de öbürü bize anneliğin zaman zaman gölgeli başka yanları da olabileceğini gösteriyor. sürekli cilalanmış, romantikleştirilmiş bir annelik mefhumu var. yanlış anlamayın, annelik çok güzel bir şey, ben bunu sorgulamıyorum ama şunu söylüyorum, kadınları zaman zaman sarsabilen bir şey!"
    (aglaures, 30.10.2007 23:26)
  5. çok güzel bir araba düşünün. kaportasının tam ortasında da bir balyoz izi. işte siyah süt bu.
    (gxix, 30.10.2007 23:28)
  6. 22 kasım'da doğan yayınlarından çıkacak kitap, merakla bekliyoruz.
    (temporary peace, 15.11.2007 14:23)
  7. 'siyah süt' üzerine:
    http://www.zaman.com.tr/...
    (rhgy, 25.11.2007 16:43)
  8. piyasada 17 ytl'ye satılmakta olan kitap.ideefixe'de ise 12,5 ytl imiş.hani ben 3-4 kitap birden alırım,kargo parasını takmam diyenler olursa bence bu kitabı da araya koymalarında yarar vardır.
    (mistir loba loba, 26.11.2007 16:27)
  9. yeşil, minik uzaylılara ait turuncu ineklerden elde edilen koyu renkli süt. aslında koyu mor olan sütün rengi, uzaylıların güneşin küçük olduğu ve az ışık verdiği için siyah görünür.

    (bkz: yersen)
    (budur, 26.11.2007 16:35)
  10. latif demirci'nin çizerliğini/çizimlerini de barındıran, elif şafak'ın daha öncesinden farklı olarak, ilk otobiyografik-dönem kitabı.
    (berrak, 26.11.2007 18:07)
  11. (thecrimson, 26.11.2007 18:48)
  12. kitabın sol üst köşesinde bulunan "50.000 adet" yazısı deyimi yerindeyse kitap kapağının tüm büyüsünün içine etmiştir.

    (bkz: popülaritenin dayanılmaz acısı)
    (zarpandit, 28.11.2007 10:01)
  13. elif şafağın loğusa döneminde yazdığı gene yazıp döktürdüğü mükemmel kitaplarından biridir.
    (satine, 28.11.2007 13:28)
  14. kariyer planı daha doğmadan best seller olarak tespit edilmiş kitap
    (buhranıkendisindenikiadımöndekoşanbuhranpilavı, 30.11.2007 15:43)
  15. bu depresif hamilelik dönemi başkası tarafından kaleme alınsa asla bu etkiyi yaratamazdı. zira elif şafak derin bir dünya görüşüne, sınırsız bir iç dünya ve eşsiz bir üsluba sahip olduğu için bu otobiyografik roman değer kazanmıştır. romanı sürükleyici kılan unsur, elif şafak'ın ''içimden sesler korosu'' olarak adlandırdığı iç dünyasındaki birbirinden zıt karakterlerin verdiği savaş.
    (pvh, 07.12.2007 01:53)
  16. önsözünü okuduktan sonra, bu kadının cinlerle ne alıp veremediği var diye düşündüğüm kitap.. baba ve piç romanında da cinleri olan bi hatun vardı... elif şafak'ın dünya görüşü, verdiği röportajlar hiç hoşuma gitmese de hatta kadına açık açık uyuz olsam da üslubunu seviyorum. okuyalım görelim bakalım.. cinler musallat olunca bir kadının sütü nasıl çürürmüş nasıl siyah bir süt gelirmiş göğüslerinden...
    (usako, 11.12.2007 21:11)
  17. "süt siyah mıdır? beyaz mıdır?" münazarasında siyah diyenlerin varlığını ispat ettikleri söylenen süt cinsidir. türkçe öğretmenimiz öyle dediydi bize, inanmadım ben ama... siyah süt mü olur canım? yoksa yoğurt muydu?
    (komediyat, 11.12.2007 22:58)
  18. elif şafak'ın belki diğer kitapları kadar sarmalayıcı olmasa da, en azından kurmaca bir kitaba konu yapılmaya cesaret edilememiş bir şeyi korkmadan (ne edebiyatçı ne de anne kimliğine halel gelecek diye korkmadan) ana izleği olarak belirlediği ve de en başta sevgi soysal (bkz: tante rosa) olmak üzere pek çok güzel edebiyatçıya selam çaktığı için değerli bulduğum otobiyografik romanı.
    (veni vidi pipi, 13.12.2007 01:15)
  19. elif şafak'ın iç seslerinin korosunu tanıdığımız eseri. bu iç seslerin adları onların karakterlerini de yansıtmaktadır.

    1- batı kapısında pratik akıl hanım: "düz mantığın yolundan şaşmazsan bir şeycik olmaz. bunun için beyninin farklı bölmelerini programlaman gerek. şöyle düşün. insan beyni mutfak çekmeceleri gibidir. kaşık çatal takımı bir yerde, peçeteler bir yerde, değil mi ya? aynı modeli al. uyarla."


    2- doğu kapısında can derviş hanım: "ne bu acelen? ne geçmiş ne gelecek var. sadece ve sadece şu ana ver kendini. dem bu demdir, dem bu dem... yedi uyuyanlar o mağarada 300 sene uyudular da sandılar ki birkaç saat geçti sadece. nedir ki zaman?"

    3- güney kapısında hırs nefis hanım "tabii ki karşıyım çocuk doğurmana. yapacak işlerimiz varken sırası mı şimdi çocuk mocuk?"

    3- kuzey kapısında sinik entel hanım:"hangi yolu seçersen seç, seçmediğin yolda kalacaktır aklın."
    (sunflower, 30.12.2007 12:01)
  20. şöle bir varsayımdan almıştır kitap ismini. anlatıldığına göre eskiden doğum yapan kadınları bir döşeğe yatırırlarmış ve döşeğin üzerine de bir çan bağlanırmış. çan çaldığında anlarlarmış ki kadına cinler musallat oldu. evdeki diğer kadınlar çanı çekmeye başlarmış. bir yanda cinler bir yanda kadınlar. yaklaşık 40 gün boyunca cinleri kovmaya çabalarlarmış bu şekilde. cinler pes edip giderse kadın sütünü sağlıklı bir şekilde verir ve doğum sonrası depresyonundan da çıkarmış, cinler galip gelirse ise süt gri bir renk alırmış ki buna da siyah süt diyor elif şafak.
    (karamelize ekmek, 30.12.2007 17:06)
  21. bu hafta sonu yolda su içer gibi okuyup bitirdiğim kitap.
    hakkında eleştiri yapmak gerçekten çok zor.
    elif şafak hayatından bir kesiti ünlü kadın yazarların hayatlarından kesitlerle anlatmış. geçirdiği post-natal depresyonu anlatmış, içini dökmüş, endişelerini dile getirmiş. bu endişesi de; bebek sahibi olursa yazarlığının körelmesi.
    '' bu kitap kötü olmuş.''
    ''elif şafak'ın en kötü kitabı.'' filan demek istemiyorum. çünkü değil. bu farklı bi kitap. romanlarıyla karşılaştırılamaz bence. bu kitaptaki dili ve kıvraklığı diğerlerinden aşağı kalır değil. konu farklı kesimlere hitap etmediğinden ve kadınlara özel ''annelik'' kavramını bolca irdelediğinden sıkıcı gelebilir. ama elif şafak gene çok aşina bi konuda farklı noktalara dokunarak farklı birşey ortaya cıkarmış. tekrar hoş gelmiş.
    (meerjungfrau, 31.12.2007 00:50)
  22. başta rahatsız etti kitap. bir yazarın iç sesleriyle konuşması ve bir çıkış yolu aramasından bana neydi ki. elif şafak gibi mahremiyetine önem veren bi yazarın hayatı hakkındaki dobra söylemleri dokundu. ama okudukça, çevirdikçe sayfaları samimiyetine inandım kitabın ve her şey daha yerli yerine oturur oldu. diğer kitaplarından ayrı yere koymak gerek bu romanı daha doğrusu otobiyografik romanı. önyargısız okumaya çalışmak lazım ki zevkine varılabilsin.
    (karamelize ekmek, 01.01.2008 22:25)
  23. diğer elif şafak eserleriyle karşılaştırıldığında dili oldukça sadedir. her ne kadar yazar bu otobiyografik romanda hamilelik döneminde kitaplardan ve yazmaktan uzaklaştığını sürekli vurgulasa da birçok yazarın ve şairin tutumuna ve yaşantısına geri dönüşler var.

    bunlardan bazıları:
    virginia woolf, leo tolstoy, sylvia plath, ted hughes, george sand, j.k. rowling, jean paul satre, sevgi soysal, zelda sayre fitzgerald, halide edip adıvar, anais nin, patrick süskind, ayn rand, doris lessing...
    (sunflower, 02.01.2008 22:26)
  24. iç seslerin hikayesi kesinlikle daha etkileyici olabilirdi, ya da doğum sonrası bunalımı adamakıllı yansıtılabilirdi, bayan yazarlara göndermeler ise hikayeden kopuk ve zorlama olmuş. hiç mi iyi yanı yok peki, var tabii, iki saat içinde okunup bitebiliyor, yormuyor saolsun.
    (heidi, 02.01.2008 22:39)
  25. elif şafak acaba depresyondan çıkmadı mı dedirten okurlarını hayal kırıklığına uğratmış kitaptır
    (spalax, 03.01.2008 20:08)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil