dağlık, çorak ilimiz. cumhuriyet in kuruluşu esnasında çok önemli olan sivas kongresi ne evsahipliği yapmıştır. ne kadar verimsiz ve çorak toprakları da olsa, geçtiğimiz senelerde demiryolu sanayii ile gelişmiş olan ilimiz. günümüzde demiryolu sanayii pek kalmamıştır, yavaş yavaş sanayileşmeye başlamıştır. en önemli avantajı da demiryolu ağının olmasıdır.
5 sene yaşadığım, son 2 senedir gidemediğim bana ankara'yı hatırlatan,şirin,köklü,mazisi renkli,temiz,kışın soğuk,yazın ılık iç anadolu şehri,aynı zamanda memleketim olur.
son yıllarda istanbuldaki sivaslılar ve malum olylar sebebiyle birçok insan tarafından dışlanan, birçok anadolu şehri gibi hor görülen fakat bırakın kurtuluş savaşını daha 3-4 sene öncesine kadar yudumuzda hüküm süren terör olaylarında bile en çok şehit veren illerimizden biri olduğu unutulan güzel şehir
insan kalbini en çok zorlayan şehirdir. adetlerinden bir tanesi sabahın 6 sında hamamda o sıcak ve nemde yarın kilo kelle-sakatat yiyip, üstüne bi anda soğuk karlı havaya çıkıp rakı içmektir. hatta bir de üstüne 50 km yol gidilir o alkolle araba kullanılarak. bunda ölmeyen zaten bir daha ölmeyeceğinden ölümsüz insanlara sahip bir şehirdir ayrıca.
biz sivaslılar ayda am olduğunu bilsek merdivenleri dayarda çıkarız oraya.sivaslı olmak harbidende ayrıcalıktır sivaslıyım deyince miletin bende kaçmasına yol açsada gurur duyduğum memleketim.ne iş yaparsın kardeş sivaslıyım dedim ya lafında da olduğu gibi pezevenkleriyle meşhur olmuş güzel bir şehirdir benim gelecekteki mesleğim nede olsa sivaslıyım.(bkz: oymadere köyü)
boşluklar sivas'a komşu il ve ilçeler olarak birçok şekilde doldurulmuş olduğu standart bir söylemi yokur; sadece sonu sabittir. sivas'ın özelinde ise suşehri'ne yoğunlaşmış ithamdır; örneğin "şebikarahisar yetişrtirir suşehri sikiştirir"
yazı yaban kışı donduran şehir. boynuz saplı bıçakları meşhurdur. iti kopuğu olsa da yerlisinin harbiden sağlam adam olduğu şehir. oraya gidildiğinde içinde soğan bulunmayan köftelerinden tadılması tavsiye edilir.
ikinci lokmadan sonra yemekten vazgeçtiğim, bende pişmemiş, çiğmiş izlenimi bırakan meşhur köfteleri ile, kocaman kocaman caddeleri olmasına rağmen, iki adımda bir tıkanan düzensiz trafiği ile, yirmi-yirmi bir derece civarında seyreden sıcaklığa rağmen, akılalmaz nemi ile beni hayal kırıklığına uğratmış; canayakın ve sağı solu bilmeyen yabancıları sikmeyen muhabbet sever taksicileri ile, tertemiz caddeleri ve nezih kafeteryaları ile beni ziyadesiyle mutlu etmiş güzide bir şehrimizdir.
bir zamanlar kayserinin ilçesi olduğu ilimiz.
doğunun en münevver şehri konumundan geldiği nokta çok şaşırtıcı.ayrıca katliamın yapıldığı madımak otelin giriş katı kebapçı durumunda.
tanıdığım tüm sivaslıların mert insanlar olması kendi adıma bir ayrıntıdır...
bütün işi adam dövmek, hatta vurmak, rakı içmek, içtikten sonra da alkollü araba kullanmak ve sevişmek olan insanların yaşadığı garip uzay gibi biyerdir. ayrıca halkının sefa pezevengi* olduğu söylenebilir. hamamları da ünlüdür, masaj adı altında adam dövülür resmen.
ps: ailemin bir tarafının kökü sivas'a dayanıyor, ve sivas'ı seviyorum.
ülke insanımızın her konuda olduğu gibi fütürsuzca konuşma huyundan olsa gerek her sivas kelimesini duyduğunda cümlenin arkasına sınırlı zekaları ile nokta koymak gibi bir meşguliyeti var.sivas katliamı ya da suşehri'nden istanbul'a göç etmiş aksaray ve laleli'de pezevenklik yapan insanları olduğu gerçekleri üzerinden bir şehire orta parmak kaldırmak ne kadar doğrudur. bu ülkede bazı değerlerin tek sahibi olduğunu düşünenler sivas şehirini mi günah keçisi seçmişdir acaba.biraz kitap karıştırma huyları olsa seksen yıllık ülke tarihinde tokat,kahramanmaraş katliamları,menemen olaylayını, bunların üzerine sayabileceğimiz yüzlerce yaşanmaması gereken olayları kullanıp popülistlik sınırlarını genişletebilirlerdi herhalde.ama hali hazırda sivas var. bu şehirin ve halkının çok üzüntü duyduğu olayların türkiye genelinde olan zihniyet darlığından olduğunu kavrayamadan ,olayları indirgeme kolaylıkları var nede olsa..ürettikleri polemikleri ile sorunları çözmek,insanların kalbini kırmak ve kutuplaşmadan öte sonuçlar doğrucağını mı zannetmektedir bu çok bilmiş aydınlarımız(!)
geçmişte yapılanlar üzerinden bir şehire faşist yobaz damgasını vuranlar , yarın yurt dışında "sizin ülkede 37 kişi öldürüldü siz faşist insanlarsınız"cümlesi ile karşılaştıklarında tükenmez kalemle çizdikleri çemberlerinin içinde kendilerini bulunca ,sığ zihniyetleri ile kem küm etmekten öteye gidebilirler mi ? sanmıyorum....süpersonik zekaları ile ben yapmadım miki yaptıderler herhalde .inanıyorum derler.
sevgilimin memleketi olan şehir ayrıca benim kayserili olmam itibariyle toprağam olan insanların yaşadığı şehir,aydın şehir,güzel şehir.türküleri dillere destan olan,ozanlarıyla ünlü bir iç anadolu şehri
pir sultan abdal ve aşık veysel gibi aydın şahısları içinden çıkarıp da gericiliğe bu kadar yakın olmasına anlam vermenin güç olduğu il. onlar bile adam edemedi demek ki.