mutfak arısı, yemek gurusu, nesildaşım yazar. yemek tariflerini içtenlikle benimle paylaşan ve uzun uzun anlatmaktan çekinmeyen kişilik. sayesinde duba gibi, bir o kadar da midesi dolu mutlu bir tontoloş olma yolunda emin adımlarla ilerlerken kendisine teşekkürlerimi takdim ediyor ve saygılarımı yolluyorum.
sohbeti talı, candan bir yazar. yeni yazmaya başladığım bu sözlükte, güzel bir karşılama oldu benim için; iyi ki var. iyi bir arkadaş olabileceği kanısındayım.
yerli malı zirvesi için yaptığı tavuk göğsünün tadına bakabildim yalnıca, çünkü birisi kaşıklamış bitirmiş, dibini sıyırabildim sadece. çok güzel tatlı ve yemek yaptığından eminim. inşallah bi dahaki zirvede sulu yemek getirir, ne biliyim barbunya pilaki, taze fasülye falan. bir de çok güzel gülüyor.
can kız, güzel de kız allah var, yazma yok yazma yok, benim sözlükteki yazarlara yazmadığımı herkes bilir, neyse. bu can kızla yerli malı zirvesinde tanıştık, jeo- konum gereğince yan yana oturduk, bi daha da hep yan yanaydık zaten, zirvenin bi kısmında insanı en mutlu eden şeyle, dedikoduyla güldük, zaman geçirdik, ben rahatsız olmayım deyu yeni başladığı sigarasını söndürecekti, ben de düşündüm "milli servet lan o" dedim içimden, "ben mi önemliyim, milli servet mi?" ya saçmalama dedim sonra, benim için üzülme
bi de sanki birazcık fazla hesap aldığım insanlardan biriydi, onun için de özür ederim kendisini, inşallah başka bir zirvede bi şeyler ısmarlarım (ne alırsa benden deyip çok iddialı konuşmak da istemedim, bu devirde babana bile güvenmiicen)
bi de zirvede manisa - ege şivesiyle yazılarını okuyunca gerçekte de mi öyle konuşuyor acep demiştim ama benden düzgün konuşuyo, helal.
bi de maalesef zirvenin en zevkli yerinde gelen arkadaşını almak için gitti ve döndüğünde ortalık durulmuştu, yine başka bir zirvede aynı güzel ortamı onun için var etmeye çalışacağım, söz.
yaptığı tavuk göğsünün tadına bile bakamadığım, sıcak bakışlı cana yakın insan. yalnız birinci nesil olduğumu farkedince bir anda bütün bakışların üzerime çevrilmesiyle kendimi uzaylı gibi hissetmeme neden oldu. tek öyle hisseden de ben değilmişim.
(bkz: @3093839)
çok önceden mesajlarla tanıştık kendisi ile, sonra yerli malı zirvesinde görüşme imkanımız oldu.
hani insanlar değişir ya sanalda farklı gösterir ya kendisini, simliboya hiç öyle değil. aynı samimiyet aynı içtenlik bir de üstüne eklenmiş bir güzellik.
ben bu kızı hayatımda görmedim, tanımam etmem. ama tanırım iyi kızdır. nedense sevdirir kendini. böyle zırt pırt bişeyler yazası geliyor insanın. tanımam etmem. ama tanırım çok iyi kızdır.
s anma ki akrostiş kolay yazılıyor i nanması güç bu giriler kendiliğinden kayboluyor m imlenmişim entelijans beni takip ediyor l azım olunca torpil hemen icabına bakıyor * i simsiz bu yazar çok korkuyor b estesi aynı hep güftesiyle oynuyor o rta okul çocuklarıyla çok didişiyor y anılmıyorsam tavla da biliyor a layamadım bu kedi kime doğru bakıyor...*
iyi ki tanışmışım bu patatesle.
yoksa ne yapardım mantıları, börekleri?
köy yoğurdu olurdum otlu köy yollarında.
pırasayla döverdi belki beni.
pekmez gibi kan fışkırırdı kolumdan.
sözlüğe küsüp gittiğimde beni teselli eden canım arkadaşım. evet, kovulmadım istifa ettim. şaka lan şaka vurdular kıçıma tekmeyi. bu dedi ki bir daha gel, tekrar yaz bir şey olmaz dedi. yazarız yazmasına da eski yazdıkları bir çırpıda gidince sinir oluyor insan, hele buna yazdığım nikaltı. o kadar yazmıştım zamanında, yazık oldu lan.
bal küpü gibi bir şey, stres atıcı, sevecen. hiç görmedim ama çok güzel gülüyormuş öyle diyorlar. bunu yaz bunu yaz dedi, al yazıyorum. son zamanlarda küfür etmeye başladı bir de, işinden dolayı stres altındaymış. bunu yaz dediğini aslında demedi, bana küfür etmesin şimdi. germeyin bunu, bana patlıyor sonra, msn'de temiz sayfa açmaktan bıktım, terbiyemi bozdu bu benim.
sözlükten kimle tanışsam bunu tanıyor, arkadaşları "derin sözlük xxxxx" olarak lakap takmış. xxxxx adı bunun, sakın başka manalar çıkarmayalım, sansür yaptım sadece. adını söylesem daha iyiydi lan, neyse kızmasın o da her şeye. zaten sever o beni kızmaz.
bir ara kayboldu beni unuttu gitti sandım, buraya kadarmış bunun dostluğu dedim. meğer iş bulmuş çalışıyormuş hayta. aferin aferin, çalışmak iyidir dedim. başka bir şey olsa zaten hayatta konuşmazdım valla. banane. lan eğer yine uçarsam sende bir şey var demektir, 3. kez geldiğimde hayatta yazmam bir daha bak. zaten ben niye 3. kez geliyorsam. neyse; yazının sonu rte davos esprisine kaymadan, bok olmadan, yazıma son veriyim ben burda. yoksa kendimi tutamıcam iğrenç bir espri yapcam o olcak yani.