tüm zamanların en iyi rock parçalarından bir pilli bebek klasiği.
siyah beyaz düşlerimde
seni hatırlarım
bomboş ellerimde
seni duyumsarım
sensiz gecelerde
sensiz ağlarım
sonsuz gecelerde
sensiz ağlarım
fırtınalar sabahında
doğan günü duyumsarım
mevsimlerin en sıcağında
susuzluğa kanarım
yitip giden insanlara,
dostlarıma ağlarım
yanlış zamanlara,
sensizliğe ağlarım
nedensiz sorgusuz
bir rüya gözlerimde
nedensiz sorgusuz
bir duvar benliğimde
siyah beyaz düşlerimde
seni hatırlarım
bomboş ellerimde
seni duyumsarım
sensiz gecelerde
sensiz ağlarım
sonsuz gecelerde
sensiz ağlarım
çok güzel ve uzun bir parçadır. ama her nasılsa insanı sıkmaz. dinledikçe daha devam etmasini ister insan şarkının. ama ne çare herşeyin ne yazık ki bir bitimi vardır şu fani hayatta...
vüs'at o. bener 'in "yaşamasız"(1957) öyküsünden bu yana kullandığı kapalı anlatımları, monolog gibi görünen dialogları; kısa, yalın cümleleri siyah-beyaz 'da da devam ediyor.
içinde kitaba da ismini veren "siyah-beyaz" haricinde onbeş öykü daha var. "cezaevi günleri", "ergenekon", "bitli şair", "sır", "sümbül", "reji yangını" neredeyse otobiyografik diyebileceğimiz türden öykülerinden.
üslubunu, yazma tekniğini, anlamı biraz zor ele veren yapısını çok sevdiğim yazarlardan olan bener, belki daha ilk öyküde (siyah-beyaz) insanı canevinden vurmakta. öykü kişisi yüksek ihtimal kendisi, tek yönde hareket eden bir platform üzerinde ilerlemektedir. her şey siyah beyaz görünmeye başlar, nereye gittiğini bilmeyen insanlar kapkara göğün altında ilerler. önünde çift katlı bir otobüs belirir, aynı hizaya gelirler. ikisi de durmuştur. aslında otobüs ve yürüyen kaldırım aynı hızla ilerliyordur, dolayısıyla öykü kişisi durmuş izlenimi alır.
burada bener 'in zaman kavramıyla içli dışlı olduğunu düşünüyorum. otobüsün camında kendi yansımasını görmesi. kürek kemikleri arasındaki anahtarın çevrilmeye başlaması bana hep boş yere çabalamayı, yanılsamayı anlatıyor.
sonlara doğru yapılan "yanlış" tanımı: "güçlü olduğu varsayılan zaman kavramından korkmak."; sonrasında da müthiş bir değerlendirme: "beklemedim. yenilmekten korkmadığımı sandım. yenildim. hala yağmur yağacak."
son tümce diğer bütün tümceleri kapsıyor, onlara bir şeyin olmasına kesin gözüyle bakıldığını, yani hala bir umudun olduğunu belirtiyor.
beraber kullanıldığında zıtlığı ifade eden renklerdir (renk olmayabilir de).
her ne kadar birbirinden ayrı gibi görünseler de ayrı ayrı da düşünülemezler.
(bkz: beşiktaş)
(bkz: altay)