derneğin ilk faaliyeti sigara içenlere "üff ben senin dumanını çekmek zorunda mıyım" diye çemkirenlere birer kutu malbuş yollamak olacaktır.yakın birer tane rahatlayın.
an itibariyle aldığım karar neticesinde, bundan böyle içtiğim sigaraların paketlerini atmayıp, odamda biriktirerek bir nevi destekte bulunacağım oluşum.
- hoşgeldiniz bay x, dünyada neler yaptığınıza dair birkaç şey söyleyebilirmisiniz bizlere
- eee tabi ben bir kere sigara içmeyi çok severim bütün ömrüm boyunca sigara içtim içirttim. ama içirtmeyeni sevmem onlarla kavga ederim. niye sevmiyorlarki kardeşim kime ne zararı var. birazcık roket yakıtı fare zehiri nikotin zift maddesinden ne olacak, sanki o yedikleri köfteler daha temiz.
- himm anlıyorum bay x ama sigara sağlığa zararlı etraftakilerde bundan etkileniyorlardır ondan kızıyorlardır ?
- banane kardeşim yanıma oturmasın o zaman, ben içiyorum işte zehirleneceksem kendim zehirleneceğim başkasına ne, banane başkasının baş ağrısından, kötü kokmasından, akciğerlerinin kirlenmesinden, gözlerinin yanmasından...
- himm anlıyorum.. azrail sana zahmet olacak ama bir bakabilirsen sevinirim seni soruyor burada birisi... ( (bkz: 2 kere ölmek) )
south park ın 7. sezonunda butt out adlı bölümde kusursuzca anlatılmış konudur... bölüm sonundaki klasik "i've learned something today..." konuşmalarının geçtiği yerde yağız bir gencimiz çıkıyor sigarayla savaşanların en başındaki şişman amcaya diyor ki: "you just hate smoking, so you use all your money and power to force others to think like you. and that's called fasicm, you tubby asshole!", sondaki tubby asshole kısmını atarsak çok mantıklı harikulade bir cümledir...
türlü zararlarına rağman yılmadan, dur durak demeden ve sigarayı ekleme içerekten sigarayla savaşanlar derneği gibi gereksiz bir kuruluşla en güzel şekilde savaşılıyor zaten.. onlar da büyük ihtimal "kendi düşen ağlamaz" düsturundan habersiz için için kahroluyorlardır.. zavallılar..
tüm dernek tüzüğü üzerine düşen sigara külleri yüzünden yanık yanıktır. okunacak halde değildir. bu sebepten işlerin nasıl yürüdüğüne dair kimsenin bi fikri yoktur.
ellerinde "nasıl?" sorusunun cevabını veren bir metin olmadığı için dernek başkanını en çok sigara içerek seçerler. bir saat içinde en çok sigarayı bitiren başkan seçilmiştir. sevinçten ağzı kulaklarına varıp 32 sarı dişini göstererek gülümseyen başkan bunun üzerine yaptığı 2,5 saati aşan konuşma üyelerde bıkkınlık yarattı ve sigara üzerine sigara yakıldı. neyse ki yangın ihbarı alarak gelen itfaiyenin ortama su ile müdahale etmesiyle sona ermiştir.
sigara içme yaşı ilkokul düzeyine düşmüşken "yararı yok zararı çok" bir maddenin destekçisi olanların ve sigarayla savaşarak saygıdeğer bir mücadele verenlerle dalga geçenlerin katıldığı dernek. "anne babalarınız sigara yüzünden hastanelerde sürünsün, çocuklarınız kanserden ölsün de görün bu illeti" diyeceğim ama demiyorum. sonuçta saygı duymak lazım her fikre, faşist olmamak için değil mi?
(bkz: kötüleneceğini bile bile giri girmek)