|
|
- önce evin yıkılırken çıkardığı gürültüden dolayı sesinizi duyuramadığınız ve seslerini, çığlıklarını duyamadığınız için ölmelerinden korktuğunuz ailenizin, deprem bittikten sonra sağsalim olduğunu gördüğünüzde, hele de dışarı çıktığınızda etrafınızı sarmış olan cehennemi fakettiğinizde, iki küçük kız kardeşinize sarılıp, hala yaşadıkları için sevinçten ağlayabilirsiniz.. doğal birşeydir..
- küçük yeğeniniz dünyaya gelmek üzeredir ve siz elinizde kamera onun hayata geişini çekmek için hazırda bekliyorsunuzdur, birden kafası belirir ve minik bedeni ona ilk hoşgeldininizi söylerken sevinçten ağlamak değil hıçkırıklara boğulursunuz.
- okul kapısından çıktığınızda, elinde sizi çiçeğiyle bekleyen sevgilinizi görüp
ardından gelen "süprizin devamı var" cümlesiyle istiklalin yolunu tutmak.
yolda "nereye gidiyoruz?" sorusuna "sen unuttun ama ben unutmadım" cevabını alışınız
bir kaç ipucuyla süprize yaklaştığınız an...
ve "canınızın" ilk maaşıyla, söz verdiği gibi, sizi yemeğe çıkardığını anladığınızda, kafanızda binbir düşüncenin sadece "ama canım... teşekkür ederim" ile dışarı çıkması.
o görmesin diye şapkanızın altına sığınmanız, yağmurun ve gecenin yardımıyla gizlenmeniz damlaları.
ve istiklalin kalabalığında, içinizden bağırmanız, "seni seviyorum" diye.
|