ifistanbul kapsamında gösterilen laurie collyer filmi..çok sıkı bir senaryo, çok sıkı bir kurgu bir de maggie gyllenhaal 'un mükemmel oyunculuğu ile kendini sevdirdi bu film..ama sanki çekimler çok sıradandı gibi geldi bana..en soap 'a bakıyorum sadece 2 evi mekan olarak kullanmıştı buna rağmen çok başarılı çekimler vardı filmde..sherrybaby 'de laurie collyer dış çekimlerden de çok yararlanmıştı ama yine de en soap kadar etkili sahneler yaratamamış sanki...ama yine de maggie gyllenhaaloyunculuğuyla festivalde gösterilen filmler içinde öne çıkıyor...franka potente ile birlikte festival'in en başarılı bayan oyuncusu olduğu kesin..
üzerimde büyük bir etki yaratamamış film. tek sevdiğim kısmı bir annenin kızı için bazı şeylerden ne kadar acı verse bile fedakarlık edebileceğini vurgulamasıydı.
bütün sorunlu, uyumsuz ve dengesiz kadınların geçmişinde cinsel tacize uğramışlık vardır fikrine belirsizce sırtını dayamış iyi oyunculukların olduğu sakin bir film.
bu arada sanırım ilk defa danny trejo'yu iyi rolde izledim. adamın o kadar kötü adamlıkla bütünleşmiş bir yüzü ve oyunculuk geçmişi var ki, mesela benim zihnime con air 'in sapık mahkumu olarak kazınmış. iyi adam olmak da yakışmış, sırıtmamış.
izleyicide bittikten sonra "bitmedi bir cd si daha var onu da izleyeceğim; ama nerde ya bulamadım." psikolojisi yaratan film.
hayır anlamıyorum. önce, madde bağımlısı bir annenin çocuğunu görmek, ona kavuşmak için çığlığını ön plana çıkartıp, irandan kaçmaya çalışan amerikalı kadın tribinde bir sevgi gösterisiyle "ayyh yazık ya" dedirteceksin. daha sonra bu acının (çocuğu görememe acısı) otel odasına çağırılan kızılderili bozması adamlarla nasıl aynı anda sevişmeye dayalı dönüşüm geçirdiğini izleyicinin beyninde kurgulayacaksın. bir balıkçının oltasına taktığı kurtçuğun zekasını irdelemesi kadar irrasyonel bir şekilde "allaha emanet ol kızıma iyi bakın ha" gibisinden de filmi bitireceksin. hani fıkra biter de, fıkraya gülmenin beklendiği anda karşı taraf "ee sonra ne oldu" der bittiğini öğrendiğinde. tekrar anlatılmasını istemez aynen öyle bir duygu içerisine sokan film.
temel olarak ele alındığında başrol oyuncusunun mükemmel performansını saymazsak teenage slasher diye tabir edilen filmlerin ilk 15 romantik dakikasını (çöle/ormana/pikniğe/dağa vs gitmek üzere yola çıkılan anlar) yaşadım film boyunca.
aklıma takılan sahnelerden biri de ağlamak için babasına yaklaşan sherry nin o anda babası tarafından tacize uğramasıydı. bir de öncesinde adam mesafeli yaklaşıyor eşinin yanında falan. izleyicinin keşfetmesi gereken ensestlik de var filmde herhalde. maşallah tüm cinsel öğeleri barındırıyor. ilginç bir film yani. yine de izlenmeye değer.