çenesini sonuna kadar sıkan ve o çene sıkılı durumdayken konuşmaya çalışanları da vardır.o anda dişler birbirinden ayrılmaz. ses dalgaları diş aralarından çıkar. insanın kulağına pek bir anlamsız gelir.
kapıları çarpanları da azımsanmayacak kadar çoktur. tabak, çanak kıranları da mevcuttur, karşısındakinin yada kendisinin kafasını kıramadığından yaparlar herhalde...
burun kanatlarının açılıp kapanması en mükemmelidir. "burnumdan soluyorum, dokunmayın." anlamı taşımakla birlikte, "ulan sinirli tribi de çok yakışıyor be bana." havası da vardır. eller belde olmalı bunu yaparken. kafa bir sağa bir sola da çevrilirse görev tamamlanmış olur.
eğer işin içinde cool bir şekilde caka satmak da varsa, tercihen ters ters bakılır, okkalı bir konu kapatan laf söylenir sonra destek verenlere dönülüp baş yavaşça sola eğilirken sağ elle bir hareket yapılıp "hayret bir şey yaa..." denir. güzel tiplerdir bunlar.
beynin, istenmeden sinirlenilen gergin anlarda aradığı içten içe hafif uzlaşmacı tavrın ölçüsünü ayarlamada başarılı olamadığı deneyimler de mevcuttur. böyle anlarda beyne doğru yükselen kanı muhafaza etmeye çalışırken, ağızdan acayip kelimeler fırlayıverir. o kelimenin havası, içerdiği kalite ve ezberbozar yapısı, her şeyi değiştirebilir. zoser'in de katkılarıyla, şöyle örnekleri mevcut:
- çok özür dilerim abi, duymanı istemezdim.
- yavrucum, ben kaç defa söyledim; bu mına kodum konusu bana aksetmeyecek diye lan ?
varan 2
- orospu çocuğusun lan sen!
- bi' dk, bilhassa sen orospu çocuğusun !
varan 3
- olum, senden mi korkucam lan gel hadi götün yiyosa !
- ya git başımdan. bizatihi ananı skicem ben senin...