sigara yakıldığı takdirde ister istemez meydana gelen is.gerçi kim ister o da ayrı bi entry konusu ama çıkar işte.durduramazsın.dumansız ızgara gibi dumansız sigara yapmalarını bekliyorum yetkililerden.hatta lezzet çemberi de olsun.sonra televizyonda ayda sadece 99.999 liradan başlayan taksitlerle diye reklamını görmek istiyorum.hatta bu işi bizim imalat mühendislerine havale ediyorum.kolay gelsin.
yıllar sonra gelen edit:
entry yazmışım! yuh bana!
sigara içen kişinin ciğerlerine çektikten sonra dışarıya üflediği nefesteki hali çok zararlı olmayan şey.lakin yanan bir sigaradan tüten dumanı içinize çekerseniz pasif içici oldunuz bile.
içi daralan, boğulan, strese kapılan, sıkılan, nefes alamayan insan sigara dumanını içine çeker. o duman içerideki bütün sıkıntıları toplar, kendine bağlar. dışarıya bırakılan dumanla bu sıkıntılar da dışarıya çıkar ya da çıktığı hissedilir. ne kadar zehirli olursa olsun, hiçbir yararı olmadığı düşünülürse düşünülsün işte bu neden, yeterlidir bir nefes için.
sigara içmeyenler için işkence aracı olarak kullanılabilecek kadar rahatsız edici olabilir. kokusuna dayanılamaz, saça, kıyafetlere siner. zehirlendiğinizi sanki o dumanı soludukça hissedersiniz. en sevdiklerinizin sağlığını bozan, onları kaybetme korkusunu yaşatan sigaranın nasıl bağımlılık yaptığını izlersiniz. gözleriniz yaşarır, dumandan değil ama; ona zaten alıştınız. annenizi hastanede ziyarete gidersiniz, o dumanı her soluduğunuzda küfredersiniz. veya etmezsiniz, o dumanı nasıl bir şey yaptığınızın farkında olmadan havaya üflersiniz.
nedendir niyeydir bilmiyorum ama araba yolculuklarında daha bir farklı sanki veya bana öyle geliyor. araba alayım ilk işim içinde bir sigara içmek olacak. çocukluğumdan bu yana bayılırım.
sigara ortaya bırakıldığında adeta canlıymış ve hissediyormuş gibi sigara kullanmayana doğru giden enteresan beyaz bişi
benim gözlemim istisnasız her seferinde içmeyene doğru gidiyo.
paketlerce sigara, kül yığını her yer, pencere açmak aklımın ucundan geçmemiş, belki bir çeşit intihar bu sigara dumanı içinde boğulurcasına, pişman olunan ne kadar hatıra, gerçekleşmiycek nekadar plan varsa lanet olsun hepsine ve teşekkürler.teşekkürler size ki adam ettiniz beni, çocuk gözlerime, çocuk ağzımdan düşünmeden çıkardığım her söze sizler vurdunuz gemleri, ve boğazıma oturan o acı yumru...."bir gün buluşalım, içicektik ne oldu?, tabi ya gidirez be abi, neyse daha sonra artık kısmetse...kısmetse". kısmet lanet olasıca koca bir yılan,öyle ki her tarafımızı sarmış ama sıkmıyor nedense,bu daralmışlığın içinde hafif bir masaj etkisi yılanın ki.haydi rahatlat bizi pişmanlıklarımızın verdiği sıkıntıdan ve gerçekleşmenin yakınından bile geçemiycek planlar kurmanın çaresizliğinden. düşünme...hiç bir şey düşünme. şu küller kadar yumuşak ve kırılgan, duman kadar sessiz olana kadar öylece sıranı bekle...ozaman yılan bile sıkılır senden, kendini kandırdığın her dakika göremediklerin büyümüş, dağlar olmuş karşında aslında. ve o hayaller..hepsi sadece bir sigara ömrü kadar,sonra...herşey duman...