kına gecelerinin,düğünlerin,kazanılan maçların ardının vazgeçilmez atraksiyonudur.silahı kullanmasını bilen bilmeyen silaha sarılır,sarmaş dolaş olur.o anda silahı nereye doğrulttuğunun,nasıl sıktığının hiç bir önemi yoktur; amaç sıkmaktır,ses olsun,sevincini belli etsin,havası olsun,güçünü(!) göstersin...ötesi önemsiz ayrıntılardır;birisine mi denk gelir,birisinin hayatını mı karartırırım,sakat mı bırakırım,ben öküz müyüm?...
bir çok yerde bu davranış şekli; yasaklamalara rağmen devam etmektedir.nasıl olmasın milli savunma bakanın
* giderayak kabine üyelerine 9 milimetrelik tabanca hediye ettiği bir ülkede yaşıyoruz..
bu sevincin, içinde veya yakınında jandarma karakolunun bulunduğu köylerde,kursakta kalmaması için yeni yöntemlere başvurulmaktadır...pek önemli bir sorun,kafa yorulmalı,kafa göz yarılmalı,ama asla vazgeçilmemeli...düğün ardı,kızın evinden alınması, konvoyların jandarmanın sesi duyamayacağı bir noktaya doğru gidişi ve ardı mermilerin havada uçuşmasıdır...kimse elimizden alamaz bu sevincimizi,sıkılacak kurşun tabancada durmaz...
(bkz:
vay halimize)