bu yıl yayınlanan 5. sezonunun sonunda bitecek,new yorklu 4 kadının yaşadığı aşklar ve seks deneyimleri etrafında dönüp duran senaryolara sahip, bol bol sik, göt vs. muhabbeti geçen, bence hiçbir orjinalliği olmayan amerikan dizisi.
ayrıca sarah jessica parker denen götten bacaklı şahsiyet bu dizi sayesinde ünlenmiş ve dolar milyoneri olmuştur.
insanlar izlesin diye fırsat buldukça ona buna veren 4 kadının motorluklarının anlatıldığı, zerre kadar gerçekçiliği olmayan saçmalıklar silsilesi. benzer bir saçmalık için (bkz. ally mcbeal)
selahattin dumanın deyişiyle dört tane fettan karının new york erkeklerini tek tek elden geçirip sonra dedikodusunu yaparak aleme rezil ettikleri dizi.
artık istanbul metrosunda da örneklerini görüp sosyeteyi etkileme potansiyeli üzerine nevrimi döndüren dizi. dizinin izlenip örnek alınmasını bir gün don giymeyen bir nemfomanyakla karşılaşırım ümidiyle şiddetle tavsiye ediyorum. alternatif olarak ise seks , kadın erkek ilişkisi ve moda okulu olarak (bkz: nip tuck). her pazar bu diziyi seyrediyor ve dr. troy bu sefer kime giydirecek diye merakla bekliyordum*.
şu sıralar comedymax'te yayınlanan,new york'lu dört kadının seks hayatını anlatan dizidir.dizide aşk konusunda köşe yazıları yazan carrie bradshaw'u sarah jessica parker,tek gecelik ilişkilerin kadını,seks düşkünü samantha jones'u kim cattral,kariyerine düşkün,karamsar avukat miranda hobbs'u cyntia nixon,tek hayali evlenmek olan,diğer arkadaşlarına nazaran daha tutucu olan charlotte york'u ise kirsten davis oynamaktadır.
desperate housewives'ın amerikalıların balık hafızalarından sildiği efsane dizi. salak ve içeriği b.ktan bir dizi olsa da, biz de bile sadece özenti toplumumuzdan fazlasının izlediği bir diziydi.
taklitleri çok olsa da hiçbiri onun kadar beğenilmeyen dizi. erkeklerin anlamamaları kuvvetle muhtemel. lakin kadınların bu diziyi beğenmemelerinin iki nedeni olmalı ya daha önce hiç sevişmediler ya da asla öyle dostları olmadı.
neredese 6 sezonunu gece gündüz demeden izlediğimiz ve gerçeğe döndüğümde ilk tanıştığım adamla akşam yemeğine otantik bir restorana gitmediğimi hatırlatan sexy topuklar dizisi.
tüm karakterleriyle (samantha,miranda, sharlot ve carie) gönüllerimizde taht kuran dizi.
bay büyük ve aiden sizi hep tarzlarınızla istemeye ve özlemeye devam edeceğiz, biz kadınlar!
hayattan zevk alan, seviştiği için utanmaması gerektiğinin bilincinde, güzel, eğlenceli ve akıllı kadınları her daim kıskanan muhafazakar geçinen/geçinmek zorunda olan çirkin kadınların ve kendine güveni sıfır, yukarıda bahsi geçen bu güzel, akıllı kadınlardan korkan erkeklerin asla ve asla sevmediği/sevemeyeceği dizi.
dört olgun kadının new-york'da yaşadıkları hayatı, tanıştıkları erkekleri ve cinsel deneyimlerini anlatan dizi. candace bushnell'in sex and the city romanından esinlenmiştir.
sarah jessica parker'ın carrie'deki sevgili değiştirme potansiyeline şaştığı dizi.. bir kült haline gelen, bir hayat tarzını yansıtan ve ilişkileri tanımamıza, ona göre daha gözü açk davranmamıza neden olan dizi.
senaristleri kendi hayatlarını anlattılarını belirttiler sonra da aman allahım ne kadar çok kaçıkla çıkmışız yorumunda bulundular.
carrie - ok, truth time, why are you seeing dr.g?
bon jovi - ı have a problem with women.. ı lose all interest once we've had sex.. what about you?
carrie - ....ı choose the wrong men
güzel, dizidir, hoş dizidir, eğlencelidir, cüretkardır. aile dizisi olmadığı aşikardır. ailece tv karşısındaysanız huzursuz dakikalar yaşatıp, sonunda birinin "ehh yeter bunlar da başka bir şeyden bahsetmiyor canım!" demesiyle kanal değiştirilebilir.
"giyinmek ve erkeklerle yatmak dışında işi olmayan dört new yorklu fahişenin öyküsü."
bilindik tanımı budur dizinin. çünkü güzel, eğlenceli ve zeki kadınlardan oluşan bu dörtlünün istedikleri gibi cinsel hayatlarını yaşamalarından; kendilerini sırf kadın oldukları ve seks konusunda açıkça konuşabildikleri için aptal ve kolay lokma olarak gören kişileri iki sözle yere mıhlayabilmelerinden, kah akıllı ve bağımsız kadınlardan öcü gibi korkan erkeklerin kah tek dertleri bir erkeği bağlamak olup hayatlarını erkeklerine göre düzenlemeye çalışan zavallı kadınların tepkisini çekmektedirler.
güzel görünmek ve şık giyinmek her kadının içinde vardır. kimi kandırıyorsunuz? burnunuz iki metre, kilonuz da seksen olmasa elbette o laf ettiğiniz eteği de giyecek en yüksek stilettoyla da dolaşacaktınız. feminist zırvaları bu konu hakkında trajikomiktir sadece. güzellik kadına verilmiş bir ödüldür. bunu da çirkin kadınların inanmak istediği gibi erkeklere peşkeş için değil, kendini iyi hissetmek için kullanır. kadın bağımsızlığını saçlarını ibiş gibi kestirip bol giysilerle mi kazanır, hayır. bu sadece kedi ve ciğer ilişkisidir.
aynı durum erkekler için de geçerlidir. sokaktan geçen dizideki tanıma uygun kadını görünce "of kadına bak." diye iç geçirirler. belki de yanaşırlar üstüne. reddedildiklerinde cevap açıktır: "orospu." kimi reddedildiğini hatta en ufak bir şansı olmadığını bildiğinden o yaftayı en baştan yapıştırıverir. bunların çoğu zaten her sevgilisiyle yatmak isteyip başaramayınca eli nasır tutan ama aynı zamanda karısının bakire olmasını isteyen kişilerdir. kadın özgürlüğünü kısıtlayarak kendi zayıf egolarını şişirmeye çalışanların en büyük korkusu elbette özgür kadınlardır.
diziye dönersek evlilik sevdalısı charlotte hariç dizinin üç karakteri bu kalıplara karşı duran kişilerdir. özellikle de samantha jones kendine güvenen kadınların tanrıçasıdır adeta. evet tüm manhattan ile yatmıştır belki ama bundan ne utanç duyar ne de bir şey. çünkü özgürdür ve bu onun tercihidir. dizideki en kilit laflar genelde ondan gelmektedir.
ve evet görüntünün aksine samantha'nın da duyguları vardır. ama duygulara sahip olmak elinde dantelle kısmetin gelmesini beklemek değildir illa. bir gün samanta bir mankenle tanışır. ondan etkilenir ama kimseye bağlanacak kadar birini sevemediğinden bunu belli etmek istemez. ancak erkek ısrarcıdır ve gerçekten onu sevmektedir. bir gün samantha'nın elini tutmak ister (yatağa atmak değil) ve samantha ilk kez buna izin verirken dizideki en kilit repliklerden biriyle karşılaşırız.
"samantha tüm manhattan ile yatmıştı. ancak o gün samantha bekaretini kaybetti."
özellikle istanbul daki genç kadın nüfusunun büyük kısmının kendini castının içinde sandığı dizidir.bu kadınlara göre istanbul new york tur,maddi sorunları pek yoktur,one night standlar gayet normaldir.bunlara iğrenerek tepki gösteren siz normal değilsinizdir.
yeni çağın "yeni dünyasını" en güzel anlatan dizidir. en çok takdir edilmesi gereken kısmı da bir ülkenin bu gerçekliği global bir şekilde bağırabilmesidir. ve evet efendim, istanbul'da bir nevi new york'tur. yaşamasını ve eğlenmesini bilene.