sevilla fc   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. 100. yılını 2006 uefa kupası şampiyonluğuyla taçlandıran köklü ispanyol takımı.
    (mosquito hunter, 10.05.2006 23:31)


  2. barcelona, chelsea, man utd gibi devleri geride bırakarak 2006 yılının en iyi futbol takımı seçilen ispanyol takımı.
    (oceangoing, 09.01.2007 09:22)
  3. la liga'da lider fc barcelona'yı 2-1 mağlup edip birincilik koltuğuna kurulan ispanyol takımı.
    (sycrone one, 05.03.2007 13:09)
  4. 2006-2007 sezonunda la liga'da uzun süre lider olmuş, ligin sonlarına doğru aldıkları sonuçlar ve bu sonuçların yanında barcelona ve real madrid'in artan performansları sonucunda ligi 3. sırada tamamlayabilmişlerdir. bu sonuçla seneye şampiyonlar ligi'nde mücadele edeceklerdir. umudumuz ilk gruplarda 3. olmaları ve uefa kupası finalinde galatasaray'la karşılaşıp kaybetmeleridir*.

    bunun yanında son senelerde oldukça başarılı işlere imza atmaktalar. 2006 ve 2007 yıllarında uefa kupasını ardarda iki kez müzelerine götürmüşlerdir. juande ramos gerçekten de göreve geldiği 2005 yılından beri takıma çok şey katmıştır. son olarak da 2007 yılında kral kupasını almışlardır.
    (sycrone one, 24.06.2007 15:59 ~ 16:00)
  5. muhtemelen 2007 yılı ispanya süper kupasını kazanan takım. zira ilk maç kendi evlerinde 1-0 yendiler real madrid'i. şimdi de madrid'de 3-1 öndeler. madrid'in 4 gol atması zor gibi.

    komik dipnot: maçı sopcast'ten takip ediyordum. gole kadar hiç kesinti yoktu, 3. golü yedikten sonra sanırım tüm madrid'liler izlemeyi bıraktırlar. izleyemiyorum lan maçı.

    düzeltme: 5-3 almışlar maçı. hayırlı olsun sevilla camiasına.
    (sycrone one, 19.08.2007 23:45 ~ 20.08.2007 14:26)
  6. son 2 sezonun parlayan yıldızı. gerek la liga gerek avrupa kupalarında gösterdikleri performans gerçekten takdire şayan.
    (dirge for november, 04.11.2007 00:30)
  7. sol taraftaki listede görünce "ligden mi çekiliyor? yoksa maçlara artık paf takımla mı çıkacak?" diye düşündürten takımdır.
    (talen, 04.11.2007 00:38 ~ 13.01.2008 02:58)
  8. izlemesi zevk veren takımlardan biridir. maçını bulursanız kaçırmayın.
    (ağ kablosu, 04.11.2007 00:39)
  9. ''vamos mi sevilla,vamos campeon''
    (radioslave, 04.11.2007 00:45 ~ 00:47)
  10. bir türk takımın*, avrupa kupalarında elediği ilk ispanyol takımıdır.

    (bkz: 16 eylul 1970 eskisehirspor sevilla fc maçı)
    (genetic superior cell, 23.11.2007 14:58 ~ 26.01.2008 08:14)
  11. sevilla cf ispanya'nın sevilla kentinin iki büyük kulübünden biridir. la liga'da mücadele eden kulüp real betis ile ezeli bir rekabet içerisindedir. 2005/2006 sezonunda finalde ingiliz middlesbrough f.c.'yi 4-0 yenerek uefa kupası'nı kazanan ekip, 2005-2006 sezonu sonunda avrupa süper kupa finalinde yine ispanya'dan fc barcelona takımını 3-0 yenerek kupaya uzanmıştır. sevilla daha önce üç kez ispanya kupası'nı 1 kezde lig şampiyonluğunu kazanmasını rağmen; bu şampiyonluklar rekabetin az olduğu savaş döneminde olduğu için belkide kulüp tarihinin en başarılı dönemi geçen sezondu. kulüp 2006-2007 sezonunda uefa kupası'nda finalde espanyol'u yenerek şampiyon ünvanını korumuştur.alt yapısı kuvvetli olan sevilla; sergio ramos, jose antonio reyes gibi önemli futbolcular yetiştirmiş ve bu oyuncuları çok yüksek paralara satmıştır. kulübün 22 yaşındaki defans oyuncusu antonio puerta, getafe maçında kalp krizi geçirerek, 28.08.2007 tarihinde hayatını kaybetmiştir. *

    şampiyonlar liginde ilk kez mücadele eden sevilla grubunun ilk maçında arsenal a 3-0 mağlup olduktan sonra beş maçını ardarda kazanarak bir seri yakalamıştır. fakat bu kadar çalışıp didinmesine rağmen şanssız bir kura çekerek fenerbahçeyle eşleşmiştir. bu kadar kasmayıp grup ikincisi olsa belki portoyu falan çekerdi. *

    girimi bir youtube yorumu tadında bitirmek istiyorum: gelsin gelsin biz adamın amına koymasını biliriz..
    (ayabakan, 21.12.2007 13:29 ~ 14:27)
  12. bu sene la liga'da deplasman fobisi çeken bir takım, sadece tek galibiyeti var o da mallorca'ya karşı.
    (izmirli, 21.12.2007 13:36)
  13. bu sene şampiyonlar ligi grup maçlarında deplasmanda oynadığı üç maçın ikisini kazanan takım.sadece arsenal'e kaybetmiştir.
    (kasaba insanı, 21.12.2007 14:07)
  14. 21 aralık 2007 şampiyonlar ligi kura çekiminde en az fenerbahçe kadar şanslı kura çeken takım.
    (absolutely, 21.12.2007 14:38)
  15. forvet hattını frederic kanoute üzerine kuran ve bunun sayesinde gol bulmakta sıkıntı çekmeyen takım. diğer forvetleri; luiz fabiano, arouna kone, chevanton ve kerzhakov. orta alanda jesus navas, renato, enzo maresca, seydou keita ve christian poulsen gibi etkili oyuncular bulunuyor. defanslarında julien escude, drago, khalid boulahrouz, javi navarro ve tabii daniel alves bulunuyor. yıllardır canizares'in yedeği olarak kalmış palop var bir de. ama sakatlık yaşadı, fenerbahçe maçlarına kadar yetişemezse bizim için büyük avantaj olur.

    tecrübeli ve etkili futbolcuları sayesinde büyük maçlarda konsantre sorunu yaşamıyorlar. bu yıl la liga'da umduklarını da bulamadılar. tüm düşünceleri şampiyonlar ligide final oynamak. ki istedikleri zaman yenemeyecekleri takım yok gibi. grup maçları sırasında da "finali oynar bu takım" diyordum.

    avrupa futbolu konusunda kısır bilgisi olan rıdvan dilmen şansları yüzde elli yüzde elli olarak görüyor. fakat bilmediği bir şey var ki, bu takım büyük maçları iyi oynayan bir takım ve 1. sınıf diyebileceğimiz futbolcuları çok az. onların en büyük kozları takım hüvviyetleri ve bu beni çok korkutuyor. mutlaka fenerbahçe'nin yenmesini istiyorum ama bu gerçekleri görmezden gelmeyi gerektirmiyor. keşke chelsea, porto ya da real madrid'i çekmiş olsaydı fenerbahçe. çünkü bu takımların takım olamama sorunları var. neticede maçların sonunda, genel fikri hüsrana uğratacak bir sonuç çıkabilir ve bu sonuca hiç şaşırmam.
    (eskiunited, 21.12.2007 19:13)
  16. gün itibarı ile memleketimizde milyonlarca sempatizan kazanmış takımdır.

    edit: neskime kötülendiğini anlamadım. yalan mı yazmışız?

    muteakiben mecburi edit: yakın zamanda yaşanan hazin 1 mağlubiyet sonrası yurdumuzdaki sempatizanlarını kaybetmiş takımdır. zaten bu sevilla çok kötü takımmış, öyle diyorlar.*
    (holden caulfield versus tyler durden, 21.12.2007 20:30 ~ 07.03.2008 13:11)
  17. gün itibari ile uefa kupasının son şampiyonudur. hatta 2 yıldır bu kupaya ambargo koyup avrupa kupalarında kaybolmamış takımdır.
    (seanpenn, 21.12.2007 20:46)
  18. 2007-2008 yılında fenerbahçenin şampiyonlar liginde 2 . turda eşleştiği ispanyol takımı.
    diğer rakiplere bakılarak fenerbahçe için şanslı bir kura olduğu düşünülse de geçen seneki lig performansı ve bu seneki şampiyonlar ligi grup maçlarına bakılırsa kolay bir rakip olmadığı kesin. iki kez uefa kupasını alan sevilla fenerbahçeye göre daha tecrübeli futbolculara sahip. fenerbahçeyi elemesi hiç süpriz olmaz.
    (kagan7558, 21.12.2007 22:21)
  19. fenerbahçe için çekilebilecek en zor kuralardan biri, ve tabii ki her işten, bilhassa spordan çok iyi anlayanların futbolcu fiyatına, formanın arkasındaki isimlere, sözleşmelerdeki sıfırlara göre takım değerlendirme adlı değişilmez ve her defasında pişman eden hasletinin kurbanı olarak evleviyetle küçümsenen ispanyol futbol kulübü.

    sevilla'yı ve kurayı değerlendirmeden önce fenerbahçe'yi, ve avrupa'da bu sezon kendi standardına oranla başarılı olmasının nedenlerini irdelemek gerek. fenerbahçe'yi bu sezon makus talihini yenme noktasına getiren şey(ler) neydi? iyi transferler mi? fenerbahçe tarihinde bir sezon gösterilsin ki yapılan transferler diğer her şeyi gölgede bırakmamış. yönetim anlayışındaki olumlu değişme mi? gülerim. stat atmosferi mi, grubun kolay olması mı, yoksa açıklamakta zorlanan yahut kendini melekleştirmeye çalışan herkesin başvurduğu o "ilahi adalet" mi?

    fenerbahçe'nin bu sezon yegane farkı, isimlerin baskısından kurtulması. taktiksel açıdan hatalar yapsa ve oyun okuma konusunda gözle görülür bir sürat yoksunluğundan muzdarip olsa da; takımıyla iyi ilişkiler kurması, disiplin ve oyun düzenine bağlılık sağlaması, antrenmanlardaki performansın sözde değil özde bir 11'e girme şansı doğurabileceğini oyuncularına ispatlamasıyla bu sezon genel olarak olumlu sinyaller veren zico, fenerbahçe'ye bu anlayışı yerleştirmeyi başardı. oyuncular artık, avrupa maçı- lig maçı gibi bir ayrım yapmıyor. bu da, ortaya iyi de oynasa kötü de oynasa, daima orta sahada bol pas yapan ve rakibini baskı altına alan, iki savaşkan orta saha ve bir yaratıcı oyuncunun performansı üzerine kurulu, yani üründülolojik tabirle "modern futbolun gereklerine uygun" bir takım çıkardı.

    bu taktiksel anlayışın, fenerbahçe geleneğinin olağan gidişatının aksine, ilk kötü sonuçta bozulmaması ve oyunculara formuna bakarak forma verilmesi; uzun vadede istikrarı getirdi. kadıköy'de oynanan ilk inter maçı bunun en güzel örneği olsa gerek. takım makine düzeniyle işledi, oynadığı en ciddi rakip o güne kadar bir istanbul takımı olan wederson öyle böyle değil, sahici bir dünya devinin karşısında ilk kez ilk 11 oynadı, inter orta sahası fenerbahçelilerin formu ve temposuna, bir de isabetli paslarına teslim oldu. ve internazionale milano, 2007-08 sezonundaki tek yenilgisini aldı fenerbahçe'den. fakat ertesi hafta, normalde bu gazla sahaya üç beş forvetle çıkacak olan fenerbahçe taktiğini bozmadı, bursaspor'la da inter'le nasıl oynuyorsa öyle oynadı. berabere kaldı, o ayrı, fakat performansın benzerliği son derece dikkat çekiciydi. şampiyonlar ligi'nde diğer maçlarda da sergilenen benzer başarı en önemli kavramı getirdi takıma: güven. ve işte fenerbahçe bu sayede, hak ederek şu an bulunduğu yere geldi. bu oyunun koca sezondaki tek istisnası, inter deplasmanındaki maç idi. o maçta sahada, daum dönemi fenerbahçe'sini gördük. saçmalayan bir selçuk, tek oyuncunun kontrol etmesi beklenen 70 metrelik kulvarlar, istikrarla konsantrasyon hatası yapan bir stoper ikilisi ve alex'in ayağına bakan koca bir takım. ikinci yarıdaki acınası futbolu, ve alınan skoru görmek; sanırım tespitin doğruluğuna en net delalettir.

    peki bugün ne oldu? kuraya yine inanılmaz bir hamasi edebiyat, kolaycı milliyetçiliğin önlenemez çıkışına tav olmuş bir basın, ve takımı değişse de mantalitesi zerre kadar değişmeyen bir yönetim eşliğinde; davul-zurna-mehteran korelasyonuyla girdik. kura boyunca ben porto veya sevilla'nın değil, real madrid veya chelsea'nin çıkması için umutlarımı itinayla beslerken; ne işle meşgul olduğunu halen anlamadığım ziya şengül ısrarla porto dedi durdu. sanki beşiktaş'ı bir hafta önce sürklase eden, dört sene önce ard arda avrupa kupalarını haziranda fındığa gider gibi toplayan, milli takımı son üç dev organizasyonda en az yarı final oynamış bir ülkenin temsilcisi değil de, başka bir porto varmış gibi. "te allam" dedim, geçtim. ardından kura çekildi, fenerbahçe -umarım ironiktir- sona kaldı, ismi çıkmadan sevilla'nın rakibi oldu. ve sabri ugan tarihe geçmemesini umduğum bir cümle kurdu (sonuncusu: nobre'ye bugün bir doğum günü armağanı verecektir beşiktaş. skor: 8-0) : "şekip mosturoğlu, sevilla'yı istiyordu." sevilla'yı istiyormuş fenerbahçe asbaşkanı, sevilla kadroya katılabilecek sorunlu ve kariyeri inişte bir yabancı yıldızmış gibi. son iki yılın uefa kupası şampiyonu; la liga gibi bu ligin şampiyonunun avrupa kupalarına katılma mücadelesini ancak verebileceği, bir oyuncunun ortalama bir turkcell süper lig oyuncusundan iki kat fazla konuştuğu, hüseyin cimşir'in ön libero, ibrahim üzülmez'in sol bek, burak yılmaz'ın yıldız adayı olarak kimseye yutturulamayacağı bir ligde yıllardır ilk altıya giren; o çok sevdiğimiz süperstarlar olmaksızın büyük başarılar gösteren, tüm futbolcularının formanın önündeki ismin arkadakinden daha iyi olduğunu bildiği, ve belki de en önemlisi; en genç ve parlak isimlerinden birini, "ölüm adın kalleş olsun" diye bağırtacak kadar acı bir vefatla kaybetmesine rağmen, şampiyonlar ligi'nde biri avrupa'nın en büyük futbol okullarından olan arsenal karşısında olmak üzere beş ardışık galibiyet alarak bu felaketten çıkan takım...sevilla değilmiş gibi.

    toparlıyorum. fenerbahçe turu geçer mi? geçebilir. fakat, öncelikle oluşan "lokum kıvamında kura", "sevilla da kimmiş", "semih dokuz kanoute altı gol attı", tarzında düşüncelere gark olmamak, karşısındaki takımın maradona'yı bünyesinde bulundurmuş bir kulüp olduğunu her daim akılda tutmak zorunda. sonra, kadıköy'deki ilk randevuda katiyen gol yememek zorunda. maç 0-0 biterse bu kesinlikle iyi bir skordur. ve son olarak, bu sene iyi yaptığı her şeyi, bu eşleşmede de uygulamak zorunda. aksi takdirde fenerbahçe için sezonun bestesi yine esmer günler olacak; ve bugün bu takımı, sevilla'yı aşağılayanlar yine süpersonik bir aymazlıkla "biz demiştik" diyerek üste çıkacaklar.

    son olarak, başlığa da giden bir giri olsun, göze bu kadar hoş gelen bir futbol oynadıkları için minnettarım sevilla'ya. ve sonuç ne olursa olsun, iyi bir eşleşme olacak.
    (garion, 21.12.2007 23:48)
  20. 6 ocak 2008 sevilla real betis maçı itibariyle baya formda gözüken takım. forveti çok etkili, kanat bindirmeleri öldürücü ön liberoları savaşçı ve rakibi bunaltıcı bu form düzeyini devam ettirirlerse fenerbahçe çok zorlanır özellikle kadıköyde çok iyi sonuç alması gerekir fenerin yoksa ramon sanchez pizjuan 'dan çıkış yok gibi.
    (korelle, 07.01.2008 01:47)
  21. uluslararası futbol tarihi ve istatistikleri federasyonu’nun değerlendirmesine göre 2007'nin en iyi takımı. hem de açık arayla. geçtiğimiz iki yıl boyunca şampiyonlar liginde olmadıklarından dolayı çoğu insan fenerbahçe'nin rakibi olmasına sevinmişti halbuki.

    puanlamada ilk on:

    1.sevilla 306 puan
    2.manchester united 281 puan
    3.milan 280 puan
    4.chelsea 277 puan
    5.santos 254 puan
    6.boca juniors 252 puan
    7.inter 236 puan
    8.liverpool 231 puan
    9.roma 229 puan
    10.america cuidad 222.5 puan
    (eskiunited, 10.01.2008 11:02)
  22. muhtemelen fenerbahçe'nin eline verecek takım. fakat biz aksine umutluyuz.
    (bkz: umut)
    (neo, 10.01.2008 11:10)
  23. acayip pis bir takımdır. baktılar sakat durum, her faulde yere yatıyorlar.
    bir de her topu ellemek gibi bir huyları var, garip midir nedir.
    (neo, 21.02.2008 00:14)
  24. futbolun sadece iyi forvet, müthiş kanat, nefes aldırmayan ön liberolarla oynanmadığını her hattın iyi olması gerektiğini gösteren takım, netekim bu takımın savunması tel tel dökülüyor adeta kral çıplak diye bağırıyor. yalnız kendi sahasında gerçekten bunaltıyorlar. fenerbahçe belki bu savunmaya gene gol atar ama bugün yediğinden fazlasınıda yiyebilir. (bkz: edu dracena)
    (korelle, 21.02.2008 00:22 ~ 00:23)
  25. gördüğüm kadarıyla formasının önündeki sanal kumarhane reklamını taşımasına türkiye'de izin verilmemiştir.
    (maximus, 21.02.2008 00:27)
 sayfa  / 2