düzce de sinema tekeli nedeniyle istedikleri gibi at koşturan bi müessesede dünyalar savaşı filmini izliyoruz ve filmin sesi 4 arkadaş aynı anda nefes almadan durursak duyulabiliyo görevliden sesi açmasını rica ettik verilen cevap 'yan tarafa ses gidiyo'
bir gün yine hata yapıp aynı sinemaya gittik (başka şansımız olmayarak) film başlamadan önce makinist herkesi cep telefonlarını kapatması için uyardı ilk uyarıda sallayan olmayınca adam salonun ortasına gelip telefonlar kapatılmazsa filmi başlatmayacağına dair tehditler savurduktan sonra 'benim için fark etmez giden sizin paranız ben iki saat durur sonra giderim' diyerek bizi düşündüğünü de belirtti ben de en içten sevgilerimi o adama bi odun yardımıyla sunma arzusuyla yanıp tutuştum.
filmin en kanlı sahnesinde kanlar şarıl şarıl akarken o şarıltı arasında öndeki çiftten "muccccccccuuuuk" diye bir ses gelmesi ikisi birlikte çok kötü oluyo..
eğer söz konusu baş, arkanızdakinin görüş alanını engelleyen başsa o başa gelen olay garipten öte korkunç olacaktır.
matrix reloaded'ın ilk haftasında ön sıralarda filmi seyretmeye çalışıyordum... yanımdaki adam bir türlü kolumu koltuğun kenarına koymama izin vermedi...dirseğimi birazcık yaklaştırsam,koluyla hafifçe vurup yan bir bakış atıyordu...olaya çok takılmadan,arayı beklemeye koyuldum...nihayet ara verildi, dönüp "hede hödö"ye başlayacaktım ki yanımda oturan adam "hanımefendi,ilk yarıda koltuğun kenarını ben kullandım, şimdi sıra sizde" dedi...şaşkınlık soslu sinir kahkahamı patlattıktan sonra:
"geldiğimden beri dirseğime,koluma vuruyorsun, ayrıca bu benim filmi ikinci seyretmem tamam mı? çarşamba günü ilk gösterimde oradaydım,bu filmden hiçbir şey anlamayacaksın,ikinci yarıda mimarın söylediklerine "hönk" dediğinde ben burada gülüyor olacağım,hatta dirseğimi koyma sırası bende olduğu için oy oy oy..." demedim... ama ılımlı bir şekilde özetini çıkardım...
8 kişilik bir grup ile döngel karhanesi filmine gittik. 2 arkadaş 8 kişiye kola alıp gelecekti. biz en arkanın 2 önündeki sıraya dizildik. filmin başlamasına da az kaldığı için ışıklar söndürüldü. kolaları getiren biri arkadaş zar zor bize ulaşmaya çalışıyordu. arkadaşın biri kolayı taşıyamıyor diye arkadaşın elinden alırken, bardağın tepesinden tuttuğu için kola taştı. ön sırada oturan artık yeni evli mi, nişanlı mı bir adamın başından aşağıya bol miktarda kolayı döktü. tabi adam hemen tepki verecekti ama grup kalabalık olduğu için mi yoksa annesi ve nişanlısı olduğu için mi bilinmez birşey diyemedi. döken arkadaş özür diledi. nişanlısı selpak aramaya koyuldu. bulamayınca bizden istedi. ama şansına kimse de yoktu. bizden biri iyice gaz vererek, "lan olum hiç kimsede selpak yok mu" diye sordu. hepimiz gülmemek için kendimizi zor tutuyorduk. sonra arkalardan biri uzattı. o sırada film başladı. kola kurbanı genç selpak ile olmayacağını anlayınca söylene söylene lavaboya gitti. annesi de bize söyleniyordu. sinemada kola mı içilir diye. neyse film başladıktan 5-10 dakika sonra geldi. ara olunca ortalık sakinleşti. arkadaş tekrar özür diledi. konu kapandı.
komik olan, hepimizin gülmemek için kendimizi tutması, filmde gülünmeyecek bir şeye bile abartıyla gülmemiz...
yer:
afm fitaş
film:
beynelmilel
kardeşle akşamdan konuşulmuştur.sabah ilk seansta
beynelmilel izlenecektir.sabah braz geç uyanılır.ama seansa yetişeceğinizi düşünürsünüz derken filme yetişemezsiniz.neyse hadi lan biraz takılalım da diğer seansa gireriz bari dersiniz.bileti alırsınız.bir kafeye gidersiniz.derken arkadaşlar arar.
son osmanlı yandım ali ye gitmeyi teklif eder.reddedersiniz çünkü bileti almışsınızdır.neyse vakit gelir. reklamlar fln derken film başlar ve 15. dakikada elektrikler kesilir ve filmin devamını izleyemezsiniz.bok olan güne,kaderinize ve afm fitaşa küfredersiniz
süreyya sineması, kadıköy
3 arkadaş
forest gump filmini izlemeye gitmişiz, önüme
derya köroğlu ve saçları oturdu! filmi zerre izleyemedim. hiç kimsenin yağmurun bile böyle kabarık saçları yoktu.
geçen beyaz show'da izledim de saçlar eski performansını yitirmiş, bugün olsa izleyebilirim o filmi sanki!
yan koltukta oturan tanımadığın (bilinmeyen) iri kıyım abinin filmde geçen iğrenç sahneden etkilenerek midesinin bulanması ve sizin büyük boy popcornunuzun içine kusması (çoğunu yemiştim allahtan), akabinde kusmuk dolu büyük boy popcorn kutusunu bir panik ile havaya "amaneyyyyyyyyyy" diye fırlataraktan etrafında bulunan 8-10 kişinin üzerlerini kusmuk lekeleri ile bezenmesine yol açmak ile çığlık-panik, kısacası bir kaos durumu yaratmaktır. beter olanı ise sinemada bulunan onlarca kusmuk bulaşmamış kişinin yangın çıktığını sanarak (o zamanlar sinema filmi galasında yangın haberi gündemdeydi) birden "exit" yazısına hücum etmeleriydi. bu hikayedeki garip olay üzerimde hiç kusmuk lekesi olmamasıydı. gerçekten garip...
(yaqui, 25.02.2008 13:23)
romantik komedi filmindeyim (ismi lazım değil). salonda taş çatlasa 10 kişi var. tabi bunların çoğu sevgili. neyse biletimdeki koltuk numaramda bir başkasının oturduğunu farkettim. salonun en güzel film izlenecek bölümüydü.
- affedersiniz benim yerimde oturuyorsunuz dedim adama.
adamda öpmekte olduğu kızı bırakıp tıpkı film karelerindeki gibi yavaşça bana dönerek;
- kardeşim tüm salon boş otur işte bir yere, diyerek beni başından attı ve kıza yumulmaya devam etti.
neyse bari dedim sevgilileri ayırmamak gerek. onların bir ön sırasına, ortadaki koltuklardan birine oturdum. bir kaç dakikaya iri kıyım bi abi belirdi.
-bacım orası benim yerim diyerek beni oradan bir güzel kaldırdı mı?
ardından salon tuhaf güçler tarafından hızla dolmaya başladı. beni ordan oraya atıyolardı. salonun nerdeyse tamamı dolmuştu. arka sıralardan boş bi koltuk buldum. oh be dedim sonunda bi yer bulabildik. filmde başlamıştı sıkıyosa kaldırın artık.
sonra elindeki cep telefonunun ışığıyla yanıma yaklaşan biri ' burası benim yerim bağyan' diyerek beni kaldırdı.ben böyle filmin... diyerek yerimden kalktım.
nerde mi izledim filmi? en alt sıranın en sol koltuğunda.filme bakacağım derken nerdeyse boynumu kaybedecektim.
anafikir: bir daha birine yer vermek mi? dağlara taşlara...
yan taraftaki boş koltuğa mantosunu koyan arkadaşın mantonsunun cebinden cep telefonunun koltuk sırasının arkasında, yere düşmesi, almaya çalışırken domalması ve yerine oturmaya çalışan 150 kiloluk amcanın yanlışlıkla bunu fortlaması, akabinde film boyunca taşak oğlanı olması.
>>geçenlerde bir sinemada koltuğa oturduğumda hafif bir acı hissetim.
>>bir de baktım ki orada adeta bir iğne vardı. sonra bir de öğrendim ki
>>aids olmuşum. siz siz olun bu hususa dikkat edin.
>>
windows live messengerile kendinizi anında ifade edin!
windows live messenger!
(bkz:
fw maillerde yaşamak)
(galak, 03.03.2008 01:12 ~ 01:12)
ismi lazım olmayan bir filme iki kız iki erkek olarak gitmişseniz ve tam da müstehcen bi sahnenin olduğu yerde gelen kötü bi haberin olduğu msjla tam da o sahnede çıkmak zorunda kaldıysanız bundan garip bi olay olmuş olamaz... ertesi gün sizle aynı filme gelmiş fakat başka yerde oturan arkdaşınızn size ileteceği şeyler olabiliyor bir grup "çok utandılar galiba ondan çıktılar" derken bir grup da "bu ne acele uygulama için filmin sonunu beklemeden gittiler be yuh" şeklinde yorum yapmıştır.ondan sonra gelen iki gün düşündükçe güler ve bi garip olursunuz...
the godfather i-ii-iii şeklinde evde dvd keyfi
* ve
superman returns'ü sinemada izlemek arasında gidip gelip; her ne kadar hayalkırıklığı olduğu duyumları olsa da sinemaya gitmekte karar kılınarak izlenmeye başlanan film boyunca perde arkasından
* ağzındaki skindirik düdükle godfather çalan adamı dinlemek.
lan bir seçim yaptık. bu seçimin hata olduğu insanın yüzüne bu kadar çabuk vurulur mu. (yazar burada kaderine sesleniyor.) "aa, adam uçuyor, ne gadar enteresan" diye de zevk alırdım ben superman'dan. yalan oldu hep. lanet olsun sana ağzındaki düdükle godfather müziği çalan adam !
(alik, 27.03.2008 15:50 ~ 15:52)
amasya da bir sinema ( o dönem tekti ) belikde hala tektir .
son derece abaza kalmış , azmış , düz duvarlara tırmanmış bir arkadaşımın yıldırıcı ve bıktırıcı ısrarları sonucunda amaan gidiyim bakıyım değişiklik olsun diyerek porno filme gittik .
içersi tıklım tıklım asker ve yaşlı dolu biz en arkadayız . filmin şehvetinden habire ritmik sesler geliyor gözü dönmüş ve dalmış millet görevlinin aniden ışıkları yakıp araaaa demesiyle beraber malı elinde kalanlarda şaşkınlık tedirginlik ve yerlerdeki spermlerin çokluğu karşısında hayretler içinde kalmıştım . film arasında arkadaşım film berbat verdiğimiz parada boşa gitti deyip tuvaletteki floransları söküp tuvalet deliğine takıp kırıp kaçmıştık .
kimlik filmini izlerken salona geç gelmiş insan topluluğundan bir kızın yerine doğru ilerlemeye çalışırken "şap!" sesiyle alnıma okkalı bir tokat vurması.
(ntcik, 10.07.2009 17:38)
salondaki 8 kişiden 3 ünün
şoray uzun, karısı ve arkadaşı olması. diğer beşi biziz. sadece 8 kişinin izlediği dandik bir filmde bulunmak, film arasında şoray ın filme küfrederek salondan çıkması. daha ne olsun perde üstüme mi düşsün?
benim de zamanında başımdan geçmiş güzel olaylardır.
asflkjaslfkjlskjf sikeyim yok sonra sizin içiniz fesat oluyor. o şekil şeyler olmadı değil.
bi keresinde sinemaya gittim ve hiç sorun çıkmadı. olması gerektiği gibiydi her şey, film falan da güzeldi. garip lan.