sivas katliamı  

 sayfa  / 14
adana çık aradan

  1. türkiyenin yüz karası bir olay.otuz yedi insanı bir anda katledebilen zihniyete ben söyleyecek söz bulamıyorum.onların bu kadar kana susamasına neden olan şey ne acaba.
    (rotten, 06.05.2004 14:18)
  2. 2 temmuz 1993 yılında yobazların madımak otelini yakmasıyla 37 aydın ve sanatçının hayatını kaybetmesiyle oluşan katliam...hasret gültekin, nesimi çimen, muhlis akarsu bunlardan sadece birkaçıdır. aziz nesin'de son anda kurtarılmıştır hatta bir iddiaya göre aziz nesin'i kurtaran kişi onu polis memuru zannettiği için kurtarmıştır. polis ise; allahu ekber(!) diye bağırdıkları için olayın sorumlularına müdahele etmemiştir!!!
    ve bugün o davanın sanıklarından biri 37 insanın katillerinden biri serbest bırakılmış zaim bayat yüce türk adaleti bekleseydi keşke şunun şurasında ne kaldı ki 2 temmuz'a, ikinci bir 2 temmuz yaşatırlardı malum uzun yıllar hapisde kaldı bu güzide(!) insanlar kutlamaları gerek!!!
    hersene cemevlerinde * aleviler tarafından o lanet gün anısına çeşitli etkinlikler düzenlenir senede 1 kere yas tutulur 37 insan için, heralde en acısı bu sene olacak, erken başladı bu seneki yas...tarih tekerrürden ibaretmiş, kahramanmaraş'ıda unutmadık, orda da aynısı yaşanmıştı öldürülen çok cezalandırılan yok.
    (zoe, 10.06.2004 21:28 ~ 27.03.2005 05:08)
  3. şerefli türk polisinin tekbir çeken aydın(!) insanlara müdahale etmemesiyle engellenmeyen değil, göz yumulan, ve hatta desteklenen türkiye cumhuriyeti tarihinin kara lekesi
    (the weakest link, 10.06.2004 21:36)
  4. türk halkına demokrasinin niçin fazla olduğunu geyet net bir şekilde açıklayan hadise..
    (doaaa, 11.06.2004 00:44)
  5. (bkz. gün tutuşur)
    (rotten, 11.06.2004 14:54)
  6. gözlerimin önüne her geldiğinde bırakın gözlerimin yaşarmasını,içimde tüm müslümanlardan nefret etme hissiyatı yaratan olay...

    böyle bir allah inancı,böyle bir gaza geliş,böyle cayır cayır alevler arasında,çatırdata çatırdata yakılan insanlar...

    bu nasıl islamdır?! bu nasıl hoşgörü dinidir?!

    şimdi herkes daha iyi anlıyor,islam dininin "yeryüzündeki en kutsal din" olmasına rağmen,onların "gavur" dediği amerika ve ingiltere'nin dünyayı nasıl yönettiğini...

    yeryüzündeki en yüce dini benimsemiş ülkelerin cahillikten,pislikten,iğrençlikten yerin dibine nasıl battıkları şimdi daha iyi anlaşılıyor...
    (close2death, 01.07.2004 13:52 ~ 13:53)
  7. tarihteki en büyük ayıplar arasında yer alan olay.
    oradaki kalabalık (onları tanımlayacak bir kelime yok) itfaiye gelirken, itfaiyenin de önünü kesip, gecikmesine yol açmıştır ayrıca. keşke itfaiye şöförü önündeki bu değersiz, onursuz, insanlıktan nasibini almamış kalabalığı oluşturan lanet yaratıkları eze eze giderek zamanında yetişebilseydi. çünkü o iğrenç yaratıklardan binlercesi bile orda ölen 37 kişiden herhangi birinin tırnağı bile olamaz.
    (bkz. kan beynine sıçramak)
    (markrenton, 22.08.2004 19:57 ~ 07.03.2006 01:05)
  8. ve bu katliamı yapanlar birer birer serbest kalıyorlar.utanmalı böyle mahkemeler,utanmalı onların kaçmasına izin verenler,utanmalı ölen insanları savunmayan siz insanlar..vurulduk ey halkım unutma bizi.faili mechuller olurken,bulunamazken acılar cekilirken biz buldugumuz failleri de dışarı salıyoruz.helal olsun ne diyeyim
    (toumai, 24.11.2004 19:47)
  9. gün olmuş, timur gelmiş, "kan dökmeyeceğim teslim olun" demiş, teslim almış şehri ve sözünde durmuş; diri diri gömmüş insanları. gün olmuş onbinler kuşatmış bir oteli diri diri yakmış insanları. * * * *
    (ironic, 28.11.2004 02:59 ~ 20:38)
  10. o insanları sırf dinsiz diye nitelendirdikleri için öldürebilecek insanları bildiğim ve tanıdığım için, üstüne provokasyon, komplo vs. gibi sözcükler kullanıldıkça yüzüme acı bir gülümseme gelmesine neden olan olay. diyelim provokasyon idi ve birileri olayları başlattı. peki ordaki binlerce insan neden dur diyemedi geçen o kadar zaman boyunca?
    bu insanların mantığı: bir gün gelecek, eline bulabildiğin silahı al ve çık sokağa, ne kadar kafir öldürürsen o kadar iyi.

    edit: görüyorum ki yazdıklarım kötülenmiş. ne oldu acaba bunları "bilmek" suç mu?
    (theredintheskyisours, 28.11.2004 17:12 ~ 29.11.2004 00:50)
  11. yobaza o. çocuklarının "allahu ekber" tekbirleri eşliğinde adam öldürdükleri, cezalarının hala verilmediği ama aydınlarımızı öldürürken büyük olarak iddia ettiği varlığın onlara gereken cezayı vereceğine inandığım iğrenç olay.

    edit: bu girimi kim nasıl kötüler anlayamadığım doğrusu.
    (seekter, 14.12.2004 20:27 ~ 04.02.2006 00:56)
  12. bu olay, terörist saldırılarla islamı ayırdedemeyen, islamı karalayayım da ne olursa olsun diyen insanlar için son 10 20 yıldır çok güzel malzeme olmuştur. katliam diye bağıran kişilerden yüzde kaçı aydınları gerçekten düşündüğü için bu tavrı ortaya koymuştur; yoksa insanlar bu olayı islama karşı provakasyon aracı olarak mı kullanmıştır bilemeyiz. bilebileceğimiz tek şey bu olay hem sağ hem de sol siyasi kanatlara büyük zarar vermiştir.
    bu konu hakkında kafaları karıştıran bir kaç soru var.
    gerçekten bu olayın failleri, bu eylemi islam adına mı yapmıştır. islam adına yapmışlarsa masum insan kanı dökmek islamda varmıdır?. yani ya bizim inandığımız islam ya da bu teröristlerin inandığı islam yalandır.
    her dine, inanışa, doktrine mensup insanlar arasından teröristler zalimler çıkabilir. ama bu göstermez ki bu o inanışın sonucudur. bu katliam ancak ve ancak islam dininin suistimal edilmesi, bir perde gibi suçluları gizlemek için kullanılmasından başka birşey değildir. islam bazı gruplara mal edilemez ve sadece bazı gruplara * bakılarak islamın karalanmasını doğru bulmuyorum.***
    (lemuria, 01.01.2005 03:04 ~ 04:34)
  13. 37 kişinin öldüğü bir insanlık ayıbının türkiye'nin yarası ve acısı olmasına rağmen, bir kesim tarafından 'sahip çıkma' perdesi arkasında 'siyasi meze' yapılarak suistimal edildiği acı olay. islama saldırmayı alışkanlık edinmiş kişilerin bunu fırsat bilerek toplumun ortak ağlaması gereken bir olayı islama mal ederek toplumda kutuplaşmalara yol açmasına vesile olmasını umdukları, yıllarca hikayeleri ve hayalleriyle büyüdükleri çatışma 'maceralarını' bugünkü nesile de taşımasını diledikleri eylem. herşeye rağmen provakasyona gelmeyip yasını tutup dersler çıkarılması gereken adi terörist eylem.
    ( not: bir delikanlı çıkıp tüm erkeklik adına kızlar yurdunu yaksa, zanlıya 'aşırı erkekçi', 'yobaz erkekçi' veya 'sütü bozuk erkek milletinin sıradan bir üyesi' dermiydik? deseydik komik olmaz mıydı? işe siyaset karışınca insanlar aptalca işleri nasılda ateşli söylüyor. orada 37 insan öldü. en önemlisi bu. bırakın bu 37 kişi rahat uyusun, hep beraber, insan olduğumuz için yasını tutalım, kınayalım.)
    (eriyenadam, 01.01.2005 15:21 ~ 31.10.2005 23:57)
  14. bundan binlerce yıl önce,roma halkına amfide tiyatro sergileyen oyuncular,halkın yuhalaması ile karşılaşırlar..nedeni ise bu sanat oyununun çekici ve heyecanlı olmadığıydı..bunun üzerine sahneye günlerce aç bırakılmış aslanlar çıkarılıp önüne de zenci köle atılır.amfiyi kölenin acı dolu çığlıkları kaplar..böylece sanat ve kültür,insanların vicdansızlığına köle olur..

    sivas olaylarında da durum aynıydı..oteldeki aydınların halka şiir okuması yetmedi,üstüne bir de yanmaları gerekiyordu.nitekim yandılar.sanat ve kültür,devletin yasaklayamayacağıdır..burda insanları ideolojilerine,dünya görüşlerine kurban ettiler..

    bu ayıbı unutmamalı..
    (close2death, 24.02.2005 15:41 ~ 26.02.2005 11:42)
  15. gaza gelen islamcı gürühun yaptığı katliam olduğu tezinin doğru olmadığı olay. türkiye'de radikal islamcıların da ülkücülerin de birilerinin onayı olmadan parmaklarını kıpırdattıkları görülmemiştir. halkı galayana getiren bildiriler olay sonrasında emniyette bulunmuştur. ha bu tesadüf polisler toplamış getirmiş peki otelin etrafına bir gün önceden yerleştirilen kaldırım taşları nereden gelmiştir. bir kaç binlik kalabalığa müdahale etmeyen asker sivas'ın alevi mahallerinden ve civar illerden yardıma gelen ilerici vatandaşlara niçin engel olmuştur, yollara barikat kurmuştur. bu soruların tek bir yanıtı vardır. bu katliam derin devletin organizasyonu ve isteği ile gerçekleşitirilmiştir. orada görülen sakkallı yaratıklar yalnızca birer piyondur, kullanılıp harcanmış insanlardır. o insanları suçsuz olduğunu düşündüğüm zannedilmesin, ama baş aktör islamcılar değildir.
    (gelecegim, 24.02.2005 22:48)
  16. katliamdan tam 11 yıl sonra ben evde şans eseri televizyon izlemekteydim, 'akşama doğru'(ismi değişmiş olabilir) programını.o gün sivas katliamına ayrılmıştı.sivas katliamı ki benim içimi acıtan,aklıma geldiğinde tüylerimin diken diken olduğu bir olaydır,bir yara,bir canilik, hissettirdikleri ile anlatılmaz birşeydir.ben o programı izlerken ağladım,hırsımdan ağladım,üzüntümden ağladım,unutkanlıktan ağladım,sivasta yapılan müzeyi de gösterdiler o gün ve içten içe sessiz sessiz ağladım.bu yazıyı yazarken tüylerim yine diken diken oldu...

    bıçakla açılmış kalem ucu gibi sivri
    dilleri vardı bir de fikirleri
    zımba gibi delici,silgi gibi yokedici
    olabiliyordu beyinleri haksızlığa karşı
    beyaz dosya kağıdı gibi temizdi yürekleri
    sonra buruşturulup atıldılar çöp kutusuna
    çıkarılıp kıvrımları açıldı işkence niyetine
    en sonunda yakıldılar cehaletin ateşinde
    fakat dosyalar halinde kaldılar zihinlerde
    faili meçhul cinayet dosyaları gibi

    sivas'ta yakılanlara ve öldürülen,işkence gören düşünce adamlarına ithaf olunur...
    (martin hayda gel, 10.03.2005 03:40)
  17. sözlükte yazılanları okurken şaşırdığım katliamdır..

    artık nasıl bir tezatsa..düşünün ya..100 tane ülkücü zihniyetli sanatçı bir şehire gidiyor.ideolojilerini değil,sanatlarını icra etmek için gidiyorlar o şehre.şiirlerini okuyor,türkülerini söylüyorlar..sonra bunu duyan binlerce komünist kaldıkları oteli ateşe veriyor.böyle bir olaydan sonra "bu olayı komünizme mal etmemeliyiz" diyebilir misiniz?..yoksa sokakta gördüğümüz komünistleri birer birer öldürür müyüz?..

    bu olay "kişi ve din faktörlerini ayıramamak" olayı değildir.insanların inandığı,daha doğrusu inandığını sandığı dini yanlış uygulaması olayıdır..binlerce aşırı dinci,yobaz,gerici,pislik,şerefsiz insan toplanıyor ve sırf dünya görüşleri uğruna aydınları yakıyor..bunu nasıl olur da "dini kötülememeliyiz" mantığına sığdırırsınız.
    (close2death, 10.04.2005 12:00 ~ 12:02)
  18. katliamcıların bir bir tahliye olmaları da ayrı bir rezalettir. din adına cinayet işleyen çember sakallı denyoların hala kaldığını ve bir anda nasıl iyi organize olduklarına tanık olmamız açısından da ayrıca ibret vericidir
    (cupid, 12.04.2005 02:55)
  19. (bkz: ıssızlığın ortasında)
    (close2death, 15.04.2005 18:15)
  20. yedi kova su yeterliydi
    sivas'taki ateşi söndürmek içim
    oysa her biri
    devlet dairesindeki kovaların
    üstünde yazılı
    altı harfli bir sözcüktü yangın

    g harfi boştur kovaların
    ki okununca dolu olanları
    ortaya çıkar
    madımak oteli'nin merdivenlerinde
    kurtulmayı bekleyenler için
    verilen karar: yan ın
    (toumai, 22.04.2005 15:05)
  21. 12 sene oluyor bugün..

    yaşamak görevdir yangın yerinde,
    yaşamak insan kalarak...
    (close2death, 02.07.2005 09:12 ~ 09:13)
  22. nesimi çimen
    asım bezirci
    metin altıok
    muhlis akarsu
    behçet aysan
    muhibe akarsu
    edibe sulari
    uğur kaynar
    asaf koçak
    erdal ayrancı
    sehergül ateş
    hasret gültekin
    muammer çiçek
    gülender akça
    mehmet atay
    sait metin
    carina johanna
    gülsün karababa
    inci türk
    huriye özkan
    murat gündüz
    ahmet özyurt
    handan metin
    yeşim özkan
    yasemin sivri
    serpil canik
    serkan doğan
    belkıs çakır
    nurcan şahin
    özlem şahin
    asuman sivri
    menekşe kaya
    koray kaya

    (bkz: bugün doğan çocuklar için isimler)
    (close2death, 02.07.2005 09:21)
  23. bugün 2 temmuz 2005 ve sivas katliamının üzerinden 12 yıl geçti.şu güne kadarki dava süreci ve bugünkü duruma dair bilgilenme için şu yazıyı okumanızı dilerim.haberin kaynağı: http://www.bianet.org/... ordan okuyabilirsiniz,üşenenler için buraya da yazıyorum,gerçi o linki açmaya üşenen bunu da okumaya üşenir ama neyse.size kalmış artık ben bir yorum yapmak istemiyorum.

    ateşi yakanlar karanlıkta "adalet" arıyor

    2 temmuz 1993'te madımak oteli'nde pir sultan abdal şenlikleri'ne katılmak için gelen 37 kişi yanarak öldü: katliamdan sonra açılan dava 2000'de bitti 33 kişi idama mahkum oldu. katliam mahkumları şimdi "topluma kazandırma yasası" için başvuruyor.
    bia haber merkezi
    02/07/2005 erol önderoğlu hukuk@bianet.org bia (ankara) - sivas'ta madımak oteli'nin 2 temmuz 1993'te yakılarak 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili dava sonuçlandı; mahkum edildikleri halde kaçanlardan bazıları yakalandı ancak sanıkların önemli bir bölümünün topluma kazandırma yasası'ndan yararlanmak için açtıkları dava sürüyor.

    yeni ceza kanunu'nun (tck) kabul edilmesiyle birlikte, sivas davası sanıklarının eski tck'nın 146/3 maddesinden hüküm giymiş bölümü, kasım 2004'ten itibaren tahliye edildi.

    "anayasal düzeni zorla yıkma girişimine şahsi katılım" sağladıkları gerekçesiyle 15 yıla kadar mahkum olan sanıklar, "yeni yasada durumlarını karşılayan bir hüküm olmadığı ve hukuki boşluk doğduğu" gerekçesiyle serbest bırakıldılar.

    müdahil avukatların tahliyelere karşı yaptıkları itirazlar, "müdahil avukatları tahliyeye itiraz hakkına sahip değil" şeklindeki bir kararla reddedildi.

    karara tepki gösteren avukat şenal sarıhan, bianet'e yaptığı açıklamada, bu konuda, "mahkeme, resen buradaki hukuksuzluğu değerlendirebilirdi" dedi.

    sanıklar yeni tck'dan sonra "topluma kazandırılmayı" bekliyor

    avukat sarıhan'a göre, yeni yasa ile ortaya çıkan bu olumsuzluğu bir başka tehlike izledi:

    eski ceza yasası'nın 146/1 maddesinden "anayasal düzeni zora başvurarak yıkmaya teşebbüs" suçlamasıyla hüküm giymiş sanıklar, 4959 sayılı topluma kazandırma yasası'ndan yararlanmak için ankara dgm yerine geçen 11. ağır ceza mahkemesi'ne başvuru yaptılar.

    33 kişinin halen hapiste olduğu sivas davası sanıklarının bu yasadan yararlanamayacaklarını savunan av. sarıhan, sanıkların ifadelerinde ne "örgüt üyesi" olduklarını kabul ettiklerini, ne de yasanın öngördüğü gibi, örgütle ilgili önemli açıklamalarda bulunmadıklarını ifade etti.

    av. sarıhan, "kişiler örgütleriyle ilgili bilgi vermeleri halinde bu yasadan yararlanabilirler. oysa bizim dosyamızdan örgüt üyeliğinden ceza alan yok. üstelik, yargılananlar örgüte üye olduklarını her defasında reddettiler. kendileri bir örgütten söz etmedikleri gibi mahkeme de somut bir örgüt ismi vermedi" diyor.

    davanın sonuçlanmasıyla ceza aldığı halde kaçan kişilerle ilgili yakalanmaların yaşandığını söyleyen av. sarıhan, emniyet müdürlüğü'nün yasa gereği sanık ifadeleriyle ilgili bir rapor hazırlandığını ancak bu raporun henüz mahkemece istenmediğini bildirdi.

    sivas katliamında esas sorumluların ve olaya katılanların önemli bölümünün henüz tutuklanmadığını, yargılanmadığını ifade eden av. sarıhan, "çok önemli bir eksiklik. üstelik, olayı yaratan örgütler de su yüzüne çıkarılmadı" şeklinde konuştu.

    33 kişiye idam cezası

    gerekçeli kararını 7 eylül 2000 tarihinde açıklayan ankara 1 no'lu dgm'si, sivas'ta 37 kişinin ölümü, 56 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaya karıştıkları gerekçesiyle üçüncü yargılama sonunda 33 sanığı "anayasal düzeni zorla bozmaya kalkışmak"tan idam cezasına mahkum etmişti.

    şu kişiler idama mahkum edilmişti :

    muhsin erbaş, harun gülbaş, bekir çınar, erol sarıkaya, mevlüt atalay, ahmet turan kılıç, kenan kale, harun yıldız, zafer yelok, yunis karataş, halil ibrahim düzbiçer, ömer faruk gez, ali kurt, ahmet oflaz, ekrem kurt, erkan çetintaş, faruk sarıkaya, hayrettin gül, harun kavak, süleyman toksun, hayrettin yeğin, mehmet yılmaz, adem kozu, mustafa uğur yaraş, faruk belkavli, ömer demir, alim özhan, ibrahim duran, etem ceylan, vahit kaynar, turan kaya, cafer tayyar soykök ve faruk ceylan.

    birgün gazetesinden inan gedik'e göre, davayı ele alan mahkeme, çeşitli tarihlerde, hükümlülerden yalçın kepenek, ilhami çalışkan, çetin asamaka, ali teke, metin yokuş, temel toy, bülent karayiğit, serhat özgentürk, gazi tufan, yusuf ziya eliş, ünal berka, ahmet kaşkaya, hayrettin gül ve ali özer'i "infazı tehir" kararından yararlandırdı.
    (martin hayda gel, 02.07.2005 19:04)
  24. bu katliamı ve çeşitli benzeri olayları görünce aklıma hep şu geliyor; mensubu olmaktan hep övündüğüm türk milleti, galeyana gelince, mantığını kaybedince, -batılılıarın dediğin gibi- acaba gerçekten barbarlaşıyor mu? gerçekten de bizim genlerimizin alt şifrenlerinden birinde her an açığa çıkmaya hazır barbar kodları mı var?
    ya da bu ve benzeri olayların daha makul bir açıklaması var mı?
    (solti, 06.07.2005 23:50 ~ 23:50)
  25. 6 temmuz 2005 tarihli, ntv yapımı oradaydım belgeselinde, sivas katliamı'nı anlatan şahit konuk lütfü kaleliydi.
    kendisi, özellikle aziz nesin'i öldürmeye yönelik gerçekleştirilmiş bu katliamdan kurtulan otuz küsur kişiden biridir.
    olayı, kendi ağzından, yorum katmadan aktarayım:

    "kültür bakanlığı eliyle sivas'ta tertiplenen bir konferans olacaktı. fakat günler öncesinden tartışmalar ve gerginlikler başlamıştı. yerel gazeteler tepkilerini manşetten dile getiriyorlardı. "müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz" şeklinde manşetler vardı. konferansta konuşmalar yapıldı ancak ne aziz nesin'in ne de başka bir katılımcının müslümanları kışkırtıcı, onları harekete geçirici bir tutumu ve üslubu olmadı. kırılması tepki göstermesi gerekenler alevilerdi çünkü aziz nesin, konuşmasının bir bölümünde eleştirel üslubuyla alevilere birkaç söz söyledi. aziz nesin, istanbul'daki bir konferansta nasıl konuşuyorsa, neler konuşuyorsa aynı şekilde davrandı.
    konferans sonunda röportaj için gelen muhabirlerin soruları ise ortalığı kızıştırmaktan başka bir amaca hizmet etmedi."

    ***video görüntüsü giriyor***

    muhabir: siz müslüman mısınız?
    aziz nesin: hayır değilim
    muhabir: kuran'ı okudunuz mu?
    aziz nesin: bakın ben kuran'ı da okudum, tefsirleri de okudum. muhtemelen sizin kadar okudum. ben tüm dinlere saygılıyım. özellikle müslümanlığa saygılıyım çünkü gayet dindar bir müslüman aileden geliyorum. fakat ben ateistim. benim dinim yok.
    muhabir: kuran'ı red mi ediyorsunuz?
    aziz nesin: bence 1000 yıl geçerli hiçbir söz olamaz.
    muhabir: ama bunlar allah'ın sözleri...
    aziz nesin: benim allah'ım yok. ben ateistim
    muhabir: allah'ın sözlerini red mi ediyorsunuz?
    aziz nesin: neyse...

    ***lütfü kaleli devam ediyor***

    " bu röportajdan sonra kalabalık huzursuzlandı ve ortam gerildi. biz kitaplarımızı imzalıyorduk fakat daha fazla devam etmeyerek bunları bir kenara bıraktık.
    polis bizi daha önceden belirlenmiş olan madımak oteli'ne götürdü. biz otelin giriş katında beklerken ara sokaklardan çıkıp gelen öbek öbek insanlar gördük. hepsi otele doğru geliyordu.otelin girişini kapatıldı. biz odalarımıza çıktık fakat atılan kaldırım taşları yüzünden otelin arka tarafında bulunan merdiven boşluğuna doluştuk. tüm kat ve ara katlarda adeta üzüm salkımı gibi beklemeye başladık. gençlerimiz, yaşlıları ve hanımları korumak için giriş katına masa ve sandalyelerden barikat kurdular. giren olursa dövüşecekler ve destek gelene kadar yavaşlatacaklar."

    ***video görüntüsü giriyor***

    askerler geliyor. kalabalık birden dönüyor ve "en büyük asker bizim asker!" şeklinde sloganlar atmaya başlıyor. askerler, kendilerini saran kalabalığı aşamayıp etkisiz hale geliyorlar. yürümeyip uzaktan izliyorlar.

    ***lütfü kaleli devam ediyor***

    "ben giriş katında yatan aziz nesin'i -tüm bu ablukanın asıl nedeni olarak- elinden tutup en üst kata çıkardım ve orada, gençlerin arasına, tek kişilik bir yatağa yerleştirdim. aziz nesin, erdal inönü'yü arayarak durumu anlattı ve kalabalığın, taşların ve camların sesini dinletti. aziz abi " önlem alın yoksa bu tatsız olay büyüyecek" dedikten sonra inönü "merak etmeyin, destek geliyor. canınıza hiçbir şey olmayacaktır. bu teminatı ben veriyorum" dedi.
    herkes beklerken bir isim listesi yapayım dedim. fakat genç bir kızımız, "tadımızı kaçırma lütfü abi, ölüm listesi hazırlar gibi" deyince duraksadım. işte o anda duman kokusu duymaya başladık."

    ***video görüntüsü giriyor***

    omuzlar üzerinde taşınan bir genç, otelin kırılmış penceresinden çıkıp uçuşan bir perdeyi yakalıyor ve tutuşturuyor

    ***lütfü kaleli devam ediyor***

    "otelin yandığını anlayınca hepimiz yukarıya çıkmaya başladık. çatı katından aşağı bakınca dışarı çıkamayacağımızı anladık. birileri yan binaya geçmeyi akıl etti ve iki gencimiz balkondan geçti fakat karşılarına çıkan iki adet eli sopalı onları durdurdu. meğer yan bina büyük birlik partisi'nin merkez binasıymış. genç bir kızımız "biz sizin misafiriniziz, böyle mi davranacaksınız?" deyince karşıdaki şahıs " sizi biz mi çağırdık!" diye ünledi ve engellemeye devam etti. bunun üzerine yanımızda bulunan komiser kimliğini göstererek tam 33 kişinin yan binaya geçerek kurtulmasını sağladı. yangın ilerleyince biz devam edemedik ve daha yukarı çıkmak zorunda kaldık. merdiven boşluğunda inanılmaz bir duman ve ısı vardı. aziz abi ve ben kendimizi bir odaya atıp kapıyı kapattık. diğerleri yukarı çıkmaya devam etti. yaklaşık 3 dakika boyunca çığlıklar ve haykırışlar devam etti fakat sonra kesildi. hepsinin öldüğünü anladık."

    ***video görüntüsü giriyor***

    ölen kişilerin resimleri gösteriliyor

    ***lütfü kaleli devam ediyor***

    "odaya duman dolmaya başlayınca ne yapacağımızı bilemedik. nefes alışlarımız iyice yavaşlamış ve kıvranmaya başlamıştık. yerde yatan aziz abi "ne yapacağız lütfü?" deyince "ölecez abi!" dedim. bir kabullenme gelmişti. bunun üzerine aziz abi "o zaman beni şu yatağa yatır da sevenlerimiz için kötü bir şekilde can vermeyeyim!" dedi. bu cevabı duyunca ağlamaya başladım. ağlayınca zihnim açıldı ve ölümü reddettim. "yan odaya geçersek pencere var abi, kurtuluruz" dedim. "hiç beklemeyelim o zaman" deyince aziz abi, hırkamı çıkardım, yüzüme ve elime dolayıp kapıyı açtım. nasıl yaptık bilmiyorum ama bir şekilde yan odaya geçtik. camdan nefes aldık. o esnada bir itfaiye aracı gördüm fakat binanın dibinde durmasına rağmen hiç faaliyet göstermiyordu. ben imdat diye haykırıyorum, aşağıdan allahuekber sesleri geliyor."

    ***video görüntüsü giriyor***

    itfaiye erleri, itfaiye aracının üzerinde oturmuş, rahat bir şekilde binaya bakıyorlar.
    otel yanarken kalabalıktan şöyle sesler geliyor:

    + allahım bu senin ateşin!
    + cehennem ateşi cehennem!
    + allahuekber!

    ***lütfü kaleli devam ediyor***

    "sonra itfaiye aracı merdivenini uzattı, bir genç tırmanarak aziz abi'ye yardım etmeye başladı. o esnada aşağıdan şöyle bir ses geldi "dur, esas ölecek hayvan o!". bunun üzerine genç, aziz nesin'i tanıdı ve aşağıya indi. merdiven sonunda bekleyen lacivert üniformalı bir memur aziz abi'yi kolundan tutup adeta bir çuval gibi kalabalığa savurarak düşürdü. aziz abi bir merdiveni son anda tutarak aracın yanında asılı kaldı. o anda kenarda bekleyen itfaiye erleri yaradana sığınıp aziz abi'ye tekme tokat girişiyorlar. aziz abi'nin kafası kan içinde kalıyor"

    ***video görüntüsü giriyor***

    yukarıdaki paragrafta ne anlatılmışsa aynen oluyor

    ***lütfü kaleli devam ediyor***

    "aziz abi dayak yerken bir polis komiseri, itfaiyecileri dağıtıyor ve aziz abiyi kucağına alıyor. bir ekip otosu istiyor ve azizi abiyi arabaya yerleştiriyor. komiser aziz abi'yi koruyor, komiserin emrindeki polis aziz abi'yi tekmeliyor. o komiser bizim hayatımızı kurtardı. ardından hastaneye gittik. doktorlar ve hemşireler bizim için seferber oldu. büyük titizlik gösterdiler. oksijen verdiler. ben 2 gün kurum kustum.
    şimdilerde o radikâl başlıkları atmış gazete sahipleri çıkıyor "efendim biz öyle başlık atmayacaktık, arif sağ dedi bize, biz onun korkusundan yaptık." diyor. bu tarihi baştan yazmaktır. bunlar böyle giderse 50 yıl sonra arif sağ yaptı derler.
    ne alakası var!
    bunun belgeseli çekilsin, yazılsın çizilsin ki olayın sorumluluğu başkalarına atılmasın."
    (mavio, 07.07.2005 16:48 ~ 27.10.2006 15:42)
 sayfa  / 14