|
|
- her belediye başkanının en az bir kaç ay eğitimine tabi tutulması gerektiğine inandığım, gençlerin psikolojisine zarar vermeyen yegane eğitici bilgisayar ve playstation oyunu.
- dunyanın en ayrıntılı oyun serisi. o kadar ayrıntılı ki 5 dakika sonra içindeki ufak çocuğun elindeki şekerin yere düşme problemini engelleyemediğinizden cd sini kırıyorsunuz
- serilerdeki sayıların biner biner artmasını bir türlü anlam getiremediğim maxis'in efsanevi oyunu..
- 3000 olanı ciddi oranlama sorunları içeren oyun. 3*3 alana yayılan bir apartman bloğunun bir kenarı 100 metreyi geçiyor. ayrıca oyunda ustalaşılmasına rağmen küçük haritayla başlamak gün gelip güzelim şehrinizde ayak basıcak yer kalmadığında üzülmenize, hayıflanmanıza yol açar.
- 1995'te ilk kez oynamaya başladığım,küçük bir diskete sığan ilk versiyonuna bile bayılmışken sonrakileri ile daha da kendini sevdiren bir efsanedir.fakat paraya olan o iğrenç aşırı bağımlılığı(bkz. kapitalizm) yine kendini bir soğutma sebebidir.
- ne yaparsan yap bi türlü şehrinin her sakinini memnun edemediğin bi simülasyon oyunu
(ceres, 04.04.2004 00:27)
- nüfusum artsın diye evleri yapıp gece yatıp uyuduum oyun. (tabi her ihtimale karşı oyun savelenir ve disaster off lanır)
(solti, 04.04.2004 00:41)
- trafik problemini bir türlü çözemediğim simulasyon oyunu.
- parayı bi seviyeye kadar getirdikten sonra vergileri ya %1 civarına ya da sıfıra indirip nüfus patlaması yarattığım şehirleri yönettiğim oyun. trafiğin çözümünün toplu taşıma olduğu söylense de ne otobüse ne de metroya ne de trene rağbet eden vatandaşları genelde şehrinize de yerleştirmez.
- kendi çocuğunuz gibi büyüttüğünüz şehrinizden format sırasında falan ayrılmak istemeyeceğiniz, 2000 versiyonun kanımca en oynanabilir versiyon olduğu oyun
- büyük harflerle fund yazınca onbin dolar veren bir hilesi de vardı.
- bir şehir bölge planlama oyunu.kurgulanan yer ufak bir şehirken orayı yönetmek pek zor olmuyor.şehir büyüdükçe sorunlar da artıyor. türkiye'nin aksine, insanlar sesini yükseltmeye başlıyor, grevler yapıyorlar.
sonuç olarak sizi zor durumda bırakıp geri adım atmanızı sağlıyorlar.dengeyi ise iyi ayarlamak gerekiyor.vergileri azaltıp sürümden kazanmak mı daha iyi yoksa kaliteyi üst seviyede tutup vergiye boğmak mı daha iyi insan karar vermekte zorlanabiliyor(etranger, 19.01.2007 15:03 ~ 24.04.2008 18:58)
- şehir gelirlerinin, giderlerin üstüne çıkartıp halkına yeteri kadar hizmet sunmanın çok zor olduğu bilgisayar oyunu. bir halkı memnun etmenin ne kadar zor olduğunu gosteren yegane oyundur. sürekli borç alarak bir yere varılamayacağını göstermesi(bkz: ımf), türkiye'nin içinde bulunduğu acınak hali bize hatırlatır her zaman.
- haftalardır deli gibi oynamak istediğim oyun. bi başlayayım, metropolün dibine vurucam. komşu şehirleri borç batağına sürükleyip, şehrin merkezine heykelimi dikicem. *
ama cd bulamıyorum. ara tara hiçbir yerde yok. şansa bak.
olmazsa seneye yerel seçimlere katılacağız artık. napalım.
- (bkz: sin city)*
- simcity 2000'den beri takip ettiğim muhteşem oyunlar silsilesidir.
- rush hour paketi mükemmeldir. köprüler,otoyollar,bulvarlar derken kendinizi kaybediyorsunuz. trafik temalı olduğu için "ee bina yaptım oldu insalar geldi, şimdi işlerine ışınlansınlar bari" demek pek kolay değil. ama zevkide orda dikkatlli olmazsanız saatleriniz harcıyabilirsiniz. (bkz: tecrübe)
(cagha, 05.09.2008 01:57)
|