sabah uyanınca, aklıma gördüğüm rüya geldi. hemen sezen’e ait bir-iki şarkı dinledim. duyanlar “hayrola syst, sabahın köründe nerden icabetti sezen aksu, rüyanda mı gördün?” dediler. tebessüm ettim. “hayırdır inşallah” diye başladım rüyamı anlatmaya.
sonra birden aklıma geldi. allah gecinden versin; sağlıklı, mutlu, huzurlu ve tabii ki besteli 50 yıl daha yaşasın. temennimiz bu. ama gerçekten de bugün sezen aksu ölse ne olur?
barış manço’nun ölümü gibi uzunca bir süre konuşulur, şarkıları tekrar tekrar dinlenir. uzunca bir süre kahvede, berberde, işyerinde, msn’de, sms’de, takside, pazarda velhasıl her yerde gündemin birinci maddesi olur. hakkında sayfalarca yazılar yazılır, yorumlar yapılır.
evet, işte o yazılardan iki örnek vereceğim şimdi. ilkini (3) ara başlığıyla verdim. sezen aksu’nun ölümünden 2 ay sonra syst tarafından itü sözlük’e yazılmış.
sezen aksu’nun ölmesiyle ilgili ikinci yazı yine itü sözlük’ten. aşağıda (4) ara başlığının altında... sezen aksu’nun ölümünün 100. yıldönümünde 8 şubat 2109’da 41 kere maşallah nick’li yazar tarafından yazılmış. (ancak bu güzel giri, 2109 yılının en sevilen girileri listesine seri eksi oy veren bazı homolar yüzünden giremedi)
itü sözlük yazarlarından 41 kere maşallah (41. nesil olduğu için böyle bir nick seçmiş kendisine) 8 şubat 2109’da yani sezen aksu’nun 100. ölüm yıldönümünde “bu topraklardan bir sezen aksu geçti” başlığı altına bakın neler yazmış sözlüğe:
müziğimizin büyük ismi sezen aksu’nun ölümünün üzerinden kaç yıl geçti biliyor musunuz? tam 100 yıl. evet, bugün sezen aksu’nun ölümünün yüzüncü yılı. bu giride sezen aksu bestelerini, sezen aksu güftelerini veya tam bir asır önce bugün ölen sezen aksu’yu anlatacak değilim.
sevgili sezen;
sen anadolu müziğini bir yerden alıp bir yere taşıyan önderlerindensin. ben, müziğimizin son 100 yılında böyle yürek görmedim böyle sevgi. seni güneşlere alıp götürecek şöyle yürekli bir sevdan olmadı belki. ama emin ol ki, senin şarkıların bizi güneşlere hem de binlerce kez götürdü.
sezen aksu nun köpeği cano nun ölmesi'nin gazetelerde aldığı yer, tv'lerde aldığı süre hatırlandığında, türkiye'de en az 1 ay gündemin ilk maddesini oluşturacak gelişmedir.
8 şubat 2009'da saat 23.50 sularında meydana gelen olay. allah rahmet eylesin. bütün türkiye'nin ve sözlükteki sezen aksu hayranlarının başı sağolsun. seni hiç unutmayacağız minik serçe
...
diye giriler okuyacağımı sanarak yamulduğum, ilgili başlıkta ilgisiz giriyi göremeyince sevindiğim, allah gecinden versin dediğim olay.
eminim bir çok müzikseverin yıkılacağı olaydır. hele ki sezen aksu hayranlarını içten içe yok eder. düşünmesi bile kötüdür benim için. ortada bu kadar anlamsız kelime varken onları anlamlandırandır. anlamlandırırken dinleyenleri bir duygudan bir duyguya sürükler eğer yürekten dinliyorsanız. şarkı bittiğindeyse o duygular meydanda buluşur ve sizi ya taşlar, ya havalara uçurur. (bkz: masum değiliz)(bkz: pişman olduğun zaman)
gerçekleştiği gün milli yas ilan edilmesi için tüm halkın ayaklanması istenebilir.. ya da zaten o gün hiçkimse bir şey yapamaz olur.. kuşlar da susar..
mj ölünce çocukluğumuz da ölmüş sayıldıbaşlığına yazarken aklıma gelen, beni bir garip eden düşünce.
sezen ölürse ki allah uzun ömür versin, derler ya birinin ölümü hakkında konuşunca o kişinin ömrüne ömür katarmış diye inşallah öyle olur.
sezen ölürse, gençliğimiz ölür. çünki saçma tutulmaları, bilmediğimiz aşkları, hisleri ve hüzünleri biz hep sezen eşliğinde yaşadık.
onun sesiyle ağladık.
ben şahsen yıllardır bir kere onu canlı dinlemek için can attım, korktum ya o ya ben ölürüz de ben onu dinleyemem diye çok korktum.
nihayet bu yaz dinlemek nasip oldu. ama doyamadım, o hep söylesin biz de dinleyelim...
neyse, tatsız bir başlık aslında, allah uzun ömür versin minik serçem.