şova dayalı olmayan performans sırasında ayacıkların seyrine dalan vokallerden ilhamla muzip bir isim takılmış müzik akımı. gürültülü (evet gürültülü, başka nasıl denirdi ki o?) müziği, uzun ve pes riffleri seven, distortion hastası kişiler pek sevdiyse de bu akımı, 80'lerin sonunda yavaştan türeyen shoegazer takımı grunge deliliği ve britpop kendinden geçişleriyle beraber ortalıkta görünmez olmuştur. 80'lerin başında türeyen dream poptan ilham alan utangaç kardeşlerimiz "görsellik yoksa ben de yokum dostum!" felsefesine yenik düşmüş, harcanmışlardır bir nevi. aradım, mamafih günümüze kalan grup pek bulamadım.
kısmen shoegazing, yapanın da shoegazer olarak bilindiği, 80'lerin sonu 90'ların başı alternative rock'ın bir türevi olarak ingiltere semalarında bulunan ve hız kaybetmeden uygulanmaya başlanan ve parçalara dökülen müzik türü..
ingiliz medya basını bu müzik türüne "shoegazing" (ayakkabıya gözleri dikip bakmak) demiştir çünkü grupların vokalleri ya da bireysel müzisyenlerimiz bu tarzdan parçaları dile getirirken olabildikleri kadar hareketsiz kalıyorlar ve enstrümanlarını çalarken sürekli olarak yere -mütamadiyen de ritm tuttukları ayaklarına- bakıyorlar..
durum böyle melankolizm ile karışık garip bi hal almışken verilen bu ismi ve bunu düşünen aklı takdir ediyorum ben..sonra da müziğimi dinlemeye devam ediyorum..
wikinin bu türe örnek olarak gösterdiği parça ise ride'ın unfamiliar'ı..
ben ise -her ne kadar yetkili bir merci olmasam da- slowdive'in when the sun hits adlı parçasını öne sürebilirim..
ingilizlerin hayatımıza kazandırdığı bir müzik akımı. ismini, ayağına bakmaktan başka sahne şovu olmayan grup üyelerinin tavırlarından alır. bazen dünyanın en huzurlu müziği olabilirken, bazen ise yüksek distortion kullanılan gitar melodileri sayesinde, en sinir bozucu ve tahammül edilemez müziği de olabilir. ama ne olursa olsun uykuya dalarken, otobüsteyken, dersteyken, proje yaparken, kısacası sorumluluklardan arta kalan zamanların tümünde dinlenilebilen müzik türü. son zamanlarda elektronik müzikle birleşmeye başladıktan sonra nugaze adında bir de alt türü ortaya çıkmıştır. shoegaze akımının en önemli temsilcileri için;
kıpırdanmaları 80s ortalarında ingiltere'de başlayan, alternatif rock melodilerine eklenen bol reverb'lü, kısık vokallerin, rüyalar, hayaller, sanrılar üzerine yazılan sözlerlerle harmanlanmasıyla ortaya çıkan bir müzik türü. bu tarzla uğraşanların sahnedeyken sürekli gitarların pedallarını kontrol etmek, çeşitli efekt ve ayarları yapmak için yerlere bakmasıyla bu ismi almışlardır. en önemli temsilcileri cocteau twins, the jesus and mary chain, my bloody valentine'dir.