1. gerek "ben onunla sevişmeye kıyamam" gerekse "sadece sarılmayı, elini tutmayı istiyorum" türündeki cümleleri hepimiz ortaöğretim yıllarımızda duymuşuzdur. 14-18 yaş arası erkek çocukları tarafından sıklıkla dile getirilen bu kelimeler duyulan hissiyatının saflığını ifade etmek maksadıyla kullanılır. duygunun yoğunluğunu anlatmak için...
    ikide bir laf arasında mecmuayı kendisine ne zaman iade edeceğimizi soran, gününün 5 saatini cinsellik düşünerek geçiren , gözünü kapattığında adeta gözkapaklarına çizilmişcesine karşı cins uzuvlarını gören ergen dostlarımız için pek de inandırıcı olmamasına rağmen bazı canlılar için geçerli olabilen bir fiiliyattır. her ne kadar bir insan evladı konuyu anlatırken kendi içimizden "hadi lan, eline düşse kimbilir neler yaparsın kızcağıza" şeklinde düşünsek de pandalar, koalalar, akdeniz fokları, çin nehir yunusları ve porto rico papağanları için malesef aynı şeyleri diyemiyoruz . peki bu canlıların ortak özellikleri neler?
    tabi ki son derece sevimli mahlukatlar olmaları...
    gerek belgesel takiplerimde gerekse yaptığım atatürk orman çifliği ziyaretlerinde gözlemlemekteyim ki bunlar son derece duygusal canlılar. pandalar güneşin batışını yanyana oturup izlemek gibi hisli davranışlar içine giriyor. koalalar cinsellik yaşamaktan ziyade sarılmayı istiyor. yunuslar zıplatmayı değil zıplamayı arzu ediyor. sayılan sebepler de nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. üzücü...
    pandalar için sabah seksi imkansız birşey mesela. aynı yatakta uyanılan oyuncak ayı yaklaşımı sergileniyor. sabah ereksiyonları daha başlamadan bitiyor.
    yunusların gülümsermiş gibi görünen bir ağız yapıları var, bilirsiniz. bu yüzden erkek yunuslar konsantrasyon sıkıntısı yaşıyor. birleşme esnasında sürekli cinsel uzuvlarının küçük olduğu gibi bir düşünceye kapılıyor.
    koalalar sarılma faslını çok uzattıkları için genellikle sevişemeden uyuyakalıyor. sabaha da biraz okaliptüs yaprağı yiyelim sonra sevişiriz diyorlar ama ağaca çıktılar mı da bir daha inemiyorlar.
    akdeniz foklarının dişilerinin çıkardıkları komik sesler erkeklerde sertleşme problemlerinin yaşanmasına sebep oluyor. sevişemiyorlar. erkek ben bi balık yeyip geleyim diyor. gidiş o gidiş.

    öte yandan biz insanlar sevimsiz yaratıklarız galiba. baksanıza sayımız daha şimdiden 6,5 milyarı aştı.
  2. sevişmek sevmekten geldiğine göre pek de doğru olmayan bir önerme olmalı. ama sevişmeyi sikişmek olarak anlayanlar için doğru olabilir tabii