belki ilginizi çeker
  1. · sigara yasağı
  2. · seks sonrası sigara içmek
  3. · son tiryaki
  4. · sigarayı bırakmak
  5. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · google wave
  2. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  3. · marjinal isim meraklısı aile
  4. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  5. · ugg düşmanı ezik kızlar
  6. · yeşim salkım
  7. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  8. · holy diver
  9. · kübizm

sigara yasaklarının giderek faşizan bir hal alması  

 sayfa  / 3
  1. son beş yıldır başta abd ve kimi avrupa ülkelerinin başlattığı, zengin ve mutlu insanların destekleriyle sigara içenlere vebalı muamelesi yapılmasıdır. sigaranın, toplu taşıma araçları, hastaneler, alış veriş merkezi vb kapalı alanlar haricindeki yerlerde yasaklanmasının sosyolojideki karşılığı en koyusundan faşizmdir.

    abd'nin bazı eyaletlerinde restoranlarda, barlarda, parklarda, binaların 15 metre yakınlarında, kendi arabanızın içinde, otelde, kiraladığınız evde sigara içmek yasakmış. benim evime kim karışır lan deseniz de duman dedektörleri tepenizdeymiş.

    abd'ye gitmek zorunda kalan sigara tiryakisi bir tanıdığım bayılma tehlikesi geçirdiğini anlatmıştı. on küsur saatlik uçuştan sonra aktarmalı uçuşu beklerken dışarı, yani açık havaya çıkıp sigara içmek istemiş "yassah hemşerim" nidalarıyla karşılaşmış. neymiş havaalanının bilinmeyen uzak bir köşesinde oda varmış oraya gidecekmiş. yaklaşık yarım saat yürüyerek ve elindeki valizlerle. dahası uçuşunu kaçırarak. müthiş bir insancıllık!

    türkiye de adım adım bu aşamaya doğru gidiyor. yeni yılla birlikte restoranlarda, barlarda sigara yasağı başlıyormuş. yeme de yanında yat.

    önce sigara karşıtlarının psikopatolojisini biraz açmak isterim.

    sigara karşıtı biri, yasakların faşizanlığı üzerine yaptığım yorumlara kulak misafiri oluyor.

    "bence gerekli" diyor.

    ben de hiç üşenmeden, sigara içenlerin bir çoğunun zaten toplu taşıma araçları, hastane, kütüphane, yatakhane vb ortak kapalı mekanlarda sigara içmekte serbest olsalar bile bunu düşünmeyeceklerini, sigara içenlerin de oksijenle yaşadığını hatırlatıyorum. yalnız yaşadığım halde sigara içtiğim odayı havalandırdığımdan filan örnek veriyorum. "ama" diyorum, "restoran, bar, kafe, otel tarzı yerlerde, yetmezmiş gibi parklarda, bahçelerde sigaranın yasaklanması mantıksız, yararsız ve faşizan. sigaralı sigarasız ayrı bölümler olsa, bir de iyi bir havalandırma sistemi kurulsa bütün sorun çözülür. insanların yemek yemeye, dinlenmeye, eğlenmeye gittiği yerlerde sigara keyfini elinden almaya hakkın yok. bizde getirilen yasakla birlikte mekan sahipleri mekanın koşullarını iyileştirmektense, sigarayı kökten yasaklayacak. yeni yasa onlara bu hakkı veriyor."

    "ama benim gibiler pasif içici oluyor" diyor

    "iyi de" diyorum "sen bu ikili sistemin oturduğunu ve yaygınlaştığını varsaymıyorsun ki. üstelik sigaralı sigarasız ayrı ayrı bölümleri olan tonla mekan var yıllardır."

    "varsayıyorum"

    "e o zaman ne pasif içiciliği? sen başka bölümdesin ya. sigarasız bölümde yiyorsun yemeğini?"

    "hayır sigaralı bölümdeyim arkadaşlarım içiyor çünkü.."

    "e anlaşın aranızda o zaman, ya sigarasız bölümde oturun arkadaşların sigarasızlığa katlansın ya sigaralı bölümde oturun sen sigaraya katlan."

    "anlaşamıyoruz."

    "o zaman gidip sigara içmeyen arkadaşlar bulmayı dene"

    "olmaz öyle şey."

    "yasakla bütün sorun çözülür yani?" diyorum.

    "evet kesinlikle" diyor, kendinden emin bir şekilde "hatta sokakta da yasaklansın, sokakta içen adamın dumanı da beni zehirliyor."

    kendimi kaybedip söz konusu kişinin boğazına sarılmamak için oradan uzaklaşıyorum. aslında bu bu tür diyaloglar yaptığım ne ilk ne son sigara karşıtı. bok gibi kirli havada, fabrika dumanlarının yapay sisler yarattığı şehirde "senin kendi evinde içtiğin sigara bile beni zehirliyor" diyen tiplemeler...

    genetik değişime uğramış, hormonlu, sanayi ilaçlı, katkı maddeli yiyecekler cehenneminde kaygısızca beslenip, benim sigarama karışan işgüzarlar.

    bu duman avcıları ile her fırsatta demokrasiye küfredenler arasında müthiş bir benzerlik var. iki taraf da tezlerinin çürük olduğunu bile bile canla başla savunuyor.

    demokrasi karşıtı diyor ki:

    "ama işte onun fikrinden rahatsız oluyorum."

    "karşıt fikrini çık söyle."

    "o da cevap verir. tartışma uzar, ben rahatsız oluyorum."

    "e dinleme o zaman." diyorsun.

    "olmaz duyuyorum"

    "kulaklarını kapat."

    "niyeymiş o sussun. "diyor, film kopuyor.

    faşizmin faaliyet gösterdiği tek alan siyaset olsa keşke...
    (fantaghiro, 01.01.2008 19:56 ~ 20:09)
  2. (sycrone one, 01.01.2008 20:00 ~ 20:09)
  3. (bkz: beter olsun ibneler)

    edit : kötüleyin arkadaşım, kötüleyin. hazır eliniz fare tutabiliyorken kötüleyin. akciğerleriniz ziftle kaplandığında, damarlarınız tıkanıp parmaklarınız tek tek kesilmeye başlandığında nasılsa kötüleyemeyeceksiniz.
    (theodenking, 01.01.2008 20:06 ~ 02.01.2008 02:29)
  4. günde 3-5 sigara daha az içmemi sağlayacak yaklaşımdır.
    (just call me daydreamer, 01.01.2008 20:25)
  5. sigara içen kişilerin, "yanımda içme, rahatsız oluyorum!" lafına karşılık vermemesi ve bir süre sonra dayanamayarak bir sigara yakması dolayısıyla yasakların fazlalaştırılmasını "faşizan" diye tanımlamak hoş değil (yaşasın iyi ki faşizan! diyerek mutlu bir manada kullanılmadığını varsayıyorsak). daha evvel rica edilmedi mi milletten? içmeyin denmedi mi?

    sigara içmeyen ama içmeyi denemiş ve başarısız olmuş birisiyim ben de. kardeşim diyebileceğim bir insan ise tam bir baca, sigara şirketleri onun sayesinde zengin oluyor. ekmeği yokken sorun olmaz ama sigara yoksa olay çıkıyor.

    "hadi dışarı çıkalım." diyor, ders arası 10 dakika, okulun 3. katındayız, merdivenler devasa, dışarısı -5 derece.
    "neden?" diyorum,
    "sigara içicem yalnız bırakma beni." diyor.

    o benim arkadaşım ve sigarasız yaşayamıyor.

    öğlen yemek yemeye çıkıyoruz. ben sigarasız bölüme yöneliyorum,
    "nereye gidiyorsun?" diyor,
    "e oturucam." diyorum,
    "orası sigarasız, yalnız mı yiycem ben?" diyor.
    "yemekte içme sigara, disarida icersin." diyorum,
    "dayanamam!" diyor.

    sigaralı bölüme gidiyoruz. havalandırma iyi çalışıyor ama arkadaşım yanımda içiyor sigarayı. o duman havalandırmaya varmadan evvel benim ciğerlerimden ve saçımdan da geçiyor. annem-babam beni de sigara içiyorum sanıyorlar. düşündüğümüz zaman, aslında içiyor da sayılırım, sadece o çubuktan çekmek yerine nefes alıyorum bir bacanın yanında.

    ben bir bacayla arkadaşım ve bu her konuda anlaştığım canım kardeşimi sadece sigara konusunda durduramıyorum. bir zorunluluk hissetmediği sürece benim yufka yürekliliğim sayesinde sürekli her yerde sigara içiyor. kendisini zehirliyor, 20 yaşında, ona ben karşımam, eyvallah. beni de zehirliyor. ben de aynı yaştayım ama buna da karışamıyorum.

    karışabilen tek unsur da çıkan bu yasalar.
    çünkü ne yazık ki, sigara bağımlıları rica ettiğinizde değil "yassaah gardeşim!" dediğinizde söylediğinizi yapıyorlar küfrederek de olsa. hatta "cezası ne?" diye sorup "50 ytl" cevabını alınca 100 ytl çıkaran ilginç insan(!)lar tanıyorum. sigaradan, sadece sigara içmeyenlerin yanında rica sonucu vazgeçseler ve yasaklar olmasa. yoksa...

    (bkz: tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir)
    (inflack, 01.01.2008 20:26 ~ 22:00)
  6. istenilen ve toplum sağlığı için önemsenmesi gereken bir kısıtlama ve de ne kadar faşizan olursa o kadar yararlı olur inancındayım. bu inancımı da sigaraya olan bağlılığıma rağmen sergiliyorum.

    fakat, faşizan bir yasaklama yapılacaksa sigara üretiminden ve satışından kar elde eden şirketlere uygulanan bir yasaklama olsa daha mantıklı olurdu diye düşünüyorum.
    (i see mal people, 01.01.2008 20:29)
  7. kendi menfaatlerine ters düşen her uygulamayı faşizanlık diye nitelemek de diğer insanları -herhangi bir şekilde- rahatsız etmek kadar yanlıştır.
    (nisan cadısı, 01.01.2008 20:40)
  8. yasaklar hiçbir zaman insanoğluna cazip gelen şeyler değillerdir.bu yasak ilk bakışta faşizan bir yasak gibi gözükse de aslında iyi incelenmesi gerekir.

    bir toplumun sigara içmeyen nesiller yetiştirmesi elbette o toplumda yaşayan insanların arzu edeceği bir durumdur.sigaraya karşı bilinçlendirmek gerekir insanları.bu bilinç gerek aile düzeyinde gerekse kişinin aldığı eğitim düzeyinde yapılmalıdır.sigara içen bir anne-babanın çocuğundan sigara içmemesini beklemeleri ne kadar yanlışsa, sigara içen bir öğretmenin okulda denetim yaparak paket taşıyan öğrencilerden paketlerini alması ve onları cezalandırması da bir o kadar yanlıştır bence.yapılması gereken şey salt bir yasaklama ya da yaptırım değildir.bir insanın gözüne bir şeyi ısrarla sokarak ve aynı zamanda onu satarak o insanda o şeye karşı bir bilinç oluşturmak doğru değildir.

    ben de sigara içen bir insanım.benim okulumda da birçok yerde sigara içmek yasaklandı.ama öte yandan kantinlerde sigara satışı devam ediyor.bana daha küçük yaşta bu mereti satanlar ve hala satmakta olanlar, eğer bu satışı durdurur ve sağda solda sigara içmeyi o zaman yasaklarlarsa işte ben o an bu yasağın arkasında yerimi alırım.

    ayrıca kabul etmemiz gereken bir şey var:sigarasız yapabiliriz.zararları bu kadar ortada olan bir şeyi kalkıp savunmanın kimseye yararı olmaz.
    (a perfect tool, 01.01.2008 20:42)
  9. saçma bir teoridir. faşizanmış.
    ben de pastırma, cacık bağımlısı bir insanım. iki diş sarımsak atıp ağzıma sokağa çıksam, olmaz.
    otobüste acıkında ekmeği bölüp, yere gazete serip soğan kırsam olur mu? olmaz.

    demek ki neymiş, başkasını rahatsıız etmeyeceksin.

    bazen öğlenleri aklıma esiyor kola sevmiyorum, bakkaldan bira alsam yürüye yürüye içsem olur mu? olur olur çok güzel olur.
    (venom, 01.01.2008 20:43)
  10. gittiği her yerde yasak olsun olmasın, çevresindeki insanların rahatsız olup olmamasını önemsemeden sigara içen, dumanını umursamadan karşısındakinin suratına üfleyen kişilerin akciğerleri ziftle kaplı, beyinlerindeki - zaten az kalmış olan - hücreler de can çekişir durumda olduğu için hem oksijen yetersizliğinden hem de yeterli beyin kapasitesi olmaması yüzünden kendilerinin ve başkalarının sağlıkları ilgilendiren kararları faşistlik olarak nitelentirdikleri durum.
    (theodenking, 01.01.2008 20:49)
  11. duruma karşı bünyede olan sinirin dışavurulan nitelendirmedir. yasaklar abartı derecede ve saçmadır. sigara içmeyenler çok seviniyor, alınan kararları destekliyorlar. ancak kendi özgürlüklerini düşünmekle o kadar meşguller ki sigara içenlerin özgürlüğünü düşünemiyorlar. başkasını rahatsız etmemeliyiz evet ancak bunun için yasak getiriliyorsa nerde kaldı özgürlük. bu durum iki tarafın da aynı anda memnun olamayacağı bir durum ne yazık ki. kapalı mekanları bölümlere ayırmak çok güzel bir çözüm ancak bir grupta sigara içenler olduğu gibi içmeyenler de var ve her ne kadar arkadaş olunsa da içmeyenler kendilerini mağdur gibi görüyorlar. sigara içilmeyen bölümde oturarak "aman burda da içmeyiverin" diye bir çözüm sunmak zaten söz konusu değil, sigara içmeyen insanlar içenin halinden anlamadıkları için bu tip lafları çok kolay söyleyebiliyorlar. adı üstünde, bu bir tür bağımlılık veya alışkanlık, başka insanların keyfine kalmış bir şey değil. bazı ülkelerde sigara içen insanlara vebalı gibi (ya da başka deyişle ikinci sınıf) yaklaşıldığını düşünüyoruz, ancak bu artık kendi ülkemizde de yapılıyor. sadece devlet tarafından değil, içmeyen insanlar tarafından da. bunu daha yukarıda açıkça görebiliyoruz maalesef. bazı insanlar da bunu daha ileriye taşıyarak sigara tiryakilerinin beyin kapasiteleri, zekaları hakkında yorum yapabilme hakkını maalesef kendilerinde görüyorlar. sigara içmeyenler içenlerden üstün gibi bir hava oluştu birden bire, sanırım bazı şeyler yanlış anlaşılmış.
    (bettyboop, 01.01.2008 21:19)
  12. sigara dayağı gibi uygulamalar yaygınlaşmadıkça bu faşizanlaşma amacına ulaşamaz.

    (bkz: sigara dayağı)
    (recai pengül, 01.01.2008 21:24)
  13. yetersiz kalan bir olaydır.zira sigaranın dünya üzerinden komple kaldırılması gerekir.(o nasıl olacaksa artık).
    (poly aka bilirkişi, 01.01.2008 23:03 ~ 23:03)
  14. sosyalizme alternatif olarak bütün sigara içenlerin birleşip örgütlenmesini önermek istiyorum.

    kuracağımız sistemin adı;

    (bkz: nikotinizm)

    edit: şahsım adına konuşuyorum, hayatım boyunca hiç sigara içmedim.
    (itirazım var sayın yönetici, 01.01.2008 23:06 ~ 23:13)
  15. sigara yasaklarının sadece bağımlılara verilen bir ceza olarak düşünen ve pasif içicilik kavramından bihaber olan, "şu yasaklara bi kulp bulayım, bağımlıların artı oylarını alırım" fikrini benimsemiş bünyenin, mağdur olan pasif içicilere çemkirişi.
    (phoarbix, 01.01.2008 23:16)
  16. ailesinde bol bol sigaradan zarar gören birinin duyunca az da olsa içini ferahlatan uygulama. devamını bekliyorum ve destekliyorum.

    ayrıca barda sigara içeceksiniz de napacaksınız? insanın üstü başı kokuyo, ettiği danstan bir şey anlamıyo çünkü dumandan nefes alamıyo yalan mı?
    (una guitarra, 01.01.2008 23:23 ~ 23:26)
  17. (özellikle nick konusunda çok hassas olan yazar, 01.01.2008 23:42)
  18. - selam, ateş versene.
    +selam, al abi.
    - ulan yine tıkıştık göt kadar odaya!
    +evet abi, dışarı baksana nasılda gülüp eğleniyorlar.
    - yeter arkadaşlar bu böyle gitmez!
    +abi, sigara içenlerin kurtuluş hareketini başlatalım.
    - yesss, long live filip moris!!!
    (fingon, 01.01.2008 23:50)
  19. (yagmuradam, 01.01.2008 23:56)
  20. diğer santral sinir sistemi depresanlarından farklı olarak bağımlılığı neticesinde bireyin topluma değil sadece kendine zarar verdiği zannıyla hala yasaklanmamış bir zehirdir sigara.

    oysa geçen yıllarla bu zannın hatalı olduğu, pasif içicilik kavramıyla ortaya konmuştur. bireyin de başkalarına zarar vermeye hakkı olmadığına göre külliyen yasaklanmalıdır.

    yasakların özendirici olmasıysa komik. zaten kimsenin derdi hali hazırda içenlere bıraktırmak değil. yeni içicilerin, bağımlılıların oluşmasına engel olmaya, içen yada bağımlı olanlarınsa kendi başlarının çaresine bakmalarına giden bir süreç bu.

    yurt dışında yakında sağlık sigortaları kullanıcılarının sigarayla ilişkili olarak ortaya çıkan sağlık giderlerini ödememeye başlayacaklar. hali hazırda bu maddeyi sözleşmelerine yazanlar var.

    ben de yaklaşık 15 yıllık kullanıcısı, 10 yıllık müptelasıyım. bırakabileceğimi hiç sanmıyorum. bir kaç gaza gelmeleri saymazsam denemedim bile. keyif alarak, zevk alarak günde 1 paketi geçiyorum. ama başkalarına zarar vermeye hakkım olmadığını düşünüyorum. işyerimde çalışır durumdaki havalandırma pervanesinin önünde içerim, evdeyse balkonda ki onda bile çevremi rahatsız ettiğimi düşünerek içiyorum.

    kanada gibi bazı ülkelerde sizden başkasının yaşamadığı kendi evinizde bile sigara içemezsiniz. yangın alarmları çalmaya başlar. insanlar eksi bilmem kaçlardaki o soğuk ülke de ellerinde kahveleri, marul gibi kat kat giyinip evlerinin önünde sokakta içerler sigaralarını.

    benim başladığım yıllarda içmeyeni dövüyorlardı. zaten biraz gezmeye başladınız mı içmesenizde gittiğiniz yerlerde içmişten beter olurdunuz.cafe, barı, üniversite kantinini geçtim, değil şehir içi, şehirler arası otobüslerde, trenlerde bile fosur fosur sigara içilirdi. ( vapurda içilmesinin yasaklanması eşcinselliktir, orası ayrı) ilk başlarda bu yasaklarda tepki çekmişti. yasakları takmayıp fosur fosur içenler çoktu. kapalı yer yasağı ilk çıktığında bende içerdim, veririm parasını sen makbuzu kes, diyerek uyarana, pratikte kesebileceği bir makbuz yada mevzubahis suçta ceza kesme yetkisini olmadığını bilerek. sonrasındaysa sigara içilen ortamda bulunduğu zaman ama psikolojik, ama fiziksel ciddi ciddi kardiyo vasküler sıkıntılar yaşayan bir yakınım yüzünden ki pasif içicilik hariç hiç kullanmadı ömrü hayatında, bizde sıkıntılar yaşamaya başladık. eskiden yasak olan yerlerde içerken uyaranlara ters ters bakarken, artık ben uyarmaya başladım insanları tiryakisi olmama rağmen.

    böyle saçmalık olmaz. sigara içmeyen ve bundan olumsuz etkilenen insanları, sahip olmadıkları bir zararlı alışkanlık yüzünden kısıtlayan biz sigara içenleriz aslında.

    bu bir yana benim de dahil olduğum sigara içenler zümresinin kronik kullanımına bağlı olarak ortaya çıkmış, çıkmakta olan ve çıkacak sağlık giderlerinide sosyal güvenlik sistemlerimizin sandık yapısında olması nedeniyle hep beraber ödüyoruz. doktor, tahlil, ilaç vs. masraflarını, malülen emekliliğe bağlı olarak ortaya çıkan giderlerini.

    içmeyenleri korkutmak amaçlı bile olsa eksajere ettiğimi söyleyenler çıkacak eminim.

    iki dedem sağlam tiryakisiydi sigaranın. akciğer kanserinden öldüler. yüzlerini bile doğru dürüst hatırlamıyorum, kronik hiç bir hastalığı olmayan kanser nedeniyle kaybettiğim dedelerimin. amcam ki tıpkı benim gibi gözünü açar açmaz yakardı zıkkımı, 40 ını bile göremeden gene akciğer kanserinden öldü. daha geçen yaz çok yakın bir arkadaşımın babası 1,5 sene kadar çektikten sonra oğlunun düğününden 1 hafta sonra öldü. zaten ceset gibiydi takım elbisesinin içinde düğünde, 1.5 sene çektiği acıların ardından ki uluslarası tır şöförüydü günde iki paketten fazla içen. daha 25 ini göremeden kanser nedeniyle kaybettiğim iki arkadaşım var ki onlar da sağlam tiryakiydi.

    özgürlükmüş, içen içsin istediği kadar. ama başkalarına zarar vermeye hiçbirimizin hakkı yok. çok küçük bir risk bile olsa iki dakikalık zevkini seçmeyip, tercihini içmemekten yana kullananları kanserojenlerle muhattap etme lüksüne sahip değiliz yada olmamalıyız fikrimce.
    (just call me daydreamer, 01.01.2008 23:57)
  21. sigara içenlerin etraftaki insanları zehirleme özgürlüklerinin ellerinden alınmasına gösterdikleri tepkiyle oluşan söylem.
    (hayvanat bahçesinde kuş olsam, 01.01.2008 23:59)
  22. ülkede 60 bin kişinin tütün tüketimiyle bağlantılı hastalıklardan, 5 bin kişinin de pasif içicilikten öldüğü gerçeği hatırlanırsa, bu yasağın, insanlara çok büyük yararı var. tek sorun bu yasağın uygulanabilir olup olmayacağı gerçeği... ingiltere de başta bu endişeyi taşımış. ama cezalar sayesinde yaptırımını sağlamış ve en azından günde içilen sigara adeti sayısı azaltılmış. bir kere, amaç, sigara içmeyen insanların rahatını sağlamak değil, tiryakilerin sigarayı bırakmasını hedefleyen bir programı resmi hale getirmek. bu yüzden sigara içenlerin bu yasaya hemen tepki göstermemesinde fayda var diye düşünüyorum.

    kaldi ki; amaç, tiryakilerin sigarayı bırakmalarına yönelik olsa da, bu yasak, içmeyen insanlar için de çok güzel bir gelişme. bi taşta iki kuş... şahsen sigara içmeyen biri olarak, sabah okuluma giderken, açık havada, önümde yürüyen insanın dumanını solumak, barlardaki sigara dumanı yüzünden eğlenememek beni çok rahatsız ediyor.
    (tonguç, 02.01.2008 00:48)
  23. bırakmaya çalışan biri olarak açık seçik ifade edeyim ki; sigara kötü birşey. amma velakin diğer taraftan da güzel birşey olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
    kapalı alanlarda içilen çok miktarda sigara özellikle sigarayı hiç kullanmamış insanlarda kötü bir etki yapıyor. bu nedenle genel anlamda kendi adıma bende karşıyım. ama karşı olma durumum işin bokunun çıkartılması noktasına kadar zira açık havada bile sigara içilmesini yasaklayabilecek bir zihniyet yavaş yavaş oluşmaya başladı.
    sigara içmek bir tercihtir. iyi veya kötü, zararlı veya zararsız bu kişinin kendi seçimidir. başkasına zarar verecek noktaya gelinmediği takdirde (açık hava için konuşuyorum) giren çıkan sadece sigarayı içenedir.

    anlamadığım bir diğer nokta sigara konusunda daha önce içip bırakanların daha vahşi bir tutum sergilemeleri, lan bir sene önce "bi cıgara versene" diye geliyordun. bugün "ay üstüm başım sigara koktu" diyorsun. anlayışsız, takkıyeci seni.
    (altan ve babası, 02.01.2008 09:17)
  24. sigara içenlere karşı olanların çoğunun bu konuda sürekli ahkam kesmekten bir nevi sadistçe zevk alması psikologlarca incelenmesi gereken bir konudur.

    kapalı alanlarda içmiyorum, açık alanlarda mümkün olduğunca kenar köşe bir yer bulup dumanımın kimseyi rahatsız etmemesi için çabalıyorum, evimde bile balkon dışında bir yerde sigara içmiyorum ama sürekli olarak sigaranın zararları vs hakkında vaaz dinliyorum. yediden yetmişe,sigara içmeyen herkes doğal olarak bu konuda kendisini otorite olarak görüyor ve vaaz verme hakkını kendisinde buluyor.

    bir tek otomobilin egzost dumanı yüzlerce sigaranın dumanına eşitken herkes bir arabada bir kişi olarak trafiğe çıkmakta bir sakınca görmüyor ama.fabrikalar vs diye bir yığın farklı örnek de verilebilir ayrıca.

    psikologları göreve çağırıyorum.
    (arapbebek, 02.01.2008 09:33)
  25. sağlığı korumayı öngören hiçbir yasa(k), sağlığı tehdit etmediği müddetçe faşizan bir hal alamayacağı için hükümsüz kalmaya mahkum olacak bir saptama olsa gerek bu.

    demagojik üslup ilk bakışta çelişkileri ortaya koyuyor görünüyor değil mi?
    "ona kalırsa egzoz gazı daha çok zararlı" "e fabrikaların dumanı n'olacak?"

    sanki sigaranın mümkün olduğunca yasaklanmasını isteyen bir insan evladı , bu yasaklamalara ses çıkarmayacakmış gibi kendilerince şeytanın gizli olduğu ayrıtıları sıralıyorlar.

    şöyle diyelim o halde -madem demagoji-: o beğenemediğimiz egzoz gazı eninde sonunda bir ihtiyacı karşılıyor. misal ambulans veya itfaiye araçları ya da her nevi ulaşım. sonuçta faydalı bir işin menfi dışsallığı söz konusu. sanayinin de neticede bir üretim ve değer ortaya koyduğunu hesaba katabiliriz. sigarayı böyle bir mukayeseye sokar isek neyin ne olduğunu izah etmeye gerek kalmaz.
    görüleceği üzere demagojinin sınırı yok. bu bakış açısı hepimizi yarı yolda bırakır.


    her hali ile zehirden ibaret olan bir meretle mücadeledir bu. şarttır. zira sigara yasaklarını abartılı bularak faşizanlığa kestirme yol çizenlerin, nihayetinde insanın kendi biyolojisine ve çevresindeki diğer canlılara doğrudan zarar verecek bir ürünün aslında külliyen yasaklanması gereken bir madde olması gerektiğini unutarak, manipüle edilmiş zihinleri (mizi) sorgulamak yerine meseleyi insan hakları ihlali çerçevesine zorla sığdırma gayretleri , keyfine zarar gelmesinden korkan bencilin saçmalamaları gibi görünüyor.

    bu noktada hazır faşizmden söz açılmışken, pazar paylarını kontrol altında tutma gayesi ile hükümet politikalarını dahi yönlendiren sigara kartellerinin ve tröstlerin (varsa eğer) insanın varlığını tüketerek kapitalini ihya edişine dair de bir kaç kelam edilmesini isteriz.
    sigara satışının ve tüketiminin gönüllü avukatlığını yapanların aynı cesareti esrar için neden gösteremediğini sorgulamak da lazım. hatta abartıp tiryakisi için vazgeçilmez olan kokain için de aynı talep de bulunmak gerekir. hiç olmazsa kokain kişinin kendisinden başkasına zarar vermiyor olsa gerek.

    ve tamamıyla kendi değer yargılarımdan güç alan tespitimle sonlandırayım: henüz sağında solunda sigara içmeyenlerin varlığını istisnasız olarak düşünerek hareket eden tek bir tiryaki görmedim. bu paşaların ne kadar dikkatli olsalar da sinirlendiklerinde, depresyona girdiklerinde, badire atlattıklarında "e ama artık şimdi bi sigarayı hak ettim. laf etmeyin" halleri ile ; sigara bulamadıklarında sergiledikleri lüzumsuz ve iğrendirici asabi tavrıları ile bir şekilde çevresindekileri rahatsız ettiklerini gördüm. bu değişmiyor.

    sigara yasaklanmalıdır.
    (altlejant, 02.01.2008 10:55 ~ 10:59)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil