belki ilginizi çeker
  1. · duyguların en güzeli
  2. · ben senu sevduğumi da dunyalara bildırdum
  3. · sevilmek
  4. · beni unuttuğunda dünyanın en mutlu insanı olacağım
  5. · bir kadını sevmek
  6. · tadın kaldı
  7. · ibrahim tatlıses albümleri
  8. · ayrılık sonrası haller
  9. · orgazmdan daha zevkli anlar
  10. · vazgeçmek
gündem
  1. · aklidengegorecelibikavramdir
  2. · yatmadan önce dinlenen son şarkı
  3. · ugg düşmanı ezik kızlar
  4. · günün tek şarkılık özeti
  5. · geniş aile
  6. · dersim katliamı
  7. · aşk
  8. · 25 mart 2005 80 s 90 s contemporary party
  9. · diego forlan

sevmek  

 sayfa  / 8
  1. bir insanın bir diğerini ya da insan olmayan bir nesneyi , karşılıksız olarak davranışlarından , fiziksel görünümünden veya herhangi bir başka niteliğinden dolayı bilinç altı çağrışımları ile etkilenerek empati yolu ile gösterdiği ruh durumu/eylemi.
    (skuba, 24.04.2004 00:03 ~ 00:03)
  2. dünyanın en saf duygusu.
    (simsiyah, 25.04.2004 19:36)
  3. hayata anlam veren temel duygu.
    (dikotila, 25.04.2004 20:37)
  4. duyguların en güzeli.
    (joeykeys, 28.05.2004 23:39)
  5. aşırı sevme aşk değildir.hatta aşkın sevgiyle pek bir alakası yoktur. en güzel anlatım şöyle olabilir;

    işte aşık olursunuz ve haliyle akabinde çıkarsınız.çok güzel ama sevmiyorsunuzdur belki.bunu aşkın zayıf noktalarında anlarsınız.(salça etmeyelim lafı) eğer bir an bile olsun artık romantizmin bittiği yerde karşınızdaki insan size söz ve/veya hareketleriyle batıcı* geliyorsa siz onu sevmiyorsunuzdur demektir.çıkma eylemi ile kalır ve dağılırsınız.aşk denen sisin içinden çıkınca artık size iyi görünmüyorsa ortada sevgi yoktur.ortada karşılıklı aşk alışverişi olmuştur(maddi ve manevi)

    seviyorsanız eğer,bunu pek tarif etmeye gerek yok,işin içine sadakat de girer,düşünceli olmak da.sevgi bitmez.
    (hell guardian, 29.05.2004 00:06)
  6. gitgide duyarsızlaşılan bir çağda insana insan olduğunu hatırlatan en asil duygu.
    (material girl, 29.05.2004 00:30)
  7. kalbin ve aklın bunyeyi ve iradeyi futursuzca iplememesi
    (marooned, 29.05.2004 00:56 ~ 00:56)
  8. hayatımızda bir saniye bile vazgeçemediğimiz bir his.
    hayatın temelini oluşturan hususlardan.
    (bettyboop, 02.06.2004 02:36)
  9. üniversite yıllarımız... biz iki erkek arkadaşız. onlar da iki kız. öyle tanıştık sbf'nin kantininde... birlikte çıkıyoruz... o yıllarda çıkma ne demek... sinemaya falan birlikte gidiyoruz öğlenden sonraları. aksam üzerleri de o zamanlarda çok ünlü filiz pastanesinde buluşup çay falan içiyoruz. gözlerden gözlere, zaman zaman birleşen ellerde bir flört var, hepsi o... çok sevdiğim bir şiir vardı, aklımda kaldığı kadarıyla, şöyleydi sanki o yıllardaki aşklarımızı anlatan...

    bir şey var aramızda.
    senin gözlerinden belli,
    benim yanan yüzümden.
    susuyoruz, arada bir,
    gülüşerek başlıyoruz söze.
    ne kadar gizlesek nafile,

    bir şey var aramızda,
    senin gözlerinde ışıldıyor,
    benim dilimin ucunda...
    söyleyemiyoruz
    "seni seviyorum" diye...

    ama öyle şeyler yapıyoruz ki, her şey ayan beyan... ne mi yapıyoruz mesela... biz üçümüz, mülkiyeliyiz. "aramızda bir şeyler olan" orta doğulu... bir gün öğleye doğru, üç mülkiyeli, kızılay'da rastlaştık... sinemaya gitmek üzere sözleşiyoruz. uzaktan bizim orta doğulu çıktı meydana. hayrola" dedi. öğleden sonra sinemaya gidiyoruz, haydi sen de gel" dedim. "çok mu istiyorsun" dedi. "evet" dedim. "biletleri alın beni bekleyin. senin için gelirim" dedi, koştu gitti. sinema ikide... ikiye çeyrek kala buluştuk. üç mülkiyeli. orta doğulu görünürde yok... bizim kız "hadi girelim" dedi. "o laf olsun diye 'gelirim' dedi. gelemez. öğleden sonra final sınavı var. nasıl gelir ki!" biletlerin ikisini onlara uzattım... "gelecek" dedim. "siz girin, ben beklerim". saat iki buçuğu geçiyordu, sinemanın önünde bir taksi durdu. içinden nefes nefese orta doğulu indi... "kusura bakma geç kaldım" dedi... "öğleden sonra final sınavım vardı. bu sınava raporsuz girmezsek dönem hakkım yanar. bu yüzden girdim. kâğıdın altını hemen bomboş imzalayıp verdim. fırladım, taksiye koşarken ayağım burkuldu, topuğum kırıldı. yurda gidip ayakkabımı değiştirmek zorunda kaldım. bu yüzden geciktim." sonra kulağıma eğildi. "ama ne kadar geç kalırsam kalayım, kapıda beni bekleyeceğini biliyordum" dedi. "ben de geleceğini biliyordum" dedim, elini elimin içinde sıkarken...
    sevginin en yüce yanıdır, inanmak... ama ben başka şey anlatmak istiyorum, bugün... insanları ne kadar seviyoruz. onlara ne kadar değer veriyoruz. bunun bir tek şaşmaz ölçeği var. günlük hayatımızdaki önceliklerdeki yeri? "hadi sende gel" dediğimde "sınavım var, gelemem" diyebilirdi orta doğulu... kimse de bir şey diyemezdi. öyle demedi... senin için her şeyi yaparım" dedi... benimle herhangi bir gün, herhangi bir saatte gidebileceği o sinemaya, sırf ben o gün istiyorum diye, o gün gidebilmek için, sınavdan "sıfır" almaya razı oldu. şimdi bir de herkesin günlük yaşantısında her zaman rastlanan örneklere bakın...
    -"sevgilim, sana tapıyorum. bugün buluşmayı çok isterdim ama randevu almıştım."
    -"alo, darling. bu gece seninle buluşacaktık ya. bir kız arkadaşım boyfrendi ile bozuşmuş. onu teselli etmem gerek. beni affet!"
    -"hayatım sen bir tanesin. ama yarın buluşamayız. galatasaray'ın maçı var."
    listeyi sabaha kadar uzatabilirsiniz. şimdi bir düşünün. hem size ileri sürülen özürlere... hem sizin ileri sürdüklerinize... kimi, neleri tercih ediyorsunuz, kimlere... ve siz nelere tercih ediliyorsunuz? eğer, sizin için arkadaşından, maçtan, sizi davet eden ya da size gelen herhangi bir arkadaştan sonra geliyorsa, sakın ola, onu sevdiğinizi falan düşünmeye kalkmayın. insanlar bazen kendilerini de kandırır, sevdiklerini de. ya da şüpheye düşerler, -"ona karşı duygularım, çok karışık... seviyor muyum acaba" diye... sevginin ve değerin en yanılmaz ölçeği, tercihtir, önceliktir. -"hadi sinemaya gidelim" dediğinizde, arkadaşınız -"tabii, harika" demeden önce "ne film oynuyor" diyorsa, hele hele ardından "ben o filmi sevmem" deyip, buluşma teklifinizi reddediyorsa mesela, bilin ki asıl sevdiği sinemadır. siz değilsiniz. siz ancak onun ilgisini çekecek bir film ve boş bir zamanını bulabilirseniz, onunla buluşabilirsiniz. bunun da adı sevgi olamaz tabii... sevgide önemli olan bir arada olmaktır. sinema bahanedir sadece. düşünün bakalım, sevdiğinizi sandığınız insanın, hayatınızdaki öncelik sırası neydi? en tepede mi? o zaman gerçekten seviyorsunuz demektir.
    ya da şöyle... hayatındaki en büyük önceliği daima size veriyorsa, hiç şüpheniz olmasın, en çok sizi seviyor. onun için en değerli varlık sizsiniz. hem kendi karmaşık duygularınızı çözmenin, hem de onun duygularını kesinlikle belirlemenin en şaşmaz yoludur, öncelik testi... çünkü en çok sevilen, en önce gelir.
    "benim her şeyimsin" kolay laftır, herkes söyleyebilir. eğer sizi bir şeye tercih ediyorsa ancak o zaman her şeyiniz demektir gerçekten. birisiyle ilgili duygularınızdan ya da onun duygularından şüpheniz varsa, derhal bu "öncelik" testini yapın, her günkü yaşantınızdan örnekleri hatırlayarak. şaşmaz gerçek hemen ortaya çıkacaktır.
    sevgi bir bakıma önceliktir çünkü...
    can dündar
    (esdora, 02.06.2004 19:59 ~ 20:00)
  10. mutlaka yaşanması gereken anlatılması mümkün olmayıp herkes tarafından ayrı olarak hissedilen güzel mi güzel duygu..
    (despinaa, 12.06.2004 00:04)
  11. "herşey yalan kardeşim" lafına kapak olabilecek dünyanın nacizane güzelliklerinden biri...
    (börülce, 12.06.2004 00:53)
  12. dünyanın en yüce duygusu
    (the weakest link, 12.06.2004 01:00)
  13. bir insanı, paslı zincirlerin asılı durduğu bir zindan duvarından ayıran yüce duygu...
    (hell guardian, 12.06.2004 01:02)
  14. bazen dünyanın en acı veren dugusu da olabiliyor.
    (where is my mind, 12.06.2004 01:03)
  15. zaman zaman çok yaralıyo sevmek.başkasından duysanız sallamıycağınız bir söz bile yeterli oluyo sizi yıkmak için.ama yine de vazgeçmiyosunuz sevmekten.
    (bettyboop, 12.06.2004 01:14)
  16. ileri safhalarda farkedildiğinde tanı olarak "aşk" denilen, benim sanirim bir kez yaşadiim, ama hep "yok canım aşk bundan da fazla sevmek olsa gerek" dedirten duygu.. hiç bi seviyede yaşayamıyorsanız çekin gidin kardeşim.. ortalığı kirletmeyin..
    (evergrey, 12.06.2004 13:19)
  17. korkmadan , yılmadan , düşünmeden , dinlemeden , ağlamadan , gülmeden yapılması gereken insani his.
    (anerka, 24.07.2004 11:48)
  18. sevgi dediğin sevip sevip de söylememektir. tam zamanını bulduğunda dilinin dolaşması. göz göze geldiğinde gözlerini kaçırması. derinlere dalıp onu düşündüğünde ne düşünüyorsun dediğinde "sen" diyememektir.
    (esdora, 25.08.2004 09:41 ~ 09:42)
  19. sevmek,bir bakıma unutamamaya mahkum olmaktır.
    sevilmemişsek;bir de unutulmaya mahkum oluşumuz var en hazini.insan unutabildiği kadar güçlüyse;unutamadığı ölçüde yıkık ve ezik kalıyor...

    (bkz: ümit yaşar oğuzcan)
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 13.01.2005 13:38)
  20. karşılıksız ve hesapsız bir şekilde ömür boyu sürdürülmesi gereken eylem.
    (chrysanthemum, 13.01.2005 22:01)
  21. her haliyle insanca bir duygudur. karşılık beklenir veya beklenmez o kişiye kalır ama içten sevdin mi ne olursa olsun dedin mi karşılık beklemessin.
    (bkz: annenin çocuğunu sevmesi)
    (gülümsün, 07.03.2005 00:37 ~ 00:41)
  22. son zamanlarda herkesin yeterince hakkını vererek yapmadığı insani duygu.esas olan hiç çıkar gözetmeyen karşılıksız sevgidir.
    (scarlet, 07.03.2005 14:52)
  23. (bkz: sevilmek)
    (yalnızlık senfonisi, 07.03.2005 15:01)
  24. sevmek sevildiğini bilmektir. can yakmaz sevgiler, yakılan can varsa ortada sevgi yoktur; sevgisizlik peydah olmuştur. sevmek her ağza düşünce can yakardı elbet. ne kadar kolay hükümler verir olduk; sevgiyi maneviyattan uzaklaştırarak. bunca maddeyle sarılmışken etrafımız kafamızı kaldıramadık gökyüzüne, berraklığa. sonra sevgiyi tanımlamaya çalıştık, çamura daha çok abandık.
    (gülümsün, 10.03.2005 20:46)
  25. (bkz: ben senu sevduğumi da dunyalara bildırdum)
    (hell guardian, 10.03.2005 20:51)
 sayfa  / 8

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil