içmeyenleri geren bir tutumdur. bu sebeple de anlam veremediğim başlıkların açılmasına vesile olan tutumdur.
o ağlayan benim efendim. ben 6 senedir eşşekler gibi sigara içiyorum
*, günde yaklaşık 1,5 paket ortalama ve
winston adlı sigara üzerinden değerlendirecek olursak (de ki 3ytl olsun bu bokun paketi) 3 x 30 x 1,5 = 135ytl (hadi ona da de ki) 150ytl olsun aylık. ben şimdi aylık paramın aşağı yukarı yarısını bu bok için harcıyorum. iyi mi yapıyorum, elbette hayır.
sigaranın zararları adlı bir kompozisyon yazma yarışına girsek eminim birçoğunuzu da solda sıfır bırakırım (deneyim meselesi). bu yüzden sağlık üzerine olan zararlarından çok keseye zararına değinelim şimdi.
şimdi bu bana kalan aylık 150ytl'yi nasıl değerlendirdiğime gelelim; yeme, içme, gezme, eğlenme vs... hepimizin ortak paydalarının olduğu bu aktiviteler adına 1 ay için oldukça düşük bir meblağ. ha, peki ben sigara içmese idim, elime kalan 300ytl yetecek miydi? yine elbette hayır. çünkü yeni bir kaynak varsa elinizde, mutlaka onu harcayacak bir nokta da bulursunuz. kendi adıma şunu rahatlıkla söyleyebilirim, eğer benim cebime her ay +150ytl girse direk taksite bağlarım kendimi. giderim
ipod alırım, ne bileyim
bilgisayara girerim,
çeyiz düzerim olmadı anasını satayım. para bu, nedir ki? elinin kiri.
hem bulunduğum ortama ve bu ortamın birer üyesi olan insanlara baktığımda, sigara içen - içmeyen hemen herkesin ay sonuna doğru "ühüh param yok" dediğine şahit oldum defalarca. ayrıyeten sırf sigara içtiği için parasız kalmış bir insana da rastgelmedim hayatım boyunca. ne derler hani,
minareyi çalan kılıfını hazırlar diye; işte budur olay. bu boku içecek olan pezevenk (içenlerden özür diliyorum, ben de onlardan biriyim) parasını da ona göre ayarlar. ayrıca sırf sigaraya para ayırabilmek için tutumlu olmayı da öğrenir. ben sigara alabilmek için kilometrelerce yürüdüğümü hatırlarım, yani neymiş, insanı zinde tutar bu sigara. ya ya.
(bkz:
bakma öyle)