"s" ile başlayan hiçbir şeyden anlamayan insan..ne sinema,ne de sanat."türkiye'nin ilk korku filmi" diye okul'u çekmiş,ancak amerikan sinemasını iyice taklit etmiştir.
cihangir'in ağası..sayesinde cihangir sinangir oldu.nereye elini atsan altından sinan ağa çıkıyor.cem yılmaz'ın yeni yetme döneminde giydiği siyah şalvarı ve siyah kazağıyla plato ve civarında korumalarıyla tarlada gezer gibi gezdiği görülebilir.
kaliteli işler yaptıktan sonra paranın tadını aldığında herşeyi para olduğuna kanaat getirmiş plato yapım şirketinin sahibi taksimde sinemacılar kahvesimiydi neydi öyle bir mekanın sahibi. sanattan uzaklaşıp ticaret makinasına dönen üçüncü tekil kişi.
1953 van doğumlu rejisör, 1975 yılında kemal sunal'ın hanzo adlı filminde yönetmen zeki ökten'e asistanlık yaparak başlar sinemaya, sonra şerif gören ve atıf yılmaz asistanlığını yaptığı diğer yönetmenler arasında yerini alır, dönemin başbakan'ı tansu çiller'e bir süre sanat danışmanlığı yapar, 1980-2002 yılları arası 12 film yönetmiştir.
kurduğu plato yayıncılık şirketiyle bireyciliğin tanrıçası ayn randın kitaplarını basmış, yapımcısı olduğu avrupa yakasında da zırt pırt bastığı kitapları göstererek kendisinin de bir ayn randolduğunu ispatlama çabasına girmiştir.
çiçek abbas ve çirkinler de sever filmlerinden sonra ticari yapımlara yönelmiş, yöneldikçe kazanmış da kazanmış yönetmen. kendisinden umut yok da bari adam akıllı filmlere yapımcılık etse.
yapıdan hiç anlamayıp her yere gökdelen dikmeyi düşünen, üstüne üstelik ritz carlton oetlinin kat sayısının azaltılmasıyla ilgili olan durum hakkında "bir mimar meslektaşının eserinin kısaltılmasını nasıl içine sindirebiliyor" gibi saçma ve boş bir cümle kuran kolpa yönetmen.
not: hiç bi aklı yerinde mimar güzelim istanbul görüntüsünün ortasına 135 metrelik gökdelen dikmez, dikene de adam denmez zaten.