görseller
shichinin no samurai 
  
belki ilginizi çeker
  1. · 7 samuray
  2. · samurai 7
  3. · aynı anda yedi kişiyi sevmek
  4. · akira kurosawa
  5. · yedi samuray
  6. · gelmiş geçmiş en iyi filmler
  7. · genius kusagami
  8. · takashi shimura
  9. · beğenilmesi zorunlu filmler listesi
  10. · tora no o wo fumu otokotachi
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · geniş aile
  2. · aylin aslım
  3. · ezel
  4. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  5. · aşk
  6. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  7. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  8. · iron maiden
  9. · assassin sözlükten ayrılsın kampanyası

shichinin no samurai  

  1. kikuchiyo adlı bi karakter vardır ki akıllara zarar (bkz: toshirô mifune)
    adam akira kurosawa nın en sevdiği herif zaten, müthiş de oyuncu
    aslanları izlemiş bu filmde oynayacağı karakteri yaratırken onlardan feyz almış, o derece kuvvatlı oyunculuğu var. izleyip de hayran olmazsanız bu adama, ben de tainakan değilim
    (tainakan, 11.11.2005 05:57)
  2. akira kurosawa ustanın 1954 yılında çekmiş olduğu mükemmel film. filmin türkçe adı yedi samuray dır. 40 tane eşkiya tarafından devamlı saldırıya uğrayan bir köy vardır. köylüler kendilerini koruması için samuray tutmaya karar verirler. ama onlar için koruyuculuk yapacak samuray bulmak gerçekten zor bir iştir çünkü sunacakları pek bir şeyleri yoktur. kasabaya inen köylüler en sonunda kambei shimada adlı samurayla anlaşırlar. kambei bu 40 eşkiyayla savaşabilmek için en az 7 samuraya ihtiyaç olduğunu söyler ve köylülerle birlikte 6 samuray daha bulur.
    kambei shimada'nın önderliğinde köylüler örgütlenip, hasat zamanından sonra saldırıya geçen eşkiyalara karşı hazırlanırlar. eşkiyaların saldıracağı noktalar belirlenir, önlemler alınır, bazı yerlere tuzaklar hazırlanır. sonuç olarak eşkiyalara teslim olmayacak, onlarla büyük bir savaşın içine girecek bir grup insan meydana gelmiştir.

    filmden bazı noktalara değinelim:

    -kikuchiyo filmin mizahi öğesi gibi dursa da aslında bunun çok üstünde bir öyle önem taşımaktadır film için. zaman zaman duygusallaşarak gerçekleri söyler ve filmde söyledikleriyle önemli yer tutar. o aynı gogol'un müfettiş adlı oyunundaki müfettişliğe soyunan deli gibidir. gerçekleri görür ve bunları hiç çekinmeden söyler. köylülerin neden bencilleştiğini, neden korkaklaştığını anlatırken hiç çekinmeden samurayları suçlar çünkü kendisi de bir çiftçi çocuğudur ve yaşanılan kötü olayları ve bunlara sebep olanları bilmektedir. samuraylara şöyle der: onları bu hale kim getirdi? siz yaptınız, siz samuraylar yaptınız bunu. evlerini yaktınız, tarlalarını yaktınız, yiyeceklerini çaldınız. köle gibi çalıştırdınız onları. kadınlarını aldınız. eğer direnirlerse de öldürdünüz. ne yapmalıydı buna karşı köylüler? heihachi öldüğünde umutları azalan insanları mücadele konusunda tekrar canlandıran da yine o dur. bayrağı alıp göndere çekerek zayıflayan kalabalığı tekrar uyandırır.

    - filmin konusu her ne kadar japonya'da geçse de gördüğümüz üzere üretim ilişkileri sonucu ortaya çıkan insan tipleri ve karakteristik özellikler başka ülkelerinkiyle fazlaca benzerlik göstermektedir. ortaya konulan çiftçiler bizim anadolu insanına oldukça benzemektedir.

    - kikuchiyo karakterini canlandıran toshiro mifune olağanüstü bir oyunculuk çıkartmaktadır. karakterin değişken ruh halini yansıtan mimikleri ve vücut dilini film boyunca hiç aksatmadan sürdürür. bize sadece onu takip etmek düşer. toshiro mifune i burada ne kadar övsem de, ona dünyanın en iyi oyuncusunu sıfatını versem de azdır...

    - katsushiro ile köylü kızı shino arasında yaşanan aşk da filme farklı bir yön kazandırır. katsushiro ile shino arasında bir sınıf ayırımı vardır ve shino kendini küçük görmektedir. bir macera filminin drama yönünü yaşatabilecek bir hikayedir bu ve kurosawa bunu mükemmel bir biçimde yerine getirir. o iki karakterle seyirci hazırlıkları süren bir savaştan çıkıp aşka yönelirler.

    - yönetmen bu filminde de doğa güzelliklerini kullanır, filminde doğa etkin bir özellik kazanır. aslında filmin ayrılmaz bir parçasıdır doğa ve gerçekçi ve çağdaş bir anlatım unsuru olmaktan çok, bir tragedyanın ya da destanın parçasıdır. olayların iyiye ya da kötüye gidişi ile doğa da ona göre şekil alır. durumların iyi olduğu sırada hava güneşli ve açıktır; katsushiro ile shino beraber aşk tazelerken yeni açmış, çok güzel çiçekler içindelerdir; bir samurayın cenazesinde hava rüzgarlıdır ve her yer toz toprak içindedir. bu anlatım özelliği akira kurosawa'nın ileri zamanlardaki filmlerinde değişik bir hal alacaktır.

    - kambei shimada filmin bilge karakteridir. yaşadıkları, görüp geçirdikleri ile oldukça tecrübeli ve soğukkanlıdır. pek ço durumda duygularından önce aklını kullanmaktadır. kyuzo filmin en gururlu, en sessiz ve en soğukkanlı karakteridir. onurludur ve çok iyi bir savaşçıdır aynı zamanda. bunların dışında heihachi, kambei ve shichiroji gibi bir kaç samuray daha vardır. bu samuraylar da çok fazla etken olmasa da filmin çok önemli parçalarıdır.

    bu film basit bir aksiyon filmi değildir, zaten izlerken görülecektir. 160 dakikalık bir anlatımın ne kadarı aksiyon ne kadarı ise sınıf ayırımlarına, gerçeklere, güven, dostluk, hak gibi olgulara dairdir...
    (hadapkol, 02.01.2007 22:47)
  3. kambei shimada filmin sonlarını doğru bir gerçeğin altını çizer:

    "topraklarıyla zaferi kazanan köylülerdir, biz değiliz"

    tabi, bunları nerede söylediği ve nereye bakarak söylediği önemlidir. akira kurosawa'nın detaylara ne kadar önem verdiğini bu sahnede net bir biçimde görebiliriz.
    (hadapkol, 05.01.2007 15:09)
  4. 1954 japonya yapımı efsane samuray filmi.
    (circle dance, 18.02.2007 22:42)
  5. yedi cücelerin capon versiyonu.fekat bunda kahramanlar epey bi yapılı ve karizmatiktirler,gerçi yedi cücelerdeki akıllı mı neydi o da karizmaydı epey,hatta hep düşünmüşümdür ki eğer prensesn prense vermek zorudna olmasaydı kessin bu abiye verirdi.

    akıllı diye bi cüce yokmuydu yoksa?

    neyse.

    (bkz: yedi cüceler)
    (axl freddie layne robert ronnie klaus, 18.02.2007 23:43)
  6. çekildiği zamanı, mekanı, şartları, olanakları ve (teknik) imkanların hepsini göz önünde bulundurduğumuzda, akira kurosawa'nın bir şaheser ortaya çıkardığı son derece aşikar olan bir baş yapıt.

    filmdeki karakterlerin herbirinin yeri apayrı olmakla beraber bir tanesinin filmden çekilmesi bile filmin niteliğine gölge düşürecek cinstendir. ancak yazar kişi burada toshiro mifune'nin canlandırdığı kikuchiyo karakterine özel bir yer açmak istemektedir ki bu karakter ile bizlere inanılmaz bir oyunculuk yeteneği sunulmaktadır. takdire fazlasıyla şayandır.
    (r feynman, 19.02.2007 02:31)
  7. kikuchiyo karakteri sınıf atlama isteği ile yanıp tutuşan biridir. bu anlamda samuray gibi görünmeye çalışan bir köylüden başka bir şey değildir aslında. bunun temel sebebi filmde işlenmiş, bu karakterin köylü temelli olması da samurayların köylüleri tanımasına fırsat vermiştir. bu karakter üzerinden o dönemin japonyasındaki toplumsal problemler üzerine tez bile yazılabilir. bilimsel makale gibi film yani!
    kikuchiyo aynı zamanda altı yuvarlağın arasında bir üçgendir ama yine de bayraktaki yeri öbürleri kadar kesin ve güzeldir!
    (tainakan, 06.12.2007 05:32)
  8. yedi rakamının uğuruyla mı yoksa gerçekten diğer kültür,din veya coğrafyalarla ilintili bir sembol bir imge olduğu için mi bu kadar kullanılıyor bu sayı araştırmak gerek. daha önce bu rakamın geçtiği ya da çağrışım yoluyla elde edilen film sayısı göze çarpar bir nitelik taşıyor.seventh seal,seven seven samurai,magnificent seven, serisi bu filmlerin başlıcaları.

    imparator lakaplı ve geleneksel japon sineması ile batı estetiğini harmanlayan büyük yönetmen akira kurosawa imzasını taşıyan film 1954 yapımı. akla samuray denince akla gelen ilk filmdir diyebiliriz bu film için.

    filmimiz 16. yy da japonyanın bilinmedik bir yerinde bilinmedik bir köyünde tanrının ve devletin unutmuş olduğu bir köyde geçiyor.dönemin japonyasında yaşayan halkın derebeylerin yönetiminde ve zalimliğin pençesinde yaşamlarını geleneklerini ve çaresizliğini anlatır yönetmen. adalet ve mülkiyet kavramlarına da yer veren bu başyapıt her sahnesinde kurosawa'nın diğer filmlerinde gördüğümüz hümanizmanın anlatıldığı bir mihenk taşı niteliğinde görsel bir şölen sunuyor gözlere. filmin geçtiği dönem bize 16. yy japonyasından bir kesit sunuyor ve bakıldığı zaman her yerde bir karmaşanın ve kaosun hüküm sürdüğü bir yeryüzü cehennemini andırıyor.

    dünyanın bihaber bu dikta sisteminden döndüğü buna tekabül aynı şekilde köylülerinde dünyadan bihaber ve korunaksız yaşadığı düşünüldüğü zaman otorite boşluğunu dolduran ya da bundan faydalanan çetelerin,haramilerin oluşumunu yansıtmaktadır. burda ki çetelerin amacı asla bir yönetime karşı başkaldırış ya da isyan değil sadece sefalet içerisinde yaşayan köylülerin yıllık hasattan elde ettikleri ürünleri ele geçirmek en güzel kızlarını almak vs. , şekilde kendi aralarında oluşturulan sistemden payını alma düşüncesi yatmaktadır.

    köylüler çaresizdir ellerinde ne var ne yoksa çetelere vermektedirler onlar tanrı tarafından unutulmuşluğun bir nevi abidesi konumundadırlar. ve onlar için bazı şeyleri sorgulamanın vakti gelip geçmiştir aslında. bu yaşam batağı içerisinde bu şekilde yaşamalarına neden olan kimdir? nerdedir? ve bu şekilde sorguladıkları yaşamı köyde yaşayan yaşlı ulu bilgeye sorarlar. ve sonunda bu işe bir çözüm getirmek amacıyla bir olup kendilerini bu beladan kurtarmak için yedi samuray bulmaları kanaatine varırlar.işin iç yüzüne bakıldığı zaman bana göre kurosowa japon halkına japon milletine verdiği bu mesajı almak elde değil ki bunu ranfilminde de kralın çocukları için söyledikleriyle pekiştirmek mümkündür.

    köyden yola çıkan dört köylü kendilerini bu beladan kurtarmak amacıyla şehrin yolunu ellerinde kalmış son pirinç mahsülüyle birlikte yola koyulurlar.köylüler erdem ve kahramanlığın el üstünde tutulduğu,saygı ve sevginin herşeyden önce geldiği şeref,cesaret ve kahramanlığın düzen sardığı şehre gelirler ve karşılarına kendi köylerini kurtarmak için samuraylar sıralanır. ne var ki bahsedilen erdemlerin sadece balon vazifesi gördüğü bir şehre geldiklerini samuraylarla tanıştıkları zaman anlarlar. ve tabi ki bu kadar samuray içerisinde kendi kaderlerini değiştirecek insanı bulmak daha da zorlaşacaktır. bu da bize aynı otorite boşluğunun şehirlerde de mevcut olduğunun bir göstergesidir.çünkü samuray kelimesinin derinine indiğimizde bir koruma vazifesi üstlenen insan,o vasfı kendisinde gören savaşçı insan anlamı taşır bu nedenledir ki şehirde bir çok başıboş ve kılıcını kiralama peşinde koşan bir çok samuray görmemizin nedeni de budur.

    asıl hikayemiz bundan sonra başlar. köylüler istedikleri samurayları her ne kadar zor aşamalardan geçse de bulmuşlardır. hasat mevsimine çok az bir zaman kalmıştır ve bir elekten geçirilircesine seçilen kahraman samuraylarımız nam-ı diğer gerçekten samuraylığın bilincinde olan ve gerekeni yapmak için yola çıkan samuraylarımızın hem kendilerini hem de köylüleri savaşa hazırlamak için pek az zamanları kalmıştır,yine aynı şekilde herkesin dediğini yerine bir emir gibi getiren ve bugüne kadar koyun gibi güdülen köylüler yine aynı şekilde yedi samurayın dediklerine ve diktelerine karşı gelmeden itaatt edeceklerdir.
    kendi nazarlarında diğer köylerde yaşayan insanları örnek almayıp bir başkaldırı bir isyan başlatmaya hazırlanan bu ezilenlerin savaşı kendisinden sonra ki nesillere de örnek teşkil edip diğer köylerinde zalimlere karşı savaşmalarını sağlamak için bir kıvılcım niteliği taşımaktadır. ve tabi ister istemez bu benim aklıma kurtuluş savaşını getirmiştir.aslında anlatılan olayın kurosawa diliyle anlatımıyle ne kadar evrensel olduğununu bu şekilde görmek mümkündür öünkü anlatılan şey yine evrensel değerlikli bir toplumsal savaş bir birlik olma savaşıdır.

    filmde savaşlarda kullanılan sahnelerin çoğunda kullanılan çoklu kamera yönetimi günümüzdeki bire çok filmin oluşmasına özellikle aksiyon filmlerinin oluşmasına katkı sağlamıştır. ve yine bilindiği gibi yönetmenin yağmuru sevmesi etrafın çamurla bulanması,atların çekimi ve bir çok savaş sahnesi bu epik destanın daha da yücelmesine katkı sağlamıştır.
    (genius kusagami, 05.02.2008 13:36 ~ 03.07.2008 21:17)
  9. filmde yakalayabileceğiniz en büyük tatlardan biri, genelde amerikan yapımı filmlerde, çekiminden birkaç ay önce başlanıp filme zar zor yetiştirilen delme çatma uzak doğu dövüşçüsü ana karakterlerden arınmış oluşu. bu filmde uygulanan teknikler tamamen pürüzsüz, abartıdan kesinlikle uzak, 'gerçekte nasılsa öle' tekniklerdir ve bunu farketmek insana huzur veriyor. ayrıca filmler vasıtasıyla dünyada yükselen bi popularite grafiği olan japon yaşam tarzı hakkında da göze batırırcasına sokmadan bilgi veriyor film. oyunculuk son derece kaliteli..bence çok başarılı bi film..
    (unitstep, 05.04.2008 22:30)
  10. orjinalinden sonra pek çok farklı uyarlaması yapılan film. en ilginci bilim kurgu olmakla beraber western versiyonu da mevcuttur.
    (zlatan1937, 16.06.2008 17:45)
  11. filmin sonunda kambei şunu söyler:

    -biz yine kaybettik, kazanan köylüler oldu.

    aslında baştan beri kazanan yine samuraylardır. bütün onurlarını ortaya koymuş mücadele etmişlerdir. bir olmanın altını çizer imparator kurosawa.
    (genius kusagami, 26.08.2008 18:21)
  12. japonların oyunculuk yetenekleri yok, mizah anlayışları çok kötü, iletişim tarzları çok ilkel, hepsi birbirine benziyor.

    bazı filmleri dönemine göre değerlendirmek lazım. bu filmin akira kurosawa’ya olduğunu veya imdb’nin top 250 listesinin 13. sırasında yer aldığını bilmeseydik, izledikten sonra aklımızda ne kalırdı merak ediyorum. birçok filme esin kaynağı olması açısından önemli bir film. 1954 yılında çekilmiş.
    film 3.5 saat saat sürüyor. izlerken sıkılmıyorsunuz, tabi sinefilseniz. filmden ziyade şu eski şeyleri yüceltme takıntısı rahatsız ediyor beni. ki bende eskileri takip eden ve edilmesi gerektiğini düşünen biriyim. ama sırf eski veya isim yapmış birinin eseri diye iyimserlik budalası olamam.

    işte ancak bu kadar pozitif olabiliyorum. bakınız;

    ’’dönemine göre takdir edilmesi gereken, birçok filme esin kaynağı olması sebebiyle önemli bir film.’’

    akira kurosawa'yı merak edenler rashomon'u denemeli.
    (pedesa, 27.10.2008 18:04)
  13. anime uyarlaması da olan film. samurai seven olarak geçiyor olması lazım.
    aynı zamanda çekilen ilk modern aksiyon filmi olarak geçer.
    (göster bakalım kaynanalar hamamda nasıl bayılır, 27.10.2008 19:13)
  14. 1954 yapımı bir akira kurosawa şaheseridir.
    hikaye bir tepenin üzerine konuşlanmış bir grup haydutun görüntüsü ile başlar. haydutlar gelecek ağustos ayı gelip, tüm pirinci toplayıp gideceklerdir. aç kalma korkusu ile köylüler haydutları defetme yolları ararlar. düşünürler, taşınırlar, çaresiz oldukları ve açlıktan ölecekleri sonucuna varırlar. son çare olarak köyün en yaşlı adamına giderler. yaşlı adam çözüm olarak samuray kiralayın, diyiverir. köylüler şaşırır, ne de olsa samuray dediğin, onuruyla hizmet eden kişidir. bir kap pirince köy koruyacak samuray olur iş değildir, derler. yaşlı adam konuşur; karnı aç samuraylar da vardır. koca bir döneme ışık tutan bu bir tek bir cümle olmuştur.

    filmde özel olarak dört samuray üzerinde durulur. bunların ikisi, kambei ve kyuzo ideallerde yaşatılan samurayları, ikisi de samuraylığı cesaretlerinden dolayı hakeden; ama çömez olan katsushiro ve köylü-samuray kikuchiyo’dur. kyuzo gitgide katsushiro’nun gözünde büyüyen bir samuraydır. kambei’nin konuşkan bilgeliğinin yanında, kyuzo’nun sessiz ve derin bir bilgeliği vardır. herkesin idealindeki samuray profiline sahiptir. katsushiro’nun shino ile olan yakınlaşmasına tanık olan; ama bunu sessiz gözlerle izleyen de yine odur.

    grubun en ilginç üyesi ise kuşkusuz kikuchiyo’dur. olumsuz karşılanacağını düşünen kikuchiyo, samuraylara yaklaşmak için, cesaretini toplamak üzere içer ve onlara sahte bir samuraylık belgesi gösterir. foyası ortaya çıkınca alaya alınan kikuchiyo yine de pes etmez, samurayları köye kadar takip eder. samuraylar bu duruma yine onunla alay ederek karşılık verirler. kikuchiyo’nun durumu, onun köyde samuraylarla karşılaşan köylülerin korkularını yenmesiyle sona erer. bir arabasamak görevi gören köylü-samuray, iki grubun uzlaştırıcı noktası olacaktır. kikuchiyo sanki öyle kritik bir noktadadır ki, film bittiğinde o olmasaydı, olaylar böyle gelişemezdi diye düşünürüz.

    filmde önemli bir yeri olan, katsushiro ve shino'nun aşkı ise imkansız bir aşk olduğundan trajik bir sonla biter. sonuçta ne demişlerdir; önce pirinç sonra şiir
    (sakura, 21.04.2009 14:44)
  15. izlemek için evliya sabrına ihtiyaç duyulacak bir film.
    (red label, 21.04.2009 14:45)
  16. tamam konu güzel, işleniş güzel ama bir sürü eksiklik var. mesela ben o haydutları da tanımak isterdim. savaş sahneleriyse bizim eski malkoçoğlu/karamurat filmlerini aratmıyordu hani. oyunculuk desen ayrı dert. yani demem o ki imdb'deki yerini hakedecek kadar güzel bir film değil (imdb'deki yeri de düşmeye başlamış zaten; bir ara top 250'de 3. sıradaydı, şimdi 14. sırada).
    (insanımsı, 29.08.2009 19:22)
  17. millet tartışa dursun imdb deki yerini. bu kadar tiynetsiz ve pespaye bir yorum olabilir mi? hangi filmin nereyi hakettiğine karar vermeye başlamış bebecikler. bunuel filmi gösterin bana 250 de, antonioni filmi gösterin, ozu, bresson, renoir,carne,resnais, ray, allah allah tutmayıın küçük enişteyi sabah akşam sayarım size yönetmenleri filmleri ama marifet bu değil. zaten listedeki yeri hakedip hak etmediğine değil sinema tarihindeki yeri ve önemine bakmak lazım. çoklu kamera kullanımını bu filme borçluyuz, dramtik etkiyi yükseltmede yavaş çekimleri bu filme borçluyuz. zaten film hakkındaki yazımı yukarda görebilirsiniz yeniden tekrar etmeye gerek yok.

    söyleyeceğim şu ki bu film sinema tarihinin en iyi filmlerinden ve kendi önündeki -imdb ye göre- 13 filmden daha iyidir. bu tartışılamaz bile.
    (genius kusagami, 29.08.2009 19:58)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil