öğlen vakti, hava sıcak, işten güçten sıyrılayım da, biraz sanal alemin tozunu attırayımcılık damarınız tutmuştur.
açarsınız inbox'ınızı, mesaj atmıştır bir sigaralı insan. püfür püfür tüttürmektedir. oh dersiniz, adam içiyor, ne güzel, yanına rakısını, kavununu, peynirini de koymuştur... veya almıştır kahvesini, üzerinden dumanlar tüter o kahvenin, mis gibi kokar, yakmıştır yanına sigarasını... efendime söyleyeyim, bira zamanıdır, şöyle buz gibi bir bira, yanına iki fıstık, oh yakmıştır sigarasını...
intibaya bak.
fakat, hayır!
adam, sigarayı ağzına koymuş, şekle girmiş, fotoğraf vermiş, profilden bakmış, aynadan yansımıştır aslında.
kendini şekilden şekle vermekle kalmamış, bir de
keyif adamlığını geçmiş,
sigarayla poza giren şekil adamlığına terfi etmiştir. üstelik mesajında da meymenet yoktur. bırakınız bir eleştiride bulunsun, bırakınız hayata dair bir
yaşanmışlıktan bahsetsin. yok. "
nbr" yazmıştır. allah allah dersiniz. mesajı evirir çevirirsiniz biraz. "yok canım, bu devirde
slm, nbr, cnm mı kaldı" dersiniz. ama yoktur. resmen adamın biri, sigaralı pozlu siyah beyaz resmini koymuş, size
nbr demiştir. üstüne üstlük noktalamadan, imladan, güzel yazıdan, deyimden, öbekten habersizdir, ilgisizdir, tıyniyetsizdir. çünkü o gerekeni yapmış, resmini koymuş, evrimini tamamlamıştır. size de
uğruna internetten mesaj atılan kız duruşuyla monitöre sabit bakışlarla bakmak düşer. allah allah, tövbe tövbe, hatta oldu olacak tövbe estağfurullah dersiniz. bu detaydan şunu çıkarırsınız: sigara içmediğiniz, içemediğiniz için profil resminiz hep
nalan altınörs olacak, ve ne geçmişte ne de gelecekte kimseye sessiz harflerden bir dünya yarat bana bebeğim demeyeceksinizdir.